Kendinize karşı aktif ve şefkatli bir tutum benimsememiş kollarda tek başınıza mutluluğu ararsınız mutsuz olalım ki dersiniz ki kapıyı açtığınızda karşınızdadır, eşiğimizde bekler. Herkesin aradığı ey ulu mutluluk, bir yemek olsa ve hiçbir tahrik olmadan bir aslan bir koyunu yese bu haksızlık olur muydu? Koyuna sorsak adil değildir, kasten öldürülmüştür, aslana danışsak günlük yiyeceği hak ettiğini düşünür ve açtır. Evrensel ve mutlak haklılık yoktur, yanıtlarda, tokluk hissini yaşarken aç gözlülük ederek denizde özgürce yüzen balığı yakalar, afiyetle yersiniz, sadece isteklerinize bağımlılıklarınıza engel olamadınız değil mi ama çünkü balık tutmak hobinizdir, On emir gibi toplumsal ahlaki sistem temelleri devreye girer mi bilemem vicdan yada empati her babayiğidinin bileceği iş değildir, hakka tecavüz er yada geç kutuplaşmaya neden olacak ve evren sizin için şak şaklı bir tören düzenleyecektir, etme bulma dünyası ve intikamı farklı bir zaman diliminde sizden alır. Birde şuradan bakalım derseniz buyurun zafiyete izafiyet değil zafiyet müzakere sonucu geri bildirimlerinizde –meli –malı cümle öbeklerin-izle silahınızı çekebilirsiniz çünkü bu adım yolu açan anahtardır. Yok, efenim hala bağımlı pozisyonundaysanız, çatışmayı kişiden çok durum/olgu üzerine kurarak etiketlemekten kaçının. Korkmayın kimse en büyük felaketleri yaşamadı henüz! Yalnızlıktan öleni de duymadık, beyninize titreşim mi lazım o zaman buyurun; Kimliksiz depresif ruh hali ile direksiyona geçiniz! Lütfen ve ne olduğunun/nuzun olgusunu deneyimleyin. Ne mi gördünüz hızınıza bağlı arkanızda evler, yollar, şehirler bıraktınız işte bu izafiyet nereden mi bakıyorsunuz şimdi aracın arka koltuğunda evrenin sizin düşünceleriniz ile seçtiklerinin keyf-i ruhunda… yani çokta şey etmemek lazım yaşam bizim laboratuvarımız sonuçta deneyler için hep bir nesnele ihtiyaç var. Varsın eksen kaysın ne olmuş, gecenizi karabasanlar basmış ne olmuş, kendi yetersizliklerimizi o kedi buraya gelecek masaya yumruğu vurmakla olmuyor bu işler gidene bys gelene hi ama bir ek daha çıkararak -cek-cak. Sonra anlarsınız ki bir erkekle birlikte olmayı istediniz; ancak, artık yaşamak için bir erkeğe gereksinim olmadığı düşünmeye başladınız, gerçekçi diyaloglar geliştirerek kendi yarattığınız güçleri kontrol etme zamanıdır, tek başınızayken elde ettiklerinizle Haydi afiyetler. Gerçek bir sevgi sarmalasın bizi.