Şeyh'im, yine dayandım kapına vuruyorum düşlerime tak tak tak diye ama açmıyorsun. Kızdın mi bana yoksa sana uğramıyorum diye? İnan vaktim yoktu. Günler o kadar çabuk gelip geçiyor ki bak yine maaş günü geldi çattı. Sadece maaş mı? Bak yediveren güller açtı ve soldu. Fakat ben takip edemedim, kaçırdım. Çünkü mesleğim bunu gerektiriyor Şeyh'im.
Daha önce söylemiştim biliyorsun arkamı döndüm ve çıktım o kapıdan. Maneviyatta kaybettiğim huzurumu maddede arıyorum. Şeyh'im ben aslında itiraf etmeye geldim maddedende bıktım artık. Bu dünyadan, bu çağdan, bu insanlardan o kadar sıkıldım ki adalet diye bir şeye inancım kalmadı. İlahi adalet var biliyorum ama içimden bir ses bu biz mazlumları susturmak ve isyan etmemizi engellemek için uydurulmuş bir yalan olduğunu söylüyor. Ama ben içimden gelen sese inanmak istemiyorum Şeyh'im. Çünkü ben Allah'ı seviyorum. Onu düşündüm mü içim titriyor seviniyorum ve korkuyorum. Baksana bu güller, bu begonyalar, incir ağaçları, dut ağaçları erik ağaçları, kuşlar, köpekler ve Hamsterlar hepsi onun. Onu sevmek için bu dünya milyonlarca sebep barındırıyor. Ama içimde ki ses dedim ya, salak salak konuşuyor...
Şeyh'im bir muhtar var. Çok iyi birisi. Gerçekten çok iyi birisi. Kimsenin hakkında kötü konuştuğunu duymadım. Herkesin yardımına koşar, işini iyi takip eder yapar. Ne bileyim halk için dört dörtlük ki zaten 30 senedir o mahallenin muhtarı. Bende çok seviyorum onu ama geçen ne oldu biliyor musun? Nereden bileceksin daha anlatmadım. Geçen ben onun yanındayken telefonla kadın bir milletvekili ile görüştü. Bir astsubayın tayin meselesi hakkında. Tam olarak gözümün önünde gerçekleşti. Gözlerim gördü sahittir, kulaklarım duydu onuda şahit olarak yazabiliriz. Ve bu astsubay bugün açıklanan tayin yerlerinde muhtarın rica ettiği yere gideceğinin haberini aldık.
Peki ya hakkı yenen diğer tayinciler? Diğerlerinin eşleri çocukları, anneleri babaları, hayalleri yok mu? Onlar nerelere, hangi koşullarda gitti? Bu tanık olduğum ilk haksızlık değil. Ama en güncel o bu Şeyh'im. Ben bu dünyanın adaletinden bıktım, ben bu dünyadan bıktım Şeyh'im. Ne yapacağız ne olacak böyle? Sen benim azıcık kalbime dokunsan?