“Hani bugün seni çok seviyorum dedin ya, hayır sevmiyorsun. Sevginin arkasına sığınma. Sevgi böyle bir şey değil. Sevgi kırmaz. Sevginin iğneleri yoktur, can yakmaz. Sevgi tüketmez. Sevgi umutsuzluğa itmez. Sevgi insanı insana bağlar. Sevgi; insanı, kendi için bütün koşulların uygun olmadığı halde o yere, o şehire bağlar. Sevgi hayata bağlar. Sevgi umut verir. Senin sevgiden anladığınla benim sevgiden anladığım arasında bir buz dağı var. Ve o buz dağı senin kalbin. O kalbi kendi ellerinle dondurmuşsun. Sonra da, o dağın zirvesini samimi olduğunu sandığın, şaka olarak düşündüğün bütün gurur kırıcı sözlerinle yonta yonta, bir iğne ucu kadar sivrileştirmişsin. O dağa çıkan ölüyor… Söyleseydin diyeceksin biliyorum. Ama söylemeye çalıştığımda, ya anlamak istemedin, ya bir şekilde üste çıktın ya da susturdun. Ama hep boğazımda düğümlendi söyleyeceklerim. Kendimi dizginlemeye çalıştım her seferinde. Kötü düşünme hayır, kötü niyetli değildir. Söylediklerinin ağırlığının farkında değildir. Ya da seni bazı şeylerde cesaretlendirmek için, seni sana farkettirebilmek için söylüyordur ne bilim bir sürü şey. Aklımla kalbim arasında bir mahkeme kurdum ve her ne olursa olsun seni haklı çıkarmaya çalıştım… Her insan aynı olmak zorunda değil bunun bilincindeyim. Tamamen aynı şeyleri sevemeyiz, beğenemeyiz, isteyemeyiz, paylaşamayız. Hatta birbirimizi sevmek zorunda da değiliz ki. Bende beğenmediğin, sevmediğin şeyleri söyleyebilirsin. Ama ne söylediğimizi, biraz da nasıl söylediğimiz belirler ya işte sen orayı hep atlıyorsun. “Kalbinin tartısı olmazsa dilinin ayarı olmaz” der hep annem, ne kadar doğru.. Ve nihayetinde seninle ilgili bütün iyi niyetli düşüncelerimi tükettin. Yaptığım tek şey, davayı boşu boşuna uzatmak olmuş. Ne yaparsan yap, ne söylersen söyle yüzüne gülmeye devam edecek o kişi ben değilim artık. Senin yüzünü bile kızartamayan sözlerinin utancını yaşayacak kişi de ben değilim. 22 yaşındayım, yaşayacak ne kadar ömrüm var bilmiyorum ama ömrümün 1 senesini senin gibi birini anlamaya, sevmeye çalışmakla geçirdim. Ama artık bitti. Yoruldum. Artık anlaşılmak bile istemiyorum biliyor musun. İstediğim tek şey saygı. Anlayıp anlamamanla ilgilenmiyorum artık. Düşüncelerime, hislerime ve kararlarıma saygı göster. Gerisi al senin olsun, umrumda değil. Bu kadar...