ÇARŞEMA SOR
Çarşema Sor Bir ezidi inanışı. Çok derin anlamları olan bir başlangıç. Zamanın başlangıcı. Dünyanın. Yani bir nebze her şeyin başlangıcı ezidiler için.
Çarşema sor, ezidi inanışında evrenin yaratılışının son günü, yaşamın başlangıcının ilk günü olarak kabul edilir. Türkçe ismi Kızıl Çarşamba’dır. Her yıl nisan ayının 13’ünden sonra gelen ilk Çarşamba günü kutlanır. Ezidiler için baharın başlangıcı olan bu gün iyiliği temsil eder. İyilik ve güzellikler başlar, kötülük ve sıkıntılar biter diye düşünürler. Yani kış biter yaz başlar ama ezidiler için daha derin anlamlar taşıyor.
Kuzey ırakta kürdistan Özerk Bölgesi’inde bulunan Duhok şehrindeki LALEŞ tapınağı ezidiler için en kutsal mekan. Ezidiler için kabedir. Hac vazifelerini de buraya gelerek yerine getirirler. Bu Çarşema Sor günlerinde de Laleş Tapınağı’na gelir kutlamalar yaparlar.
Ezidi ya da diğer ismiyle Yezidiler'in Emevi hanedanının ikinci halifesi olan Yezid İbn Muaviye'den geldiğine inanan bir kesim var. Ancak Ezidilerin Yezid ile hiçbir ilgisi yok. İsmin kökeni modern Farsça'da melek ya da ilah, tanrı anlamına gelen "ized" kelimesinden geliyor. Ezidi kelimesi basitçe "tanrıya inananlar" anlamında. Ezidiler de kendilerini bu şekilde tanımlıyor.
Ezidilerin kutladığı Çarşema Sor bayramının diğer ismi de Tausî Melek – Meleka Tausi bayramı. Yani böyle bilenler de var. Ezidilerin Meleke Tawisi’nin bugün yeryüzüne indiğine ve böylece evrenin yaratılışının tamamlandığına inanılıyor. Yani bilinen adıyla Tavus Kuşu ezidiler için kutsaldır.
Ezidi inanışında tanrı dünyayı yaratır ama işleyişe karışmaz. İşleyişi yöneten yani aracı görevi gören Meleke Tawisi’dir. İnsanları o yaratmıştır. Yarattığı insana secde etmek istemediği için tanrı onu kibirli olduğunu ilan etmiş. Yani kibirli olduğunu belirtmiş diyelim.
Çarşema Sor, Ezidiler için yeniden doğuştur ve aynı zamanda doğanın canlanmasını ifade eder. Ezidiler Nisan ayını yılın gelini olarak görürler. Bu sebeple de Çarşema Sor'u içinde barındıran Nisan ayında asla düğün yapmıyorlar. Nisan onlar için on iki ayın gelini niteliğinde.
Mezopotamya’nın bu kadim halkı her yıl nice zorluklar içinde tüm sıkıntıları geride bırakabilmek adına daha sıkı sarılıyorlar bayramlarına. Özellikle ortadoğu’daki işid zulmüne maruz kalan insanların başında gelen ezidiler yıllarca zulüm gördüler. Katlediler. Acılar çektiler. Coğrafyaları öyle bir coğrafya ki acı hiç eksik olmadı onların hayatında. Ama yine de her yıl umutlarını taze tuttular. Diri tuttular ve sıkı sıkı sarıldılar güzel günlerin geleceğine olan inançlarına.
Çarşema sor umut demek. Güzellik demek, mutluluk demek, iyilik demek. Güzelliklerin çirkinliklere üstün geldiği, iyiliğin kötülüğü yendiği günlerin geleceği demek. Barış demek, gülümseme demek. Yarınlar demek
Selam olsun mezopotamya’nın kadim halkına. Çarşema sor piroz be..













