Fıstık Express
Yerfıstığı ailesi daha önce hiç görmedikleri bir ülkeye gitmek istiyorlardı. Küçük Yerfıstığı İsviçre Alplerinde kayak yapmayı o kadar çok istiyordu ki. Anne Yerfıstığı ve Baba Yerfıstığı bu isteği geri çeviremedi ve Fıstık Express’e atlayıp yola koyuldular.
Küçük Yerfıstığı ilk kez trene binmişti ve meraklı gözlerle etrafı izliyordu. Bindikleri vagonda yaşlı ve koyu renkli bir yerfıstığı vardı.
Küçük Yerfıstığı hemen sordu:
- Sakalların olduğu için mi kimse yemedi seni?
Yaşlı Yerfıstığı gülmeye başladı.
- Ben olgun ve özgür bir yer fıstığıyım. Beni gerçekten hak eden birinin midesinde konaklamak istiyorum.
Küçük Yerfıstığı çok şaşırmıştı. Küçük, lezzetsiz ve kalorisi düşük bir bir yerfıstığı olduğunu düşündü.
Baba Yerfıstığı durumu açıklamaya çalıştı.
- Sen daha küçük, yeni doğmuş bir yerfıstığısın. Büyüyünce sen de birisinin midesine yerleşip mutlu, yeni bir aile kuracaksın. Kim bilir belki de bir yudum biradan sonra mideye gidecek ilk fıstık sen olacaksın ve yolculuğun çok kolay geçecek. Seni benzersiz maceralar bekliyor Küçük Yerfıstığım benim.
Küçük Yerfıstığı merakla sordu:
- Peki, ballı yerfıstığı olabilir miyim?
Anne ve Baba Yerfıstığı çok şaşırmıştı bu soru karşısında. Yaşlı Yerfıstığı’na baktılar.
- Ben de hep ballı yerfıstığı olmak istedim ama bir gün bir bakmışım barbekü soslu yerfıstığı olmuşum. Kaderinde ne varsa onu yaşarsın küçüğüm. Ama unutma kaderine sadece sen şekil verebilirsin.
Küçük Yerfıstığı söylenenleri düşünürken tren son durağa gelmişti. Trenden inip otele geçtiler.
Hemen kayak takımlarını giyip sıraya girdiler. Anne ve Baba Yerfıstığı, yavrularına öncelik vermişti. Hızla ilerlemeye başlayan Küçük Yerfıstığı hiç bu kadar hafiflemiş hissetmemişti. Bir gün ballı yer fıstığı olacağını hayal ederek uçurumdan aşağı doğru kaydı. Tam o sırada gökten iki tahta çubuğa benzeyen bir şey uzandı. Dikkati dağılan Küçük Yerfıstığı, o iki çubuğun arasında buldu kendisini ve bir mağaraya doğru yolculuğa başladı. Ardından sarı renkte bir sıvı içinde sürüklenmeye başladı. Şimdi çok daha rahat ve huzurlu hissediyordu.















