Herkesin bir derdi var işte Kimi anlatır dilini yorar Kimi susar yüreğini yakar. #muratkaya https://www.instagram.com/p/CFh7oLhHuJP/?igshid=156cvjtvv35bt

seen from United States
seen from United States
seen from Saudi Arabia

seen from T1

seen from Singapore

seen from Netherlands
seen from Colombia
seen from Saudi Arabia
seen from France
seen from China
seen from Mexico

seen from Sweden
seen from India

seen from Malaysia

seen from T1
seen from United States
seen from United States

seen from Pakistan
seen from Germany
seen from United States
Herkesin bir derdi var işte Kimi anlatır dilini yorar Kimi susar yüreğini yakar. #muratkaya https://www.instagram.com/p/CFh7oLhHuJP/?igshid=156cvjtvv35bt

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
sahne -3-
Ben en çok Georgia ile kavga ettiğim günler üşürüm. Çünkü ettiğim büyük kavgalar sonrası ceketimi almayı unuturum evden çıkarken. Ve bu beni biraz daha sinir eder çünkü ceketsiz bir adamın sokakta karizmasından taviz vermemesi için hızlı adımlar atması ve hızlı öksürmesi gerekir. Ben ne zaman Georgia ile kavga etsem bir buruk kalıyor haklılığım içimde ve ayaklarım yolumu çiziyor Yorginin Rum meyhanesine doğru. Bir de bugün fark ettim ben ne zaman Georgia ile kavga etsem alacakaranlık gökyüzü, havalar hep sonbahar hep pastırma yazı, sol yanımda üşütmeye ramak kalmış derinden hissettiren bir ağrı sızı ve karşıma çıkıyor kuru ekmekler eşliğinde sancılı bir Hristiyan tanrısı. Meyhaneye vardığım an ise kendimi içten içe haklı görmenin büyüsünde mırıldanırım bilmişliğime, aynalara bakarım uzun uzun ve aynalar çoğu zaman beni göstermez göz altı boşluklarımdan sıra gelmez düşüncelerime boylu poslu o büyülü aynalarda ve ben bekleyemem. Ama bugünkü tartışma farklıydı, önce uzun uzun baktım gözlerine Georgianın, hani Yorginin meşhur çilingir sofrasında hayatındaki en iyi iltifatını benden duyduğunu iddia eden, kirpiklerine gökkuşağı düşmüş o asil kadının, gözlerine baktım uzun uzun ve ceketimi aldım bilhassa ayrılırken. Yokluğumun fark edilişinin boşluğu arasında bugün rahat ayrıldım tartışmadan. Sanki bu haksızlığıma mı yoksa haklılığın verdiği usanmışlığa mı bir işaret, bilemedim ama bazen düşünmemek gerek üzerine. Hem yarın Hyde Park’ta Christmas başlayacak, sıcak şarapları içtiğimiz zaman ısıtırız iç üşümüşlüğümüzü diye geçirdim bir de içimden yüzsüz yüzsüz. Ah Georgia, Bir tartışmanın iltifat ile süslenip başlaması beni en az yan komşumuz Van Duc’un ayak kokusu kadar rahatsız ediyor. Defalarca da söyledim bunu ona ama anlatamamışım kendimi. O da anlamıyor işte beni. Normalde hava almak için eve gelirken bir durak önce inerdim metrodan, şu an ise üç durak önce inecek kadar sinirliyim. Eve gidişim muhtemel 15 dakikamı alacak yani uykulu şu halimle birkaç yüz kez esneme, birkaç gece bekçisi kadını dikizleme, bir zenci ile 15 pound için bir ara sokakta omuz omuza gelme ve üç hayal kurmalık bir süre. Ve eve girdiğimde de sanki hiçbir şey yaşamamışız gibi gireceğim yatağıma gece lambanın tutarsız titreşimini hissedecek kadar huzursuz olsam da, uyuyacağım yarın için…
Derin Bir İç Gözlem
Kendi yolculuğuna çıkmanın verdiği ilk haz insanın kendisini tanımasıdır. Öyle basit bir ifade gibi gelmesin bu yazdıklarım. Büyük bir ciddiyetle okuyun. İç yolculuk kadar zaman alıcı bir eylem yoktur dünyada şahsımca. Daha zoru da var mıdır zannetmem. İnkar etmelerin en büyüğünü kendisine yapmışken yıllar boyu, insanların seni tanımasını, anlamasını beklemişken, üstelik birkaç bahar aşık da olmuşken peş peşe, kalkıp da kendini tanımamış olmak büyük bir kaybediştir. Kuşların uçuş mesafelerine bağlı olarak kelebeklerin kanatlarının çırpmasına dikkat etmek gerek bazen. Bazen ise tamamıyla kapalı olmak dünyaya. Ama her şeyi yapabilme yetisine sahip olmak ve derin bir istek duymak gerek bilinmeyene. Etrafınıza biraz dikkatle bakarsanız insanların hayatta bir çok şeyi kaçırdığını, bütün fonksiyonlarını aslında kendince kullanıp fazlasını talep dahi etmediklerini görürsünüz bir süre sonra. Bazı şeyler hayatta çok net olmalı. Bazı şeylerin bence si olmaz olursa bir bütünlük ve kesin karar oluşmaz. İnsanların çoğu artık söylemlerini sağlam temellere dayandıramayarak gördüklerini kendisine kaynak göstererek konuşur oldu son zamanlarda. Mesela bazı kendini zeki zanneden geri zekalıları tespit etmek için verdiğiniz örneklere verdikleri karşılıkların sadece istisnalardan oluşup oluşmadığına bakabilirsiniz. İstisnalar her zaman mevcuttur ama ana fikrin karşısına koyulunca aptalca bir savunmadan öteye geçemez. İnsanların okumaktan, araştırmaktan ve gezmekten aciz hayatları standartlaştırıp 2 haftalık tatile sığan anılarının oluşturdukları o yapay hayatlarını benimseyip sonra bunu da aslında yaşama en uygun modelmişcesine size sunmaları tiksindiricidir.
Kendini tanımak derin bir iç gözlemdir alışılagelmiş yaşanılan alanın merkezinden uzaklaştıkça kendi merkezine yaklaşır insan.
Herkesin bir derdi var işte Kimi anlatır dilini yorar Kimi susar yüreğini yakar. #muratkaya
bana
-Hani o erik ağacı vardı ya Apil bakkalın çaprazında.
-Evet evet bilmem mi.
-Ne dalardık be oğlum.
Benim aklımda en son Apil abiden yediğimiz dayağın tadı var ama hala.
-Abi ne olacak çok cesaretliydik be, olsun be özlüyorum ben o günleri.
-Ben de tabi oğlum.
-Oğlum bak oğlum demeyi bile özlemişim ya. Neden böyleyiz biz abi?
-Yalnız hep benim başıma bir şeyler geliyordu at kafası. Sen hep kurtarıyordun paçayı.
-Oğlum babanem okuyordu bana her evden çıkmadan önce.
-Doğru süper babane faktörü vardı bir de dimi , okunmuş pezevenk.
-De lan bir daha.
-Neyi?
-Pezevenk de bana oğlum onu bile özlemişim.
-Halı saha önünde dalga geçerdik ya Salih abiyle hatırlıyor musun?
-Deliymiş lan o. Bizde deliymişiz o zamanlar demek ki. Çünkü o zamanlar bize normal geliyordu 😀
-Hayır abi diğerleri deli. Adam aptaldı ama deli değildi 😀 Buna ikna edemezsin beni :D
Oğlum diyorum sana gel kaçalım başka yerlere kapatalım ne varsa teknolojik,kaybolalım saatimiz olmasın, zaman kavramımız olmasın, paramız bitince de buluruz elbet bir yolunu devam etmenin. Hani eskiden yan mahallelere habersizce gidip mahalle maçı aldığımız gibi.
-Abi aynı şey mı bunlar?
-Lan büyümedik mi oğlum biz? Biz yan sokaktan yan mahalleye genişlettiğimiz de ufkumuzu demedik mi birbirimize oğlum seneye de çarşıya gideriz diye? Bizim büyüme kıstasımız evden ne kadar uzaklaşabildiğimizle doğru orantılıydı. Hala büyüyoruz ,büyümeliyiz işte bu yüzden gitmeliyiz bence.
-Haklısın da işte artık seninle aynı şeyleri yaşamıyoruz ki abi,düşün ne kadar zor olur benim için bu.
-Siktir git o zaman bana bir şeyleri özlüyorum deme.
-Abi hiç değişmemişsin ya 😀
-Sen değiştin ama birader, bu arada değişmedin demeni iltifat olarak alıyorum.
-Ya iyi bir şey aslında ama öyle olmuyor ki. Bazı yollar ileriye gitmiyor be oğlum. Hem bende sendeki cesaret ya da gitmeye olan heves yok.
-Neye var hevesin lan o zaman ?
-Benim gelmeye var.Ben sanki çoktandır gitmiş,yeni gelmiş gibi hissediyorum.
-Bu da güzel bir yaklaşım😀
-Seviyorum lan seninle konuşmayı..Lan bu arada gidelim mi yine şeref amcaya,Oynayalım yine tavlamızı oraletine.Yeneyim yine seni.
-Abi günlüğümüz 1 liraydı ya bak aklıma o geldi, aç kalıp bazen oraletine tavla oynuyorduk.Ama haberin olsun alırım 1 liranı.
-Lan öyle kolay mı? Hep ben yeniyordum bir kere.
-Saçmalıyosun şu an.
-Hahah hala çabuk sinirleniyorsun.
-Çünkü hala senden daha iyi olduğumu kanıtlamama gerek kalmadığı için.
-HOLO SONDON DOHO OYO OLDOGOMO..
-Tamam sus yeneyim bir kez daha kapansın konu.
-Ya bak birader şaka bi yana işte tam da bunu seviyorum ben. Abi olay oralette değildi,tüm olay birbirimizi yenme hevesimizdi tamamen. Cebimizdeki paranın miktarı değişti ,hayatlarımız,etrafımız, herşey değişti ama , hala oraletine bir tavlayı birbirimize yenilmek istemiyoruz.
-Gel lan buraya ilk kez ama ilk kez sana sarılasım geldi oğlum hayatımda. Ne yaşadın lan sen bu kadar duygusallaşacak 😀
-Lan işte içimde kalsın istemiyorum sadece birşeyler artık.Neden insanlara bu kadar tuhaf geliyor kendilerine güzel şeyler söylenmesi onu anlamış değilim zaten.
-ee alışkın değiliz çünkü oğlum.
-OO şeref abi merhaba. Bir tavla alayım abi 2 de oralet.
-Lan oğlum yıllar değişti bir sen değişmedin...
hala tek başına iki oralet bir tavla söylüyorsun...

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming