Günün Filmi: El Conde (2023)
- Pablo Larraín
Şilili diktatör Pinochet'i bilirsiniz. ABD, 1954’te Guatemala’dan başlayarak 1960-70’li yıllar boyunca arka bahçesi olarak gördüğü Güney Amerika’da komünizmle savaş gerekçesiyle bir dizi askeri darbe gerçekleştirdi ve faşist diktatörlüklerin kurulmasını sağladı. Brezilya, Bolivya, Şili, Arjantin ve Uruguay’da binlerce insan öldürüldü, kayboldu, işkenceden geçirildi. Sivil ve askeri güvenlik personeli bizzat CIA tarafından eğitilen diktatörlükler, yalnızca gerilla hareketlerini ve komünistleri değil, kendilerine taraftar olmayan herkesi düşman olarak görüyordu. İşte bunlardan biri olarak Pinochet, 1973 yılında ABD'nin destek verdiği darbeyle Devlet Başkanı Salvador Allende yönetimini devirdi. Pinochet, 17 yıllık iktidarı sırasında siyasete dayalı şiddet, 3 bin kişinin ölümüne, on binlerce kişinin işkence görmesine ve yaklaşık 200 bin kişinin sürgün hayatı yaşamasına neden oldu. 1988'de yapılan referandumda halkın desteğini alamayan Pinochet, devlet başkanlığı görevini 1990'da bıraktı ancak Genelkurmay Başkanlığına devam ederek fiili iktidarını sürdürdü. Pinochet, Anayasaya yeni bir madde ekleterek, kendisine "hayat boyu senatör" olma hakkını tanıdı ve dokunulmazlığı devam etti. Pinochet diktatörlüğü, pek çok kez filmlerde anlatıldı. Fakat ilk kez Pinochet, belki de kendine yakışan bir tanımla, vampir olarak beyazperdeye aktarılıyor. Bol imgeli bir taşlama. Öneririm.















