Kocaeli Kitap Fuarı’ndan Kitapseverler Valiz Dolusu Kitapla Dönüyor
seen from Italy
seen from Spain
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from China
seen from Romania
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States

seen from Germany
seen from United States
seen from United States

seen from Germany
seen from Israel

seen from United States
seen from United States
Kocaeli Kitap Fuarı’ndan Kitapseverler Valiz Dolusu Kitapla Dönüyor

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Kocaeli Kitap Fuarı'nda Açık Havada Sinema Heyecanı
Kocaeli Kitap Fuarı’nda İmza Kuyruğu Mutluluğu
Karaosmanoğlu, Kocaeli Kitap Fuarı'nda Okurlarıyla Buluştu
Mesajlardan Gitar Tınılarına: Ayşe ve Hakan'ın Aşkı
Ayşe (19:00): Merhaba Hakan, sanırım seni yeni ekledim. Yanlış hatırlamıyorsam dün bir ortak arkadaşımız önerdi. Nasılsın?
Hakan (19:01): Merhaba Ayşe, evet sanırım Can’ın arkadaşıydın, değil mi? İyiyim, teşekkür ederim. Sen nasılsın? Profilinde gülerken çekilmiş çok sıcak bir fotoğrafını gördüm, o enerjiyi buraya da taşıyor gibisin.
Ayşe (19:03): Evet, Can benim çocukluk arkadaşım. Önerince ben de ekledim seni. Güzel sözlerin için teşekkür ederim. Şu an iyiyim, işten yeni çıktım, yorgun ama keyifliyim. Sen ne yapıyorsun bu akşam?
Hakan (19:04): Evdeyim aslında, sakin bir akşam geçirmeyi planlıyordum. Biraz gitar çalarım, belki bir film açarım. Senin akşam planların neler?
Ayşe (19:06): Ben de biraz kitap okumayı düşünüyordum. Son zamanlarda psikolojik gerilim romanlarına takıldım. Ama müzik dinlemek de güzel bir seçenek olabilir. Bu arada, gitar çaldığını söyledin, ne tarz müzikleri çalarsın?
Hakan (19:07): Genelde akustik, yumuşak tınılar hoşuma gidiyor. Türkçe popun eski şarkılarını yeniden yorumlamayı seviyorum. Arada da kendi küçük bestelerim oluyor, çok iddialı değil ama ruhumu dinlendiriyor. Sen ne tarz müzik dinlersin?
Ayşe (19:09): Benim müzik zevkim biraz karışık. Jazz, lo-fi, bazen klasik müzik bile dinlerim. Ama gitar sesi hep kalbime dokunur. Özellikle sahilde çalınan akustik bir gitar hayal ederim. Hafif bir rüzgar, dalga sesi, bir yandan da yumuşak bir melodi…
Hakan (19:11): Bahsettiğin sahne o kadar huzurlu ki, gözümde canlanınca bile içim ısındı. Belki bir gün o sahilde gerçekten gitar çalarım, sen de dinlersin. Sen sahilde vakit geçirmeyi sever misin?
Ayşe (19:12): Çok severim. Deniz sesi beni büyüler. Yaz akşamlarında yürüyüş yapar, bazen iskelenin ucunda oturup dalgalara bakarım. Yalnız bile olsam o anlarda kendimi kalabalık hissederim. Belki de doğa, en iyi dostlardan biri.
Hakan (19:14): Doğru söylüyorsun. Ben de doğayla bütünleşince ruhumun tazelendiğini hissederim. Bu arada, günlük hayatta neler yaparsın? İşinden bahsetmiştin, ne iş yapıyorsun?
Ayşe (19:16): Ben bir yayınevinde editörüm. Genelde romanları gözden geçiriyorum, bazen kapak tasarımı ya da metin redaksiyonu gibi işler de bana düşüyor. Kitapların arasında olmak bana huzur veriyor. Sen ne işle meşgulsün?
Hakan (19:17): Ne kadar keyifli bir iş! Ben ise bir yazılım firmasında proje yöneticisiyim. Masa başı ama yaratıcı yönü olan bir iş. Sorun çözmeyi, yeni fikirler üretmeyi seviyorum. Ama bazen çok yoğun oluyor, o yüzden boş vakitlerimde müziğe sığınıyorum.
Ayşe (19:19): Yoğunluk herkes için zor, müziğin böyle bir sığınak olması güzel. Ben de bazen çok sayfa okuyor, çok düzelti yapıyorum. Gözüm yorulunca kapatıyorum bilgisayarı, bir fincan kahve alıp balkona çıkıyorum. Küçük molalar şart.
Hakan (19:20): Kesinlikle. Peki, bir insanı tanımak için neler bilmek istersin? Mesela ben çocukluğundan, sevdiğin tatlardan, hayallerinden bahsetsem daha iyi tanır mısın beni?
Ayşe (19:22): Tam da istediğim şey bu aslında. Karakterinin özünü anlamak, geçmişinden bir parça dinlemek isterim. Çocukluğunda seni ne mutlu ederdi mesela?
Hakan (19:24): Çocukken dedemin köyündeki dere kenarında vakit geçirmeyi severdim. Küçük, yeşil bir vadi, tertemiz hava ve su sesi. Babam balık tutardı, ben de kedi gibi etrafta dolaşırdım. O masumiyet ve güven duygusunu özlüyorum. Senin çocukluğundan bir anı var mı, hala yüzünü gülümseten?
Ayşe (19:26): Annemle Pazar sabahları yaptığımız uzun kahvaltılar. Radyoda eski Türk sanat müziği şarkıları çalardı. Bol çay, sıcak poğaça, reçel, zeytin… Bir yandan annemle sohbet, bir yandan pencereden sızan güneş. Çocukluğumda huzur o sofradaydı. Şimdi bile hatırladığımda içimi ısıtır.
Hakan (19:28): Çok hoş, bunları duyunca sanki ben de o sofradaydım. Bence insanları birbirine yaklaştıran şey, böyle küçük ve değerli anılar. Şimdiye gelirsek, gelecek planların neler? Kendini ileride nerede görüyorsun?
Ayşe (19:30): Gelecekte küçük, sıcak bir ev hayal ediyorum. Kütüphanesi geniş, belki bir köşede senin gitarın gibi bir enstrüman, mutfağında mis kokular. İşimi seviyorum ama belki ileride kendi küçük kitabevimi açmak isterim. Sevdiğim kitapları, kahveyi ve insanları bir araya getiren bir yer. Ya senin hayallerin?
Hakan (19:32): Ben de sakin bir yaşam hayal ediyorum. Belki bir atölyem olur, yazılım işinin yanına bir de müzik stüdyosu kurarım. Küçük projeler geliştirir, akşamları ise verandada otururuz. Müzik, sohbet, belki bahçede birkaç ağaç… Kendimi böyle huzurlu bir gelecekte görüyorum.
Ayşe (19:34): Sanki hayallerimiz birbirini tamamlıyormuş gibi. Sakin, huzurlu, samimi bir yaşam arayışı… Bilmiyorum, belki de enerjilerimiz uyuştuğu için böyle hissediyorum. Hislerim bana bu sohbetin sıradan olmadığını söylüyor.
Hakan (19:36): Ben de aynı hissi paylaşıyorum. Konuştukça sanki bir yakınlık, bir sıcaklık oluşuyor aramızda. Daha dün tanışmış olmamıza rağmen, seni uzun zamandır tanıyormuş gibiyim. Sesini duymayı bile ister oldum, sadece yazışmak yetmiyor.
Ayşe (19:38): Aynen. Yazışmak güzel ama sesin tonunu duymak, gözlerinin içini görmek… Bazen kelimelerin ötesinde bir bağ kurmak istersin ya, işte onu arıyor gibi hissediyorum. Yanında olmak, belki aynı anda gülümsemek…
Hakan (19:39): Tam olarak! Biliyor musun, insan bazen bu kadar hızlı yakınlaşmaktan korkar. Ama ben korkmuyorum. İçimden diyorum ki, “Neden olmasın? Eğer bu gerçek bir hisse, kaçmak niye?” Sen ne düşünüyorsun?
Ayşe (19:41): Katılıyorum. Bazen hayat sana beklenmedik anlarda fırsatlar sunar. Bu kadar içten, bu kadar sıcak bir bağı neden görmezden gelelim? Bence bunu denemeliyiz. Gerçek hayatta buluşup o hisleri paylaşmalıyız.
Hakan (19:43): O zaman ne dersin, bir buluşma ayarlayalım mı? Sahilde demiştik ya, belki hafta sonu akşam üzeri, güneşin batışına yakın, hafif bir esinti eşliğinde buluşabiliriz. Ben gitarımı getiririm, sen belki sevdiğin bir kitabın en güzel cümlesini. İkisini harmanlarız.
Ayşe (19:45): Muhteşem olur! Haftasonu cumartesi akşam üstü diyelim. Ben ince bir şalımı alırım, belki azıcık serinler. Yanımda sevdiğim bir kitabı da getiririm. Sen gitarını getirip birkaç nota çal, ben de sessizce dinleyeyim. Belki sonra kahve içeriz, sahil kenarında küçük bir kafede.
Hakan (19:47): Evet, önce sahilde buluşup biraz yürürüz. Sonra ben bir iki şarkı çalarım. Belki sen de biraz şarkı söylersin, ne dersin? Sesinin nasıl olduğunu merak ediyorum. Ardından da sıcacık bir kafede sohbetimize devam ederiz.
Ayşe (19:48): Sesim çok iddialı değil ama senin için mırıldanırım belki. Sen çalarken gözlerini kapatıp dinlerim, belki hafif bir gülümseme… Utangaç biriyim aslında ama sana karşı daha rahat hissediyorum, bu da ilginç.
Hakan (19:50): Bu rahatlık güzel bir işaret bence. Belki de ruhlarımız kolayca anlaşabiliyor. Utanma, ben de ilk kez birine gitar çalarken bu kadar heyecanlı olacağım. Ellerim titrer belki ama olsun, o heyecan da güzel.
Ayşe (19:52): Heyecan doğal bir his, bunu paylaşmak keyifli olacak. Peki, cumartesi saat yedi gibi diyelim mi? Güneş batarken orada oluruz, o turuncu ışık ikimize de iyi gelir.
Hakan (19:54): Harika bir zamanlama. Güneşin batışını birlikte izlemek bile güzel bir başlangıç olacak. O an belki kelimeler bile susar, sadece bakışırız. İçimde böyle romantik bir resim canlanıyor.
Ayşe (19:56): Beni de çok etkiledin, farkında mısın? Şimdiden kalbim hızlı atıyor. Yarın belki bir çiçek seçerim, buluşurken yanımda getiririm. Çiçekleri seviyorsan tabii.
Hakan (19:58): Çiçekleri kim sevmez! Ama sakın kendini yorma. Varlığın yeter. Ama bir çiçek getirirsen de bayılırım tabii. Belki ben de sana küçük bir sürpriz yaparım.
Ayşe (20:00): Ufak sürprizler, küçük jestler hep hoşuma gider. Ama dediğin gibi, asıl önemli olan birlikte geçirmek istediğimiz o zaman. Seni tanımak, gözlerine bakmak, kelimelerin ötesinde bir yakınlık kurmak istiyorum.
Hakan (20:02): Aynı hisler bende de var. Şu an bile gülümsüyorum. Hatta evdeki küçük defterime, “Hayat bazen seni beklenmedik bir sıcaklığa çeker” diye not aldım. Böyle ilham veriyorsun bana.
Ayşe (20:04): Ne kadar tatlısın. Ben de belki bu akşam kitabımı okurken sayfanın bir köşesine senin adını yazacağım. Hani çocukken defterlere kalp çizerdik ya, öyle saf bir heyecan içindeyim.
Hakan (20:06): Çocukken yaptığımız o masum şeyleri hatırlamak kalbimi daha da ısıtıyor. Belki bu, aradığımız o saflık ve samimiyet. Büyükler gibi karmaşık olmadan, içimizden geldiği gibi. Bu duyguyu çok sevdim.
Ayşe (20:08): Ben de. O zaman cumartesi buluşana kadar kendimize iyi bakalım. O günü hayal ederek uyuyacağım bu gece. Şimdiden içim kıpır kıpır.
Hakan (20:10): Ben de. O gün gelene kadar belki birkaç kez daha yazarız. Ama o an, yüz yüze geldiğimizde her şey daha anlamlı olacak. Zaman su gibi aksın, cumartesi bir an önce gelsin.
Ayşe (20:12): Aynen. O güne kadar güzel rüyalar, tatlı düşünceler bizimle olsun. Kendine iyi bak Hakan.
Hakan (20:13): Sen de kendine iyi bak Ayşe. Görüşmek üzere. Şimdiden sabırsızlanıyorum.
Ayşe (20:14): Ben de sabırsızlanıyorum. Görüşürüz. Sende sevdiğin kişi ile tanışmak istiyorsan tıkla

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Tamiri mümkün olmayacak şekilde kırılmak; ama her şeye rağmen güzel kalmak...
Posted @withregram • @manofsuat 21 yıl sonra gelecekte nerdesin? Bilmek istermisin? Heyecan verici bir bilimkurgu. @abisyayinlari . . . #kitap #kitapokumak #kitapseverler #kitapçı #kitaplık #kitapkurdu #kitapag #kitapagacı #kitapunya #kitapsevgisi #kitapbaz #kitapsevgisi #kitaps #kitapyorumu https://www.instagram.com/p/CRz7QBTpiIq/?utm_medium=tumblr