Hazar’ın ve Kafkasya’nın kuzeyindeki bozkırlarda yaşadılar .
Yorum: “Ispkit” Yunanca, “Saka” ise Farsce bir isimdir. Bu durum geniş bir coğrafyada etkinlik gösterdiklerinin değişik medeniyetlerle etkileşim kurduklarının kanıtıdır.
Sakalar tarihteki en eski Türk kavmi olarak kabul edilmektedir ve tarihleri ilk çağda ele alınmaktadır.
Romalılara karşı başarılı mücadeleler veren İskitler, savaşçılıkları ve yaptıkları madeni aletlerle ün kazanmışlardır. Altın ve gümüş işçiliğinde ilerlemelerinden dolayı “bozkırın kuyumcuları” olarak da anılırlar. Atlı kavimler topluluğunun bölgedeki ilk temsilcileridirler.
Şu ve Alp er Tunga destanı İskitlere aittir. Bu destan İskitlerin Ön Asya toplumları ile mücadelelerini anlatmaktadır. Bir İran efsanesi olan Şahname‘ye konu oldular.
Kadınlara değer verdiler ve onları yönetime dahil ettiler. Tıpta ilerlediler (özellikle kırık çıkık tedavisinde). İlk kadın hükümdar Tomris bu dönemde yaşamıştır.
Devlet bir boylar Federasyonu şeklindeydi. İlkel bir Demokratik yönetim vardı.
Sakalar bugünkü Yakutiye Türklerinin de atalarıdır.
Türklerde heykelcilik sanatının varlığını kanıtlayan ilk Balbal örneklerine İskitlerde rastlanır.
İSKİT MEDENİYETİ (SAKALAR) Hazar'ın ve Kafkasya'nın kuzeyindeki bozkırlarda yaşadılar . Yorum: "Ispkit" Yunanca, "Saka" ise Farsce bir isimdir.