
seen from Australia

seen from Australia

seen from United Kingdom
seen from South Korea
seen from Kuwait
seen from China

seen from Australia
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Australia
seen from China
seen from China
seen from Malaysia
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Germany
seen from United States

seen from United States
seen from Malaysia
seen from Türkiye

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
#minikkuş #ispinoz https://www.instagram.com/p/ClgGRP2NiXM/?igshid=NGJjMDIxMWI=
Evrim Teorisini Sevimli Gösterme Taktiği
Söz konusu makalede yeni ve ilginç bir girişimde bulunulmuş ve evrim teorisine yeni bir mekanizma eklenmiştir: “canlılarda karşılıklı yardımlaşma”. Ne var ki, evrimcileri çıldırtacak bir tariftir bu. Çünkü evrim teorisi doğanın diyalektiğine yani sözde doğanın kendi içindeki çatışması temeline dayanır. Yazar ise bu sahte temeli atıp kendince dinle bağdaştırmak ve orta yolu bulmak üzere böyle bir yeni bir “evrimleştirici mekanizma” eklemiş, “seçilimde kazanmanın en temel unsuru da karşılıklı yardımlaşma/dayanışmadır” demiştir. Oysa evrimin doğal seçilim kavramı “güçlü olan hayatta kalır, zayıf olan elenir” temel görüşüne dayanır. Bu, Türlerin Kökeni kitabında savunulan ana unsur olduğu gibi, Materyalizmin Diyalektik felsefesi de evrim terorisini gerekçe göstererek “çatışma ilerlemenin temelidir” der ve toplumların ilerlemesi için karşılıklı mücadelenin ve çatışmanın var olması gerektiği gibi bir mantıksızlığı savunur. Makalede anlatılanın aksine, evrim teorisi canlılar arasındaki şefkat ve merhamet, sevgi ve yardımlaşma kavramlarını evrimleştirici değil, tam tersine evrimi geciktirici ve ilerlemeye engel davranış şekilleri olarak tanımlar.
Makalede evrim teorisini dindarlara sevimli göstermek için böyle bir göz boyama taktiği kullanıldığı ortadadır.
Darwin’i Allah İnancına Sahipmiş Gibi Gösterme Taktiği
Makalede evrim süreci için bilinçli bir plan denilmekte, hatta Darwin’in bu işleyişe “yaratıcı tarafından üflenen ruh” dediği öne sürülmüştür. Öncelikle evrim teorisi temel olarak bilinçli her kontrolü reddeder. Evrim tamamen tesadüflere dayalı rastgele bir süreçtir ve yönetici bir yaratıcı gücün varlığına ve müdahalesine kesin olarak karşıdır. Bununla birlikte Darwin’in, Allah’ı ve ruhun varlığını kabul ettiği ise tamamen bir yalandır.
Evrim Teorisi'nin kurucusu Charles Darwin döneminin en ünlü ateist felsefecilerinden biriydi.
Charles Darwin genç yaşlarında Hıristiyan inancına bağlı olmasına rağmen daha sonra inancını yitirmiştir. Darwin inançsızlığını pek çok mektubunda açıkça itiraf etmektedir:
” … Böylece inançsızlık yavaş yavaş beni sardı ve sonunda tamamlandı.” (Gertrude Himmerfarb, Darwin and the Darwinian Revolution, s. 381)
“Ben, 'Allahsız' diye adlandırılmayı hak ediyorum. Bu sonuç, anımsayabildiğim kadarıyla, Türlerin Kökeni'ni yazdığım zaman kafamda güçlü olarak yer ediyordu.” (Francis Darwin, Charles Darwin”in Yaşamı ve Mektupları,s. 80-81)
Yapay Seçilimin Sözde Evrime Delil Olduğu Aldatmacası
İster “doğal” ister insan eliyle “suni” olsun, yeni bir türün ortaya çıktığını gösteren hiçbir mekanizma yoktur. Aynı tür içinde fenotipi yani dış görünümü farklı bireyler ortaya çıkabilir ve soy olarak da devam ettirilebilir. Bu durum genetik biliminde aynı tür içindeki “varyasyon” yani çeşitlenme olarak tanımlanır. Darwin ve Lamarck’ın çiftleştirme ve suni döllenme yoluyla yeni türler elde edilebileceğine dair iddialarını ilk çürüten kişi ise Genetik biliminin kurucusu, kalıtım kanunlarını ortaya koyan Gregor Mendel olmuştur. Pisum adlı bilimsel makalesinde, “yapay seçilim” yani çiftleştirme yöntemleri ile yeni türlerin oluşamayacağını, türler arasında bariyerler olduğunu, ortaya çıkan yeni tiplerin ise aynı türün sınırları dahilindeki varyasyonlar olduğunu detaylarıyla delillendirmiştir. O günden bugüne, ister hayvan ister bitki olsun, ne kadar çiftleştirilirse çiftleştirilsin yepyeni bir türün ortaya çıktığını gösteren tek bir örnek yoktur.
Tüm köpek cinsleri aynı Canis türüne dahil canlılardır. Aralarındaki çapraz çiftleşmelerden meydana gelen yavrular da her zaman köpek olur. Hiçbir zaman farklı bir genetik tür ortaya çıkmaz.
Makalede iddia edildiğinin aksine, köpekler kurttan evrimleşerek oluşmuş yeni türler değildir. Farklı görünüme de sahip olsalar tüm köpekler genetik olarak Gri-Kurt ile aynı türdür. Küçük ya da büyük tüm köpek cinsleri yalnızca Canis türü içindeki varyasyonlardır. Hepsi de vahşi Gri-Kurt’un evcilleştirilmesi ve daha sonra belli mutasyonlara uğramış köpeklerin kendi aralarında çiftleştirilmesi ile devam ettirilen Canis soylarıdır. Sonuçta, hepsi de aynı Canis türü içindedirler ve genetiği apayrı yepyeni bir tür ortaya çıkmamıştır. Aynı durum sığırlar, atlar ve kediler için de geçerlidir. (Bu konudaki ayrıntılı cevabımız için: www.evrimecevap.com/hayvanlarin-evrimi-yalani/milliyet-sitesindeki-kopeklerin-evrimi-iddiasi/)
Darwin'in, türlerin sözde diğer türlerin evrimleşmesinden meydana geldiği safsatasını yerle bir eden Modern Genetik biliminin kurucusu Gregor Mendel
http://www.evrimecevap.com/hayvanlarin-evrimi-yalani/milliyet-sitesindeki-kopeklerin-evrimi-iddiasi/
Çevreye Uyumun Evrim olduğu Yanılgısı
Makalede İspinozların gagalarındaki farklılık evrime örnek verilmiştir. Oysa bunlar aynı türün sınırları içinde farklı dış özelliklerin ortaya çıkmasından başka birşey değildir. Genetikte bu durum genotipi aynı ancak fenotipi farklıolarak tarif edilir, yani aynı genetik dizilime sahip türün bireyleri farklı dış görünüme (fenotipe) sahip olabilmektedir. Aynı tür içinde gözlenen bu çeşitlilik yine “varyasyon”dur. Yoksa ispinozlar, genetikleri değişip farklı bir türe dönüşmezler.
Bu insan ırkları için de geçerlidir. Örneğin bir insan topluluğu belli bir coğrafyada izole edilirse, uzun bir sürenin sonunda nesiller boyunca belli özelliklerin tekrarladığı gözlemlenir. Japonlar, Çinliler, Aborjinler ve Eskimolar gibi karakteristik özelliklere sahip ırklar bu şekilde ortaya çıkmıştır. Oysa bu insan ırkları aynı genetik yapıya, aynı kromozom ve gen sayısına sahip, kendi aralarında çoğalabilen aynı İnsan türünün mensuplarıdır. Binlerce yıl boyunca kendi aralarında evlenip çoğalan bireyler arasında belli dış özelliklerin tekrarlanması sonucunda çekik gözlülük, deri rengi, kafatası şekli gibi özellikler karakteristik hale gelir. Bunlar insan türü içinde yaşanan varyasyon örnekleridir ve evrimin yeni tür iddiası ile hiçbir ilgisi yoktur.
Diğer bir husus ise Genetik biliminin bugün “Epigenetik” diye ilgi gören araştırma alanıdır. Epigenetik belli genlerin ihtiyaca ve biyolojik saate göre açılıp kapanmasını inceler. Bu harika durum metamorfoz geçiren canlılarda tamamen değişen vücut planında, ergenliğe erişen insanda belli hormonların üretilmeye başlanmasında ya da ihtiyaca göre bakterinin naylonu sindirmesi durumunda gözlenmektedir. Örnekler çoğaltılabilir. Burada önemli olan, genetik bilginin sonradan oluşmadığı gerçeğidir. İncelemelerin ortaya koyduğu gerçeğe göre, genler kapalı dururken bir anda genlerin üzerindeki bir bilincin (epi- genetik) onları harekete geçirdiği ve ne zaman üretime başlayıp ne zaman duracaklarını yönettiğidir. (Epigenetik hakkında daha detaylı makalemiz için: www.evrimecevap.com/yaratilis-delilleri/plos-one-dergisine-cevap-epigenom/) Bu üstün bilinç, tüm varlıkların yoktan yaratıcısı olan Yüce Allah'tır.
SONUÇ
Evrimci felsefe Materyalizmin temelidir, maddenin mutlak varlığını savunur ve Allah'ı inkar eder. İslam dini ile evrimci pagan felsefesini bağdaştırmaya çalışanlar ise, aynı evrimciler gibi bilimsel gerçekleri çarpıtmakta, evrimi sadece bir biyolojik gelişim teorisi olarak sunmakta, teorinin Allah’ı reddeden materyalist temeline hiç değinmemektedirler. Bu kişilerin İslam ile evrimci düşünce arasında bir “uzlaşı” noktası oluşturmaya çalışırken evrimcilerin sinsi aldatmaca taktiklerine alet oldukları açıktır.
Canlıları yaratan Yüce Allah, tümünü en mükemmel özellikleri ve donanımlarıyla “OL” emriyle bir anda yoktan var etmiştir. Onlar için davranış biçimleri belirlemiş, onlara tüm yaptıklarını ilham etmiştir. Bu, Kuran ayetleriyle haber verilmiş bir gerçektir. Canlıllığın biyolojik detayları atom ve molekül seviyesinde işleyen mükemmel ve mucizevi bir düzeni ortaya koymaktadır. Bilimin ortaya koyduğu bu muhteşem gösteri her an yaratmaya devam eden Allah’ın sonsuz gücünü ve sonsuz bilgisini gözler önüne sermektedir.
#florya diye dinledik #ispinoz çıktı. Neye niyet neye kısmet #fm19 #MaviPortakal https://www.instagram.com/p/CBBWGu6gYEY/?igshid=1q6k6cykggw4e
Baharat İspinozu (Lonchura Punctulata)

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
İspinoz Hakkında Bilgi – Resimleri
İspinoz Hakkında Bilgi – Resimleri
Serçe büyüklüğünde bir kuştur. Güzel sesinden ötürü kafeslerde de beslenir. Tüyleri sırtında yeşilimtırak mavi, boğaz ve karnında kırmızımsıdır. Kanatlarında iki beyaz şerit bulunur.
Serçegillerin ötücü kuşlar sınıfından olan ispinoz ağaçlık yerlerde, bahçelerde, parklarda yaşar. Yerli, gezici ve göçücü kuşlardandır. Birçoğu kışı Kuzey Afrika’da geçirir. İspinoz daha çok bitkisel besinlerle…
View On WordPress
New Picture has been published on CoverGap
New Post has been published on http://www.covergap.com/common-chaffinch-female-ispinoz-3-by-leventakduman/
Common chaffinch (female) - ispinoz #3 by LeventAkduman