Aborjin filmleri izlemeyi sever misiniz? Birçoğumuz dışarı çıkıp keşfetmeyi sevsek de, bazılarımız evde oturup film izlemeyi seviyor. Aslınd
seen from Thailand

seen from Italy

seen from Malaysia
seen from China

seen from Malaysia
seen from Australia
seen from United States
seen from Malaysia
seen from France

seen from Thailand
seen from United States

seen from China
seen from Russia

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Japan

seen from Malaysia
seen from China

seen from United States

seen from Malaysia
Aborjin filmleri izlemeyi sever misiniz? Birçoğumuz dışarı çıkıp keşfetmeyi sevsek de, bazılarımız evde oturup film izlemeyi seviyor. Aslınd

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
AVUSTRALYALI ABORJİN VEKİL ELİZABETH’E SÖMÜRGECİ DEDİ
AVUSTRALYALI ABORJİN VEKİL ELİZABETH’E SÖMÜRGECİ DEDİ
Avustralyalı politikacı Lidia Thorpe geçtiğimiz günlerde Avustralya Parlamentosu’na yemin ederken İngiltere Kraliçesi Elizabeth’i ‘Sömürgeleştiren Majesteleri Kraliçe II. Elizabeth’ olarak nitelendirdi. Yeminin tekrar edilmesi için zorlandığında İkinci denemesinde Thorpe, yerel köklerine ve mirasına bir övgü olarak yumruğunu kaldırırken “majesteleri Kraliçe II. Elizabeth”e bağlılığına yemin…
View On WordPress
#aborjinöğretisi #aborjin #aborjinler https://www.instagram.com/p/CH__hs2gwhM/?igshid=xp7e81h9vv6d
Aborjinler Avustralya'ya sanılandan daha önce gelmiş olabilir
Aborjinler Avustralya'ya sanılandan daha önce gelmiş olabilir
ANKARA Arkeologlar, Aborjinlerin Avustralya‘ya ilk olarak 65 bin yıl önce gittiğine dair arkeolojik verilere ulaştı. Uluslararası araştırmacılar, Avustralya’nın kuzeyindeki Madhjedbebe kayalık alanında yaptıkları kazılarda, el yapımı eşyalar buldu. Eşyalar üzerinde çalışan araştırmacılar, bunların en az 65 bin yıllık olduğunu, böylece aborjinlerin kıtaya sanılandan 18 bin yıl daha önce gitmiş…
View On WordPress
Aborjinler 'Avustralya Günü'nü protesto etti
Aborjinler ‘Avustralya Günü’nü protesto etti
Her yıl 26 Ocak’ta resmi törenlerle kutlanan Avustralya Günü bu sene de renkli görüntülere sahne oldu. Melbourne’de düzenlenen resmi geçit törenine vatandaşlar, Avustralya ve etnik kökenlerini yansıtan ülkelerin bayraklarıyla katıldı.
Melbourne’deki törene Türkleri temsilen katılan Karadeniz Kültür Derneği’nden Selin Baş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Avustralya ülkedeki farklı etnik ve…
View On WordPress

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
SM4 KAFATASI FOSİLİ
Endonezya'nın Sambungman Bölgesi'nde, Pleistosen devrine (günümüzden 1.8 milyon ile 10.00 yıl arası) ait olduğu belirtilen ve üst kafatasından ibaret bir fosil bulundu.
Evrim teorisi taraftarları her zaman yaptıkları gibi hacmi 1006 cm3 olan bu beyin kabının insanın sözde ilkel atalarından modern insana doğru bir ara adım olduğunu öne sürdüler.
Kısaca Sm4 olarak tanımlanan fosilin, Java'da daha önce ele geçirilmiş Homo Erectus örnekleri arasında bir evrimsel geçiş formu olduğu iddia edildi.
Bu iddianın en önemli dayanakları ise, kafatası hacminin günümüz insanının ortalamasından küçüklüğü ve kalın kaş çıkıntılarıdır.
= = = =
SM4 kafatası fosili
= = = =
Oysa bugün de dünyada Homo erectus'la aynı kafatası ortalamasında pek çok insan yaşamaktadır Kafatası küçüklüğü yönünden pigmeleri kaş çıkıntıları yönünden ise Avustralya yerlileri olan Aborijinleri gösterebiliriz.
Ayrıca Sm4 fosilinin önemli bir özelliğinin beyin kökü bölgesinin öteki Java örneklerine göre daha hareketli olduğu ve bu özelliğiyle Homo Sapiens'e benzediği öne sürüldü. Öne sürüldü ama bu konuda herhangi bir bilimsel kanıtta gösterilemedi. Bu nedenle bu varsayım ön yargılara dayanan bir varsayımdan öteye gidemedi.
Önceki bölümlerde incelendiği gibi Homo Erectus'un günümüz insanı olan Homo Sapiens'le aynı dönemde yaşadığını gösteren kanıtlar vardır.
Ayrıca, araştırmacılar beyin hacmi 1006 cm3 olarak hesaplanan kafatasının büyük olasılıkla genç ya da orta yaşta bir erkeğe ait olduğunu tahmin etmektedirler.
En büyük maymun kafatasının 650 cc'yi geçmediği düşünülürse bu kafatasının bir insana ait olduğu kesinleşmektedir.
Kaş kemerleri incelendiğinde bunların günümüzdeki herhangi bir insanda bulunması son derece makul ölçülerde olduğu anlaşılmaktadır.
Öyle ki bu insan günümüzde yaşıyor ve kalabalık bir meydanda modern kıyafetlerle yürüyor olsa, kimse onu yadırgamazdı.
Fosil bulgusunu değerlendiren Amerikan Doğa Tarihi Müzesi paleoantropologlarından Kenneth Mowbray bir evrimci olmasına karşın Sm4 fosilinin bir ara tür olarak sınıflandırılmasına karşı çıkmakta, Endonezya kafatası fosillerinde görülen farklılıkların herhangi bir tür içinde görülmesinin doğal çeşitlilikten kaynaklandığını belirtmektedir.
Mowbray, National Geographic'in internet sitesindeki yorumunda şunları söylemektedir: -Eğer modern insan popülasyonlarına bakacak olursanız, kısa ve yuvarlak kafalı insanlar; uzun ve dar kafalı insanlar görürsünüz; bunlar herhangi bir popülasyon içinde görülmesi normal varyasyonlardır.
Ünlü evrimci paleoantropolog Richard Leakey bile Homo erectus'un günümüz insanı ile olan farklılığının ırksal farklılıktan öte bir anlam taşımadığını şöyle ifade eder:
-Herhangi bir kişi farklılıkları fark edebilir: Kafatasının biçimi, yüzün açısı, kaş çıkıntısının kabalığı vs. Ancak bu farklılıklar bugün değişik coğrafyalarda yaşamakta olan insan ırklarının birbirleri arasındaki farklılıklardan daha fazla değildir.
Böyle bir varyasyon, topluluklar birbirlerinden uzun zaman aralıklarında ayrı tutuldukları zaman ortaya çıkar.
Connecticut Üniversitesi'nden Prof. William Laughlin, Eskimolar ve Aleut Adaları insanları üzerinde uzun yıllar anatomik incelemeler yapmış ve bu insanlar ile Homo erectus'un şaşırtıcı derecede birbirlerine benzediklerini görmüştür.
Laughlin'in vardığı sonuç, tüm bu ırkların gerçekte Homo sapiens türüne (günümüz insanına) ait farklı ırklar olduğudur:
-Hepsi Homo sapiens türüne ait olan Eskimolar ve Avustralya yerlileri gibi uzak gruplar arasındaki büyük farklılıkları dikkate aldığımızda, Homo erectus'un da kendi içinde farklılıklar taşıyan bu türe (Homo sapiens'e) ait olduğu sonucuna varmak çok mantıklı gözükmektedir.
Kısacası Sm4 fosili üzerinde yapılan evrimci spekülasyonlar bilimsel delillere dayanmamaktadır. Sm4’ün bir ara geçiş formu değil, gerçek bir insan fosili olma olasılığı çok daha yüksektir.
Seni ayakta tutmaya yetecek kadar güzelliklerle dolu bir yaşam sürmeni diliyorum.Aydınlık bir bakış açısına sahip olmana yetecek kadar güneş diliyorum.Güneşi daha çok sevmene yetecek kadar yağmur diliyorum.Ruhunu canlı tutmana yetecek kadar mutluluk diliyorum.Yaşamındaki en küçük zevkleri daha büyükmüş gibi algılamana yetecek kadar acı diliyorum.İsteklerini tatmin etmene yetecek kadar kazanç diliyorum.Sahip olduğun herşeyi takdir etmene yetecek kadar kayıp diliyorum.Son -elveda-yı atlatmana yetecek kadar -merhaba- diliyorum.
Aborjin Duası
Aborjinler çölde giderlerken aniden dururlar. Morgan'da onlara "mola zamanı değil, neden durduk?" diye sorar. Yerli reis der ki; ''Çok hızlı ilerledik, ruhlarımız geride kaldı. Ruhlarımızı bekliyoruz." --Marlo Morgan / Bir Çift Yürek--