Sadaka kibri yok eder. (Tirmizi)
Hadîs-i şerifte vârit olmuştur ki, ‘Bazan belâ nâzil oluyor; gelirken karşısına sadaka çıkar, geri çevirir.’ (Hadisi Şerif. El-Müstedrek 1.492
Allah’ın üç küllî kânunu vardır. Bunlar kader, kazâ ve atâdır.
Kader; geçmiş, hâl ve gelecek her şeyin mukadderât programıdır. Kazâ; kaderde şartları tahakkuk eden hükümlerin icrâsı ve yaratılmasıdır. Atâ da kaderde mukadder olan kazânın şartlara göre iptalidir.
Bir musîbetin ve belânın takdîr edilip yazılması kader, belânın nüzûlü kazâ, sadakanın belâyı durdurması ise atâdır. Tîn Sûresi’nde de kader, kaza ve atâya misâl vardır. “And olsun ki, Biz, insanı en güzel bir şekilde yarattık. Sonra da onu en aşağı seviyeye indirdik; ancak îmân eden ve güzel işler yapanlar müstesnâ.” (Tin Sûresi) Bu âyette insanın en güzel sûrette yaratılması kader, sonra da onun kendi irâdesi ile en aşağıya inmesi kazâ ve îmân edip güzel işler yapanların bundan müstesnâ kalması ise atâ kânununun şümulüne dâhil olmalıdır.
Atâ yani, Allah’ın şarta bağlı olarak, affı ile infâzı kaldırmasıdır. Bu hakîkate vâkıf olan ârif, “Yâ İlâhî! Hasenâtım ve iyiliklerim Senin atândandır; seyyiâtım ve günâhlarım da Senin kazândandır. Eğer atân olmasa helâk olurdum’ der.”
(Mesnevî-i Nuriye s. 175)