Nevruz İran’ın en eski geleneklerinden biridir.Bu kutlama baharın ilk gününde yapılmaktadır.
Nevruz, Farsça yeni (nev) ile gün (ruz) sözcüklerinden oluşmuş birleşik bir isimdir. Yılbaşının (Hicri Güneş yılının ilk günüdür) ilk gününe, yeni gün anlamında “Nevroz” veya “Nevruz” denmiştir.
Nevruz, toprak altındaki canlıların uykudan uyanışı, dirilişi ve kısaca baharla buluşmalarını sağlayan kutsal bir gündür. Eski çağlardan beri İran kültürünün bir parçası olan bu törenler doğadan alınmış maddi ve manevi ihtiyaçların bir parçası olarak tarih boyunca devam etmiş ve bugünlere kadar gelmiştir.
Nevruz kutlamaları, günümüzde de İran’ın şehirlerinde ve köylerinde büyük bir özen ve coşkuyla düzenleniyor. İranlılar her yıl yeni yıla girmeden önce yaşamını yapabileceği kadar değiştirmeye çalışır. Bu değişiklerden birisi de temizlik yapma işidir. (Khane Tekani-Ev temizliği) Bu gelenek çoğu zaman Nevruz’a bir veya iki hafta kala gerçekleşir.
İran’da Nevruz bayramında yeni giysileri giymek doğadan esinlenen eski bir adettir. İran halkı ağaçların yeşermesi ve yer yüzünün yeşerip tazelenmesi ile birlikte yeni elbise giymeyi uğurlu ve mutluluk vesilesi olarak algılıyor. İran’daki herkes yılın son ayında takvime bakmak zorunda kalmadan şehrin sokaklarındaki insanların coşkusundan tüm ülkenin büyüleyici bir etkinliğe hazır olduğunu anlayabilir.
İnsanlar Nevruz’u kutlamak için yaklaşık 25 gün önce doğanın uyanış sembolü olan buğday, arpa, fasulye, mercimek, nohut gibi bitki tohumlarını suda bekletip sebze yetiştirir. Bugün yaşamın sembolü olan sebze geçmişte anlam bakımından daha farklı olarak o dönem de tarıma dayanan ekonomi ile ilgiliydi.
Nevruz kutlamalarının en önemli bölümünüyse “s” harfiyle başlayan 7 şeyin bulunduğu sofranın (Sofre-ye Heft Sin) hazırlanması oluşturuyor. Heft Sin Nevruz’da kurulan geleneksel ritüelik bir sofradır. İranlıların özenle kurduğu bu sofrada İran alfabesinde “S” harfiyle başlayan şu yedi madde bulunur: Senced (iğde), Sebze, Samanu (bir çeşit tatlı), Sîr (sarımsak), Sîb (elma), Sumak ve Sirke. Bu 7 şeyin bereket ve uğur getireceğine inanılıyor. Geleneğe pek uymasa da, eksik kalan bir “Sin”, bir başkasıyla değiştirilebilir.
Aslında Heft Sin Sofrası aile halkını bir araya getirmek için güzel bir bahane sayılır. Yeni yıla girmeden önce insanlar sofranın etrafına toplanarak, birbirleriyle doya doya zaman geçirirler. Daha sonra yeni yıl gelir ve herkes birbirine iyi dilekler diler. Ailenin yaşlı üyeleri genellikle çocuklara bayramlık olsun diye bir miktar para hediye eder. Bu kapsamda yapılan diğer bir tören de fal açmaktır. Buna göre Hafız’ın enerjik şiilerinden bir parça seçilip önümüzdeki yılın olayları tahmin edilir.
Heft sin sofrasında yer alan her şey bir değerin simgesidir:
1. Sebze: Buğday başağı haftalar önce suya konulur ve yeşillenmeye bırakılır. Sebze, neşe ve mutluluğun ve güzel ahlakın simgesidir. Yeşillik neşeli ve zinde olmayı, iyilik ve güzelliği beraberinde getirir. Yeşil renk düşünce dalgalarımızı dengede tutar ve bize huzur verir.
2. Samanu (Tahıldan yapılma bir çeşit tatlı): Sabır ve direnişin, adaletli ve güçlü oluşun nişanesidir.
3. Senced (iğde): Sevgi ve akla yönelişin göstergesidir; ilim ve tefekküre ve bilgeliğe saygı duymaktır.
4. Sir (Sarımsak): ölçülere ve sınırlara uymanın göstergesidir. Sembolik ilaç olarak sofraya konulan sarımsak aynı zamanda insanın sağlam bir karakterle dünyaya sürekli kanaat ile bakması gerektiğini gösterir.
5. Sîb (elma) : Güzellik, sağlık ve selamette olmaya bir işarettir.
6. Sumak: Gün doğumu ve sabırlı olmanın sembolüdür.
7. Sirke: Olgunlaşmak ve bilgeliğin sembolüdür. Sirke, hayatın sıkıntılarını kabullenmenin, rızayet ve teslimiyetin göstergesidir.
Bunlara ek olarak sofrada başka şeyler de yer alabilir. Mesela: Ayna, Hafız Divanı, Kur’an-ı Kerim, kırmızı balık, tütsü ve mum.
balık; hareketi temsil eder.
Nevruz bayramınız kutlu olsun.