"Yaşamak denen bu kuru gürültünün sırtında bir kanbur olduğunu anladığımda, kendim için yaşamadığımı fark ettim. Başlangıçta kendime yalan söyledim, ama derinlerde biliyordum ki gerçek öyle değildi. Yıllar boyunca alıştığım yolları takip ederken, senin yoluna kaydım. Ama senin olmadığın her bir zamanda ve seninle yürümediğim yollarda attığım adımlarda kayboldum. Seninle yürünmediğim her yol, kaybolmanın sessizliğinde uzayan bir yolculuğa dönüştü. Uçurumlar ayaklarımın altından kaydı. Her bir çırpınmada senin elini aradım. Beni tutatacak tek bir el, senin elindi.
Kabusla gördüğüm her gece yarısında seni, vuslat sabahı gibi içimde sakladım. Gün ışığım sendin, senin sesin, senin bakışın, senin nefesin. Hayat seninle güzel, seninle anlamlı, seninle manalı."










