2 Ramazan 1442-bidayet.
Es-selamu aleykum verahmetullah.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.
Rağıb el-Isfahani, ilmi; bir şeyi hakikatiyle idrak etmek olarak tanımlıyor. Teorik ve pratik olarak ele alınan ilim; bazen derinlemesine bir araştırma ile bazense amele aktarılmakla idrak edilebilir. Bunu şöyle anlatmak mümkün. Mesela: alemdeki varlıkları bilmek, bilindiğinde kişinin kendisiyle kemale erdiği bir ilimdir. İbadetleri bilmek ise amele dökülmedikçe tamamlanmayan, eksik kalan bir ilimdir. Bu bloğu ilmi serüvenime bir pencere olarak açıyorum, kimi zaman pratik, kimi zaman teorik ilme birlikte dalış yapacağız. Büyük cümleler kurmayacağım. İlim tedrisatı sloganvari bir ilerleyiş değildir. Aksine öz varlığımızın bilincinde olan idrak basamaklarıdır.
Mümin daima yoldadır. Yol, kimi zaman yokuş kimi zaman kaygan. Kalbi ile görüp idrak edebilmek için ilim nurunu yudumlamak gereklidir. Zira yol karanlık ve ıssız. Gönlü Marifetullah’tan boş olan bir kalp, idrak melekelerini yitirir. İlmi zanda kalır, yanıltır. Kalbimizi ilme açalım. Yolda olmak istidadı ile yokuşlara kendimizi hazırlayalım.
Kalemgah bloğunun içeriğinde; öykü, ilmi ve fikri yazılar, müslüman zihni kavram haritası, ezkar notları ve okuduğum kitapların tahlilleri oluşturacak.
selam ile.














