derin bir boşluğun içinde dolanıp duruyorum.. öyle ki, kurtuluşum yok bu sızıdan, biliyorum.. içimdeki bu derin boşluk belki de varoluşsal sancının ta kendisidir. yerimi, yurdumu bulamıyorum.. sahi, var mıdır ki bir yurdum.. sanmıyorum. kaçıyorum.. ben hep kaçıyorum; kendimden, içimde yer edinememiş tüm hislerimden. anlamadığım hâllerimden.. içimde durmaksızın ağlamak isteyen küçük kız çocuğunu saklamaya çalışmaktan öyle yorgun, öyle bitkin oluyorum ki. insanlarla dolduruyorum etrafımı, onları mutlu etmek için her şebekliği yapıyorum.. onları bir araya getirmek için çabalıyor, aralarındaki köprü oluyorum.. ama kimse yıkıldığımı görmüyor. gülüyorum, yemin ederim çok eğlendiğimi gösteriyorum ama içim çürümüş gibi.. var olmanın sancısı dinmiyor içimde. çok fazla, anlatamıyorum bunu.. hiç hayalimi yaşamadım, hiç hayalim oldu mu artık bunu bile bilmiyorum ben. düşüncelerimden ürküyorum.. arayışlarımda kayboluyorum, yolumu bulamıyorum. var olmak istemiyorum. ilgi ve sevgi arayan o küçük kız çocuğunu içimde öldürmek istiyorum, öldüremiyorum. mutsuzken gülmek istemiyorum, gizlemek istemiyorum içimin çığlıklarını, yapamıyorum. ben çok güçsüz hissediyorum.. var olmanın sancısını içimden söküp atamıyorum. çoğu insana göre çok güzel bir hayatım olduğunun bilincinde ve şükründeyim ama ben içimdeki bu hissi sonlandıramıyorum.. çok hissetmenin lanetini yaşıyor gibiyim. ben var olmanın, başlı başına başıma yıkılmasına katlanamıyorum. ama gülüyorum, mutlu da oluyorum küçücük şeylerden, gerçekten nefes alıyorum ara ara.. ama içimde hıçkırıklarını tutan küçük kız çocuğu bana küs, bana kırgın.. onunla barışamıyorum. onunla barışmadan bu savaşı, bu gerçekten var olamama hâlini yenemeyeceğimin farkındayım.. salıncak sırası gelmeyen, elindeki dondurmayı yere düşüren, sesi işitilen bir evde büyüyemeyen o küçük kızın bana olan öfkesini dindiremiyorum.. kendime olan bu sevgisizliğimi sonlandıramıyorum.. bunca hüznün içinde, akmayan yaşımın açtığı baş ağrısına da artık katlanamıyorum. yazmayınca deliren aklıma, susmayan seslerime, aynı şarkıları durmadan dinlemeye, kendime, gülüşüme dahi katlanamıyorum. anlatamıyorum.. ben içimde kendi kendimi bitirmiş olmanın sızısını dindiremiyorum.














