"Midesine, cinsel organına ve uykuya düşkün olanlar üç kat köledir."
Diyojen | Kinik Felsefe Fragmanları
DEAR READER
will byers stan first human second

Discoholic 🪩
sheepfilms
todays bird

titsay
Xuebing Du
Keni
Stranger Things
Acquired Stardust
h

★
Not today Justin


tannertan36
Monterey Bay Aquarium

Origami Around
tumblr dot com
Three Goblin Art
seen from Brazil
seen from United States
seen from Russia

seen from Lithuania
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Finland
seen from Germany
seen from United States

seen from Malaysia

seen from France
seen from Canada

seen from Vietnam
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Singapore
seen from United States
@sin-u-san
"Midesine, cinsel organına ve uykuya düşkün olanlar üç kat köledir."
Diyojen | Kinik Felsefe Fragmanları

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Newroz pirozbe
Ben de dedim ki:
Kardeşlerim!
Aramızdaki tek fark şu:
Benim şehrimi öyle bir öldürdüler ki, dakika bile farketmedi bunu...
Şêrko Bêkes
1975’te Türkiye’ye sığınmış Iraklı Kürt grubu.Demirel hükümetinin iade ettiği Kürtler BAAS rejimince kurşuna dizildi…..
Afganistan’da Taliban kontrolü ele geçirdi. Bu kadınlar için ölüm demek. Kadınların fotoğrafları duvarlardan siliniyor, burqa giymeleri söyleniyor, okula giden kızlar yoldan çevriliyor, bekar olan kadın ve kız çocuklarının Taliban üyeleriyle zorla evlendirilmesi düşünülüyor. FEMEN

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Zagros ve And silsilesinde şarkılara gömülenler...
üç devrimci
üç muteşem ses
üç benzer kader..
Erdewan Zaxoyî şarkılardan bir ülke kurup tekrar ülkesine armağan etmek için yola düşer, Hozan Serhad ülkesini bir klibe sığdırmak için Botan yollarına düşer ve her iki ozan daha yoldayken düşer…Yolları, yoldaşlıkları ve düşüşleri o yüzden Victor Jara’nın kendisine benzer…
Victor Jara: Gitar, Kesik Kollar ve And Dağları (devrimin sesini susturmak)
Erdewan Zaxoyî: Ud, Pasaport ve Çiyayên Metîna (devrimin sesini kaybettirmek)
Hozan Serhad: Bağlama, Bornova Durağı ve Çiyareşk (devrimin sesini çalmak)
Victor Jara’nın önce parmakları, sonra elleri ve en son sesi Pinochet’in askerleri tarafından Santiago Stadyumunda ezilerek susturulur. Erdewan Zaxoyî’nin ‘Ez dizanim’ diye inleyen sesini Saddam’ın ajanları Bağdat’ta üçüncü sınıf bir otelde kaybettirirler. Hozan Serhad’ın önce bağlaması, sonra sırt çantası en son sesi Feraşîn Yaylasında bir yüzbaşıdan ‘aferin’ almak için şehvetle kıvranan bir ‘hain kardeş’ tarafından çalınır… Bu üç adam, devrimin şarkısından çalınmış üç değerli melodiden ya da devrimin ateşten tülünden koparılmış bir tutam kızıllıktan çok daha fazlasıdır. Yarayı şarkıya, şarkıyı devrime, devrimi kendine ekleyen bir naifliğin ve kırılganlığın militanlarıdır onlar. Büyük bir ustalıkla tellere dokunan parmakları devrimin ve aşkın kızılıyla dağ-landığından yürekleri acemi titreşimlerle hep çocuk kalacak şarkılar söyletmiştir onlara…
1984 yılında Victor Jara’nın şakaklarında oynanan Rus ruletinin ve Şili Çocuk Korosundaki çocukların öğretmensiz kalışının üzerinden on bir yıl geçmiştir. Kürtler yüzyıllardır başka bir ülkeye gitmek için başka bir ülkenin başkentinden pasaport alırlar. Erdewan Zaxoyî ne pêşmerge saflarında ne de kendi ülkesinde topladığı ezgilerini bir araya getiremez ve Avrupa’ya gitmek için Bağdat’a gitmek zorunda kalır. Zaxo’ya geldiği gün sanatına ve yoluna hep yoldaşlık etmiş olan Eyaz Zaxoyî’nin zehirlenmiş cesedini gömer. Altı gün sonra Bağdat’ta bir otel odasında Kürtlerin Hîtlerê Bexdayê (Bağdat’taki Hitler) dedikleri Saddam’ın kontraları tarafından kaybettirilir.
Aynı yıllarda Türkiye’de politikanın bile a-politize olduğu, sanatın ve sözün küçülüp ufalandığı bir dönemde Unkapanı Müzik Çarşısı’nın yolunu arşınlayan ve bir süre Küçük Emrah ile aynı evi paylaşan bir çocuktur Hozan Serhad. Tam o sıralarda Koma Berxwedan büyük devrimci kalkışma için sanatın ateşten tülünü örmeye başlamıştır. 1993 yılında Tatvan’da bir tel daha koparken devrimin tülünden, o tel ‘’Mizgîna Leheng” olup on yıl sonra Hozan Serhad’ın repertuarına Unkapanı’nda değil Zağros Dağlarında dahil olur. Evdalê Zeynikê’nin torunu, Victor Jara’nın kesik kollarını ve Allende’nin göğsüne saplanan kurşunu Erdewan Zaxoyî’nin Metîna Dağlarında kalan ‘Dayika Min Xwedana Çar Dergûşa’ ezgisine eklemek için Bornova’dan Botan’a yürür…
Victor Jara’nın kolları kesilmeden önce Şili Stadyumunda söylediği “Beş bin kişiyiz / Kim bilir kaç kişidir / Bütün şehirlerde ve bütün ülkede / Tohum eken ve fabrika işleten / Yalnız burada on bin el” şarkısı Feraşîn Yaylasında Hozan Serhad’ın tamburunun teline takılıp Mehmed Uzun’un “Em pênc kes / Ew pênc hezar kes / Em pênc hezar dil / Ew pênc dil…” şiirine dönüşür. Ve nicedir sanatın devrimci tedrisatında Erdewan’ın peşine düştüğü pasaport, annesinin ona yazdığı şiire, Hozan Serhad’ın hiçbir zaman bulunamayan sırt çantası, Victor Jara’nın çocuk korosu için bestelediği söylenmemiş şarkıya karışıp durmaktadır…
Çöl ve petrol tanrılarının yirmi altı yıl yaşamasına izin verdikleri Eyaz Zaxoyî ve Erdewan Zaxoyî’ye yıllarca her anlamda yoldaşlık yapmış olan Sebah Zaxoyî bir konuşmasında: “Erdewan û Eyaz deng û gewriya xwe kiribûn lûliya tifingê û her awaz û helbest ji bo singê dagirkeran kiribûn gule” diyordu. Zaxo’da zehirlenerek öldürülen yoldaşının mezarının üstünde okuduğu şiir Erdewan’ın söylediği son şiiri oldu. Saddam’ın kontraları Bağdat’ta Erdewan’ın yaşamını çalarken tam o dönemlerde Unkapanı stüdyolarında İbrahim Tatlıses, Nuri Sesigüzel ve İzzet Altınmeşe, Erdewan’ın çoğunu pêşmerge saflarında bestelediği şarkılarına Türkçe sözler uydurup çalıyor, ‘meyhane-arabesk-müzik endüstrisi’ sofralarında zevke ve beğeniye sunuyorlardı.
Erdewan’ın Victor Jara ile devrim düetine hazırlandığı yıllarda, Süleyman Alpdoğan Patnos’ta gülen beyaz bir çocuk yüzüdür. Süleyman Alpdoğan, Murat Esen rumuzuyla Unkapanı Müzik Çarşısı‘nda ‘Gulo’ adlı kasetteki çocuk sesidir. Yıllar sonra ise Gulo, Erdewan’ın acıdan delirmiş annesidir. Hozan Serhad, iki devrimci ozanın izini sürerken ‘Hewlêr’ şarkısında bir tarafında Erdewan’ın yoldaşlarının bulunduğu “birakujî”de yoldaşlarına ağıtlar yakan o saz ve söz ustasıdır. Erdewan şarkılardan bir ülke kurup tekrar ülkesine armağan etmek için yola düşer, Serhad ülkesini bir klibe sığdırmak için Botan yollarına düşer ve her iki ozan daha yoldayken düşer… Yolları, yoldaşlıkları ve düşüşleri o yüzden Victor Jara’nın kendisine benzer…
Deleuze’nin dediği gibi, ‘Devrimin en güzel yanlarından biri de birbirini hiç görmemiş insanları akraba yapabilmesidir.’ O yüzden Hozan Serhat, Victor Jara’nın küçük kardeşi, Mizgîn’in dudaklarının ucunda asılı duran son ezgisi, Ali Temel’in kuşatılmış bir mağarada kalan son kurşununa kan-daştır. Soysal Ekinci’nin kalbi, aynı bodrum katında durana dek rutubete ve kedere yatan Mayakovski’nin kalbine yol-daştır. Dünyanın neresinde olursa olsun sesi çarmıha gerilmişlerin sesi o yüzden Sefkan ve Delîla’nın sesine öz-deştir. Kardeşleri birbirinin göğsüne namlular dayarken köhne bir otel odasında korkudan titreyen seslerin tümü o yüzden Erdewan’ın sesine sır-daştır…
SELAHADDİN BİYANÎ
özgür politika
saflar, zekiler, haydutlar, aptallar.
carlo cipolla ünlü bir italyan akademisyen ve ekonomi tarihçisidir. avrupa sanayi öncesi çağının ekonomik tarihini yazmıştır. cipolla'nın 1988’de yayınlanan "allegro ma non troppo" (hızlıca, ama fazla hızlı değil) adlı küçük kitabının ikinci bölümünde aptallığın yasalarını anlatır. bu küçük yapıt klinik araştırmaların sonuçları ve yazarın tarihi araştırmalarına dayanan ilginç bir toplumsal analizdir.
birlikte yaşamak zorunda olan insanoğlunu cipolla dört sınıfa ayırıyor: saflar, zekiler, haydutlar, aptallar.
cipolla, aptal insanlara ilişkin temel yasaları da şöyle tanımlamış
1. her zaman ve kaçınılmaz olarak, herkes aptal insanların sayısını hafife alır.
2. bir kişinin aptal olma olasılığı, o kişinin diğer özelliklerinden bağımsızdır.
3. aptal bir kişi, kendisi hiçbir kazanç elde etmeyen ve hatta muhtemelen kendisi zarara uğrarken, bir başka kişiye veya bir grup kişiye zarar veren kişidir.
4. aptal olmayan insanlar, aptal bireylerin zarar verici gücünü her zaman hafife alırlar.
5. aptal bir insan olabilecek en tehlikeli insan türüdür, dolayısıyla aptal bir insan bir yağmacıdan ve hayduttan çok daha tehlikelidir.
üçüncü yasadan da anlaşılacağı gibi, cipolla insan davranışını araştırırken göz önünde bulundurulması gereken iki faktör tanımlar:
bireyin kendisine sağladığı yararlar ve kayıplar.
bireyin başkalarına sağladığı yararlar ve kayıplar.
4 insan grubu
birinci faktörü x ekseninde, ikincisi y ekseninde olan bir grafik oluşturarak, ya kendi başına var olan ya da her birinin üyelerinden çizilen ek bir kategoriye (etkisizler) sahip dört insan grubu ortaya çıkar:
aciz insanlar: insanlar: topluma katkıda bulunur, ancak toplum tarafından (ve özellikle de haydutlar tarafından) kullanılırlar; bununla birlikte, sadece acizler ve korkaklar değil; aşırı fedakarların ve pasifistlerin, ahlaki veya etik nedenlerle bu kategoride bilinçli olarak (çaresizce değil) yer alabileceği unutulmamalıdır.
zeki insanlar: topluma katkıda bulunur ve katkılarını karşılıklı faydalara dönüştüren kişilerdir.
aptal insanlar: ne kadar çabalasalar, tüm yaptıkları hem kendilerinin hem de başkalarının çıkarlarına ters düşer.
haydutlar: toplumsal refah için net bir zarar oluştursa bile kendi çıkarlarının peşinden koşarlar.
Em cinsekî wisa ecêb in; amûr û alavên ku dê bibin sedemê qelandina koka me, em bi destê xwe çêdikin.
Carl Sagan
IŞİD süriye ve ırakın büyük bir kısmını işgal ettiğinde ,binlerce insanı öldürdü, arkeolojik kalıntıları tahrip etti ve önceki rejimlerle batı kültürünü taşıyan sembolleri yok etti.ama yerel bankalara girip üzeri Amerikan başkanlarının resimleri ve Amerika'nın siyasi ve dini ideallerini öven ingilizce sloganlarla dolu destelerce Amerikan dolarını bulunca , Amerikan emperyalizmi ni temsil eden bu sembolü ateşe vermedi .çünkü Amerikan dolarına dünyadaki tüm siyasi ve dini görüşler hürmet ediyor.
Yuval noah Hariri,21 yüzyıl için 21 ders

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Memo Mem yare
Kolan tarî û kevnare
Şevek tarî bi dizî were
Te got can li ser tenaşî rê sare
Rih sare
Can sare
Ez benî rabe sir û seqeme
Îsal ferman li me zor u kîndare.
Bi Hûrmet û Birêzdarî....🕊️🕊️🕊️
TahirElçisiz6yıl
Ahmed Arif’ soru : Niçin Kürtçe yazmiyorsunuz? Cevabı yarısı yasaklamış şarkı gibiydi -Bırakmıyorlar ki babam, yazdirmiyorlar, ama Kürtçe düşünmeyi elimden alamıyorlar, Mesela. Yakışıklı /Hafif / iyi süvari diyorum. Türkçede bir adama “Hafif” demek hakarettir Halbuki Kürtçe de “sıvık ” eline ayağına tez adamdır. “Suware sıvık ” eylem adamıdır. Urfa lı Nazif gibi… Bir an durdu ve ekledi ; Kürtçe nin en güzelini Cegerxwîn yazmış o'nu okuyun….
Eğer yıkıma hasredilmişseniz, eğer imha içgüdüsü içinizde varlığını sürdürüyorsa, bunun elinden kurtulamazsınız.
Pekala çökebiliriz.
Çöküntü de bir çözümdür.
E.M. Cioran / Fotoğraf: Jörg Heidenberger
Afgan bir grafiti sanatçısı “Tüm savaş anılarını renklerle kaplamak istiyorum” dedi. Özgürlük barış umut , kadın hakları.
Shamsia Hassani
Afganistan’da Taliban kontrolü ele geçirdi. Bu kadınlar için ölüm demek. Kadınların fotoğrafları duvarlardan siliniyor, burqa giymeleri söyleniyor, okula giden kızlar yoldan çevriliyor, bekar olan kadın ve kız çocuklarının Taliban üyeleriyle zorla evlendirilmesi düşünülüyor. FEMEN

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
“Einstein'ın tepkisi Princeton'da oldukça rahat bir yaşam sürüp kendisini çok sevdiği araştırmalarına adamak ve ara sıra birkaç dakika ara verip bir kehanette bulunmaktı. Russel'ın tepkisiyse gösterilere öncülük edip polisler tarafından götürülmek, güncel sorunlar hakkında geniş kapsamlı yazılar yazmak, savaş suçları mahkemeleri düzenlemek vb. şekillerde oldu. Sonuç? Russel o zaman da şimdi de kötülenip suçlandı, Einstein ise bir aziz olarak yüceltildi. Bu bizi şaşırtmalı mı? Hiç de değil.”
(Noam Chomsky)
Foto :Ş. Ciyager ve Naom Chomsky
Bu kuzeyin çığlığı,erguvan bir marşa
Süpürgesi olmuş,
Ve tanrı katına kadar yükselmiş;
Ya da denizin gümbürtüsünde,
Suyun çığlığı ,
Belki de bu çığlık
Bu dağların bir nalınıdır.
Bu kan mıdır yoksa,şafak mıdır dökülen
Bu ot mudur yoksa,bölünmüşlük mü;
Yeşermiş olan
Bu halkın omuzu ve kolları mıdır
Yoksa orman mı,
Rüzgarın öfkesi mi,yoksa bulutların ürpermesi mi
Bunlar ağaç mıdır,
yoksa saçları meşale olmuş kadınlar mı
Bunlar erkekler midir,
Yoksa yelleri kardan destanlarda adları anılan atlar mı
Ne destan
Ne karayel
Ne deniz
Ne de bir düş
Ya da bir film..
Bu bir depremdir,
Bunlar, bizleriz
Hep birlikte, bu kentlerin sokakları
Ve kan gölü olduk bu alanların;
Bunlar bizleriz
Ne kadar dişi yaratık varsa toprağımızda
Hepsinin bir adı var
Adları Zekiye Alkan'dır
Ve ve buralarda her erilin bir tek başı vardır
O da Musa Anter’cedir..
Şerko Bekes
Ruhu şad olsun
4 Ağustos 2013 Stokholm