Ruhumun fotoğrafı çekilirse manzara bu....#PortraitPhotography
#DeepLook
#Duygusal
#Polaroid
#Mood
#Gözler
#BlackAndWhiteVibes
Misplaced Lens Cap
Sweet Seals For You, Always
KIROKAZE
cherry valley forever

@theartofmadeline
Not today Justin
hello vonnie
occasionally subtle
𓃗

blake kathryn
d e v o n

Andulka
sheepfilms
we're not kids anymore.
Monterey Bay Aquarium
The Bowery Presents
ojovivo

Product Placement

Kiana Khansmith
seen from Saudi Arabia

seen from United States

seen from Germany
seen from T1

seen from Japan

seen from Malaysia
seen from Germany
seen from United States
seen from South Africa

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Germany

seen from Türkiye
seen from Italy
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Russia

seen from United States
@nlgnblbl
Ruhumun fotoğrafı çekilirse manzara bu....#PortraitPhotography
#DeepLook
#Duygusal
#Polaroid
#Mood
#Gözler
#BlackAndWhiteVibes

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Gitmem dedi,ilk o gitti...
Yolda yordu,yolcu da...
Ümitsizlik…
İnsanın ruhuna sessizce çöken bir sis gibi.
Önce hafif başlar, sonra ağırlaşır, sonra da nereye baksan gri bir perdeye dönüşür.
Ne eskisi gibi hareket edebilirsin, ne de geleceğe dair bir adım atacak cesaretin kalır.
İçinde bir boşluk büyür;
dolduramadığın, susturamadığın, açıklayamadığın bir boşluk.
Kimse anlamaz sandığın için susarsın.
Anlatsan da kelimeler, hissettiklerinin yarısına bile erişemez.
Bazen bir sabah uyanırsın ve hiçbir şey hissetmediğini fark edersin.
Sevinç yoktur.
Öfke yoktur.
Heyecan yoktur.
Sanki kalbinde bütün duygular aynı anda ölmüş gibidir.
Kimi gün, nedenini bile bilmeden gözlerin dolar,
kimi gün, kendine bile yabancı hissedersin.
Düşmek kolaydır…
İnsanı zorlayan, kalkmaya inanacak gücü bulamamaktır.
Ama yine de, bil ki:
Ümitsizlik, seni tanımlayan son cümle değildir.
Bir gün, hiç beklemediğin bir anda, küçücük bir şey bile
o dev karanlığa bir çizik atabilir.
Belki bir söz…
Belki bir yüz…
Belki bir sessizlik…
Ve o küçük çizik, zamanla kapı olur.
O kapı da, seni yeniden hayata çağırır.
Şimdi zorluk ağır, nefes dar, yol karanlık olabilir.
Ama unutma:
Hiçbir gece, sabah olmadan kalmaz.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
En son babamı gördüğümde, uzun zamandır sakladığım kırgınlığımı yüzümden okur gibi oldu.
Bir süre hiç konuşmadan baktı bana.
Sonra, sanki içimdeki yükleri elinin tersiyle yoklayacakmış gibi yumuşak ama şaşkın bir sesle,
‘Eski Nlgn’den eser yok… ne oldu sana?’ dedi.
O an içimde bir şey daha koptu.
Keşke anlatabilseydim…
Keşke gece boyunca uyutmayan düşünceleri, kimseye belli etmeden içimde çığlık atan yorgunluğu,
kimsenin anlamadığı suskunluklarımı bir cümleye sığdırabilseydim.
Ama sustum. Çünkü bazen insan kendini bile açıklayamazken, başkasına nasıl anlatır?
Babam bilmedi; bilmesini de istemedim.
Kırılıp toparlanmayı kendi kendime öğrenmeye çalıştım.
Güçlü durmanın aslında ne kadar yorucu olduğunu,
bazen gülümsemek için bile ne kadar savaş verdiğimi söyleyemedim.O sadece yüzümü gördü…
Ben ise kendi içimde parçalarımı toplamaya çalışıyordum.
Belki de cevap veremediğim için en doğru cevabı verdim:
Ben değişmedim baba…
Hayat değişti.
Ben de ayakta kalabilmek için sessizce başka bir Nlgn oldum.”**
Eskiden böyle değildim…
Kalbim daha hafifti, umutlarım daha gür sesliydi.
Bir bakış, bir söz, bir gülüş bile dünyamı aydınlatmaya yeterdi.
Kırılmayı bilmezdim, yorulmayı da…
Her şeyin bir şekilde düzeleceğine inanırdım.
Ama zaman…
Zaman insanın üzerinden sessizce geçip giderken
bazı şeyleri alıp götürüyor yanında.
Güvenini, cesaretini, masumiyetini…
Ve geriye, adını tam koyamadığın bir yorgunluk bırakıyor.
Şimdi içimde başka bir ben var sanki.
Daha suskun, daha temkinli, daha kırık.
Artık kolay kolay inanmaz, kolay kolay açılmaz oldum.
Gülüşlerim eskisi kadar gerçek değil,
umutlarım eskisi kadar parlak değil.
Ne oldu, nasıl oldu bilmiyorum…
Ama bir gün uyandım ve anladım ki:
Ben artık eskisi gibi değilim.
Ve belki de en çok bu değişimin
sessiz acısı yoruyor beni.
Karanlık bir gecenin en sessiz anı gibiyim…
Kimselere anlatamadığım, adı konmamış bir boşluk var içimde.
Ne gidişlerin sesi sustu, ne de kalışların izi silindi.
Her adımda biraz daha eksiliyorum, sanki içimdeki ışık ağır ağır sönüyor.
Bazen bir fotoğrafın kenarında kalıyorum,
bazen yarım kalmış bir cümlenin içinde.
Eskiden kalbimi ısıtan şeyler şimdi sadece hatırladıkça sızlıyor.
Anladım ki, hüzün öyle bir misafir ki;
kapıyı kapatsan bacadan giriyor,
gözünü kapatsan kalbinin en derin yerine çörekleniyor. Ve ben…
Yürümeye devam ediyorum,
kimsenin bilmediği bir kırıklığı içimde taşıyarak.
Ses etmeden, şikayet etmeden,
sanki tüm dünya anlamasa da
hüzünle barışmış gibi…
“Senden nefret ediyorum…
Çünkü bana en çok acıyı, en güzel günlerin içinden çıkıp verdin.
Senden nefret ediyorum; çünkü seni hayatımın merkezine koyarken, sen beni en kenara iten oldun.
Beni kırdığın yer hâlâ sızlıyor ve bu sızı her gün biraz daha büyüyor.
Senden nefret ediyorum… çünkü seninle kurduğum hayalleri tek tek kendim yıkmak zorunda kaldım.
Oysa bilirsin, ben kolay vazgeçen biri değilim.
Ama sen bana, en çok sevdiğim kişinin bile bir gün yabancı olup gidebileceğini öğrettin.
Senden nefret ediyorum; çünkü beni bu kadar güçlü olmaya mecbur bıraktın.
Kırıldığımı bile bile sessizleştin, sustukça beni bana boğdun.
Ve ben… hâlâ içimde senin bırakıp gittiğin boşluğu doldurmaya çalışıyorum.
Belki bir gün geçer, belki bir gün izlerin silinir.
Ama bugün?
Bugün sadece senden nefret ediyorum… çünkü bir zamanlar seni bu kadar çok sevmiştim.”