Beni Ankara’ya atın :(
Vaay anam vaaay bir anda karşıma çıktı. Şimdi Ankara’da olmanın şükrünü eda edelim🖤
Allahım beni istediğim şekilde Ankarama tekrar kavuştur😭🫂

bliss lane
d e v o n
Cosmic Funnies

Jar Jar Binks Fan Club
KIROKAZE

cherry valley forever

izzy's playlists!
Doug Jones
ojovivo
todays bird
Interview Vampire Daily


blake kathryn
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
YOU ARE THE REASON

❣ Chile in a Photography ❣
Color Me Curious

#extradirty

PR's Tumblrdome

seen from Croatia

seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Colombia

seen from United States

seen from Germany
seen from India
seen from United States

seen from Colombia
seen from United States

seen from Ukraine
seen from Germany
seen from Poland
seen from United States
seen from Italy
seen from Malaysia
seen from Canada

seen from Malaysia
seen from United States
@melegitani
Beni Ankara’ya atın :(
Vaay anam vaaay bir anda karşıma çıktı. Şimdi Ankara’da olmanın şükrünü eda edelim🖤
Allahım beni istediğim şekilde Ankarama tekrar kavuştur😭🫂

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Dreamy mood in the paintings by Henri Le Sidaner (French, 1862-1939)
Kendimi çok özlüyorum
Lynne Millar

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
"Kadınların hayatında evler, çocuklar, erkekler, dağınık odalar, bulaşıklar, kaynamak isteyen çorbalar, pek çok şey vardır; hepsi ilgi bekler. Bunların ortasında bazen yazmak, okumak, öğrenmek hevesi, isteği, sevinci bir sancı gibi dolanır insanın içinde."
Nezihe Meriç, Edebiyat Dünyası, TRT Arşiv
Ankara’dan ayrılalı 24 saat bile olmadı ama içim kan ağlıyor
Ankara’daki son haftam olduğuna inanamıyorum. Ana kucağım, sıcak iklimim dediğim şehir bana geniş gövdesinde bir yer açmadı. En sevdiğim şehir beni kustu, veda zamanı geldi. Bu şehir evim olacak sanmıştım, olmadı.
Victor Gabriel Gilbert (1847-1935, French) ~ Jeune femme lisant, n/d
[Source: Christie’s]
Artık bir şeyler olmalı, güzel bir şeyler

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
“kimseye bak burada bunu yaptın demek istemiyorum. ben onu fark etmeyişlerine kırgınım zaten.”
Beren Saat / Hatırla Sevgili
Bu sahne bu saflık bu coşkunluk 🫶🏻
İklimler, kıtalar aştın; yeşiller, maviler gördün haberin olmadı.
herkes o kadar güzel, o kadar yakışıklı; herkeste bir vücut, herkes ince çekilmiş yulaflı. herkesin cildi ışıl ışıl, herkes iyi giyinmeye programlı. bundan yakınmıyorum. sadece iki lafı bir araya getirebilenlerin yerini söyleyin, onlar yok bunca bunların içinde?
Bana penceresi bol bir ev gibi gelen, ışığının hayatındaki insanlara cömertçe yayıldığını sandığım insanların aslında dar, köhne dünyalarına sıkıştığından böyle bir illüzyon sergilediklerini bu aralar ne çok anladım.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
sentez
bizimki gibi travmatik toplumlarda bir güruha ait olma eğilimi çok yüksek. bu aidiyet arayışı, bireyi de keskin seçimlere yöneltiyor. bu da algının her şeyi çarpık şekilde sınıflandırmasına neden oluyor.
ilk örneği az önceki yazıda verdim: makale okuyorsanız komik video izleyemezsiniz. örnekleri çoğaltayım: makyaja düşkünseniz entelektüel ya da akademisyen olamazsınız, eskinin deyimiyle sağcıysanız soldan bir aydından beslenemezsiniz, devlet memuruysanız dünya gezgini olacak vizyonunuz yoktur çünkü sıkıcısınızdır, altmış iki yaşındaysanız saçınız mor olamaz e çünkü altmış iki yaşındasınız...
bense tam olarak bu senteze hayranlık duyuyorum. hem bilişsel hem sosyal becerileri gelişkin bu insan formuna. beklenilenin dışındakini veren, normları kendine uyarlayan bu insanlara. içi dışı ayrı keyif veren insanlara.
şimdi herkesin kafasında bu bahsettiğim senteze sahip en az bir kişi canlanmıştır. bu yazıyı okuduğunuzda iki dakika o kişiyi düşünür müsünüz? nasıl içten gülen, nasıl kendiyle ve etrafıyla barışık biri değil mi? nasıl da çıkmış toplumun emperyalistçe çizdiği doğrusal sınırlardan? nefisss!
alınganlık
alıngan insanların kendini yetiştirmediğine ve dünyasının darlığına dair inancım neredeyse tam. alınganlık, her şeyin kendiyle ilgili olduğunu zannetmektir bu da bana kişinin ne kadar benmerkezci evrede takıldığının göstergesi gibi geliyor.
ben de on altı yaşımda falan müthiş alıngan biriydim. her şeyi kendimden yola çıkarak eleştirip değiştirebildiğim için bu kadar içeriden ve net konuşabiliyorum. şimdi bana canımı acıtabilecek herhangi bir şey söylense genel olarak umurumda olmaz. çünkü beni sevdiğine inandığım kişi, onu o anlamda söylemek istememiştir. beni sevdiğine inanmadığım kişiyiyse zaten neden dert edineyim?