”Tatlım, sana diyorum ki: hakkım olup olmaması umrumda değil, Eastpoint’teyiz; hem görünüşe göre senin de bunları almak hakkın değilmiş. Eğer her eşyalarını karıştıran insana hırsız olduğunu itiraf edeceksen de seninle işimiz var.”
‘’Eh, almak hakkım değildi ama onlar da kaptıracak kadar gerizekalı olmasalarmış keşke. Benim bu durumda yapabileceğim hiçbir şey yok. Her neyse, ne istiyorsun?’’

















