sınav yapıyoruz. 3 saat resmi hakları var. sınıfın yüzde sekseni 1. saat bitmeden çıkıyor. sınav 30 dklık bir sınav. 3. saatin bitmesine 20 dk var. hala burada sınav çözmeye çalışan kişi bence sınavdan pek de bir şey beklemesin... ne diyim yani.
hello vonnie
i don't do bad sauce passes
tumblr dot com
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Cosimo Galluzzi

@theartofmadeline

Kiana Khansmith
Today's Document
One Nice Bug Per Day
Sweet Seals For You, Always

⁂

pixel skylines
Xuebing Du
sheepfilms
will byers stan first human second
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

JVL
Sade Olutola
seen from Netherlands
seen from United States
seen from Malaysia
seen from Romania

seen from Germany

seen from Australia
seen from Brazil

seen from Uzbekistan
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Indonesia
seen from United States
seen from Venezuela
seen from Ireland

seen from United Kingdom
seen from United Kingdom

seen from Chile

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Chile
@lecagot
sınav yapıyoruz. 3 saat resmi hakları var. sınıfın yüzde sekseni 1. saat bitmeden çıkıyor. sınav 30 dklık bir sınav. 3. saatin bitmesine 20 dk var. hala burada sınav çözmeye çalışan kişi bence sınavdan pek de bir şey beklemesin... ne diyim yani.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
The monstrous thing is not that men have created roses out of this dung heap, [earth,] but that, for some reason or other, they should want roses. For some reason or other, man looks for the miracle.
--- H.M.
gül güneşten perde ister arada, sever gizliden ilgiyi kendi başına. yabancısamaz yeni suyu, yalancıya ısınmaz.
hiç beklemediğim bir mesaj gördüm inbox'ımda. keşke daha önce görseydim. uzun süredir hissettiğim bazı şeyler birden gün yüzüne çıktı.
her yeni bir macerada, adı ilkokul değiştirmek, üniversite, master, amerika, akademi olsun, çok fazla insanı geride bırakıyorum (ya da bırakıyoruz). her defasında yeni bir kimlik, yeni bir utku, yeniden herkese kendimi yeniden tanıtmak.
geçenlerde fark ettim, ne yazık ki hatırlamıyorum eskiden kim olduğumu. buraya yazdıklarımı nasıl yazdığımı. ne hissettiğimi. eskiden hayatımda olan insanları bulmakta hatırlamakta çok zorlanıyorum.
bir insan kendini hatırlamadan nasıl anlayabilir o an ne hissettiğini?
fark ettim ki bir sürü şiir gibi ufak blurts var burada. hiçbirinin bir tagı yok, nerede yazdım, ne zaman yazdım hiçbir fikrim yok. açmışım burayı. yazmışım kapamışım. ara ara onlara tag koyucam sanırım. mekan tagi.
kaç senelik bu blog hatırlamıyorum. 2010den beri olması lazım. çok fazla sır var. çok fazla insana söylemediğim şey var. adımı tekrar lecagot yaptım bulunma riskine rağmen. bakalım.
çok mekan gördü benimle beraber. tekirdağ. istanbul. los angeles. berlin. göttingen. madrid. paris. dc.
ve sanırım bütün ilişkilerimin de notları var burada. bir şey öğrenmeyi reddedip yazıp unutup geçmişim. ilginç.
adı günebakan. yalnız battı gün. ve doğmasına (neden anlamıyorum ama) izin vermiyor.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
ogrenmis "cayim nerede" demeyi. deliyorum. yerim agzini
too sad to 31 be aga
cidden keyif almak icin elimden geleni yapıyorum ama çok zorluyorsunuz
bu arada monolink, tom odell, ve m83 konserlerine bilet aldım yazın tr'de olcagim icin. varsa baska gidecek olan haber etsin
yeni bir bölüme gelmenin getirdiği bir sürü yorgunluk var. bunlara aldırmadan çalışmayı sürdürebilmeyi falan çok isterdim, ama pek mümkün bırakmıyor insanlar. etraflıca düşünülmesi gereken bir sürü dinamik oluyor.
buraya geldiğimden beri en aktif çalıştığım dönem springbreak oldu. insanların sosyal beceriksizliği ve bu beceriksizliklerin senin hayatında yarattığı dandik gerilimler bayağı rahatsız edici.
over-achievers ve onların kompleksleri. sürekli her şeyden şikayet eden insanlar ve onları dinlemenin yükü. insan exclude etmenin social credit yaratamayacağını düşünen insanlar. sadece bir kişiyle sosyalleşerek her ortamı iki gruba bölen parazitler. bunların etrafında barınmak, çalışmak, ortak bi iş yapmak, gerçekten çok zor.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
arada sırada buraya gelmek istiyorum aslında ama sonra bir sürü anı beraberinde geliyor, baya garip
yalancı. kronik yalancı.
çok doğru ama nerden çıktı acaba
çok komik, liseden bi kız vardı, gelmişti, beraber taksime falan gitmiş, gezniştik. sonra bize gelmişti. üstümüzü çıkarıp sarılıp uyumuştuk. bi hafta öyle geçmişti. o zaman çok güzel gelmişti. belki benden bir hareket bekliyordu. belki bişi yapmadığım için kötü hissetti. ama şimdi bile o bir haftayı düşününce çok mutlu oluyorum.
bir gece uzun siyah bir elbise giymişti ve dışarı çıkmıştık. gördüğüm en güzel kadındı. çok özledim.
> şimdi çekyadaki ofisimde oturuyorum.
> çok tatlı iki insanla tanıştım. biri maria diğeri lucie. neleri varsa benle paylaşıyorlar. vakit falan da geçiriyoruz beraber daha az yalnız hissediyorum.
> ilk geldiğim hafta 4 gün evden çıkmamıştım :D
> maria daha önce buraya benim gibi bi dönemlik gelmiş. sonra da phd öğrencisi olarak gelmiş.
> galiba beni de aynı şekilde görüyorlar. ama ben buraya phdye gelmek istemiyorum.
> bugün eve gidip yemek hazırlamak istiyorum. okula falan bulgur getiriyorum güzel oluyo. bulgurla beraber ne güzel olur onu düşünüyorum.
çekyadayım 3 ay
mutluyum. okuldaki bütün salakça şeylerden uzaklaştım. araştırmaya ve öğrenmeye odaklanabiliyorum.
aslında odaklanamıyorum.
hayatımda neden kimseyle gerçekten yakın olmamam gerektiğini unutmuşum. birini ne kadar seversem ne kadar yakın hissedersem hissedeyim.
başkasının yaşadıkları, üzüldüğü şeyler, endişeleri bana çok ağır geliyor. çok ağır ve sinir bozucu geliyor.
başka birinin dertleriyle uğraşmak beni çok yoruyor ve bundan nefret ediyorum.
gerek benim yüzümden derdi olsun, gerek etrafındaki insanlar yüzünden derdi olsun.
çok sevdiğim bir insan var. çok seviyorum ama. kendimi çook yakın hissediyorum ona. hayatımda bu kadar yakın hissettiğim hiçbir insan yaratığı olmamıştı hayatımda. bu arkadaşımın dertleri beni mahvediyor. öldürüyor. onun üzüntüleriyle uğraşmak beni mahvediyor. ve bazen o kadar hiçbir şeyi kabul etmiyor ki. hiç bir şeyi. kendi miserable düşüncelerinde boğulmak istiyor. ne yaparsan yap çıkmıyor. ve bu kadar nazlı bir insanı ben kaldıramıyorum. nefret ediyorum bu durumdan ama ona olan yakınlığım ve onu kaybetmeme isteğim kendime zarar vermeme yol açıyor.
bıktım. sadece. burayı kimse okumuyo. ama bıktım işte buraya not düşülsün.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
şey tip insanlar var ya,
etrafındakileri sevmeyen, her fırsatta laf sokan, canı sıkılınca konuşmayıp herkesten uzaklaşan
ama
yalnız kalmak istemeyen, yalnız kalınca üzülen, yalnız kalmamak için ara ara insanlara iyilik yapan tipler.
ben de onlardan biriyim ve bu durumdan mutlu değilim. o yüzden az az görüştüğüm, sirkülasyon içerisinde olan ve birbirimize çok maruz kalmadığımız bir arkadaş çevresi oluşturmaya çalışıyorum ki,
ne birileriyle yakın arkadaş olup beklentim olsun, ne çok görüp bıkayım, ne laf etmeye fırsatım olsun, ne de yalnız kalayım.
sevgiler, utku
Zamanda Yolculuk Avı
`Tebrikler Erol!” Bir el uzandı, Erol’un soğuk titreyen ellerini kavradı ve sıktı, nasıl sıkılması gerekiyorsa öyle. Beraber kameraya poz verdiler, ışık patladı.
“Teşekkürler,” dedi Erol. Yüzünde hala her şeyin bir rüya olduğunu düşündüğünü gösteren bir ifade vardı. Etrafında arı kovanı gibi koşuşturuyordu insanlar, fotoğraf, kamera, mikrofon, test, test, 1, 2. Kimisi suratına bakıyor, kimisi havaya gülümsüyor, kimisi onun için mutluydu. Kimisi ise kalabalığın aksine biraz daha değişik bakıyorlardı Erol’a.
Etraftaki ekip hazır olduklarının işaretini verdi. Giyimi kuşamı yerinde bir adam Erol’u sahnenin ortasına davet etti. Arkasında yeşilden bir perde vardı. Sağına, elinde kocaman bir çek taşıyan bir kadın geldi. Onlarca sıfır, peş peşe... Erol böyle bir şeyin mümkün olabileceğine hiç ihtimal vermemişti.
Fotoğraflar tekrar çekildi, gerektiğinden çok daha fazla fotoğraf. Birkaç evrak dolduruldu. Birkaç imza, banka bilgileri dolduruldu. Şakayla karışık “Aman bankalar yemesin paranı,” lafları eşlik etti. Erol’un aklında ise tek bir şey vardı, bir an önce evine gitmek.
O kocaman çek’i hatıra olarak tutabileceğini söylediler. Erol onu hangi duvara asacağını biliyordu bile. Tek sorun çekin arabasına sığmayacağı gerçeğiydi... Her yolu denedi. Kapıları açık bıraktı. Olmadı. Bagajı açık bırakmayı denedi. Olmadı. Havada uçuşuyordu çekin bir kısmı. Kablo, ip mip bulsa bir yerden aslında. Bakındı etrafına, bir bakkal gördü.
Bakkalın çıkışında Erol’u takım elbiseli iki kişi karşıladı. Siyah takım elbise. Siyah gözlük. Tabii, siyah bir araba. Hava da bulutlanmıştı, ister istemez.
“Erol Körtekin mi?” diye sordu biri.
“Benim evet, ne vardı abi?”
“Bizimle gelmen gerek,” dedi diğeri.
Erol gözünün ucuyla arabasını bıraktığı yere baktı. Bir çekici arabasını çekiyordu. Çek düştü düşecek. Bakkalda 1 dakika bile harcamamıştı. Kim neden çekici çağırsın ki...
”Abi, arabamı alıyorlar, bir şuna bakayım,” diyerek onları geçmeyi denedi fakat iki adam da omuzlarından tutarak Erol’un geçmesine izin vermediler.
“Gelmen lazım...”
“Nası abi ya... Vergici misiniz siz, zabıta mısınız? Her şeyi ödedim abi val--”
Takım elbiseli adamlardan biri bir adım geri atıp Erol’un karnına bir yumruk geçirdi. Erol elindeki çamaşır ipini yere düşürdü, hemen ardından da kendini ipin yanında bulacaktı ki, diğer adam engel oldu.
“Erolcum, nereden geldiğini biliyoruz,” diye fısıldadı Erol’u tutan adam. Erol anlamadı tabii. Soyuluyorum galiba, o kadar fotoğraf çekilmemeliydim, diye düşündü. Neden şimdi böyle bir şey dedi ki adam ona?
Ayaklarının yere sürdüğünü hissetti. Sürükleniyordu. Bir iki saniye içerisinde bir arabanın arkasına fırlatıldı. Kapıyı üzerine sertçe kapadılar. Tekrar nefes alabilecek konuma geldiğinde kapıyı açmaya çalıştı. Beceremedi. Kitliydi. Takım elbiseli iki adam arabanın önüne oturdu. Arada camdan bir duvar vardı.
Erol sordu: “Nereye götürüyorsunuz beni abi, yapmayın”
“Geleceğe.” dedi biri.
“Ait olduğun yere,” diye ekledi diğeri.