Fai_Ryy

gracie abrams

bliss lane
noise dept.
The Bowery Presents
Doug Jones
RMH
Cookie Run:Kingdom Official!
Interview Vampire Daily
official daine visual archive
Misplaced Lens Cap

if i look back, i am lost

#extradirty
Jules of Nature
$LAYYYTER
he wasn't even looking at me and he found me

Origami Around
Sade Olutola
Xuebing Du
seen from Spain
seen from United States
seen from Azerbaijan
seen from United States
seen from Austria

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Ukraine
seen from India

seen from United States

seen from India

seen from United States
seen from Thailand

seen from Türkiye
@kya-dlr

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Biliyorum konuşacak bir şeyimiz kalmadı, paylaşacak hiçbir şeyimiz yok. Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum… Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım. Sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum. Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda. Bir ihtimal gelişine sığındığımı fark ettiysem de, engel olamadım gurursuz ama umutlu hasretine… Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum, imkânsız olan her rüyaya inanasım geliyor. Bir çocuk gibi, isteklerimi bastıramıyorum. Çalmayan telefonuma elim gidiyor, sana hâlâ bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum… Bende olan seni hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de; sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum. İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum. Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her yanımı. Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında. Isınabilmek için onlara sarılıyorum. Anlamsız ve cevapsız sorular hınzırca sırıtıyor, ben görmemeye çalışıyorum. Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı. Gözlerini aç desem kapatacaksın ama kapatma gözlerini. Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım falıma. Gözlerimi gelişlere verdim. Gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş, itiraf etti sonunda… Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil… Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı. Kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup, ısıtacaktım yüreğini. Sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi. Dokunacaktım, sarılacaktım. Ama gelmedin, gelemezdin. Belki de gelmeye hiç niyetin yoktu aslında… Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyorum. Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor. Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana. Her şarkıda sen varsın. Her yerde, her gördüğüm insanda, denizde, gecede, uykumda… Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi? Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda değilsin ki? Gözyaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana… Gittin. Belki de hiç gelmemiştin, ben geldiğini sandım… Ayak uyduramadım yorgunluğuna. Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım. Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın; dokunuşlarında kendini bulan… Ama en çok da imkânsızın oldum. Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum. İnanamadığın, Yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum. Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum. Sessizce boşalan gözyaşların, birikmişliğin oldum. Yüreğindeki kadın ben olmak isterken, yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı oldum. Hak etmediklerin, artık yeter dediklerin ve her şeyin olmak isterken hiçbir şeyin oldum. Söylesene, ben gerçekten senin neyin oldum? Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim… Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim? Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda sadece, bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen aşk. Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini, öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum. Seni hâlâ benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum. Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi. Suskunluğun en büyük silahındı, suskunluğunla vurdun beni. Unutulmak… Söylesene, unutulmak kime yakışıyor? Unutan sen olsan da, sana bile yakışmıyor. Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu. Unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor… Görüyorsun işte, sana ihanet etmiyorum benim kırgınlığım aşka. Sen üstüne alındın.
Biliyor musun, en çok da geceleri seninle konuşuyorum. Belki de karanlığın beni daha iyi sakladığından olsa gerek. Seninle ilgili ne hissediyorsam, ne düşlüyorsam… Hatta hayatımda seninle ilgili ne kadar bilinmeyen varsa, anlatıyorum kendime… Böylece sen hayallerime ulaşamıyorsun. Böylece yüreğimdeki boşluk büyümüyor. Öylesine değişik bir duygu ki bu. Öylesine karışık. Yine de en iyi sen anlarsın beni. Çünkü sen her zaman çok farklıydın. Çok duygusal, sevgi dolu, öylesine içten, ne istediğini bilen… Yine de korktum senden. Sana daha fazla bağlanmaktan korktum. O cennete açılan gözlerinde tutuklu kalmaktan korktum. Özgürce uçamamaktan korktum sevgilim. Hani demiştim ya sana,”av görünümlü avcısın” diye. Belki de sana av olmaktan korktum. Öylesine farklı bir dünya var ki içinde… Öylesine bakir, öylesine yaşanılası. Üstelik de öylesine sessiz, huzur dolu bir dünyan var ki; bu dünyayı kirletmek istemiyorum. Rengarenk çiçeklerini koparmak istemiyorum. Huzurun yerine fırtınalar ekmek istemiyorum. Senin de benim gibi karanlık dehlizlerde yürümeni istemiyorum. Ben senin yüzündeki gülümsemeyi silmek istemiyorum. Sen ne kadar farkındasın, bilmiyorum. Ama ben senin üzerine yalnızlık kokusu serptiğimi düşünüyorum. Çünkü o kadar aşinayım ki bu kokuya… Nerede olsa tanırım. Öylesine dağıldım ki… Öylesine yorgun hissediyorum ki kendimi. Oysa karşında dimdik durabilmeyi ne kadar çok isterdim. Öyle zoruma gidiyor ki seni bu dünyada tek başına kalmanı izlemek…O kadar canımı yakıyor ki, yakarışların… Biliyorum, anlamsız bir dürüstlük perdesi ardına gizlendiğimi. Biliyorum, bu davranışımla ikimizi de soluksuz bıraktığımı. Ama ilk defa biri senin iyiliğin için seni terk edeceğini söylüyor. İlk defa biri o güzel hayallerine karasını bulaştırmaktan kaçınıyor. İlk defa biri sana daha fazla zarar vermeden, kendi karanlığına çekilmek istiyor. Ne garip bir düşünce, değil mi… Oysa her şey ne güzel başlamıştı. Ne kadar da heyecanlıydık. Ne kadar da coşkuyla dökülürdü sözlerimiz… Kontrolünü kaybetmeni hiç istemedim. Ama önce kontrolünü kaybeden ben oldum. Şimdi de seni kaybediyorum. Öyle bir yola çıktık ki seninle; daha önce kimselerin geçmediği, kimselerin görmediği. Öyle bir davranış sergiledik ki seninle, daha önce yaşanmamış. Öyle sözler söyledik ki birbirimize, hiç söylenmemiş. Bunu o kadar da kısa zamanda yaptık ki… Belki de tüm heyecanımı tükettim ben. İçimde giderek büyüyen boşluk o kadar acı veriyor ki bana… O boşlukta kaybolduğumu düşünüyorum. O boşluk beni sevgisizliğe itiyor. O boşluk beni senden koparıyor. Bu yüzden seni değil, kendimi cezalandırıyorum. Bu yüzden, en çok da kendimi yalnız bırakıyorum. Seni unutmam mümkün değil, inan. Ama ben yine de geldiğim yere geri dönüyorum. Bu yaptığımın hayatımdaki en büyük aptallık olduğunu biliyorum. Kısa zaman sonra dipsiz bir kuyuda debeleneceğimi de… Seni de kendi yalnızlığıma sürüklemek istemiyorum. Seni daha fazla mutsuz etmek istemiyorum sevgilim… Şimdiden gittiğim her yere götürüyorum seni. El ele… Bazen de kolumdasın. Her yalnız anımda, yanımda. Üstelik de gece gündüz özlüyorum seni. Ne kadar kurtulmak istesem de senden, kurtulamıyorum. Ne olur, sen de yardım et bana… Yüreğinin kapılarını aç da gideyim. Bırak beni gideyim.
Ağzınızdan kelimelerin çıkmasına gerek yok. Bakışlarınız bile rahatsız ediyor. Kendimi yargıladığımız yetmezmiş gibi anlamsız yargılarınızla daha çok yükleniyorsunuz. Yıkılana kadar paramparça olana kadar uğraşıyorsunuz.
Taşı sulayıp çiçek açmasını beklemişim.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
“Hikayenin sonunda aşkından ölen Piraye, sevdasından öldüğü Nazım'ın bile hatırında kalmıyor. Bu dünyadan güzel şeyler bekleme.”
İntihar etmeyi beceremeyen insanların yüzlerine iyi bak. Sürekli bir telaş içindedirler, kuytu bir yer ararlar ölmek için. İstediği ortamı bulduklarında ise oturup bileklerini kesmek yerine saatlerce ağlarlar. Bunu neden yaparlar biliyor musun; çünkü ölmek için önce yaşıyor olman lazım, bunu anlamışlardır artık…
İntihar etmeyi beceremeyen insanların yüzlerine iyi bak. Sürekli bir telaş içindedirler, kuytu bir yer ararlar ölmek için. İstediği ortamı bulduklarında ise oturup bileklerini kesmek yerine saatlerce ağlarlar. Bunu neden yaparlar biliyor musun; çünkü ölmek için önce yaşıyor olman lazım, bunu anlamışlardır artık…
Mükemmel bir hayat istediğimiz yok. Dürüst insanlar, samimi selamlar ve içten gülümsemeler olsun yeter.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
“Tahammül sınırım çoktan aşıldığından beri insanlarla daha az görüşmeye, hislerimi açmamaya ve tuğla tuğla duvar örmeye başladım. Beni sıkıntıya sokacak insanları ve durumları elimin tersiyle ittim, pişman değilim.”
“Varlığı büyük boşlukları dolduracak mahiyette değildi; fakat yokluğu müthişti…”
—
Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali
(via alwaysfight4hope)
Haklı olduğumuz konuda tepki verirken bile “acaba çok mu üstüne gittim” diye düşünüp yumuşayan kerizler olarak bizi daha çok üzerler.
“biriyle savaşın bittiğinde, ona dair umudun da biter.”
Şimdi mesela birisi olsa çok sevsem, saat zaten gecenin bilmem kaçı. Yanımda olmasa da görüntülü ararım mesela daha önceden, uyuyuşunu izlerim abi, nefes alışverişini, çünkü hayatta olması bile huzur verir yani anlatabildim mi.. Döner arada, üstü açılır mesela uyarırım: kalk, üşütme derim, hasta olacaksın, uyanmazsa da dua ederim hasta olmasın diye. Uyuyakalırım sonra belki çok yorulmuşumdur. Sabah bi ses duyarsın hadi uyann, yanağına bi öpücük kondurur taa uzaklardan ama hissedersin, çünkü seviyorsundur deliler gibi ve onun da seni sevdiğini biliyorsundur. Ne bileyim ilginç duygular, güzel olurdu elbet ama baksanıza bütün bu hayalin içinde bile sevgi belirtisi olan bir tek kelime kullanamadım, hepimizin sevdiklerine kavuşması dileğiyle…

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Yemin ederim her şey kendimi sevmeye başlayınca geçti, kendimi kabullendim insanım güzel veya çirkin, kimseye kendimi kabul ettirmek için yaratılmadım, tek dileğim kimseyi haksız yere kırmadan yaşayıp ölmek, siz de beni seversiniz veya sevmezsiniz inanın artık benim sorunum değil.
Sürekli bir depresyon içinde değilim, sürekli somurtmuyorum. Sadece gerçeklerin farkındayım ve bu beni duygusuz birisi yapıyor.