Yine Günlerden Yolsuzluk...
17 Aralık günü ile başlayan bir süreçten geçiyoruz. Bir sürü ses kaydı, görüntüler, ayakkabı kutuları, yerleri değişen savcılar, polisler, memurlar vb. Bunların hepsi şu ana kadar Türkiye gündemini meşgul etti ve daha da edecekmiş gibi görünüyor.
Belli bir grup şiddetle yolsuzluk yapıldığına ve Başbakanın bunun başında olduğuna inanıyor. Diğer bir grupta şiddetle Başbakanın yanında yer aldığını ifade ediyor. Peki kim haklı? Ya da bu halk kimin yanında duracak cemaat mi hükümet mi?
Bunca kaset, görüntü, ses kaydı varken ve 24 Şubat gecesi çıkan Başbakan ile Bilal Erdoğan arasındaki ses kaydı ortaya çıkmışken söylenecek tek söz var. Kimsenin yanında değiliz. Sadece artık birilerinin hırsızlık yapmasına göz yummayalım yeter. Ülke olarak vizyonumuz muasır medeniyetler seviyesi fakat zihniyet hala çalsın ama iş yapsın. Bu zihniyet ile gideceğimiz bir nokta yok.
Burada devreye giren bir soru var. Bunlar gitsin peki ama kim gelsin? CHP'mi, MHP'mi (BDP diyemiyorum çünkü ülkesine kurşun sıkan bir örgütün hiçbir yerde işi yok). Peki başka bir partiyi denemeyi düşünmez miyiz? Belki onlardan biri daha iyi olacak. Belki muhalefet dışında başka bir parti gerçekten bizi anlatacak. Bizi soyana verdiğimiz desteği biraz da muhalefete vermiş olsaydık eminim ki ülke daha da farklı yerlere gelirdi.
Farklı olana da şans vermek gerekir...










