100 posts!

❣ Chile in a Photography ❣
Keni

JVL
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Three Goblin Art

Product Placement
art blog(derogatory)
noise dept.
styofa doing anything
trying on a metaphor

@theartofmadeline
todays bird

tannertan36

祝日 / Permanent Vacation
Cosmic Funnies

Kiana Khansmith
Misplaced Lens Cap
Show & Tell

★
Stranger Things
seen from United States
seen from United States

seen from Poland
seen from United States
seen from United States

seen from Switzerland
seen from United States
seen from Hungary
seen from United States
seen from United States

seen from Canada

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Japan
seen from Spain

seen from Malaysia
seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Malaysia
@gece533gece
100 posts!

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
God I need an ass fucking like this
😍😍😍 please fuck my ass like this!
Sixty Nine Club
Playing with it for you, what would you do to it? 😈🍆

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Almanya Bremen’den selam Böyle yemek isteyen bayanlar varmı tanışalım evli bekar dul fark etmez herşey gizlilik içinde olacaktır ..
Kendine güvenen ve ciddi olan özelden yazsın
Çingeneyi Zorla Siktim
merhaba ben 44 yaşında biriyim ismim R.K bir gün evimde oturuken bir çingene geldi yalnızdım evde kimse yok bir kaç gündür abaza abaza dolaşıyordum kapı çalındı baktım kapının meerceğinden bir çingene kız derhal pantalonu çıkardım ve kapıyı öylece açtım şotlu olarak çingene kapıyı açar açmaz amca be bana biraz hayır versene dedi bende onu inceleyerek geç içeri al dedim köpek bana bir kötülük düşünmüyorsun değilmi dedi bende yok ya nerde dedim kız evliymiş daha yaşı 18 falan bana göre bana bak bana bişey yaparsan seni haydara derim valla götüne kazığı sokar dedi bende yok ya sana bişey etmeyeceğim hadi geç içeri dolapta malzemeler var kötü olmadan sen onları al dedim ve çingene kadın içeriye aldım sikecem ama zor olacak diye düşündüm
dolabı açtı bak meyvelerden falan ne varsa seç dedim bu arada götüne ayağımla dokundum derhal zıpladı ağzına sıçtığımızın herifi sen beni sikeceksin dedi bende ya bilmiyerek oldu dedim ama dolaptanda ayrılamıyordu derken dolapta sana yağ zeytin peynir meyve ne varsa poşetine koyuyordu aklıma geldi uyarıcı damla vardı onu limonatanın içine koydum ve bir bana birde kendine doldurdum iç diye ikram ettim valla senden hoşlanmadım sen bunu bende onu içeyim diye benim limonatayı aldı elimden ve bir seferde derhal içiti derken hadi bir daha iç dedim biraz daha ekledim uyarıcı damladan onuda bir seferde içti bir atı iştaha getirecek kadar içimişti etkisini göstermesi için duğa ediyodum hela nerde dedi bende bir dakika dedim ve suyu derhal vanadan kestim bir ibrik su koydum ve damlayı tekrar suya ek ettim çingene kadın bana sebep derhal girmeme müsade etmedin dedi bende sular kesik sana su koydum dedim ve razı oldu hoşşşşşşşşşşşşşş diye sesini dinleye dinleye işemesini izledim sonra suyu dökündü ve çıktı artık tamam herhalde dedim ama tekrar bakışlarından anlıyordum bişey yoktu ve tamam dedi dolabı hep boşaltmıştı
ben bu sefer sana elbiselerden vereyim dedim ve gardolabın önüne geldik elbiseleri seçerken konuşuyorduk evlimisin dedim evet dedi kız daha sen nesinki dedim oda evliyim ya dedi bu arada amcığını kaşımaya başladı gözlerinden anlıyordum artık uyarılmıştı ama tam olarak etkisini daha göstermemişti tekrar amcığını şalvarının uzerinden kaşıdı tamam herhalde dedim tekrar götüne bir dokunuş kondurdum bana ağzına sıçarım senin dedi bende artık iyice azmıştım kız bunda ne var şunu yiyeceksin bir sefer sana 100 YTL parada veririm dedim kız bir baktı yarrağa canıda gidiyor ama yinede yok diyor bana küfürler ediyordu artık gözlerinden belli oluyordu bende oyarılmıştım oda bende daha çok içimiş ve amcığına sürmüştü uyarıcılardan başkası olsa derhal altıma yatardı ama kız inat etmişti bir defa yarrağıma baktı anam bu ne haydarınkine kurban oluyum git sen eşek sik dedi ama gözünü ayıramıyordu zaten küçük tefek bişeydi zorlada olsa sikecektim ama gönlü olsun diye bekliyordum niye kız bayramınki ufakmı dedim köpek kudurmuşsun sen valla onun yarısı kadar yok dedi kocan kaç yaşında dedim oda benim kadar dedi nasıl evlendiniz diye sordum ya şunu şortuyun içine koy bak ağzına sıçarım dedi bende canınmı çekti kız dedim bana bakarak sen bana bişey içirdin değilmi dedi bende evet dedim kötü bişey değil uyarıcı ilaç dedim oda neki dedi bende seni iştaha getirmek için dedim oda yinede ağzına sıçacam vermiyeceğim sana dedi
bende valla benimkini okşayarak isteyerek olmazsa zorla tekrar seni sikerim gel şunu beraber tadını çıkarara çıkara yapalım dedim ama hiç oralı olmadı artık elbiseleride almış gitmek istiyordu bende arkasından sarıldım ve doğru yatağa götürdüm kızın tumanını çıkardığımda görünüm kötüydü altına sıçmıştı bile bende bolca peçete getirdim sildim ve tumanını çıkardım valla ben onu yiyemem dedi bende sen sesini çıkarma istediğin kadarını sokarım dedim baktım kız inatlaştı bende onu karyolaya bağladım ellerini ve ayağının birini şorto aşağı indirdiğimde kız altına sıçmaya devam ediyordu baktım valla ne yaparsan yap seni sikeceğim dedim bağırısan senin ağzınıda bağlarım ha ona göre dedim çırpınıyordu ama nafile bacağının birini kaldırdım ıtır beni tamamen cez bediyordu ve benim sallamayı amına dayadım hadi bak zorla olmasın şunu karşılıklı yapalım dedim tekrar götünü sallıyor baktım zaten 40 kg ancak gelir bir kız benim yarrağın önünde ufacık kalıyordu ve boklu amına yarrağımı dayadım olanca hızımla amına girdim kız hhhhhhhhhhhhhhhhhhıııııııııımmmmmmmmmmmmmmmmmmkkkk kkkkkk diye bir ses çıkardı ve lokmalar buğazına durmuş gibi yutkunuyordu gözlerinden yaşlar geliyordu baktım çektiğimde kızın amcığından kan gelmşişti kendini kasıyordu zor girdiğinden dedim ve tekrar amına olanca hızımla tekrar daldım kız altımda baygınlık geçirmişti ve bir kaçdefa köklememden sonra içine hışımla boşaldım baygındı kucağıma aldım ve banyoya götürdüm kanlı ve pisik içinde olan amcığını ve götünü poposunu yıkadım
benim sallamayıda yıkadım ve yatağa getirdim vaktim çoktu biraz sonra uyandı ve ne olur beni bırak gideyim dedi bende birde gönüllü ver sonra serbestsin dedim tekrar yok dedi ve ıkınmaya başladı bende tekrar bacak arasına geçtim ve yarrağı amına sürmeye başladım hadi tekrar sıçta bu sefer onun geldiği yeri sikeyimde gör dedim artık götünde bişey kalmamış olacakki ıkındı ama bişey çıkaramadı bende amına biraz biraz girmeye başladım ne olur beni öldürdün bayrama ben ne derim akşama amı görünce ne diyeceğim dedi bende ne dersen de amına soktuğum isteyerek versene sende dedim kız yok diyor başşka bişey demiyordu bende tekrar kızgınlıkla amına sonuna kadar kökledim kız aaaaaahhhhhhhhhhhhhhhhh aaaaaannnnaaammmmmmm diye çığlık etti ama sonuna kadar kitledim ve dudaklarından sarıldım kafasını oyana bu yana çeviriyor razı olmuyordu sonra derinlerden çıkıp tekrar amına dalıyordum baktım artık gevşemiş gözlerime bakıyordu bu kadar uyarıcı aldığı halde kız kudurması gerekirken hala direnmesi bana garip geliyordu zaten artık bacağının birini çözdün derken kollarının biriniçözdün ve tamam dedi artık yapacağım bayramında ağzına sıçayım dedi ve çöz tam olarak sikişelim dedi bende tamam dedim kız serbest kalınca tekrar kaçmaya çalıştı
senin amına götüne şimdi kodum dedim ve bunu karyolaya yüz üstü yatırdım ve bağladım bu sefer senin götünden sikeceğim dedim kız artık küfrü bırakmış yalvarıyordu bede isteklice ver boşuna yalvarma dedim bunun indireceksin bu gün dedim valla yiyemiyorum ya anlasana amım dağıldı zaten dedi kanatmışsın ben ne yapacam ne olursun falan gibi yalvarıyordu bende sen yalvardıkça benim sallama dahada kuduryor dedim götünü krem getirdim yarrağıma ve götünü tamamen kremledim artık bal kutusuna koymaya sıra gelmişti götüne yarrağımı dayadım kız anında devinim etmeye başladı bende altına birde kırlet koydum kıpırdayacak hali kalmamıştı ve götüne santim santim girmeye başladım anam diye inliyordu hoşuna gidiyor ama yinede direniyordu o kıpraştıkça benim yarrak biraz daha daha girmeye başlamıştı anladı artık kıpırdamıyordu kafi sokma ne olursun beynim zoklamaya başladı dedi bende tamam bu kadardan çok sokmayacağım dedim ve aynı ayrda sokmaya ve çıkarmaya başladım biraz siktikten sonra baktım götünü yukarı kaldırmaya başladı ve kasları gevşemişti tamam dedim ama çözmedim ve aynı ayarda girip çıkmaya başladım biraz sonra kasılmaya başladı ve bağıra bağıra orgazm oluyrodu bende bundan haz alarak derine inmeye başladım ve içine bir vulkan gibi patlamaya başladım biraz bekledik bak sende hoşlandın dedim ne yapayım ya beni kuduttun dedi hadi çözeyim seni birde beraber yapalım dedim tamam dedi çözmeden hazırladığım limonatayı aldım geldim boğazım kurumuştu
yine ilaç varmı içinde dedi bende evet dedim çöz beni hadi artık bende isteyerek verecem dedi bende eğer bir daha bişey yaparsan seni bu sefer gebetirim dedim tehdit ettim ant falan etti çözdüm beni banyoya götür dedi bende beraber şufbenin altına girdik ufacık bedenini elimle yıkadım bende yıkandım allah allah bayramınki valla bunun ölüsü kadar bile yok diyordu eliyle dokunmasıyla tekrar benimki ayaklanmıştı al ağzına dedim bir taraftanda kafasını ısırır dıye saçından tutum ve boynunu kırarım bak dedim tamam dedi ve vakkum gibi kafasını ememye başladı usataca emiyordu ama ağzına kafası zor giriyordu küçücük ağzına kucağıma aldım yatağa gittik ben yattaım ona üzerine çık dedim kız yarrağın üzerine santim santim oturmaya başladı ben kendi haline bırakmış ufacık memleriyle oynuyordum biraz soktu yarıya kadar ancak girmişti bana hepsini soktunmuyudu dedi bende evet dedim ve zorlamaya başladı bence midesine kadar geliyordu yarrak ama zorluoydu ve tekrar kasılmalar başladı bağıra bağıra gelmeye beşlemişti
benim keyfime deiyecek yoktu anında altıma aldım bir bayanın orgazmı yaşarken amına sokmaktan güzel bişey yoktur derhal yarrağı amcığına sokmaya başladım ama kıvranıyor ne olur dur biraz diye inliyordu bende hadi yalvar sokmayayım diye söyülüyordum ne desem yapacak durumda idi bende patlamak üzerydimki ani içinden yarrağımı çıkardı şlllooop diye bir ses geldi bende hadi öyleyse dedim ve ağzına dayadım yarrağı saçından kavradım dudaklarını açtım istemiyordu ama ben zorla ağızana boşaldım dudakları yüzü bütün menimle dolumuştu elimle dudaklarına sürdüm yalattım ve yarrağımı ağzına verdim vakkum gibi emiyordu sonra bir süre yattakta dinledik ve banyo yaptık bana artık haydarinkinden nasıl beğeni alacağım dedi bende istediğin vakit gel sana en güzel anları yaşatırım benim küçük dilberim dedim dodaklarıma bir öpcük kondurdu ve poşetlerini aldı uğrladım.
KARINIZI SİKMEZSENİZ SİKERLER.
Merhaba. Adım Yüksel. 23 yaşında, 1.60 boyunda bir kadınım. Evliyim ve bu evlilikten bir çocuğum var. Kocamla evliliğimiz kötü gidiyor ve uzun zamandır seks yapmıyoruz. Ondan boşanmak istiyorum, ama çocuğumuz daha küçük olduğu için evliliğime devam ediyorum. Aynı evin içinde yaşayan iki yabancı gibiyiz.
Başlarda her şey çok güzeldi, severek evlenmiştik. Ama ben hamile kaldıktan sonra kocam bana elini sürmemeye başladı. Çocuk doğduktan sonra da bu böyle devam etti. Başka kadınlarla ilişkisi olduğunu düşünüyorum, ama sesimi çıkarmıyorum.
Çünkü sexy bir kadın olduğumu herkes söylüyordu. Sokağa çıkınca erkeklerin gözlerini benden alamadıklarını görüyordum. Özellikle iri göğüslerim ve dolgun popom çok dikkat çekiyordu.
Kocam sürekli iş gezilerinde olduğu için geceler hep yalnızdım ve resmen sekse susamıştım. İnternetten porno izleyip kendimi tatmin etmeye çalışıyordum.
Sonraları kendime bir tane vibratör sipariş ettim. Yalnız gecelerimde tek sikicim vibratörümdü. Ama tahmin edebileceğiniz üzere gerçek bir yarağın yerini tutmuyordu.
Ben de çalışıyordum, büyük bir ihracat şirketinde yurt dışına giden ürünlerin manifestolarını kontrol ediyordum. İşe giderken çocuğu anneme bırakıyordum. Sosyal biri olduğumdan şirketteki tüm bölümlerde tanığım insanlar vardı.
Birkaç haftadır muhasebe bölümünde işe yeni başlayan genç bir erkek dikkatimi çekiyordu. Dikkatimi çekmesinin sebebi yakışıklı ve sakin biri olmasıydı. Fiziğine dikkat ettiği çok belliydi ve işe her zaman çok şık geliyordu. Sonradan bir arkadaştan isminin Selim olduğunu öğrendim.
İş yerinde çok açık giyinmeyi sevmezdim. Ama yazları sıcak olduğundan daha çok elbise giymeyi tercih ediyordum. Bir gün üzerimde popoma tam oturan diz üstü pembe çiçekli bir elbise giymiştim. Koridorda Selim'i gördüm ve göz göze geldik.
Bana bakması içimi kıpır kıpır etti. Selam verip gülümsedim. Akşam eve geldiğimde üzerimde elbisem varken Selim'in beni siktiğini düşünerek vibratörümle kendimi tatmin etmeye başladım. Bu seferki çok farklı hissettirmişti. Vibratörümü Selim'in yarağı olarak düşünüyor, amıma soktukça, "Ohhh, Selimmm, sik beni erkeğimmm!" diye usul usul inliyordum.
Orgazm olduktan sonra gerçekten Selim'le sikişmek istediğimi farkettim. Aslında sikişmek için herhangi bir erkek de olurdu. Benim için Selim'i özel kılan hiçbir sebep yoktu...
Kocamın iki haftalığına yurt dışına iş gezisine gideceğini öğrendiğimde nedense sevindim. İki hafta evde yalnız kalacaktım. Kocamın gidişiyle birlikte çocuğumu anneme bıraktım ve işlerimin yoğunluğunu bahane ederek birkaç gün bakmasını rica ettim.
O gün işe giderken üzerime dar kesim bir gömlek giymiştim, altımda da dolgun popomu sımsıkı saran kumaş pantolon vardı. Çok sexy görünüyordum. İş yerine vardığımda arabada gömleğimin düğmelerinden birini açtım. Göğüslerim zaten gömleğin düğmelerini patlatıp dışarı çıkacak gibiydiler.
Son sevkiyatın faturalarını kontrol ettirme bahanesiyle muhasebe bölümüne gittim. İçeri girince Selim direkt göğüslerime bakmaya başlamıştı. Daha doğrusu odadaki tüm erkekler adeta röntgenimi çekmişlerdi. Ben de erkeklerin siklerinin benim için kalktığını düşününce ıslanmıstım. Erkekleri sexyliğimle etkileyebildiğimi hissetmek beni çok mutlu ediyordu. Selim'in yanına gidip faturaları masaya koydum. Dekoltemden memelerimin ve sütyenimin göründüğünden emindim. Selim'in nefesini hissedebilecek kadar yakındım. Selim faturalara baktıktan sonra başını çevirip bana baktı, ben de kafamı çevirdiğimde çok yakınlaşmıştık. Kalbim resmen yerinden çıkacak gibiydi. Faturaların kontrolünü yapıp geri verdi. Teşekkür ederek faturaları alıp kırıta kırıta odadan çıktım. Kendi bölümüme vardığımda halen heyecanım geçmemişti.
Mesai bitiminde iş yerinden çıktığımda Selim'in dışarıda sigara içtiğini gördüm. Selamlaştık. Arabası olmadığı için başka bölümden arabası olan bir arkadaşını bekliyormuş. Onu benim bırakabileceğimi söyledim. Kabul etti, beraber arabama yürüdük. Arabamla tarif ettiği yere doğru giderken havadan sudan konuştuk. Çok eğlenceli bir erkekti, uzun zamandır ilk defa biri beni bu kadar çok güldürmüştü. Sonra aklıma bir fikir geldi, Selim'i hemen evine bırakmak istemiyordum. Ona kocamın yurt dışında olduğundan yemek yapmadığımı söyleyip, "Dışarda yemek yiyelim mi?" diye sordum. Kurt gibi aç olduğunu söyledi. Aslında onu eve atıp doyurmak isterdim, ama bunun için çok erken olduğunun farkındaydım, apartmana başka bir erkekle girersem komşuların görebileceğini düşündüm.
Güzel bir restorana gittik. Rakı ve balık söyledik. Yemeğimizi yerken hayatlarımızdan bahsettik. Selim'den çok etkilenmiştim. Zeki, komik, yakışıklı, şık, tam bir beyefendi vardı karşımda ve bakışlarıyla beni arzuladığını hissedebiliyordum. Rakı kanıma karıştıkça Selim'in beni siktiğini hayal etmeye başladım, sanırım sarhoş oluyordum. Yemek bittikten sonra, hesabi ödedik ve kalktık. Bana, "Hemen eve gitmek zorunda mısın?" diye sordu. Ben de bu gece için bir planımın olmadığını söyledim. Bir eğlence mekanına gidip birer bira içebileceğimizi söyledi. Ama alkollü araba kullanmak istemiyordum, arabamı restoranın otoparkında bıraktık. Bir taksi ile dediği mekana gittik.
Mekan genelde üniversitelerin takıldığı, kalabalık ve gürültülü bir yerdi. Uzun zamandır böyle bir yere gelip eğlenmemiştim. Alkolün ve müziklerin etkisiyle dans etmeye başladım. Resmen kadınlığım aklıma gelmişti, kıvırtıyor, gülüyor, eğleniyordum. Selim sadece beni izleyip birasını içiyordu. Sonra yanıma geldi ve elini belime atıp arkama geçti, beraber dans etmeye başladık. Ben popomu Selim'in önüne dayayıp bir sağa bir sola kıvırtıyordum, sanki ona kucak dansı yapıyordum. Pantolonunun içinde kalkmış siki beni çok azdırıyordu, sırılsıklam olmuştum resmen.
Birden beni tutup çevirdi, ellerini popomun üzerine koyup dudaklarıma yapıştı. Çok şaşırmıştım, karşılık veremedim, ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Selim beni öptükten sonra kendini çekti, göz göze geldik, nasıl tepki vereceğimi görmek istemişti. Ben sadece gülümseyebildim. Ona kızmadığımı görünce iki eliyle popomu sıkıca avuçlayıp beni daha şehvetli bir şekilde öpmeye başladı. Artık ben de karşılık veriyordum. Bir süre bu şekilde öpüştük. Artık geri dönüşü yoktu, kendimi Selim'in kollarına bırakmak istiyordum, bu gece onun olacaktım...
Mekandan çıkıp bir taksiye bindik, beni kendi evine götürdü. Halen bu yaptığıma inanamıyordum, kocamı aldatacaktım, heyecandan ve azgınlıktan kendimde değildim. Eve girer girmez Selim üzerime çullandı ve beni duvara dayayarak gömleğimin önünü açtı. Sutyenimden taşan memelerimi ısırıyor, pantolonumun üzerinden amımı avuçluyordu. O kadar azmıştım ki, onu hemen ıslak amımdan içeri almak istiyordum. Dayanamıyordum artık, bacaklarım titremeye başlamıştı.
Neyse ki beni alıp yatak odasına götürdü. O kadar heyecanlıydım ki, seks ile ilgili bildiğim her şeyi unutmuştum. Ona deli gibi saldırmak istiyordum, ama aynı zamanda utanıyordum. Tutulup kalmıştım. Beni yatağa uzatıp pantolonumu ve sütyenimi çıkardı, sonra külodumu nazikçe sıyırıp çıkardı. Kendi üstündekileri de çıkardı. Kalkık siki serbest kalmıştı. Üzerime çıktı ve beni öpmeye başladı. Her yerimi öpüyor, yalıyor, bana ne kadar güzel olduğumu söylüyordu. O kadar mutluydum ki, onun altında kadın olduğumu yeniden hissediyordum. Göğüslerimden ve göbeğimden sonra amıma indi, yalayarak resmen beni perişan etmişti. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı, beni sikip amımı dağıtmasını istiyordum.
Saçlarından asılıp dilini amımdan uzaklaştırdım ve "İçime gir artık!" dedim. Doğruldu, bacaklarımın arasına yanaştı. Sikinin başını amımın dudakları arasına sürtüp, "Anlamadım, ne yapmamı istiyorsun?" dedi. "İçime girmeni istiyorum!" diye tekrarladım. Sikini amıma sürtmeye devam ederek, "Amına koymamı mı istiyorsun orospum?" dedi. Argo konuşması çok hoşuma gitmişti. Kocam bana asla böyle şeyler söylemezdi. Ben de karşılık olarak, "Koy amıma erkeğim, sik orospunu, doyur, kocamın sikmediği amımı sik, dağıt!" dedim. İçimden geldiği için söylemiştim, gerçekten orospusu olmak istiyordum bu gece.
Ben öyle deyince bu birden kökledi. Amım zaten sırılsıklamdı. İçime girdiğinde tüm bedenim sarsıldı, derin bir, "Ohhhh!" çektim. Resmen rahatlamıştım. Çıkarıp, hızla yeniden kökledi. Birkaç kez tekrarladı bu hareketi ve sonunda ritmik şekilde sikmeye başladı. Ben de bacaklarımı beline doladım, tırnaklarımı sırtına geçirdim. Üzerime kapanıp bana sımsıkı sarıldı ve sikmeye devam etti. Siki hızla amıma girip çıktıkça 'Şak, şak, şak!' diye sesler geliyor, amımdaki sular arka deliğime kadar süzülüyordu. Böyle sikilmeyi ne kadar çok özlemiştim. Ellerimi saçlarında gezdirip boynunu öpücüklere boğuyordum. Beni bu yarak hasretinden kurtardığı için ona minnettardım...
Siki amımın dibindeyken durdu ve "Çok mu hoşuna gitti seni sikmem?" dedi. Ben de, "Evet, çok hoşuma gitti erkeğim, durma, sikmeye devam et ne olursun!" dedim. Benim bunu dememle ilk yaptığındaki gibi sikini içimden çıkarıp hızla tekrar kökledi. Sonuna kadar çıktığında sikinin amımda yer yaptığını anladım, resmen içim çekiliyordu siki çıkıp girerken. Birden hızlandı, sert sert çıkıp girmeye başladı. Ben daha fazla dayanamadım, kollarını sıkarak titremeye başladım. Yaşadığım zevki anlatacak kelime yoktu. Gözlerimi açamıyordum, keyiften inliyordum erkeğimin altında. Selim de daha fazla dayanamadı. Sikini amımdan çıkarıp göbeğimin üzerime boşaldı. Oysa ki ben içime boşalmasını istiyordum, dölleriyle amımın içini sulamasını istiyordum.
Boşalır boşalmaz toparladım kendimi ve sikine öyle bir yumuldum ki, yiyormuş gibi emmeye başladım. Gırtlağıma kadar alıyordum sikini ağzıma. Kusacak gibi oluyor, öğürüyordum, ama ağzımdan çıkarmıyordum. Taşaklarını avuçlaya avuçlaya ağzımı siktiriyordum. Selim de boş durmuyor, saçlarımı tutup gırtlağıma kadar sokuyordu sikini. Artık çenem ağrımıştı, sikini çıkarttım ağzımdan. Sikinin halen sertliğini koruduğunu görünce beni bir kez daha sikmesini istedim ve arkamı dönüp domaldım.
Selim sikini ilkin göt deliğime dayadı, fakat ben sikini tutup amıma sokturdum. Amımda gidip gelirken parmağıyla göt deliğimi yokluyordu. Bunu yapınca çok garip hissediyordum. Sonra açıkça beni götten sikmek istediğini söyledi. Ben cevap veremedim. Götümün yanaklarına şaplak atıp avuçlayarak durmadan makine gibi amımı sikmeye devam ediyordu. Beni böyle siken bir erkeğe tüm deliklerimi feda edebilirim diye düşündüm. Selim yavaşladığında ben hızla kendimi ileri geri yaparak kendimi siktiriyordum. "Doyumsuz orospum benim, kocan seni sikmiyorsa her gün gel bana, ben sikerim!" dedi. Ben de, "Bundan sonra kocam sensin, döllerini akıt içime!" dedim. İçime boşalmasını çok istiyordum, ama daha yeni boşaldığından boşalmaya niyeti yok gibiydi.
Önünden çekilip Selim'i yatağa sırt üstü ittim ve o izlediğim pornolardaki gibi sırtım ona dönük bir şekilde üzerine geçtim. Sikini elimle amıma yerleştirip oturdum, üzerinde zıplıyordum. Tırnaklarımı bacaklarına geçirmiş halde kendimi siktiriyordum. Hızlı hızlı zıplarken Selim de saçlarımı bir eliyle kendine çekiyordu. Orgazm üstüne orgazm oluyordum. Amımın suları sikinin üzerine akıyordu. Zevkin doruklarındaydım. Tüy gibi hafiflemiştim...
Sonra sikini içimden çıkarmadan beni yatağa devirdi ve arkadan bana kenetlenerek amımın en derinlerine döllerini akıttı. Amım sızlıyor, Selim'in dölleri amımdan taşıp çarşafa akıyordu. Siki küşülene kadar içimde kaldı. İçimden çıktığında dönüp dudaklarına öpücük kondurdum ve "Teşekkür ederim aşkım!" diyebildim sadece. Sonra banyoya gitmek için kalkacağımda, beraber duşa girmeyi teklif etti. Ben de kabul ettim.
Duşta beni öpüp tüm vücudumu duş jeliyle yıkayıp güzelce temizledi. Bana çok iyi davranıyordu, bana değer verdiğini hissedebiliyordum. Ben de onu yıkadım. Durulandıktan sonra önüne çömeldim ve biraz kalkık olan sikini ağzıma alıp emmeye başladım. Biraz emdikten sonra siki yeniden sertleşmişti. Beni ayağa kaldırıp arkamı döndürdü. Sikini göt deliğime sürtmeye başladı. Şansını tekrar deniyordu. Ben sesimi çıkarmadım. Duş jelini aldı, önce sikine döktü, sonra göt deliğime döküp sikini dayadı ve yüklenmeye başladı. Sikinin başı girince canım yandı, ama duş jeli biraz kayganlaştırmıştı. Sonra sikinin geri kalanını sokmaya başladı...
Götüme girerken canım inanılmaz yanıyordu. Bağırmamak için bir elimle ağzımı kapatmıştım, ama dur demiyordum. Sonra yavaş yavaş duş jeli döke döke götümü sikmeye başladı. Bir yandan götümü sikiyor, bir yanından amımla oynuyordu. Acıyla zevk karışımı hislerle inliyordum. Ben inledikçe Selim de, "Ohhh orospummm!" deyip daha bir iştahla sikiyordu...
Hiç boşalmaya niyeti yoktu sanki, benim ise bacaklarım zevkten ve yorgunluktan titremeye başlamıştı. "Boşal artık aşkım, hiç dermanım kalmadı, beni bu güne kadar kimse böyle sikemedi!" dedim. Daha da hızlanmaya başladı. Birden göğüslerimi kavrayıp beni kendine doğru çekti. Göğüslerimi koparırcasına sıkarak götümün içine boşaldığında ben derin bir, "Ohhh!" çektim. Temizlenip duştan çıktık. O gece Selim'in kollarında uzun zamandır uyumadığım kadar rahat uyudum...
Sabah uyandığımda amım götüm sızlıyordu, fakat çok mutluydum, iyi ki siktirmiştim kendimi ona. Kocamın yurt dışında olduğu zaman zarfında her gün sikiştik. Halen arada fırsat buldukça gidip siktiriyorum kendimi. Araya biraz zaman girince ikimiz de daha tutkulu sikişiyoruz :)
Tele : asupan wik wik
🔴klik link di bio dekripsi🔴
Masuk lah di link2 grop yg tersedia .berisi link enak enak gratis !!!
Full koleksi link enak enak puluhan ribu koleksi video pemersatu bangsa
Cukup masuk group kami anda bisa tonton dan unduh video nya secara gratis/free di link yg kami sediakan
Klik link di bio dekripsi kami .setelah masuk silahkan pilih link group yg tersedia di situ. Tersedia link video pemersatu bangsa. Rare boc*l dan yg terbaru .tersedia juga group obrolan anda bisa kirim chat dan link anda di situ . Semuanya free
Masuk aja Chanel/group telegram kami !!!
Telegram : asupan wik wik

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
ABLAMIN ALAMADIĞINI BEN ALDIM
Adım Ebru. Üniversitede okuyan, 18 yaşında, 1.65 boyunda, ince yapılı, her erkeğin beraber olmak istediği, güzel vücudu olan, mavi gözlü, sarışın bir kızım.
Masum bir görünüşüm, pürüzsüz bir cildim ve dolgun dudaklarım var. Ayrıca her erkeğin zevkle okşayıp sevebileceği dolgun ve dik memelere sahibim. Ablam benden bir yaş büyük, kendisi bir şirkette çalışıyor. Eniştem ise bir kamu kuruluşunda çalışıyor. Ablamın boyu ile benimki aşağı yukarı aynı, fizik olarak benim gibi, birbirimize çok benzeriz, çok güzel bir bayan. Ablamla eniştem evleneli dört ay oldu.
Bende İzmir’i kazandığım için ablamlarda kalmak zorunda kaldım, aksi halde ailem beni okutmayacaktı. Eniştem çok iyi bir insan, üstelik çokta yakışıklı ve çekici biri, ama aslında ablama göre biraz iri yarı birisi. Enişteminkini hep merak ederdim, 46 numara ayakkabı giyerdi. Ayağı büyük olanların organının da çok büyük olduğunu duymuşumdur hep. Ablamla geçen ilk günleri nasıldı bilemem, ama şimdi ablamlarda kaldığım ve yatak odalarımız yan yana olduğu için, her gece eniştem ablam inlete inlete nasıl beceriyor, ablam nasıl inliyor, devamlı duyuyorum.
Tabi yan odada ablam inlerken, ben de kendi kendime kadınlığımla oynuyor ve mastürbasyon yapıyorum, ama kız olduğum için kadınlığıma bir şeyler sokup o zevki yaşayamıyorum. Yine bir gece, vakit epeyce ilerlemişti, beni uyuyor sanıp sevişmeye başladılar. Ablam yine inliyordu ve enişteme sürekli bir şeyler söylüyordu. Neler söylediğini duymak için odamdan sessizce çıktım ve onların yatak odasının kapısına yaklaştım.
Ablam enişteme “Nolur tamamını sokma! Çok acıtıyorsun! Ayyy alamıyorum! Nolur çek! Çek nolur az! Çek yaa alamıyorum! Çok kalın…” diye yalvarıp inlerken, ben zaten bitmiş ve boşalmıştım. Kadınlığım vıcık vıcık olmuş, zevk suyum bacaklarıma aşağı akmaya başlamıştı. Ya eniştemin organı çok büyüktü, ya ablamın kadınlığı çok dar, veya eniştem ablamı arkasından beceriyordu! Mutlaka bunlardan biri olmalıydı. Bu düşünceler beni müthiş tahrik etmişti ve kendimi tutamıyordum. İşte o anda kararımı verdim. Bana neye mal olursa olsun, ablamın alamadığı eniştemin o organını ben almak istiyordum, hem de ablam gibi nazlanarak değil. Dibine kadar almak ve ablamdan alamadığı zevki enişteme ben tattırmak istiyordum.
Hemen odama gidip yatağa yattım, eniştemin beni becermesi için nasıl teslim olabileceğimi, kadınlığıma organını sokarken neler diyebileceğimi, eniştemi nasıl azdıracağımı falan düşündüm. Gözlerimi kapatıp, eniştemin kocaman organını bakire kadınlığıma köklediğini hayal ederek, bir elimle kadınlığımın dudaklarını bir elimle de memelerimi okşuyordum.
Bir ara heyecandan kalbim duracak sandım. Sabahı nasıl ettiğimi bilemedim… Bir kaç gün sonra ablam sevinçle eve geldi, ‘bir ay izin aldığını, annemin yanına gideceğini’ söyledi. Eniştem de “Tamam, git karıcığım.” dedi.
O akşam ablamı uçakla yolladık. Eniştemle eve dönerken benim kalp atışlarım öyle sıklaştı ki, birazdan eniştemle, ablamı bağırta bağırta beceren eniştemle evde baş başa kalacaktım. Bana ne olduğunu ben bile anlayamıyordum, neredeyse takside enişteme yapışıp, kucağına oturmak için can atıyordum. Eve varana kadar zor tuttum kendimi. Evde eniştem, “Baldızım ben üstümü değişeyim, sen de yemekleri hazırla.” dedi. “Tamam enişteciğim, ben şimdi ne istersen hazırlarım.” dedim. Çabucak mutfağa gidip ablamın pişirdiği yemekleri getirip masaya yerleştirdim. Ardından ben de odama gidip, eniştemin iştahını açacak şekilde giyindim.
Sütyen ve külot giymeden, kısa bir etek, üstüne de açık yakalı, göğüslerimi ortaya çıkartacak, vücudumu saran incecik bir bluz giydim. Eniştemin yanına geldiğimde bana öyle bir baktı ki, kesin içinden “Vay orospu vay! Baldızım olmasaydın eğer, seni şimdi şuracıkta ne biçim becerirdim!” diye geçirmiştir. Tabi eniştemin delici bakışlarının etkisiyle bacaklarım titremeye başlamıştı bile… Mutlaka bir bahaneyle fitili ateşlemeli, eniştemi kendime çekmek, olayı başlatmak için bir şeyler düşünmeliydim.
Yemekte “Enişte, ablamla aranızdaki sorun ne?” dedim. Eniştem önce çatalı bırakıp bana bakakaldı, “Nerden çıkardın bunu? Ablanla aramızda sorun falan yok…” dedi. Fakat ben gece bağırışmalarını duyduğumu söyleyip ısrar edince, “Hiç sorma baldız…, Ama sana anlatamam.” dedi. “Hadi enişte, ben senin baldızın değil miyim, bana anlatmayacaksın da kime anlatacaksın, hadi anlat nolur!” dedim. Eniştem “Kızım, ablanla sorunumuz cinsellikle ilgili, böyle şeyleri sana açık açık anlatmam doğru olmaz!” dedi. Ben şiddetle ısrara devam edince, “Ama anlatırsam bana kızmayacaksın.” dedi. “Yok enişte kızar mıyım, çocuk değilim artık, koskoca kız oldum, bana her şeyi anlatabilirsin, merak etme…” dedim. Eniştem önce durup beni süzdü, tedirgindi, sonra çekine çekine başladı anlatmaya. O anlatırken ben ona iyice yaklaştım.
“Evlendik evleneli, ablanı bir kere istediğim gibi şeyy… hadi söyleyeyim artık madem bu kadar ısrar ettin, günah benden gitti, söylüyorum işte… Ablanı bir kerecik arkasından sikemedim, hep yarım kaldı. Yarağım oldukça iri ve kalın, ama bu benim suçum değil ki, sadece başını alıyor içine, hemen tamam yeter çek diyor!” deyiverdi bir solukta.. Bana bakıyor, tepkimi bekliyordu. Ben birden “Eniştecim benim, üzülme sen, ablamın alamadığını ben alır, seni rahatlatırım!” deyiverdim. Bunu nasıl dediğimi ben de anlamadım, ama demiştim bir kere. Eniştem duydukları karşısında bir an şok geçirdi, sonra gözleri ışıldadı. Hemen enişteme sarıldım ve dudaklarımı ağzına verdim. Eniştem harika emiyordu dudaklarımı.
Ara sıra eniştemin sıcak nefesini içimde hissediyor, neredeyse aldığım zevkten bayılacak gibi oluyordum. Eniştem bir eliyle saçlarımdan tuttuğu gibi, başımı geri çekerek boynumu ve kulaklarımı yalamaya başladı… Diğer elini göğüslerime indirdi, beş parmağıyla kavrayıp sıktığında zevkten başım döndü. Bir inleme döküldü dudaklarımdan… Harika bir histi bu… Eniştem sonra üstümde ne varsa parçaladı attı. Ben de elimi pijamasının içine sokarak eniştemin taş gibi olmuş organını sıvazlamaya başladım. Dudaklarımı ağzına tekrar verdim. Öperek yavaş yavaş aşağılara inmeye başladı.
Memelerimi adeta bir bebek gibi emiyordu. Bir erkeğin memelerimi yalamasını, bunun verdiği zevkin nasıl bir şey olabileceğini hep hayal etmişimdir, tahminimden daha çok zevkli oluyormuş. Bütün vücudumu santim santim yalayarak taa aşağıya, kadınlığıma indi. Kadınlığımın dudaklarını ağzına alıp, diliyle kadınlığımın yarığının tamamını yalıyor, sonra da bacaklarımı yalıyor, diliyle yalamadık yerimi bırakmıyordu. Aldığım zevkten baygınlık geçiriyorum sandım. Eniştem beni bulutların üzerinde uçuruyordu. Heyecandan, zevkten sapır sapır titriyor, ürperiyordum.
Bir ara eniştem de üzerindeki pijamayı, çamaşırı aceleyle fırlatıp attı, çırılçıplak soyundu. Ablamı bağırtan erkekliği dimdik, bacaklarının arasında havaya kalkmış, beni işaret ediyordu. Bir an birbirimizi açlıkla süzdük. Sonra beni koltuğa oturtup bacaklarımı kaldırdı. Bacaklarım iki yana ayrılmış, kadınlığım kabak gibi açılmıştı. Eniştem kadınlığımı biraz daha yaladıktan sonra, ben kendimi tutamamış, eniştemin ağzına boşalmıştım. Eniştem kadınlığımın sularını, yalaktan su içen köpekler gibi yalıyordu. Sonra bacaklarımı biraz daha yukarı kaldırıp, minik deliğimi yalamaya başladı. “Ben senin güzel deliğine kurban olurum Baldızzzzzzz…” diyerek, dilini sokuyor, dilinin ucuyla okşuyordu arkamı. Eniştem biraz da parmakladıktan sonra, bacaklarımı indirdi ve “Al, birazdan arkana girecek şeyi önce bir yala bakalım, güzel baldızım!” diyerek ağzıma verdi.
Eniştemin penisini bu kadar yakından görünce, büyüklüğünden korktum biraz, ama kararlıydım, vazgeçmeyecektim. Eniştemin penisini ağzıma alıp yalamaya başladım. Emiyordum iyice, iliğini kurutmak istercesine. Eniştem zorla kurtardı ağzımdan, “Bu kadar yeter, dön bakalım arkanı baldız!” diyerek beni koltuğa domalttı. Kalçalarımın yanaklarını elleriyle ayırarak, ağzını kadınlığıma dayadı. Sırılsıklam olmuş kadınlığımın sularını emerek ağzına aldı ve tükürüğü ile karışık arka deliğime bıraktı. Sonra “Ölürüm bu göte, ölürüm!” diyerek, taş gibi olmuş, sertleşmiş organını minik deliğine dayadı ve zorlamaya başladı. Penisinin başı arka deliğime girdiğinde, ben acıdan bağırmamak için koltuğun minderini ısırıyordum. Eniştem bir an durakladı ve “Hah işte, ablan bu kadarını alınca dünyayı başıma yıkıyor, yeter çek diye bağırıyor, daha fazla sokturmuyor!” dedi. Eniştemi mutlu etmek istiyordum,
“Ben alırım enişte, sok hepsini, kökle!” diye inledim… Eniştem kalçalarımın yanaklarını biraz daha ayırarak, erkekliğini öyle bir geçirdi ki, acıdan “Enişte yırttı…” diye bağırdım. Eniştem de “Dayan baldızım, seni çok seviyorum!” diyerek, o kalın organının tamamını kanırta kanırta, taa torbalarına kadar arkama soktu. Üstüme abanarak ensemi, omuzlarımı ve sırtımı öpmeye ve ısırmaya başladı. İki eliyle belimden tutarak, o koca organını içimde hafif hafif oynatmaya başladı. Acı bir yana, fakat insanın arka deliğinde kımıldayan bir erkeklik organının verdiği zevk hiç bir şeyde yoktur sanırım. Eniştem acı vermemek için hareket etmeye korkuyordu, penisini yavaş yavaş oynatıyordu arkamda…
Oysa acıya rağmen ben daha sert hareket etmesini istiyordum, başladım kalçalarımı ileri geri hareket ettirmeye. Biraz öne çekilip, sonra kalçamı tekrar eniştemin kasıklarına vuruyordum. Eniştem de hareketlerini yavaş yavaş hızlandırmaya başladı. Hala acı duyuyordum, fakat aldığım zevk daha çoktu, “Becer beni eniştem… Baldızını becer enişte! Kökle! Daha sert, daha hızlı becer beni enişte!” diye bağrıyordum. Eniştem artık kendini kaybetmiş gibi girip çıkıyordu arkamda deli gibi gidip geliyordu.
Ben ‘Ahhh Uhhhh’ diye inlerken, eniştem de ‘Ohhhh Ohhhh’ diye inliyordu. Birden iyice hızlandı ve titremeye başladı, sonra da durakladı. O sırada arkamda, içime sıcak sıcak akan eniştemin döllerini hissedebiliyordum. Eniştemin boşalması bir iki dakika kadar sürdü, penisini çıkarmadan üzerime yattı. Eniştemin aleti içimde küçülüp kendiliğinden çıkana kadar öyle kaldık bir süre. Bu arada benim kalp atışlarım normale dönmüş, fakat hala burnumdan solumaya devam ediyordum. Eniştem mutluluktan beni çevirip, ağzımı, dudaklarımı, boynumu ve kulaklarımı öpüp yalarken, ben de eniştemin arzusunu yerine getirmenin ve ablamın alamadığı erkekliği almanın mutluluğuyla mest oluyordum. O gün eniştem beni sabaha kadar uyutmadı, önümü okşaya okşaya arkamı becerdi. Ablamın annemde kaldığı bu bir ay zarfında, enişteme her gün arkamdan verdim, mutlu ettim eniştemi. Bu sürede eniştemin karısı gibi olmuştum.
Eniştem ben bakireyim diye kadınlığımı ellemiyordu, ama minik deliğimi harika beceriyordu...
If you couldn't tell it's been a little while

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Eski Sevgilimle
Adım Gül, 36 yaşındayım ve evliyim. 22 yaşındayken severek evlendim. Kocamla her yönden güzel anlaşıyorduk ve seks hayatımız da çok iyi gidiyordu. Elbette herkes gibi seks sırasında yatak fantezilerimiz vardı, ama değişik heyecanları başka erkek ve kadınlarda aramıyorduk. Yani sıradan insanların sıradan hayatlarını yaşıyorduk.
Tabii ben de, kocam da dışarıda başka erkek ve kadınlara kaçamak bakışlar atıyorduk. Ama bunlar masumane kaçamaklardı ve bu konuda birbirimizi sıkıştırmıyor, hatta espri konusu bile yapabiliyorduk. Birbirimize olan güvenimiz, kıskançlık duygularımızı bastırıyor, hiç bir sorun yaşamıyorduk.
Evlenmeden önce bakireydim ve fazla bir cinsel yaşamım olmamıştı. Lisedeyken erkeklerle arkadaşlıklarım oldu, onlarla öpüştüm ve soyunmadan ayaküstü kaçamaklar yapıp seviştim.
Bunlardan sadece birisi, Esat bir tık ileri gidebilmişti. Bir okul çıkışı buluştuğumuz tenha parkın bir köşesinde, çimenlere uzanmış öpüşürken göğüslerimi yalamış ve elini eteğimin altına daldırıp amımı külot içinden okşamıştı. Ben de onun fermuarını açarak sertleşmiş penisini külodunun üzerinden avuçlamıştım.
O zamanlar gençlik ve acemilik vardı. Esat’ın erkekliği o gün bana epey büyük gelmişti. Görmesem de külodun üzerinden sertliğini ve sıcaklığını hissettiğim ilk penisti onunki… Ama ötesi yoktu, seks ve cinsellik konusunda gidebildiğim son nokta buydu.
Neredeyse platonik sayılabilecek öpüşüp koklaşmalı ilişkimiz sürerken bir gün bana ciddi ciddi,
“Gül, eğer olur da benden başka biriyle evlenirsen, bu okşadığım, ama sikemediğim amını ben de sikmek isterim!” dedi. Ne diyeceğimi bilemedim önce, ama ciddi konuştuğunu görünce onu kırmamak için,
“Olur!” dedim. Sonra da şakayla karışık “Başka bir erkekle evlenirsem, düğünden sonra söz, kocamı seninle boynuzlayacağım.” diye ilave ettim. İçimden de ne kadar saçma ve uçarı diye düşündüm. Ben başkasıyla evliyken o gelip beni sikecekmiş.
”Unutma bu sözünü bak…” dedi eğilip dudaklarımı öperken… “Bir gün karşına çıkacağım ve sözünü yerine getir diyeceğim. Parmağındaki alyansla sikeceğim seni…”
Sonra da her buluştuğumuzda, her öpüşüp koklaştığımızda verdiğim sözü hatırlattı bana… Herkesin içinde sarılıyor, kulağıma ılık nefesi eşliğinde bana kocamın yanında neler yapacağını anlatıyordu en edepsiz sözcüklerle…
Ben de onun anlattıkları karşısında tahrik oluyor, ıslanıyordum. Kendimi eve atar atmaz çılgın gibi kendimi okşuyor, orgazm olana kadar masturbasyon yapıyordum.
Okul dönemleri bittiğinde, Esat’la ilişkimiz de bitti. İkimiz de üniversiteydi, sınavdı, iş ve askerlikti derken bir yerlere savrulduk. Ben de arkasından ağlayıp, gözyaşı dökmedim, çünkü ona aşık değildim ve onunla evlenmeyeceğimi biliyordum. O da benim gibi daldan dala konan şıpsevdinin tekiydi.
İlişkimiz bittikten sonra Esat’ı ne gördüm, ne de ondan bir haber aldım. Ta ki geçenlerde bir kız arkadaşımla kafenin birinde akşam kahvesi içene kadar…
Kafede Esat’la göz göze geldik ve ikimiz de donduk kaldık. Neden sonra, önce o cesaretini toplayıp bana,
“Merhaba Gül!” diyene kadar… Nasıl davranacağımı bilmiyordum. Yıllar öncesinde kalmış eski ve güzel bir ilişkinin hayaleti gibi karşıma dikilivermişti. Yine de nezaketen,
“Merhaba Esat!” dedim. Ayaküstü bir konuşmadan sonra merakla bizi izleyen kız arkadaşımın yanında benden telefon numaramı istedi. Ben de art niyet düşünmeden verdim. O gittikten sonra meraklı arkadaşımın sorularını öylesine geçiştirdim.
Bir yandan da Esat ile yaşadığımız ilişkinin anıları gözümün önünde dans etmeye başlamıştı. Ve birden o evlendikten sonra beni becermek istediğini söylediği gün aklıma geliverdi. Panikledim.
Acaba o da üstüne basa basa söylediği o sözlerini hatırlıyor muydu? Ya gerçekten beni sikmek isterse ne yapacaktım? Sonuçta onunla iyi kötü bir ilişki yaşamış, isteğini yerine getireceğime dair söz vermiştim.
Aklımdan türlü şeyler geçiyordu. Hay allah, nasıl da ister istemez hemen verivermiştim telefon numaramı? Ben nasıl bir orospuydum böyle? Acaba numaramı değiştirsem mi? Ama kocama gerekçesini nasıl anlatacaktım? Bu karışık duygularla evin yolunu tuttum…
Daha eve varmadan beni aradı ve ertesi gün buluşmayı teklif etti. Uzun uzun konuştu telefonda… Bu arada o da evlenmiş ve çoluk çocuğa karışmıştı. Bunları duymak beni biraz rahatlattı.
Telefonda öylesine nazik, centilmen, düşünceli konuşuyordu ki sonunda teklifini kabul ettim. Lisede yaşananlar geçmişte kalmış ve verdiğim söz artık unutulmuş olmalıydı. Bu karışık duygularla onunla buluşmaya karar verdim.
Ertesi gün tenha bir yerde, tenha bir restoranda buluştuk. İkimiz de biraz çekingen halde sohbet etmeye başladık, ama sohbet ilerledikçe yabancılık ve çekingenlik kayboldu.
Birbirimize aile ve iş yaşantımızı anlatırken, elbette eski günlerden bahsetmemek olmazdı. O günleri andıkça, onunla birlikteyken birbirimizi nasıl arzuladığımızı, ama bekaret nedeniyle yaşamak istediklerimizi ertelemek zorunda kaldığımız düşünceleri aklımdan geçiyor, ama bunu ona anlatmıyordum.
Lafı dolaştırıp konuyu açan, yaşadıklarımızı anlatan o oldu. Gençlikte arzulara gem vurmanın ne kadar zor olduğunu ve düşüncelerimizin ne kadar sığ olduğundan bahsetti. Sonrasında can alıcı soru geldi. Ve bana verdiğim sözü hatırlayıp hatırlamadığımı sordu.
“Hatırlıyorum tabi… Ama saçmalama Esat… İsteğini ciddiye almadım o zaman… Hiç bir zaman gerçekleşmeyecek bir şey…” dedim.
“Bu saatten sonra aramızda duygusal bir şeyin zaten gelişemeyeceğini biliyorum Gülüm… Zaten yaşlarımız da epey ilerledi. Bundan sonra eğer bir şey yaşanırsa o güzel gençlik günlerinden ilham almak olur. Şu sıradan ilerlemiş yaşantımızda kısa bir heyecan yaratmış oluruz.”
Aslında doğru söylüyordu. Bundan sonra hayatımızda böylesi heyecanları yaşamak ve sıradanlıktan sıyrılmak olanaksız gibiydi, ama ona bu düşündüklerimi söylemedim elbette… Kocamla yaşadığım monoton evlilik ve acınası cinsel yaşamım gözümün önündeydi.
Esat, evlendikten sonra seks konusunda birkaç kaçamağın ötesine gitmediğini anlatıyordu. Bense bir yandan monoton evliliğimi düşünüyor, aklımdan neden olmasın diye geçiriyordum.
Hemen ardından da kocamı aldatmanın kötü bir fikir olduğu, kendime kurduğum fırtınalardan uzak, sakin dünyayı bir seks macerası için tehlikeye atmanın ne kadar doğru olduğu duvarına çarpıyordum.
Öte taraftan bu tür ahlaki değerlerle kendimi boşuna sınırladığımı, hayattan zevk almam gerektiğini düşünüyordum. Şunun şurasında kaç günlük ömrümüz kaldı ki… Boş ver bunları, yaşamaya bak Gül…
Esat bu konularda konuştukça, ben aklımdaki çelişkiyle mücadele ediyor, bir yandan da gittikçe heyecanlanıyor, ıslanıyordum. Esat”ın daha önce okşadığım ama tadına bakamadığım erkekliğinin içime girişini hayal etmesi bile beni azdırıyordu. Bunun gerçeğini yaşamam için sadece evet demem yeterliydi. Esat beni ikna etmek için durmaksızın konuşuyor,
“İstediğin bir gün buluşur, yarım kalan işimizi bitiririz ve konu orada kapanır!” diyor, aklımı çelmeye ve beni tava getirmeye çalışıyordu. Birden ağzımdan nasıl çıktı anlamadım,
“Tamam o zaman… Peki…” deyiverdim. Daha ağzımdan çıkarken pişman olmuştum bile… Fakat geriye de dönemedim. Bana deniz kenarında bir yazlıklarının olduğunu ve bu mevsimde gözlerden uzak, rahatsız edilmeden gençliğimizde yaşayamadığımız güzellikleri yaşayabileceğimizi söyledi.
“Peki tamam… Madem bu kadar çok istiyorsun. Haftaya orada buluşalım. Ama tek şartım, olayı büyütmek, uzatmak yok. İşimizi görür, bir daha da bu konuyu açmayız. Yine kendi yaşamlarımıza döneriz.” dedim. Çok mutlu olmuştu ve ellerimi tutup öpücüklere boğarak
“Elbette Gül… Sen nasıl istersen… İstemezsen bir daha olmaz emin ol. Seni asla rahatsız etmem!” dedi.
Bir hafta sonra buluşup yola koyulduk. Üzerimdeki montun altına dizimin epey üstünde kısa, ekose bir kloş etek, siyah ince jartiyer çorap giymiştim. Uzun sarı saçlarımı da lise yıllarındaki gibi atkuyruğu yapmıştım. Bu halimi görünce gözleri parladı,
“Aynı lisedeki Gül’sün bebeğim.” dedi hayranlıkla… Koltukta neredeyse kasıklarıma sıyrılan eteğimin meydanda bıraktığı bacaklarımdan, eteğin altından bir parçası görünen çorabımın dantellerinden gözünü alamıyordu.
O gencecik acemi Gül gibi yanaklarım kızardı iltifatları karşısında… İçim ısındı. Elimi vites topuzundaki elinin üstüne koyup okşadım teşekkür anlamında… Elimi dudaklarına götürüp öptü öptü… Ürperdim.
Arkama yaslanıp gözlerimi kapadım. Dizlerimi sevgiyle hafif hafif okşamasına, parmaklarının gittikçe cesaretlenip çoraplı bacaklarımın her santimini okşamasına ses çıkarmadım.
“Hatırlıyor musun?” dedi boğuk bir sesle… “Sen de beni okşardın. Delirtirdin beni okşaya okşaya, küloduma boşalırdım senin yüzünden…” Gülümsedim,
“Hatırlamaz olur muyum? İkimiz de yaramaz çocuklardık.” derken elimi uzatıp kucağına koydum. “O günlerdeki gibi sertsin hala…” dedim. Pantolonun üzerinden kabarıp sertleşmiş erkekliğini okşayıp sıktım. İnledi.
Yazlığın bulunduğu siteye gelene kadar birbirimizi okşadık durduk. Siteye geldiğimizde in cin top oynuyordu. Bu da beni çok rahatlatmıştı, çünkü sonunda rezil olmak da vardı. Hava yağmurlu, deniz dalgalıydı. Kimseler yoktu etrafta…
Yazlığa girdiğimizde ben kendimi yumuşacık koltuklardan birine bıraktım. Esat hazır bekleyen şömineyi yaktı. Ateşin çıtırtıları duyulmaya, sıcaklığı hissedilmeye başladı. Sonra da hafif alkollü bir şeyler hazırlayıp geldi ve içmeye başladık.
Yanımda oturuyordu, nefesini boynumda hissediyordum. Hafifçe öpmeye başlamıştı. Sanki vücuduma elektrik veriliyordu. Bu öpücükleri eskiden tanımama rağmen, bunca yıllık evli olduğum kocamdan sonra tuhaf geliyordu.
Benim karışık duygularımı anlamış olacak ki, elleri hızlı bir sonuca ulaşmak için bacaklarıma ve oradan eteğimin altına, amıma doğru hareketlendi. O okşadıkça ben de gevşiyordum, bacaklarım kendiliğinden aralanarak ellerinin amıma daha kolay ulaşmasını sağlıyordu.
Dudakları dudaklarıma değiyor ve öpücüklerine karşılık bekliyordu. Ben de artık onun dudaklarını emiyor ve istediği karşılığı veriyordum.
Birden elimdeki kadehi alıp yere bıraktı. Beni kucaklayarak yatak odasına doğru hareketlendi. Yatağın üstüne bırakınca ellerim kasıklarıma doğru gitti ve ıslanan, dudakları şişen amımı okşamaya başladım. O da beni seyrediyor, bir yandan da soyunuyordu.
Yatakta yanıma uzanınca benim de üzerimi soymaya başladı ve jartiyer çoraplarım, sütyen külotla kaldım. Taş kesilmiş erkekliği karnıma değiyor ve büyüklüğü konusunda yanılmadığımı, kocamın yıllarca içime aldığım erkekliğinden sonra daha iyi anlıyordum.
Sütyenimi adeta törenle çıkarttıktan sonra memelerimi yalamaya başladı. Bir yandan da amımı kendi ellerimden devraldı. Sonrasında bütün vücudumu diliyle keşfetmeye çıktı. Boynumu, göğüslerimi, göbeğimi yalıyordu. Külodumu yavaşça bacaklarımdan sıyırarak beni çırılçıplak bıraktı.
Dudakları ve diliyle tüm vücudumu yalayarak en sonunda kadınlığıma ulaştı. Daha yeni ağdamı olmuş ve her tarafımı kaymak gibi yapmıştım. Amımı diliyle kudurtmaya başladı. Erkekliğinin sıcaklığını ve sertliğini ince çoraplı bacaklarımda hissetmek ve amımın yalanması, benim ilk orgazmımı yaşamama yetmişti bile… Sular seller gibi boşalıyordum. O ise yalamaya devam ediyordu.
Sonra 69 olduk, penisini ağzıma almak bana acayip zevk veriyordu. Artık zamanı geldiğini düşünerek,
“Hadi sik beni! Amımı kudurttun, şimdi emziğini ver, içime sok!” diyerek hazır olduğum mesajını verdim. Gülümsedi,
“Mmmm… Eskisi gibi utangaç genç kız değilsin anlaşılan…”
“Değilim aşkım… Artık sevişmesini, sikişmesini öğrendim. Hadi sik beni… Ben de sana neler öğrendiğimi göstereyim.”
“Bak sen..! Benim acemi sevgilim gitmiş, azgın bir kadın gelmiş yerine… Ama bu kadar aceleci olma Gül… Bu anın tadını çıkar. Bu güzel amını sikebilmek için çok bekledim ve doyurabilmek için bir haftadır kimseyle sevişmedim. Meraklanma, en az üç posta sikeceğim seni!” dedi.
Beni dört ayak pozisyonuna getirdi ve arkadan sikini amıma sürtmeye başladı. Siki amımın ağzına geldikçe kendimi arkaya atıyor ve sikini içime almaya çalışıyordum. O ise kafası giren sikini çıkartıyor ve amımın dudaklarına sürtmeye devam ediyordu.
Sonra birden kafasını soktu ve ben de yine kendimi geriye esnettim. Artık yarağının yarısı içimdeydi ve kalınlığı nedeniyle müthiş zevk veriyordu.
“Hadi kalanını da sok, dışarıda bir şey kalmasın, kanırtarak sik beni!” diye inliyordum.
“Harika bir amın var aşkım… İçi ateş gibi yanıyor ve bu yaşına rağmen hala daracık… Amını yarağıma doyuracağım, tadını unutamayacak!” diyordu.
Bu arada yavaş yavaş sikinin kalanını da sokuyor, bazen kısa aralıkla çekerek fazlasını tekrar amıma yerleştiriyordu. Taşaklarını götümde hissettiğimde amımın içinde sanki soba borusu varmış ve amım yırtılmış gibi hissediyordum.
Aynı zamanda kendime bu tadı daha önce niye yaşamadım diye kızıyordum. Evlendikten sonra ne çıkarsa bahtına oluyor, başka yarakların tadına bakılamıyordu. Ohhh işte buydu, zinciri kırmıştım ve tadını çıkarmalıydım.
Esat sikini kökledikten sonra bir müddet öyle kaldı. Siki sanki rahim ağzıma dayanmıştı.
“Biraz amcığın alışsın güzelim… Anlaşılan kocanın siki yeterince büyük değilmiş. Yoksa amına almakta bu kadar zorlanmazdın!” diyerek hafif hafif girip çıkmaya başladı. Ben de,
“Ohhh… Hadi erkeğim… Yarım kalan işini bitir… Artık bu am senin… Evire çevire sik! Amım sikilmek neymiş görsün!” diyordum. Arada da, “Ohhhh… Geçir amcığıma…Amımı del!” diye onu ateşliyordum.
Edepsiz ve pis konuşmalarım onu iyice tahrik etmiş, hareketlerini hızlandırmıştı. Bense,
“Evet, işte böyle kökle, sertçe, hoyratça sik amımı, geçir yarağını!” diyerek daha da hızlanmasını sağlıyordum.
Yarağı içime motor pistonu gibi girip çıkıyor, beni hızlı bir orgazma yaklaştırıyordu. Amımı sikerken memelerimi avuçluyor, her tarafımı mıncıklıyordu. Ve inleyerek hiç olmadığım kadar şiddetli bir orgazmla boşaldım. Göğüslerim körük gibi inip kalkarken,
“Ben bittim!” dediğimde, bana,
“Bu daha başlangıç Gül… Bu amı bir kerelik sikmeyle bırakır mıyım hiç? Ama önce bir de götünün tadına bakalım!” diyerek amımdan çıkardı götümün deliğine sürtmeye başladı.
İtiraz eder gibi göründüm önce… Ama kocama bile bir iki seferden fazla vermediğim götümün de bu güzel yarak tarafından sikilmesini istiyordum. Esat götümün deliğine tükürüp, yavaş yavaş parmağı ile göt deliğime masaj yapmaya başladı.
Biraz sonra bir parmağını içime itmeye başladı. Bir parmağı götüme girmişti ve acayip zevk almıştım, ama siki daha kalındı ve şimdi onu da tükürükleyip götüme değdirmeye başlamıştı.
O hissi hiçbir zaman unutmayacağım, çok hoşuma gidiyordu. Ve bastırmaya başladı, bana devamlı kendimi serbest bırakmamı, yoksa canımın acıyacağını söylüyordu. Elimden geldiğince söylediklerine uyuyordum.
Götümün yanaklarını tutarak ikiye ayırdı ve iyice yüklenmeye başladı. Bir sızı ile içime girdiğini hissettim, bağırmamak için yastığı ısırdım. Çok nazik hareketlerle ilerlemeye başladı. Canım acıyordu, ama çok fazla değildi. İşini kesinlikle çok iyi biliyordu.
Biraz daha, biraz daha derken, en sonunda kasıklarını kalçalarımda hissetmiştim. Canım halen acıyordu. Bir süre öyle bekledi, alışmam içindi herhalde… Şimdi yavaş ve sakin hareketlerle ileri geri yapıyordu.
Canımın acısı gittikçe azaldı ve yerini zevke bıraktı. Artık daha rahat girip çıkıyordu ve hızlanmıştı. Ben iki kez orgazm olmuştum ama Esat o ana kadar daha boşalmamıştı. Arkamda hızını artırmaya başladı. Ben,
“İçime boşal… Götümü döllerinle doldur erkeğim!” diye inlerken, o daha da hızlanıyor ve benim daha çok hoşuma gidiyordu. Birden çok sert bir şekilde yüklendi ve boşalmaya başladı.
Sanki götümün içinde bir yanardağ patlamıştı. Dölleri içime sıcak sıcak akarken, Esat öylece duruyor, titriyordu. Biraz içimde bekledi ve çıktı götümden.
“Çok güzel bir götün var, kütür kütür yarıldı ve artık yarağa alıştı. Kocana daha sık verirsin bundan sonra!” diyerek gülümsedi.
“Sen de bu konuda çok ustaymışsın. Amımın da, götümün de hakkını verdin. Kocamı aldattığıma değdi!” diye yanıtladım. ve onun erkek bedenine sımsıkı sarılıp uzandık yatakta…
Başımı göğsüne koymuş, kalbinin atışlarının sakinleşmesini dinliyordum. Saçlarımı, sırtımı, memelerimi, her yerimi sakin sakin okşuyordu.
İçimden de kendime bundan sonra ne olacağını soruyordum. Bu sikişin tadını unutmak zordu, ama kocamı da bırakamazdım, onu seviyordum. Sanki iç sesimi duymuş gibi,
“İstemiyorsan ısrar etmem asla, bir daha olmaz canım. Ama benim sikimin tadına bakan am döner dolaşır yeniden gelir. Hatta madem kocan seni doyuramıyor, belki anlayış gösterir, iki erkek seni birlikte sikebiliriz!” dedi.
Aslında fena fikir değildi. Kocam o kadar tutucu, kıskanç bir insan değildi. Belki kocamı ikna eder, ona da başka kadınlar bulurdum. Ben de bu iyiliğimin karşılığında rahat rahat Esat’la, hatta hoşuma giden başka erkeklerle sevişebilirdim.
Bir kere tadını almıştım bu zevkin, bırakamaz, o monoton tekdüze cinsel yaşamıma dönemezdim.
“Olabilir canım… Ama bir şartım var.”
“Neymiş o şartın?”
“Kocamı ikna edebilmemiz için o da senin karını sikecek, ne dersin?” diye cevap verdim. Esat biraz durakladı ve
“Neden olmasın? Böylece ben de seni daha rahat sikebilirim!” dedi.
Yattığım yerden, kollarının arasından sıyrılıp doğruldum. Bacaklarımı ayırıp üstüne çıkarken neşeyle,
“Anlaştığımıza göre… O gün gelinceye kadar beni bir kere daha sik öyleyse…”
İşte asıl hikaye böyle başladı. Bir sürü planlar ve kumpaslarla eşlerimizi birbirine yakınlaştırıp Esat'ın güzel karısını da kocama ayarladık. Hatta ikisi baş başa kalıp sevişsinler diye yapmadığımız numara kalmadı. Sonunda başardık.
Tabi, ikisini tam bizim evde sevişirken iş üstünde bastığımızda diyecek bir şeyleri kalmadı. Biz aldatılmış eşler, bir süre öfkeli ve boynuzlu erkek ve kadın numarası çektikten sonra kahkahalarla gülerek aralarına daldık.
Şimdi hep beraber sevişiyor ve birbirimizi kıskanmıyoruz. Hatta bazen kocam Esat'ın karısını biz olmadan beceriyor, ben de Esat’la kocam olmadan sevişiyorum. Hayatın tadını çıkarıyoruz...
Ah Annem Ah
İzmir'in şirin bir kasabasında yaşıyorum. Ben daha çocukken tesadüfen tanık olduğum görüntüler özelde anneme, genelde kadınlara karşı olan bütün güvenimi yıktı bitirdi.
Tanık olduğum olayın üzerinden seneler geçmesine rağmen, kimseye anlatamayıp içimde tutmak beni çok gergin biri haline getirdi. Belki de içimde kopan fırtınalara bir son verir düşüncesiyle paylaşmak istedim.
O korkunç olay gerçekleştiğinde ben daha çocuktum. O zamanlar annem ise otuz yaşlarında falandı. Annem sarışın ve minyon tiplidir. İki çocuk doğurmasına rağmen fit bir kadındı. Aslında bugün de öyledir.
Babam Tır şoförü olarak çalıştığından dolayı haftada bir gün eve ya uğrar, ya uğramazdı. Annem bu durumdan dolayı boşluğa düşmüş olacak ki babamı aldatmıştı, hem de babamın inşaat ustası bir arkadaşıyla…
Babamın da evde olduğu bir pazar günü ailecek toplanmış akşam yemeği yiyorduk. Annem babama sürekli banyonun restore edilmesi gerektiğini söyleyip duruyordu. Evimiz iki katlı, bahçeli dubleks tarzı, çok eski bir evdi. Banyo duvarlarında çatlaklar oluşmaya başlamış, fayanslar dökülüyordu.
Babam da annemin ısrarına dayanamayıp inşaat ustası olan arkadaşını çağırdı. Yapılması gerekenleri söylediler, konuşup fiyatta anlaştılar. Usta hafta ortası tadilata başlayacaktı, kaporasını alıp gitti. Yaz aylarında olduğumuzdan okul tatildi. Babam Salı gününden doğuya bir yük almış, yola çıkmadan önce,
“Anneni sakın yalnız bırakma!” diye beni güzelce tembihleyip yola çıkmıştı. Ertesi sabah usta gelmiş, gerekli tadilatlara başlamıştı. İki gün içerisinde, sabah erkenden gelip akşama kadar çalışarak işini bitirmiş, banyoyu teslim etmişti.
Daha sonra annemle babam, ustanın işçiliğinden memnun kaldılar, mutfakta da yapılması gereken bazı işlerin olduğuna karar verdiler. Dolayısıyla ustanın üç günlük işi daha çıkmıştı bizim evde…
Usta ertesi sabah geldi. Hep birlikte kahvaltımızı yaptık. Usta işine koyuldu. Annemin elleriyle hazırladığı öğle yemeği, aralarda çay kahve ikramları, molalarda annemle neşeli sohbetler filan derken, güle oynaya çalışıyordu. Tabii gariban babam yine yollarda…
Ertesi sabah kahvaltı yaparken ustanın annemle göz göze gelip birbirlerine gülümsediğini fark ettim. Bu benim için herhangi bir şey çağrıştırmıyordu o zamanlar… Bu tarz olayların bilincine varmak için çok küçüktüm daha… Kardeşimse daha dört yaşındaydı.
Annemle usta sohbet ediyor, gülüşüp kahkahalar atıyorlardı. Gülerken usta annemin eline, koluna dokunuyor, birbirlerine biraz fazlaca yaklaşıyorlardı sanki… Sonra benim onlara merakla baktığımı görünce ayrılıyorlar, biraz ciddileşiyorlar, ardından biraz sonra yine aynı şey… O gün de bu şekilde geçti…
Üçüncü gün, kapının tıkırtısına uyandım. Her sabah saat on gibi gelen usta saat altı gibi gelmişti. Biz annem ve kardeşimle üst katta uyuyorduk. Etrafıma baktığımda annem yatağında değildi. Alt kattan fısıltı şeklinde konuşma sesleri duyuyordum.
Merak edip ne oluyor diye bakmaya karar verdim. Bu hayatımda aldığım en kötü kararlardan biriydi, keşke yatıp uyumaya devam etseydim!
Sessiz bir şekilde merdivenlerden aşağıya indim. Salona geldiğimde inilti gibi sesler duydum. Olan biteni iyice merak edip seslerin geldiği oturma odasına doğru yöneldim. Fakat kapı kapalı olduğundan hiçbir şey görünmüyordu.
Ama içeriyi görmenin bir yolu daha vardı. Hemen bahçeye çıkıp odun yığınlarının arasından oturma odasının penceresine doğru yaklaştım. Pencere açıktı ve tam çekilmemiş tül perde içeriyi yeterince gizlemiyordu. Zaten bahçemiz etrafında iki metre yüksekliğinde bir taş duvarla çevrili olduğundan çoğu zaman perdeleri bile kapatmazdık.
İşte o pencereden baktığımda hiç bir zaman unutamadığım sahneyi gördüm. Annemle usta… Ayakta sarmaş dolaş öpüşüyorlardı. Usta yaklaşık 1.85 boylarında, sarışın, mavi gözlü, iri bir adamdı. Annem minyon tipli olduğundan çocuk gibi kalıyordu yanında…
Ne olup bittiğine bir anlam veremiyordum. Annemin üzerinde sadece tül siyah külotu kalmış, sütyenini falan çıkartmıştı. Güzel kadındı annem… Fakat daha sonraki yıllarda erkek gözüyle anladım ki, güzelden de öte, annemin fiziği, göğüsleri, beli, kalçaları muhteşemmiş.
İncecik beli, iki çocuk doğurmuş dolgun kalçalarının güzelliğini meydana çıkaran siyah küloduyla, beline kadar inen uzun saçlarıyla ustanın kollarının arasında harika görünüyordu annem… Yine onun gibi, üzerinde sadece beyaz külotuyla kalmış ustayla sarmaş dolaş sevişiyorlardı.
Çok korkmuş ve şaşkın bir halde pencerenin kenarından gizlice olan biteni izlemeye çalışıyordum. Babam dışarılarda, annem yabancı bir erkekle sarmaş dolaş, hem de yarı çıplak, üzerlerinde sadece birer külot…
Erkek dev gibi iri yarı, kasları sürekli ağır iş yapmaktan aşırı gelişmiş, güneş yanığı teniyle annemin her yerini sarmış ahtapot gibi…
Annem minicik bir oyuncak bebek gibi o kaslı kolların arasında, çıplak, yuvarlak hatlarıyla, beyaz teniyle öyle de güzel görünüyorlar ki aslında… Siyah beyaz ying♥yang sarmalı misali birbirlerini tamamlar gibiydiler.
Bir süre böyle öpüşüp koklaştıktan sonra usta annemin omuzlarından bastırıp önünde diz çökmesini sağladı. Adamın arkası bana dönük olduğundan hiçbir şey göremiyordum. Sadece adamın kasılıp duran kalçalarının yanlarından annemin saçlarının ileri geri sallandığı görünüyordu.
O anda annemin sünnet dikişlerimi alınırken pipime sürdüğü kremleri düşündüm. Çocuk aklımla herhalde usta yeni sünnet oldu, onun da dikişlerini alıyor diye yorumladım. Çünkü annem önünde eğilmiş pipisiyle uğraşırken usta canı yanmışçasına sürekli inleyip duruyordu.
Anneciğimin adama oral seks yaptığını bilmiyordum o zamanlar… Hem de işini çok iyi yapıyor olmalıydı ki, dev gibi adamı inletiyordu zevkten…
Sünnet sahnesi bir süre böyle devam ettikten sonra annem ayağa kalktı. Ağzı, dolgun etli dudakları tükürükler içinde ıslak, gözleri yarı aralık, kendinden geçmiş gibiydi. Usta ile bir an bakıştılar ve tekrar hararetli bir biçimde birbirlerine saldırıp öpüşmeye başladılar.
Usta öpüşmeye devam ederek annemi tam karşımdaki koltuğa yatırdı. Sırtüstü yattığı koltukta çok mutlu görünen annemin külodunu da sıyırıp çıkardı. Hararetli bir şekilde her yerini öpüp yalamaya, bazen memelerini ısırmaya başladı.
Zavallı annem, koca ağzıyla memesini ısırdıkça inliyor, kısık çığlıklar atıyor, fakat adama daha bir ateşle sarılıyordu canı yandıkça… Usta küçük kırmızı şapkalı kızı yemekte olan koca kurt, bir canavar gibi göründü gözüme o anda… Biraz korkarak, çokça şaşkınlıkla izliyordum pencereden…
“Ohhh, yanıyorsun orospu, amına koyacam senin!” gibi laflar ettikçe, annem hazla kıvranıyor, inliyor,
“Yavaş ol aşkım, bağırtma beni, çocuklar uyanacak!” diyordu. Usta ise,
“Merak etme bir şey olmaz!” diyerek annemin göğüslerini, karnını, göbeğini, bacaklarını yalamaya devam ediyordu.
Sonra usta üzerindeki tek giysi olan kendi külodunu çıkardığında o koca devasa sikini gördüm. Hem kalın, hem de kolum kadar bir şeydi. O anda eşofmanımı indirip kendi minik çüküme baktım ve onunkiyle kıyasladım. Çocuktum tabii, korkmuştum o büyüklükteki bir çükten!
Usta annemin bacaklarını iki yana ayırıp yerini çoktan almıştı bile. O iğrenç esprisi kulaklarımda halen çınlıyor.
“Orospum, biz her türlü sıva çekeriz!” deyip sikini yukarı aşağı annemin bacak arasına sürtüyordu. “Biraz daha mala süreyim de ıslansın, beton dökerken sağlam dökülsün.”
Annem olacak orospu ise zevkten dört köşe olmuş, dudaklarını ısırıp o pis adamın içine girmesi için hazır bekliyordu. Annemin hazır olduğunu gören usta yavaş yavaş yüklenmeye başlamıştı. O anda gördüğüm şeylerin ne olduğunu idrak edemiyor, ne yaptıklarını anlayamıyor, sadece gizlice izliyordum.
Bir süre biraz zorlayarak o kol gibi pipisini santim santim annemin içine soktu adam… Annem sürekli dudaklarını ısırıyor, inliyordu. Annemin acı çektiğini görünce bir an içeriye dalıp adama saldırmayı bile düşündüm o aklımla… Babam bana görev vermişti çünkü, o yokken evin erkeği bendim…
Ama sonra, annemin onca acı inlemelere rağmen adama sarılmaları, süt beyaz bacaklarını adamın güneş yanığı beline sarmaları garibime gitti.
Ters giden bir şeyler vardı bu sahnede… Annem acı çekmesine rağmen pek şikayetçi değil gibiydi. İçeriye girip annemi kurtarma fikrinden vazgeçtim o yüzden…
O canavar sikini annemin amına tamamen gömdükten sonra biraz öylece bekledi usta… Annemin üstüne kapanmış, dudaklarını öpüyor, memelerini avuçlayıp sıkıyor, saçlarından tutup çekiştiriyordu sürekli…
Annemse gözleri kaymış bir vaziyette kendini tamamen adama teslim etmiş, minik bedeni onun dev gibi gövdesinin altında kaybolmuş gibiydi. Sonra ustanın hareketsiz duran kalçaları annemin bacaklarının arasında makine gibi çalışmaya başladı. Dakikalarca sürdü bu fırtına…
Adam kocaman sikini boydan boya çıkarıp çıkarıp acımasızca zavallı anneciğimin amına gömüyor, kadını sürekli bağırtıyordu. Sesi çıkmasın diye işaret parmağını ısıran annem nefes almak için parmağını çektikçe adam dudaklarına yumuluyor, annemin çığlık atmasına engel oluyordu. Ben pencerenin dışında, ağzım açık bir şekilde izliyordum öylece…
Sonunda usta hızlı bir şekilde annemin içinden çıktı. Doğruldu, ıslak sikini annemin suratına doğru tuttu. Annem ustanın sikini ağzına aldı. Bana çok iğrenç gelmişti o gün… Adamın işediği şeyi neden annemin ağzına soktuğunu anlayamamış, iğrenmiştim.
Halbuki adam kalın sesiyle nerdeyse böğürerek, oluk oluk boşalıp, döllerini anneme yutturmuştu. Annemin dudaklarının kenarlarından yutamadığı beyaz beyaz, muhallebi gibi bir şeylerin aktığını gördüm.
Usta sonunda sakinleşti. Annemin ağzından çıkardığı koca sik hala pırıl pırıl, hala dimdik duruyordu parmaklarının arasında… Siki hiç inmemişti, yumuşamadan eser yoktu. Birden anneme seslendi kaba bir tavırla,
“Domal orospum!” dedi. Annem uysal bir kedi gibi dediğini yaptı. Yattığı yerden kalkıp arkası tam olarak pencereye dönük bir şekilde domaldı ustanın karşısında…
Çok tuhaf gelmişti bana, ilk kez bir kadının amını görüyordum. Beynim o anın fotoğrafını çekmiş olacak ki, o manzarayı unutamıyorum. Muhteşem bir kalçaya sahipti annem… Bakımlı, tüysüz, kılsız, güzel bir kadındı.
Usta arkasına geçip sikini annemin yarığına sokmuştu. O an çok net görüyordum ustanın sikinin annemin amına giriş çıkışlarını… Annem sürekli inliyor,
“Geliyorum yine!” gibisinden şeyler söylüyordu. Nereye geliyordu? Ne demekti bu? Bu sözler hep kafamda soru işaretiydi o zaman… On dakika böyle devam ettikten sonra annem,
“Biraz da arkadan yap!” diyerek kalkıp vitrinde duran kremi alarak geldi.
Ustanın önüne sırt üstü yattı tekrar ve bacaklarını birleştirip yukarıya kaldırdı. Biraz yarığına krem sürdü ve ustaya,
“Acıtmadan sok!” dediğini hatırlıyorum. Annem adama götünü de siktirmişti, yıllar sonra idrak ettiğim şeylerden biri de bu olmuştu. Usta annemin havada birleştirdiği ayaklarını bileklerinden tutarak yavaş yavaş girmeye başlamıştı yine… Ama bu sefer bir şeyler ters gidiyordu, annem sürekli kıvranıp,
“Acıyor, yavaş!” deyip duruyordu.
Usta annemin götünü sikine alıştırmış olacak ki, kasıkları annemin kalçalarına vuruyor, hayvan gibi böğürerek sikiyordu annemi… Annem ağlamaklı bir şekilde inleyerek, elleriyle adamın bacaklarını ittirmeye çalışıyordu.
Birkaç dakika daha böyle devam ettikten sonra usta daha fazla dayanamamış olacak ki, annemin bacaklarını sağ omzuna koydu. Annemin bacaklarını kıracak zannettim, öyle bir yüklenip öpmeye başladı annemi, iniltiler eşliğinde. Adam annemin götüne boşalmıştı.
Bir süre öylece durdular. Nefes nefese kalmıştı ikisi de… Biraz dinlendikten sonra toparlanıp giyinmeye başladılar.
Annem bir sigara yaktı. İçine çektiği dumanı ustayla öpüşerek onun ağzına aktarıyor, usta da annemin ağzından çektiği sigara dumanını annemin yüzüne üflüyordu. Bu yaşıma geldim böyle fantezileri daha ben bile uygulamadım. Annem,
“Haydi toparlanalım, çocuklar uyanır şimdi!” demesiyle birlikte ben sessiz sedasız oradan uzaklaştım. Yukarıya çıkıp, yatağıma girdim. Neredeyse bir saat boyunca ayakta durup gördüklerimin, izlediklerimin şaşkınlığı ve yorgunluğuyla uyuyup kalmışım.
Bir iki saat kadar sonra annem gelip kaldırdı bizi. Kahvaltıyı hazırlamış, aşağıda ustayla beraber bizi bekliyordu. Mutfağa indiğimde baktım, ikisi de duş almışlar, saçları hala ıslaktı ikisinin de… İçimde tuhaf şeyler hissediyor, ama bir şey diyemiyordum.
Gözüm sürekli annem ve ustanın üzerindeydi. Bizim yanımızda birbirlerine bakıp, gülümseyerek, göz kırparak flörtleşiyorlardı. Ne düşüneceğimi şaşırmıştım.
Babam yokken başka bir erkekle beraber olmuştu annem… Kötü bir kadındı o… Ama… Ahh… Annemdi… Kıymetlim…
Usta işini bitirip gittikten birkaç gün sonra babam eve geldi. Yapılan tadilatın çok iyi olduğunu, ucuza yaptırdıklarını söyleyip seviniyordu. Benim garip babam… Sen tadilatı ucuza getirdiğine sevinirken, arkadaşım dediğin adam senin karını amından götünden sikti, haberin yok.
Babam karısından boynuzu yemiş, bense hayatım boyunca unutamayacağım bir trajik olaya tanıklık etmiştim. Evet, o sahneyi unutamadım hiç… Belki benim görmediğim, ustadan başka erkekler de oldu annemin yaşamında… Bilemiyorum.
Azgın bir annenin oğluydum ben… Bir orospunun çocuğuydum. Fakat yine de annem o benim…
Ah anneciğim ah… Sayende, her şeye hoşgörüyle bakan bir orospu çocuğu, bir pezevenk oldum bugün… Karısının başka erkeklerle sevişmesini isteyen, onların yanında sikişmelerini izleyerek zevk almaya çalışan bir pezevenk…
Söz verdim kendime… Benim karım benden habersiz beni boynuzlayamayacak, babam gibi olmayacağım asla… Bu yüzden karımı sikecek adamları ben seçiyorum, ben buluyorum. Benim yanımda, ben onları bazen yanlarında, bazen dışarıdan pencereden izlerken sikişiyorlar.
Bulup eve getirdiğim, yatak odamızda karımı bağırta bağırta beceren adamlar, hep annemi yıllar önce siken usta gibi iri yarı, çam yarması herifler oluyor nedense… Karım kendisi de getirse kural değişmiyor. Tek kriterim bu…
Hepsi senin yüzünden anne…