Hayatım senin bu iki mesajının arasında bir yerde kaldı. Bunca derdimin arasında tek düşündüğüm sensin. Yine de sensin. Bana yaptığın her şeye rağmen. Sensiz hayal kurmaktan alıkoyamıyorum kendimi. Kapıyı açsam, yüzünü görsem ellerimin arasına alıp defalarca öpsem. Bunu hayal edip kapıma bile gelse kırmızı kar dahi yağdırsa affetmem diyorum. Ama dilimle kalbim hiç anlaşamıyo biliyo musun? Bu kadar adice yaklaşmana rağmen her gün hiç ayrılmamış gibi seninleyim.
Hayatım seni çok sevmekle senden nefret etmek arasında kaldı. Bunca derdimin arasında üstelik evet bunca derdimin arasında başkasının elini tutarsın diye ödüm kopuyo benim. İkimizin yaşayamadıklarını başkalarıya yaşıycaz diye korkuyorum. Ama ikimiz de başkalarıyla yaşıycaz biliyorum. Unutucaz birbirimizi başkalarını sevicez. Belki aklımıza gelicek böyle biri vardı diye belki gelmiycek. Ama ben yine de ne zaman el ele gezen, öpüşen bi çift görsem içim gidicek. Ne zaman birilerini mutlu görsem beni hiçe sayıp gitmen gelicek. Yine de her gün seninle uyumanın hayalini kurmaya devam edicem. Bana verdiğin hiçbir sözü tutmasan da sanki sözlerin sahiymiş hepsini tutmuşsun gibi düşünücem. Beni gerçekten sevdiğini biliyorum. Senin sevgin beni iyileştirdi. Ama sonra kapattığın yaranın üstüne tekrar yara açtın. Çok acıdı. Kıyamıyodun ya güya kıydın. Kurduğum tüm hayalleri çöpe attın. Her gün seni rüyamda görmek için uyumak istiyorum fotoğraflarına bakıyorum yazdıklarını okuyorum. Ama yine de uyuyamıyorum doğru düzgün. Affedemiyorum.















