“Az”ın ne kadar büyük bir nimet olduğunu, çoğu zaman onu kaybettiğimizde anlarız. Sağlığımız yerindeyken bir nefesin değerini, soframız doluyken bir lokmanın kıymetini, sevdiklerimiz yanımızdayken bir tebessümün anlamını çoğu zaman fark etmeyiz. İnsan, elindekine alışınca onu sıradan görmeye başlar. Oysa hayatın en büyük zenginlikleri; gösterişli olanlar değil, her gün sahip olduğumuz ama çoğu zaman fark etmediğimiz nimetlerdir.Bir damla suyun çölde, bir gölgenin sıcakta, bir dostun yalnızlıkta ne kadar kıymetli olduğunu en iyi yokluk öğretir.Bugün sahip olduklarımızın değerini, onları kaybetmeden bilelim. Çünkü şükür, çok şeye sahip olmak değil; sahip olduğunun farkında olmaktır.