Fakir bir ailenin, en küçük çocuğunun bisiklet istemesi gibidir hayat. Ha bugün ha yarın diye kandırır sizi.

Origami Around
Acquired Stardust
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

★
Keni
Xuebing Du

titsay

blake kathryn
we're not kids anymore.
h

Kiana Khansmith
$LAYYYTER

roma★
NASA
wallacepolsom
styofa doing anything
almost home
cherry valley forever

Janaina Medeiros

seen from Austria

seen from Italy
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Italy
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Germany
seen from United States
@dolkunnus94
Fakir bir ailenin, en küçük çocuğunun bisiklet istemesi gibidir hayat. Ha bugün ha yarın diye kandırır sizi.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Mutsuz olduğumda kitaplarıma komşu giderim. Çat kapı...
“Benim beklediğim aşk başka! O bütün mantıkların dışında, tarifi imkânsız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka; istemek bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka… Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilmez bir istemek!”
Raif Efendi, zihninin odalarında dolaşırken rastlar Kürk Mantolu Madonna’ya. Umut etmenin umutsuzluğu sarmışken her yanı, bir eleğin içine koymuşken doğrularını yanlışlarını, kara kaplı defterin müsebbibi çıkagelir. Rutubetli evinin ilk ziyaretçisi olacaktır Maria Puder. Sonrası… Sonrası tufan… Kimi zaman hortumun ucundaki silindir kimi zaman çığlıkların ortasındaki kişi oluyor Raif. Bastırılmış duyguların ortaya çıktığı anda ise ana rahmindeki güvencesini yitiriyor. Kimileri için bir kırık gençlik hikâyesi kimileri için yalnızlığa sürüklenişin hazin öyküsü oluyor Kürk Mantolu Madonna. Ama en çok Sabahattin Ali’nin kaleminden damlayan mürekkebin sessiz çığlığını bizlere sunuyor.
( Benim kalemimden arka kapak yazısı)
Yazan: Songül DOLKUN
Mutsuzluğum iliklerimi hapsetmişken karanlığa, nefesim kırmışken göğüs kafesimi, kalemim parçalamışken mutluluğun izlerini, gökyüzünün maviliğini anlatabilir misin bana ?
Michel Tournier Meteorlar kitabında kadınlar için “Cennetin Sürgünleri” ifadesini kullanıyor. Cennete bile sığdırılamayan kadının adına methiyeler düzülüyor, adaklar adanıyor, ne şehirler yakılıp yıkılıyor. Yeri geliyor evin en başköşesine oturtuluyor, yeri geliyor çocuklarının biricik anneleri oluyor. Sıvıyor kolları elinin hamuruyla erkek işine karışıyor. “Kadının fendi erkeği yendi “diyorlar sonra. “Fend” kelimesini sözlüklerde arattığınızda “kurnaz, düzenbaz, hilekâr” gibi anlamlar karşınıza çıkıyor. Bir kadın iyi bir şey yapmışsa ya hileyle ya kurnazlıkla oluyor. Bu algı dizilere, reklamlara, kitaplara sıçrıyor. İzahı olmayan şeylerin mizahı yapılıyor. Kadınlar 1882 yılına kadar nüfus sayımına dahil bile edilmiyor. Bir şeyler oluyor da oluyor. Pekii erkekler ne yapıyor?
Songül Dolkun

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
“Dünyalara kafa tutan ben dünyaları önüme alıyorum beni görme diye” bitirmişim son satırlarımı. Tam istediğim gibi oldu her şey. Görmedi... Öyle bir görmedi ki ben bile hayret ettim. Sonra ne mi yaptım? Gömdüm yüzümü nakışlı yastığa. İçime içime ağladım. İnanır mısınız yine kimse duymadı. İçim ağladı, ben ağladım... Bir elek ilişti elime. Koydum doğrularımı yanlışlarımı ortaya. Salladım da salladım. Toz dumana karıştı ben hayata.
Size hiç sizin gibi davrandılar mı? Ya da en son kendinizi ne zaman dört dörtlük hissettiniz? Ne karşımdaki insan bendim ne de dört dörtlük bir bireydim. Şu hayatta dört birlik bile olamamışken duygusal manipülasyon etkisinde olduğumu çok geç farkettim. Her hata olgunlaştırır derler lakin bu düpedüz bir alçaklıktan ibaret değil miydi? Eskiden böyle insanları yalnızca kalemim yazarken kalbimin yaşaması benim için büyük bir yanılgıdan ibaretti.
Başkaları için kendimi parçalayım derken paramparça olmuşum. Kırılan her bir parça ayağıma batsın diyeymiş bütün tantana.
Yazan: Songül Dolkun
İçimdekileri öksürdüm az önce nakışlı bir mendile. Nefesimi kesen, boğazıma dolanan ne varsa temizledim.
Bir insanın “Oldum.” diyebilmesi için öncelikle nefsin hevâ ve heveslerine karşı koyması gerekir. Sınavlarla dolu bu yolda Allah’ın kulları için gönderdiği aracı ve şefaatçileri vardır. Kul her daim muhtaçtır, Allah’ın tecelli etmediği bir gönül ise biçaredir.
Songül Dolkun

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Satılık daireler gibi hissediyorum kendimi son zamanlarda. Kullanılmış, eskitilmiş, duvarlarına posterler yapıştırılmış, sonra kaldırılıp boyanmış gibi. Eski çok eski bir binanın çizikleri ustaca kapatılıp satışa çıkartılmış gibi. Kolonları çok sağlam olmayan bu bina, ilk darbesini doksan dört yılında yemekle kalmamış ardından birçok zerzeleye maruz kalmış. Tam kentsel dönüşüme uğrayacakken şansı yaver gitmemiş bir binanın en alt katta yer alan dairesi gibi hissediyorum.
Songül Dolkun
Otuza üç kala yazıyorum bu satırları size. On sekiz yaş ne kadar özelse yirmi yedinci yaşımda bir o kadar özel benim için. Herkesin yaşı kendine güzel galiba. Belli bir yaştan sonra salatanın içinde ki limonlar bile gözünüze batmaya başlıyor. Nasıl diyeyim daha seçici oluyorsunuz. Çok okuyun, her şeyi okuyun demeyeceğim sizlere elbette okuyun ama iyi olanı okuyun. Kalbe giden yol kesinlikle mideden geçiyor buna inanın çünkü ne yediyseniz vücudunuz size onu geri veriyor. Yanınızda birkaç gerçek dost tutun düştüğünüzde tutması için değil, sizi düşmeden uyarması için.
Gözüne beni soka soka kör ettim galiba.
Gökyüzünden yalnızca yağmur yağıyor sanıyorsun. Kuşlardan, haberin bile yok senin. Bulutlardan yuva kurmadın mı sen hiç, hiç benzetmedin mi şekilleri şatolara, bahçelere, bağlara. Dualarını bırakmadın mı hiç semaya, hiç güneş ısıtmadı mı ellerini. O akan yağmur son kez gözyaşı pınarlarımı akıttığım nehirlerin ve hiç biri mutluluktan değildi bunu da bil istedim.
Yazan: Songül Dolkun
Üç yıldır savaştığım yaygın anksiyete bozukluğumu yenmiş bulunmaktayım. Nasıl mı ? Kendini sev saçmalığına asla inanmayan ben kendime düştükten sonra ezildiğim ne varsa altımda kaldığını farkettim. Artık kalbimi gereksiz yere çarptıran tek şey yapacağım işlerin mutluluğudur. Üç yıl, üç koca yıl kendimi sürekli bir şeylerin olumsuzluğuna kaptırıp üstüne bir de mutsuz bir insan olduğuma inandırdım. Burada size ben çok güçlü bir kızım ayakları kesmeyeceğim ben güçsüz bir kızım yalnızca bir şeylere inancım fazla ve kabul etmesem de hırslı bir kızım. Artık kötüye kötü diyebiliyorum ve insanların yaptıklarını yüzlerine tıpkı bir boya fırçası gibi sıçratmaktan korkmuyorum. Evet felaketlerden herkes gibi korkuyorum ama önceden başıma gelmeden bir şeylerin kurgusunu yapar başıma gelince ben demiştim demeyi kendime bir lütuf bilip böbürlenirdim. Artık fazlasını istemek yok , eşyanın, insanın, paranın, aşkın ve hatta mutluluğun bile.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Bilinçaltı rüyalarım ve aslında reddettiğimi sandığım gerçeklerim muharebe meydanında. Kim kimi öldürür orasını bilmem ama ben seni o rüyamda gördüğümle yakıştıramadım. Nerede tadı damağımda rüyalarım nerede kabuslarım ..Mandalina kadar hoş kokan bir meyvenin içini sen dışını ben yemişim gibi bir tat var ağzımda. Umursamıyorum rolleri kesecek kadar liyakat yok ben de.
Beynimin odalarında dolaşırken az önce sana rastladım. Nasıl bir tesadüf bu aylar geçmiş üzerinden senin orada ne işin var? Korktuğum ne varsa doldurmuşsun o odaya. Kibrin, öfken, sen. Yine mi kovamadım seni, oysa ben ve söylediklerim senin bir kulağında girip diğerinden çıkmıştık. Ne şans .. sahi şansı biz mi yaratıyorduk? İçtiğimiz kahvenin telvesi hala dudaklarımda bir yerlerde ve sen bırak 40 yılı 40 dk bile bana tahammül edemiyorken içtiğimiz zehir olsa gerek. Aklıma gelen başımla harcadığım zamanı bulmaya gidiyoruz ve ben artık şunu biliyorum ne ben ellerimi verebilirim sana ne de sen gökyüzünü vadedebilirsin bana.