kullanabileceğimi bilsem bir saniye bile durmazdım. j. bir iyileşme toplantısına katılmış, ilk aklıma gelen keşke orada olsaydım oldu, ama artık onun hatırladığı kişi değilim, evde örgü örüp söküyor ve sakinleştirici almam gereken saati bekliyorum, içimden saçımı taramak gelmiyor, yastığa koyduğum başım kafamı ağrıtıyor. yıkıcı ses hiç susmuyor. birileri superman, birileri spiderman, birileri de eroinman olur. hayat böyledir. ben her şeyin birazını anlattım. bana karşı dürüst olabilirsin, diyen birinin canını yaktım. tahammülümüz kalmamıştır. boktan bir terapi seansıydı, boktan bir telefon konuşmasıydı, bugün başıma gelen hiçbir şeyden memnun olmadım. iyi şeyleri hatırla, sana iyi gelen şeyleri hatırla, dedi ve bunu birkaç kez tekrar etti. hatırlayamıyorum, sadece bana kötü gelen şeylerin bir zamanlar iyi geldiğini hatırlıyor ve artık neden iyi gelemediğine öfkeleniyorum. iyiyim, diyorum çünkü bana soru sormanı istemiyorum. iyi değilim, diyorum çünkü gerçeği bilmeye hakkın var. çizgi çizdim ve insanların nasılsın'larını ayırdım. bağımlılığın maddeyle hiç ilgisi yok. bağımlılığın anlamlı bağlar kuramamakla, çocuklukta kendini sevilemez sanmakla, anlamsızlıkla, boşlukla, acıyla ilgisi var. acı dinsin, ağrı kesilsin istersin. saç diplerimde kaşıntı, kollarımda uyuşma var. geçen gün otobüs durağında bank boştu ama kaldırıma oturmak istedim, kendimi banka oturmaya değer görmedim. çok kilo aldım, dondurma, waffle ve hamburgerle besleniyorum. çilekli limonatayı kafama dikiyorum. işsizlik bana hiç iyi gelmedi, işe yaramadığımda ne işe yarayacağım?