"Ey içimin yerinde duramayan yaramaz çocuğu Berguzar.
Ey kalbim, sevgili kalbim.
Seni alıp, sarıp, sarmalayıp, saklayıp
Sana bir çocuk gibi bir çocuğu sever gibi öğretmek isterdim aşkı
Yorgun düşüşlerinden öpmek
Güzün açmış çiçeklerin buğusuyla koklamak seni.
Ey içimin gözyaşları içine akan nehri Berguzar.
Ey kalbim, sevgili kalbim.
Ciğerlerinde sakladığın gece mavisi gökyüzünde uçmak isterdim
Hayatı seninle en baştan tanımak
Seni alıp, koruyup, kollayıp, karşısına dikilip kabuslarının
Seni bir çocuğa bir çocuk kadar ağlar gibi anlatmak isterdim aşkı
Kızgın yanlarından dinmek hayata
Kızgın yanlarını bir buket nergisle dindirerek.
Ey içimin susmak bilmeyen şairi Berguzar.
Ey kalbim, sevgili kalbim.
Sana anlatıp, seni anlayıp, seninle anlaşılmanın dingin kıyılarında
En baştan öğretmek isterdim konuşmayı ve en nihayetinde hakkını vererek susmayı.
Ey kalbim, sevgili kalbim.
Hala ağrıyan gençlik yaralarından öpüyorum.
Uyu artık."


















