Hayret
Ne kadar çok fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığımı düşündükçe, ancak 2020 yılında dehşete düşmeyi başarabildim. Benim de toplumsal meselelerle şimdi olduğu kadar ilgilenmeye başladığım maksimum 5 sene oldu. Son dönemde duyarlılığın mı artmasından yoksa cinayetlerin mi, bu konuyla daha çok ilgilenir oldum dolayısıyla da kendi geçmişimi sorgulamaya başladım.
Bazen senelerce suyun içinde kalıp boğulurken bile kendinizi oradan çıkaramayabilirsiniz. Psikolojideki şemalar ve bağlanma şekilleri bu durumun nedenleri bence. Hiç devam etmeyeceğini bildiğiniz halde bir ilişkiden kopamadığınız oldu mu? Bir gün mutlaka ayrılacağınızı biliyor olsanız da o ayrılık hamlesini senelerce yapmadığınız oldu mu? Benim oldu ve bu kadar kör olmak için bence çok umutsuz, kendini hiç tanımayan (ve sevmeyen), her şeyin en iyisine layık olduğuna başta kendi inanmayan biri olmak gerek. Bir çoğumuz da böyleyiz aslında.
Psikolojik veya fiziksel olarak suistimal edilmemiş kaç kişi tanıyorsunuz? Etrafınızdaki kaç kişi birinden ayrıldıktan sonra “off neler çekmişim meğer” dedi? Ben geçmiş ilişkimde yaşadıklarıma hayretler içinde bakıyorum mesela.
Yumruk da yedim, dayak da, hem de defalarca. Kafamın üstüne ayakla da basıldı, kafam ben araba kullanırken araba camına da vuruldu. Saymama gerek yok aslında, şiddetin azı çoğu olmaz. Psikolojik tarafı ise apayrı.
Sonradan daha çok bilgi sahibi olabildiğim gaslighting mesela. O kadar bariz haklı olduğum durumlardan bile bir şekilde beni suçlu hissettirip kendini haklı çıkarıyordu ki. Sürekli “sana öyle geliyor” derdi mesela ki bence bu direkt psikolojik şiddet içeren bir söz: “Sana öyle geliyor” yani “sen doğru düşünemiyorsun (veya salaksın, veya delisin, veya alıngansın, vs...). İnsan kendinden kesinlikle şüpheye düşüyor.
Yapmadığım şeyleri yapmışım gibi hareket etmelerini es geçemem. Ben onu, kendi hayal dünyasında defalarca aldattım, o kadar güvensiz biri. Kendisinin beni aldattığını zaten biliyorum.
Bir de tabi benim kendime güvenimi yerle bir etmek için defalarca söylediği şeyler var ve sonuçta kendinizi bir hiç olarak görürken, “ondan başkası bana zaten katlanmaz” diye düşünürken buluyorsunuz. Asıl korkunç olansa bu durumdan kendinizi bir süre çıkaramamak. O kadar acı, endişe, güvensizlik, paranoya ve suçlulukla tek başınıza kalıyorsunuz. Sonu kaçınılmaz olarak depresyon. O depresyondan çıkışın tek yolu ise ilişkiyi bitirmek.
Benim cevaplayabildiğim ama hala anlamlandıramadığım tek bir soru var: Ben bu kadar şeye neden dayandım?












