Kim olduğunuz, işler istediğiniz gibi gitmediğinde nasıl tepki verdiğinizde saklıdır.
seen from Russia
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Australia
seen from China
seen from Netherlands
seen from Philippines

seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from Italy
seen from China
seen from Brazil
seen from China
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Australia

seen from Australia
Kim olduğunuz, işler istediğiniz gibi gitmediğinde nasıl tepki verdiğinizde saklıdır.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Kasabanın birinde zengin bir tüccar yaşarmış. Öleceği vakit vasiyetinde: “Ben mezara konulduğum gün kim gelir benimle bir gece mezarda kalırsa ona servetimin yarısını bırakacağım” demiş.
Çoluğu çocuğu, akrabaları servetin yarısı bırakılmasına rağmen bunu yerine getiremiyeceklerini düşünüyorlarmış. Kısa bir müddet sonra adam ölmüş.
Adamın vasiyeti kasabada zaten meşhurmuş. Bunu duyanlardan biri de kasabanın en ücrâ köşesinde yaşayan hamalmış. Adamın öldüğü haberini duyunca yakınlarına kendisinin bir gece mezarda kalabileceğini söylemiş. Bunun üzerine cenaze merasiminden sonra hamalı da adamla birlikte kabre koymuşlar.
Hamal: “Zaten bir tane ipim bir tane de küfem var. Kaybedecek bir şeyim yok. İyi ettim de bu adamla buraya girdim. Çıktığımda kasabanın hatırı sayılır insanlarından biri olacağım” diye düşünüyorken bir gürültü kopmuş ve dünyada daha önce hiç karşılaşmadığı yüzlere orada rastlamış.
Gelen melekler aralarında konuşuyorlarmış: “Bu ölü olan zaten elimizde. Onu istediğimiz vakit hesaba çekebiliriz. İlk önce şu canlı olandan başlayalım”.
Adam tir tir titriyorken başlamış melekler peşpeşe sorular sormaya: “Söyle bakalım ey falan oğlu filan. Küfenin ipini nereden buldun? Satın aldıysan ne kadara aldın? Kimden aldın?
Aldığın kişiyi dolandırdın mı? Hakiki değerinde mi verdin ücretini?”
Adamın dili dolanıyor sorulan sorulara cevaplar bulmaya çalışıyor, ancak o cevap verdikçe ip ile ilgili bir başka soru ile karşılaşıyormuş.
Gün ağarırken zengin adamın akrabaları gelmiş ve adamı mezardan çıkarmışlar. Sonra: Artık kasabanın sayılı zenginlerindensin. Anlat bakalım bir gece mezarda kalmak nasıl bir duygu? demişler.
Hamal:
“Aman, hiç bir şey istemiyorum! Bütün mal mülk sizin olsun!
Ben bir ipin hesabını sabaha kadar veremedim, o kadar malın hesabını kıyamete kadar veremem herhalde...’’
'iz bırakmanın anlamını düşünüyorum kaç gündür. bi insan, bi insana nasıl iz bırakır, niçin iz bırakır. bi kelime, bin geceyi nasıl acıtır, nasıl sızlatır. iz’in anlamı kimde saklıdır; bırakan da mı, sahibinde mi. benim izlerim hep sözleri sahte insanlardan yadigâr. kelimelerimi harcadığım her insana yüklediğim değerden değersizleşmişim. hep iç dünyayı umursadım, dışa kapattım gözlerimi. ama izlerimin sahibi hep dışa yönelik insanlardan ibaretmiş, anladım. kelimelerin değerini bilmeyen insanların kelimelerine güvendiğimden yara almış, incinmişim. inancımı, inandığım yerden kırmaları hep bundanmış meğer. iz bırakmanın güzel anlamları da vardır elbette ama bendeki izler hep kanayan yaralarımdan ibaretmiş. fark ettim. sözlerimi esirgemem ben. aklım dilimdedir. dilim, gönlümle birdir. bi kere, bilmeden bi sözle birini rencide etmiştim. ben kendi izimin sızısını gecelerce çektim. o ise gitti. gitmesi değil, samimi özrümü kabul etmeyişi izimi büyüttü, dağ yaptı. kabullendim. izler çok acımasızmış, öğrendim. söz vermeyin dedim hep. söz benim için senettir. namustur dedim. anlamadılar. yalan sözlere inandırdılar. ben kandım. kanamayı seçtim. anladım. izleri ağır oldu. güvenimden vurdular. vuruldum. iz bıraktı. izler hep kaldı. toparlayamadım kendimi. toparlayamıyorum belki de. bilmiyorum, gerçeklerim izlerimden ibaretmiş. ben senin izin oldum mu hiç. iz bıraktım mı ruhuna. ruhun, ruhumu hissedip sızladı mı. gelmedin. yoksun. ama en büyük izlerim sana ait Bilinmezliğim. yokluğuna ait. hayaline. umuduna. inancına. tatmadığım tenine. sarmadığım ruhuna. uzanamadığım ellerine. ait. âh. düşünüyorum. düşünmekten yorgun düşüyorum. ama hep düşünüyorum.
Ağlamak da gülmek kadar normal bir yansıma değil mi?
Peki insanlar her zaman, her yerde gülerken neden en kuytuda, en tenhada ağlar? Neden gözyaşlarını gizlemek zorunda kalır?
İnsanlar güçlüyken görünür, güçsüzken neden saklanmayı seçer? Gülerken utanmazken, ağlamaktan neden çekinir?
Birileriyle yeniden tanışmak çok zor değil mi? Hani etrafında tonlarca tanıdığın olur ama hiçbirini gerçekten tanıyor sayılmazsın. Sonra durup dururken biriyle ufak bir konu geçer ve o kişiyi aslında hiç tanımadığını fark edersin. Yeni insanlarla tanışmak da yorucu evet ama zaten tanıdığın birini iyiden iyiye tanımaya başlamak ve bunu devam ettirmek daha zor. Mecalin kalmamış bir kere.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
• “Herkesin fikirlerini özgürce paylaşabileceği, açık bir tartışma ve paylaşım alanı. Türk veya yabancı fark etmez, fikirleriniz burada değe
İçi̇mizde kalanlar, à voix basse.
yüksek ses istemeyen düşünceler için bir yer.
Utanmıyor musun sadece daha fazla para, şan ve şöhret peşinde koşup anlayış gücüyle, hakikatle ve ruhun kusursuzlaştırmasıyla hiç ilgilenmemekten, bunlara hiç kafa yormamaktan?
- Platon
@uskuplublog
Kapının ardı mı?
Hani çıkıp gitmeler mi?
Ben artık orada beklemiyorum
Söğütten bir salıncak yaptım
Kimseyi uğurlamıyorum
Bunlar gökten mi düştü?
Hani tane tane mi?
Hiçbirini almıyorum
Ben artık tek kelime etmiyorum
Altın ipek koydum duvarlarıma
Acıları görünmez olsun diye
İnsan en çok neyi fark etmezmiş?
Sessizce duranı gözünün önünde
Neyi incitirmiş?
Hani kalbi mi?
Ber artık sormuyorum
M.
11.08.2025
22:10