Georges Perec
YOU ARE THE REASON

Origami Around
Claire Keane
i don't do bad sauce passes

ellievsbear
ojovivo

roma★

JVL
he wasn't even looking at me and he found me
sheepfilms
Alisa U Zemlji Chuda
Peter Solarz

blake kathryn
trying on a metaphor
I'd rather be in outer space 🛸
NASA
art blog(derogatory)
d e v o n
$LAYYYTER
Game of Thrones Daily

seen from Canada

seen from Türkiye
seen from United States
seen from France
seen from Poland
seen from United States

seen from United States
seen from Canada

seen from Thailand

seen from Switzerland

seen from Türkiye

seen from Türkiye
seen from Italy
seen from United Kingdom

seen from Romania
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
@acarrkizi
Georges Perec

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Rilke diyor ki gençken, her şeyinizle, kendinizi “tümüyle” birine vererek ve ondan da aynı şeyi yapmasını bekleyerek sevemezsiniz, siz henüz tüm müsünüz (kemale ermiş, tamamlanmış mısınız) ki “tümüyle” veriyorsunuz kendinizi. Birkaç yıl sonra belki herkesten önce siz kendiniz o “tümün” yarısını reddedecek, benimsemeyeceksiniz. Birini sevmeyi öğrenmek uzun sürer, o güne kadar yaşadığınız her şey aslında birini sevmeye (onun sizde eriyecek bir varlık değil, daima biri olduğunu anlamaya) bir hazırlıktır. Yani, birini sevmekle bitecek (tamamlanacak) her şey.
ille de bir tanımlamaya yaklaşmak gerekiyorsa, sözcükler dizisidir şiir, diyebilirim. seçilen sözcüklere öyle uyumlu, öyle perçinlenmiş bir sıra vermektir ki, yan yana gelen o söz dizisinden sözcüklerin içerdiğine ek bir anlam çıksın, yeni bir ses duyulsun. o anlam, sadece o düzeye özgü olsun, hangi türlü yan yana getirmeyi denerseniz deneyin, dizilişi dışında o sözcükler o anlamı yansıtmasın.
necati cumalı
darılmışım kendi kendime artık hiçbir şey açmaz beni ne kadın, ne şarkılar, ne etrafta manzara ah, her zaman insanın içi nasılsa dışı da öyle saatlerdir elimde değnek deniz kenarı sazdan bir kahvede toprağı eşerim sanki robenson'un adası oturduğum masa ile iskemle vakit ikindi biri beni geçti seni de geçecek biz seninle sevişemedik sevişemeyeceğiz de gölgeler önümde bir karış ileri gitti ağaçlar denize doğru gidiyor deniz karşı dağlara doğru gittikçe küçülüyor, ufalıyorum olduğum yerde neredeysen uzat ellerini başım dönüyor.
Necati cumalı - güneş saati
gün gelir, bazı düşler gerçekleşir de gerçekle özlem arasında bir yakınlık görülmezse, o özlem sona ermiş olmaz ki. sürer gider...
kente inen kaplanlar - necati cumalı

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
gençlere yalan söylemek yanlıştır. yalanların doğru olduğunu göstermek yanlıştır. tanrının gökyüzünde oturduğunu ve yeryüzünde işlerin yolunda gittiğini söylemek yanlıştır. gençler anlar ne demek istediğimizi. gençler halktır. güçlüklerin sayısız olduğunu söyleyin onlara, yalnız gelecek günleri değil, bırakın da yaşadıkları günleri de açıkça görsünler. engeller vardır deyin, kötülükler vardır. varsa var ne yapalım. mutlu olmazlar ki değerini bilmeyenler mutluluğun. rastladığınız kusurları bağışlamayın, tekrarlanır sonra, çoğalırlar, ve ileride çocuklarımız, öğrencilerimiz, bağışladık diye o kusurları; bizi bağışlamazlar.
yevgeni yevtuşenko (çev. ülkü tamer)
"Sahip olduğunuz servet bizden çaldıklarınızdır"
“dolayısıyla nesnelere yaptırabileceği şeyleri insanın kendi emeğiyle yapma zorunluluğu sona erer; o zaman sermayenin tarihi misyonu sona ermiş olur.”
— karl marks - grundrisse

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
"Öykünü öyle bir anlatışın var ki, hayatını kendin değil de komşuların, sağın solun insanı yapmış gibi geliyor. Peki ama, o sırada sen nerdeydin be kardeşim? Niçin bir gün olsun kendi gücünle alın yazına karşı koymadın? Sonra şöyle bir şey daha ortaya çıkıyor: Biz hep insanlardan yakınıyoruz, kendimiz de bir insan olduğumuza göre, demek oluyor ki, bizden de yakınanlar var. Bizim yaşamamıza set çektiklerine göre, biz de başkasının yaşamasına set çekiyoruz, öyle değil mi?" Maksim Gorki
Yaşar Kemal, Yılanların Öfkesi, Yılanların Öcü, Yılanların Hışmı ve Özgürlük Üstüne, 31 Ocak 1962
"Ali İsmail için dik durup, katillerden hesap soracağım."
Bir çok kez sırf evde kalırsam vereceğim ani kararlara karşı duramayacağım için kendimi dışarı atmışımdır. Sokaklar daha güven vericidir, çünkü gördüğümüz her şeyin zayıflık ve yozlaşmışlık içermesi bizi umutsuzluğa sürükleyerek kendimiz hakkında daha az düşünmemizi sağlar.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Hitler faşizmine karşı sosyalizmin zafer günü!
Zweig ve 2. Dünya Savaşı
Stefan Zweig’ın ünlü kitabı İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar’ı bilirsiniz. Zweig insanlık tarihinden kendine göre seçtiği önemli anların hikâyesini anlatır.
Hatta son hikâye, 1917 Şubat Devrimi’nden sonra Lenin’in Rusya’ya dönüşü ile ilgilidir.
Zweig bir hümanistti. Entelektüel etkinliğine bağlı iyi ve nitelikli düşüncelerin yayılmasıyla, ikna edilerek insanlığın barış içinde iyiye doğru ilerleyeceğine inanıyordu.
Hitler faşizminin Almanya’da iktidara gelmesi ve dünyayı kana bulaması ile Zweig’ın dünya görüşü iflas etti. Sınıf mücadelesini kavramadığı için Goethe’lerin, Mozart’ların, Schiller’lerin ülkesinde faşist barbarlığın nasıl bu kadar yükselebildiğini anlayamıyordu. Almanya’ya bakıyor, bakıyor, şairleri ve bestecileri görüyordu, Almanya’nın gözünü hırs bürümüş tekellerini fark etmiyordu.
1942’deki intiharı bu iflasın ürünüydü.
Eğer tarihi sınıf mücadeleleri ile birlikte değerlendiriyor olsaydı Zweig, intihar etmezdi. Zaten üç yıl daha bekleseydi sınıfın yıldızının parladığı ana, hem de müthiş bir tarihsel zaferle parlayışına tanıklık edecekti.
9 Mayıs 1945’te dünyada işçi sınıfının ilk kez iktidara geldiği Sovyetler Birliği’ne saldıran Nazi orduları yenilecek ve inlerinde teslim alınacaktı.
Zaferden dört yıl önce Nazi orduları ve müttefikleri savaş ilanına bile gerek duymadan Sovyetler Birliği’ne dört koldan saldırmıştı. Yıldırım savaşı ile 8 haftada savaşı kazanacaklarını hesap etmişlerdi.
Nasıl bu kadar yanıldıklarını anlayabiliyoruz.
Dünyanın ilk sosyalist ülkesini siyasi coğrafyadan temizlemek için bütün emperyalist ülkeler Almanya’nın sinsice de olsa arkasındaydılar. Almanya’nın tepeden tırnağa silahlanmasına göz yumulmuş, neredeyse hiç savaşmadan Nazilerin hemen bütün Avrupa’yı ele geçirmesine izin vermişlerdi. Şimdi Avrupa’nın bütün fabrikaları, madenleri, insan kaynakları Alman savaş makinesi için çalışıyordu.
Ama büyük bir yanılgı yaşadılar.
Ee, ne yapsınlar, sosyalizmin ne olduğunu daha anlayamamışlardı!
Sınıfın yıldızının parladığı an, bir an işi değildi, milyonların emeğiyle, hem de daha savaş başlamadan hazırlanmıştı.
1929’da Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin öncülüğünde başlayan kolektivizasyon o döneme kadar tarihin tanıklık etmediği bir kalkınma ve sanayileşme hızı sağlamıştı. Planlı ekonomi, zengin kaynaklar ve insan iradesi ile birleşince ülkenin 20 yıl içinde çehresi tamamen değişmişti.
Bu sanayileşme hamlesi olmasaydı, Alman savaş makinesini durdurmaları çok zordu.
Ama sadece sanayileşme mi?
Kolektivizasyon ülkenin sınıfsal bileşimine büyük bir müdahaleydi. Dev bir işçi sınıfını aydınlatarak, bilinçlendirerek yarattı. Eğer bu hamle olmasaydı, muhtemelen Nazi saldırısı aynı zamanda karşı-devrimcilerle bir iç savaşa dönüşecekti.
Sovyetler Birliği 1933’ten beri faşist bir saldırıyı bekliyor ve hazırlanıyordu. Bunun için Ekim Devrimi ile başlayan zengin ideolojik atmosferi yalınlaştırdılar, sosyalizmle yurtseverliği aynı potada erittiler, çelikten bir irade ördüler.
Aşağıdaki tablonun fotoğrafını geçen sene Moskova’da Tretyakov Modern Sanatlar Müzesi’nde çekme şansım oldu.
Bir anne faşist işgalcilerin karşısında böyle dikiliyorsa o ülke yenilmez zaten.
Savaşın belirleyeni sosyalist ülkeye duyulan inanç oldu.
Sergey Gerasimov’un 1943’te yaptığı tablo: Partizanın Annesi
Binlerce fabrikayı cephe gerisine taşıdılar, fabrikalarda kadınlar geceli gündüzlü çalıştı.
Sadece cephede Kızılordu Nazileri yenmedi, düşman hattının arkasında on binlerce partizan düşmanı yıprattı.
Kızılordu cephe cephe, sokak sokak çatıştı. Her özgürleştirilen alan için kayıp verdiler.
Sovyetler Birliği’nin savaşta kaybettiği 25 milyon insanın 3 milyonu Sovyetler Birliği Komünist Partisi üyesiydi. Muhtemelen çok gençtiler.
Güya Almanya’ya karşı savaşan ama aslında Nazilerden yana olan ABD ve İngiliz orduları Alman kentlerini vahşice bombalarken Kızılordu korkunç bir irade ama son derece insani bir şekilde ilerledi.
9 Mayıs’ta Stalin, zaferi ilan eden konuşmasını yaptı.
Emekçi sınıfların tarihindeki en büyük, an çaplı zaferin adı oldu.
Şimdi yeni bir yüzyıla hazırlanıyoruz.
Sınıfın yıldızı yanıp yanıp pır pır edecek tıpkı gökyüzündeki yıldızlar gibi.
Erhan Nalçacı - soL Gazete