Xuebing Du

JVL

bliss lane
taylor price

oozey mess
Misplaced Lens Cap
RMH
Mike Driver

noise dept.
wallacepolsom
Game of Thrones Daily

ellievsbear
d e v o n
$LAYYYTER
we're not kids anymore.
Jules of Nature
tumblr dot com
Sweet Seals For You, Always
seen from France
seen from United States
seen from Bangladesh
seen from Germany

seen from United States

seen from United States

seen from Singapore
seen from Japan

seen from Germany
seen from Türkiye

seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from Algeria
seen from United States
seen from Netherlands
seen from United States

seen from Russia
seen from United States
seen from Germany
@zustnl

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Sign up free on MyP0V to see more
👉 TRADE NUDE SNAPS
Serdarın Paraya Tapan Karısı
Selam gençler, yaşadığım bu güzel anı pek de uzun zaman önce olmadı. Öncesinde kendimden bahsetmek gerekirse ismim Kenan, ben şuan 44 yaşındayım, 1.90 boyunda, iri yarı, esmer yanık tenli , saçı siyah gözü kara bi adamım. Evliyim, 39 yaşında, 1.60 boylarında esmer, türbanlı, tombul ve bana 2 çocuk veren bir karım var ismi Neriman. Yapım sert, bakışlarım pek sevecen değil, yumruğum küçük bi çocuğun kafatası kadar iri. Ben bursanın dağ yöresinde yetişen biriyim, varlıklı bi aileye mensup olmam her zaman işime yarasada paraya önem vermem. Bursa içinde 2 tane restoran ve 3 tane çocuk giyim mağazam var ve yaşadığım köyde büyük bir çiftlikte oturmaktayım. Bu yaşıma kadar hep dağ yöresinde kaldım bu yüzden sertliğimi hep arttırmak zorunda bırakıldım, herkesin yaşam öyküsü farklı, neyi seçeceğini kimse bilemiyor. Neyse size öğüt verecek değilim, interneti zevklerim için kullandığım bu sıralarda hep bu tür hikayeler okudum ve bende yaşadığım şuan da devam etmekte olan bir şeyi sizle paylaşıyorum. Bursa içinde olan, aile dostumuzun oğlunun düğünü için şehre geldik. Düğün salonunun önünde karşılandık, erken gelemediğimiz için kız tarafının olduğu büyük masalardan birine yönlendirdiler. Karşımızda bir çift vardı ve masa onlar olsa da sanki boş gibiydi. Çifti kabaca anlatmak gerekirse, tam karşımda oturan bayan 20 ila 30 yaşları arasında, balık etli, güzel yüzlü, uzun dalgalı saçlara sahipti üzerindeki elbise kırmızıydı ve göğüslerinin birazcık yukarısından dizlerine kadar uzanıyordu. Adam ise memur tipli, saf saf bakan biriydi, canını kaburgalarından almışlarcasına bıkkın ve de bitkin haliyle sanki ben nereye geldim böyle dermiş gibi attığı bakışlarla birazcık gülmeme neden oldu. Ben önümdeki güzelliği gözlerimi kaçırmadan izlerken, oğlum beni damadın babasının, oyun havasına çağırdığını söyledi. Ahmet dayı köyümüzün ileri gelenlerinden, benden 8 yaş büyük, gençken hep beni ava götüren ve çok sevdiğim bir abim. Kalktım masadan ve meydana gittim. Omuzlarımı saran siyah ceketim, siyah kumaş pantolonum, beyaz gömleğim ve onun üzerine siyah yeleğimle yeşilçam filmlerindeki mahalle kabadayılarına benziyordum. Ahmet dayı, çakal osman, ayyaş İsmail ve ben eski av ekibi başladık oynamaya. Bursa çiftetellisi oynuyoruz, kolları indirene bağırılıyo, yorulmak bilmeyen bizim ekibe gençler katılıyo, çember genişliyo. Keyfim iyice tıkırına geldiğinde dayanamadım, dayandım cüzdanıma ve para saçmaya başladım. 7-8 yaşlarında bi sürü velet başladı toplamaya, ortalık toz duman, eğlenceye devam ediyoruz. Aradan bi kaç dakika geçmişti ki damat ve arkadaşları için anons yapıldı ve onlar sahneye çıktı biz büyükler masalarımıza geri döndük. Masaya döndüğümde karım ve oğullarım yoktu ama yine de oturdum. Memur tipli genç adamın yanındaydım onun yanında da alımlı ve çekici karısı vardı. Uzun zamandır sikişmemiştim, karım benden korkusuna kendine pek iyi bakmıyordu ve böyle bir bayanı yarım metre uzağımda izlemek bana keyif veriyordu. Arada sırada bana dönüp bakmasıyla birazcık cesaret aldım ve konuşmaya başladım. – Merhaba genç, dedim yanımdakine. Bana döndü ve kısık bi ses tonuyla. – Sizede merhaba efendim, dedi. – Yanındaki tatlı hanfendi karın mı ? dedim. Karısı bize bakmıyordu, bende adamın ağzından laf almaya çalışıyordum. – Evet karım, dedi. – Senin gibi bi sümsük bu kısrağı nasıl elde etti, dedim. Karısı o an biraz güldü ama dediklerime mi başka bir şeye mi bilemiyorum. Bizim gerzek konuşamadı ve yeni bi soru ekledim. – Ne kadardır evlisiniz ? dedim. – Yakında 2 yıl olacak efendim, dedi. Karısına dönüp. – Hanfendi bu salak için 2 yılınızı neden harcadınız, dedim. Adam bozulsa da iri yarı oluşumdan ötürü sesini çıkaramıyordu. Karısı bana bakıp cesurca ; – Senin gibi bi hayvana mı harcayacaktım, dedi. Anlaşılan konuşmamı beğenmemişti, sesim kalın ve emir verir gibi konuşurdum hep, beni itici bulduğunu anlamıştım. Dakikalar ilerlerken karım geldi, oda fark etti adamın karısına asıldığımı ama sesini çıkaramadı. Ben kadını keserken kız tarafı için anons yapıldı ve seks abidemiz sahnedeki yerini aldı. Kadınlar başladı oynamaya, gözüm yanımdaki cılız adamın karısındaydı. Ellerini kaldırdı havaya narin narin şıklattı müzik eşliğinde, daracık elbisesinden fırlayacak kadar diri kalçaları vardı. Elbisesinin dar olması nedeniyle iç çamaşırının çizgileri belli oluyordu ve tabi ki büyük yuvarlak kalçaları. O salladıkça ben şahlandım, o göbek attıkça azdım ve aklıma yazdım, her hareketini. Sütun gibi bacakları her ilerlediğinde koca götü aşağı yukarı hareketlerle beni kendimden geçirmişti. – Karının götünü sen mi büyüttün başkası mı evlat, dedim sertçe. Dondu kaldı, ne diyeceğini bilmedi hala sert bakıyordum. Elimi ensesine atıp sıktırıp gevşetmeye başladım, adamın canını yaktığım yüz ifadesinden belliydi. – Korkma öldürmem seni, dedim. İyice tırsak çıkmıştı adam, işi piçliğe vurmaya başladım ve o gürültünün içine adamla sürekli konuşmaya başladım. – Sen sikemiyosundur da kesin bunu, dedim güldüm. – Sana ne lan, hayvan gibi kokuyon gelmişsin burda milletin karısına kızına asılıyon, dedi ve bende. Ensesini daha sıkı sıkmaya başladım. – Bir anda erkek kesildin, hayırdır, dedim. Ekledim. – Senin o boğazına düğümlenen küfürlerini, daha diline varmadan götünden çeker alırım, benim sorularıma cevap ver, dedim. Korkutmuştum eniği, sadece bakıyordu şimdilik. Biraz duruldum kestim konuşmayı, gözlerim bu kadındaydı. Aklımı başımdan almıştı, köyde çok köylü karısı sikmiştim hiç biri kendine bakmazdı. Sadece koltuk altını ve etek altını temizlemek onlar için bakım sayılırdı. Ama karşımdaki afette ne bacaklarında nede kollarında en ufak bir tüy tanesi yoktu. Saçlarından ayaklarına kadar süzdüğüm, kırmızı elbiseli seks abidesi benim resmen ağzımı sulandırmıştı. – Adın ne senin, dedim ve tekrar karısını süzerek adamla konuşmaya başladım. – Serdar. – Bursalı mısın ? – Evet. – Kaç yaşındasın ?. – 30. – Karın kaç yaşında ? – 26. – Adı ne ? – Esra. Bu ve bunun gibi karısını tanımak için bir sürü soru sordum, alışverişi sevdiğini, pahalı şeylerin hoşuna gittiğini, nasıl evlendiklerini, neleri yaptıklarını öğrendiğim. Cımbızla çekip alıyordum kadının sevdiği şeyleri adamın ağzından. Adam kısa cevaplar verse de ve çoğu zaman konuşmak istemese de onu konuşmaya zorluyordum. Arkadaşlarım geldiler onlarda masamıza oturdular, sohbet muhabbet ilerliyordu. Çakal osman dediğim piç kurusu kadını gözlediğimi anladı ve lafa girdi. – Yine hangi garıyı sikine kestiriyon, kenan, dedi. Sırıttı pevezenk. İsmail bilirdi benim huyumu suyumu oda bişeyler söyleme gereksinimi duymuş olsa gerek ki. – Fazla sırıtma senin karıyada bakarsa bi bakmışsın gece ağılda koyun yerine karın meğler, dedi. Hepimiz bastık kahkahayı. Çakal osman yanımdaki dümbüğe dönerek. – Senin garı iyi meğleyomu yiğen, dedi. Yine başladık gülmeye. İyi toparladı piç kurusu, köyde de her lafı başkasına çevirirdi. Biz sohbet ederken köyden girdik, şehirden çıktık, çocuklardan konuştuk, ölenlerden saydık, geçmişi andık, geleceği oluruna bıraktık. Laflar birbirini sürükledi, 40 yıl görüşmemiş gibi böğüre böğüre konuştuk köyden dostlarımla. Serdarın karısı Esra gelmişti biz konuşurken. Her lafımın bitişinde ona bakıyordum. Tiksinircesine bakıyordu bana ve hemen başka yöne çeviriyordu kafasını. Muhabbete mal varlıklarından devam ettik, ismaille osmana ; – Benim restorana gideriz akşam yemeğe gelmeyenin tüfekle götünü delerim, dedim. – Gelmez olur muyuz, bi batmadı lokantan, hep tanıdıkları görüyom para veren eden yok, dedi. – Lan göt oğlu, ne lokantası restoran dicen, burası şehir bok kokulu köyün değil, dedim. Güldük. Bir şarkı düşünün kadın bir sanatçı tarafından söyleden, sesi tiz ve duyduğunuz en güzel melodi kadar hoş. İşte bu incelikte bir ses katıldı konuşmamıza, katılan Serdar’ın kadını Esra’ydı. – Sizin bir restoranınız mı var, dedi. Esra öyle tatlı bi ses tonuyla dedi ki masayı sessizlik kapladı. Düğünün sesini kimse umursamıyordu masadaki tüm dostlarım kadına baktı o an. – Evet hanfendi, isterseniz sizde bu gece bize katılın, Ahmet dayının oğlunun bu güzel günü için bizde kendi aramızda bi kutlama yaparız, dedim. – Sen baya şehirli olmuşsun kenan lan konuşmalara bak, dedi ve güldü osman. – Çakal bak kuyruğunu bacaklarının arasına alırsın asabımı bozma benim, dedim. İsmail yatıştırdı ortalığı. Yeniden gelip gelmeyeceklerini sorduğumda, kadın geliriz bi değişiklik olur bizim içinde, dedi. Kocasına makyajını tazeleyeceğini söyleyip düğün salonunun tuvaletinin yolunu tutan Esrayı artık yakından incelemin vakti gelmişti. Ayağa kalktım 10 adım arkasından yürümeye başladım, kadınlar, kızlar, garsonlar, çocuklar hepsi oradan oraya giderken tuvalete yaklaşmıştık, adımlarımı hızlandırdım kadınlar tuvaletine girmişti hemen arkasından girdim ve onu kapalı tuvaletlerin tam önünde yakaladım. Şansım yaver gitmişti ki o an kimse yoktu. Bir elimle ağzını kapadım diğer elimle belinden kavrayıp kabine soktum Esrayı. Karımdan uzundu yaklaşık bi 10 santim kadar, balık etli vücuduna yapışan elbisesi ona sarıldığımda her zerresini hissetmeme olanak sağlıyordu. Kulağına eğilip, fısıldadım; – Pısırık kocanın bu güzelliği heba etmesini istemedim, şimdiye kadar hiç senin gibisini becermemiştim, yanımdaki karının meymenetsiz suratını gördün, benim gibi bi para babasına yakışan o mu sen mi ? Kocanın da seni pek iyi sikebildiğini sanmıyorum güzelim, dedim. Esra çırpınıyor ve elinden geldiği kadar ses yapmaya çalışıyordu. Ama bir ayı kadar sıkı tutuyordum onu, boğazından tutup duvara dayadım hala elimle ağzını sıkı sıkı kapatıyordum. Kulağına ; – Şimdi sana kocanın tattıramadığı şeyler tattırıcam, eğer karşı koyarsan seni boğazlar öldürürüm ve eğer buradan ikimiz birlikte çıkarsak sana bol miktarda para veririm, dedim. Bana karşı koymaya çalışıyordu, elimi ısırmayı deniyordu, bacaklarıyla canımı acıtamayan tekmeler atıyordu. Elimi ağzından çekmemle dudaklarına yapışmam bir oldu, kollarımla onu kendime sarmıştım sırtıma vurmaya çalışıyordu. Canımı acıtamadığını hala anlayamamıştı sanırım. Hayvan gibi öpüyordum onu, gözyaşları dökülüyordu dudaklarımdan kaçırmaya çalışırken dudaklarını. Ellerimi kalçalarına attığım, daha önce hiç ellemediğim bir yumuşaklık hissettim. Hamurcasına iri ellerimle sıktırıp gevşetiyordum kalçalarını. Elbisesini yukarı çekiyordum, oysa indirmeyi deniyordu. Yarrağım yeni bi kadına hasretinden ve o anın büyüsünden kendini demir etmişti. Pantolonumun soluna yatan ve dizime doğru bir yol izleyen sikim büyüdükçe büyümüştü. Hayvan gibi öpmeyi ondan karşılık alana kadar kesmeyeceğimi anlayan Esra çırpınmalarını yavaşlatmış, ya gücü tükenmiş yada kendini bana bırakmayı düşünürcesine, karşılık vermeksizin dudaklarımın güzel dudaklarını somurmasına müsaade ediyordu. Zaman ilerledikçe sırtıma attığı yumruk darbeleri azaldı ve daha sonra ellerini koltukaltımdan geçirerek omuzlarıma tutunmaya başladı. Bende biraz durulmuştum, eğilmekten bıktım ve onu kalçalarından tutup havaya kaldırdım yasladım duvara, bende alttan destek yapıyordum. Yuvarlak kalçaları, ellerimin üzerinde beni daha çok azdırıyordu. Göğüsleri onla aramda istenmeyen bir mesafe oluşturuyordu, ben yine de durmaksızın öpüyordum. Taş gibi olan yarrağım artık bir delik için yalvarıyordu. Biraz daha öpüştükten sonra indirdim ve tamamen saldım onu. Bana kin dolu bakışlarla bakıyordu, elimi cüzdanıma attım ve 300 lira verdim. Eline tutuşturduğum parayı aldı, kırmızı çantasını eline alıp hemen parayı çantasına koydu. Kulağına eğilip ; – Biraz daha devam etmek istiyorum, senin de haz alacağın şeyler var bende, bu sikik tuvalette pis kokular eşliğinde becericem seni miss kokulu, seks abidesi, dedim. Kısık sesli ve tahrik edici konuşuyordum, soluk alış verişimiz bile tahrik ediciydi hele onun ki, vücudumuzda dolaşan kan daha hızlı hareket ediyor vücut sıcaklığımız yükseliyordu. Onaylarcasına kafasını yukarı aşağı salladı, dudaklarından bir kez daha öpmüştüm. Sonra onu dizlerinin üzerine çöktürdüm, ben uzun ve dalgalı saçlarını okşarken ona yapması gerekeni işaret ettim. Yavaşça pantolonumun üzerinden yarrağımı okşuyordu, siyah kumaş pantolonumun fermuarını indirdi, ve önü düğmeli paçalı donumun düğmelerini çözdü, elini atıp sikimi dışarı çıkardığında yüzünde bi şaşkınlık ifadesi oluştu. – Ne o büyük mü geldi esra, daha önce bunun gibisini almadım deme sakın, dedim. – Bu balta sapı gibi, dedi. – Biz dağlıyız, keser sapı da çıkabilir balta sapı da, kocan seni aç bırakmış, tamda ağzına layık bu kamış hadi senin olanı daha fazla ortada bırakma al ağzına esra, dedim. Sol eliyle sapından tutuyordu, dudaklarını sikimin başına getirmişti. Öpücükler atıyordu ve kafasını dilliyordu, ağzına almaya başladığında ben hafiften inlemeye başlamıştım dudaklarıyla kapladığı sikimin kafasını yerinden sökercesine emiyordu. Kapamıştı gözlerini iştahla yalamaya başlamıştı diğer eliyle sıvazlıyordu yarrağımı, çok iyi yapıyordu işini. Sikimin başını vakumlarken bana 31 çekişi kendimden geçmeme neden olmuştu. Daha sonra yavaşladı, bunu hissedince gözlerimi açtım ve ona baktım. Yarrağımın sapından tuttuğu için sikimi sağa sola sallıyor yüzüne gözüne deymesini sağlıyordu. Sonra havaya dikti sikimi, sağ eliyle baldırımdan tutunarak kafasını donumun içine soktu. Ağzına aldığı taşağımı eme eme donumdan dışarı çıkarmıştı, ve diğeri içinde aynısı yaptı. Şimdi tüm erkekliğim önündeydi, kocaman sikimin altında 2 tane sarkan taşak, bu manzarayı sevdiğini anladım. Taşaklarımı sanki anne şefkatiyle öpüyordu, sonrasında ağzına alıp emiyordu. Bunun bana verdiği hazzı tarif edemem size gidin ve eşinize emdirin taşaklarınızı. Olaya dönecek olursak, esranın ağzında olan taşaklarım ve yüzüne sürtünen yarrağımı, neden daha önce bu kadını bulmadıkları için suçladım. Saçlarını elime aldım okşuyordum o taşaklarımı ağzında dileyip emerken, sanki savunmasız kalmışçasına kendimi ona sunuyordum. Taşaklarımı emmeyi bitirdikten sonra yeniden yarrağımı sıvazlayıp, yalamaya emmeye başladı, sol eliyle daima sapını sıkıca tutuyordu, sağ eliyle sikimin başını tuttu ve yana doğru çevirdi, ağzını kocaman açarak yarrağımın gövdesinde getirdi, yalıyor, öpücükler atıyor ve emiyordu, bi sağa bi sola ağzını kaydırıyor ağzıyla 31 çekiyordu bana sanki daha sonra yeniden kafasını ağzının içine aldı. Fena şekilde azmıştım, bi düğün salonunun tuvaletinde benden 18 yaş küçük bir kadının ağzına veriyordum, üstelik bu köydeki siktiğim pis kokan amcıklar gibi değildi. Başından tutup iyice ağzına alması için onu kendime bastırmaya başladım, aynı zamanda amcık siker gibi yarrağımı öne sürmeye başlamıştım. Yarısından fazlasını almıştı ki boğulacak sanıp geri bıraktım, ama sikim küçük dilinden boğazına inmişti ve bunu tekrar yaşamak istemiştim. Soluklandı biraz, salyaları sikimden ağzına doğru uzanıyordu bazıları damlıyordu. Biz sikişmeye hazırlanırken kızlarda makyajlarını tazeleyip sohbet ediyordu içeride. Biri benden söz ediyordu, ve şöyle dedi. – Hani şu köy ağası kılıklı kroyu gördün mü hilal, dedi biri. – Yoo görmedim ama o kenan dayı kro dediğini duymasın, dedi diğeri. – Saçı sakalı birbirine karışmış, kıllı uyuzun teki bence, dedi ilki. – Niye sordun ki onu, dedi. – İçerde sordular, çiftetelliye oynaması için ama adam yokmuş ortada o yüzden sordum, dedi ilki. Ve çıktılar dışarıya. Bu konuşmalardan sonra kendimi geceye saklamak için esraya kalkmasını söyledim. Ardından duvara doğru çevirdim onu, elbisesini yukarı sıyırdım, tüzsüy kalın bacakları ve ihtişamlı yuvarlak kalçaları beni karşıladı, elbisesi gibi iç çamaşırıda kırmızıydı, eğildim kokusunu kokladım. İç çamaşırını çıkarmadan ağzımı burnumu kalçalarının arasına bastırdım buram buram kadın kokuyordu, miss kokusuyla beni çılgına çevirmişti, kilodunu dizlerine kadar sıyırdım, ellerimle göt yataklarını sağa sola ayırdım ve göt deliğini yalamaya başlamıştım. Esra’dan ıııııııımmmmm diye bi inilti duydum, içten ve zevktendi bu. Dilimi göt deliğinin çevresinde gezdiriken kalçalarını gıdıklanmışçasına kaçırıyordu. Dilimle göt deliğinin içine girmeye çalıştım fakat hiç sikilmemiş kadar dardı. Kabul etmiyordu dilimi, daha sonra kalçalarından sıktırarak götünü biraz yukarı kaldırdım, amı tertemizdi, tüysüz ve ıslaktı ağzıma alıp emdim sularını sonra dilimle biraz masaj yaptım. Esra artık sürekli inlemeye başlamıştı zevkin doruk noktalarına tırmanıyordu. – Yeter artık sok, dayanamıyorum, dedi. Ben yerden yükseldim ve kendimi onun amına göre hizaladım, ellerini duvara yaslamış ve başını aşağı eymişti, saçlarını tek bir yönden sarkıttığı için bana dönüp baktığında mest oluyordum. Sikimin başı esra’nın salyalarıyla yıkanmış gibiydi, elimle amına götürdüm ve girmeden bıraktım, esra ne yapması gerektiğini biliyordu ve bi elini indirip sikimi içine yönlendirdi. Cayır cayır yanan amcığına kafası girmişti, içerisi daracıktı ama beni durdurmak için yetersizdi, şimdi sıra bendeydi, amına yavaş yavaş daldırıyordum yarrağımı. Ah oh sesleri kısık kısık ve soluk soluğaydı. Daha fazla dayanamadan kökledim erkeliğimi esranın kadınlığına ve esranın dişlerinin gıcırtısına şahit olmuştum, köklediğim anda akıllı davranıp dişlerini sıkmıştı. – Amımı yırttın hayvan herif, çıkar şunu, dedi. Ama beklettim, köküne kadar içindeydim esranın ve bana yapışan kalçalarını hissetmem olağanüstüydü. Esra sakinleşmeye başladığında yavaş bi şekilde girip çıkmaya başladım, acıdan zevke doğru yol almasını bekledim yavaş yavaş girip çıkarken, boşalacağımı tahmin ediyordum ve git gellerimi hızlandırdım. Yarağımın amına her çarpışında lap lup lap lup cinsinde sesler çıkarıyordu, kaltağın amı genişliyordu. Ben belinin o kıvrımından güç alarak var gücümle dayıyordum esraya, bi 5 dakika siktim amını, dağıttım sürtüğün kadınlığını, esra boşalmıştı çoktan bu kadar zevke dayanamamıştı ve bende yarağımı çıkardığımda saçlarından çekip bana dönmesini sağladım. Dizlerinin üzerine çöktürdüm ve ağzına almasını söyledim, dediklerimden daha iyisini yapıyordu, annesinin memesini emermiş gibi iştahla sikimi emiyordu, sikimin deliğini diliyle yalıyordu ve artık geleceğimi anladığım sırada esranın başından tuttum köküne kadar ağzına alması için bastırım, küçük dilinin sıkıştırmıştım bile soluk borusuna kadar soktum sanırım beni ittirdi ve tam ağzındayken patladım, ama çıkarmak istemedi. Gözlerini kapadı ve tüm döllerimi boşaltmamı bekledi. Ağzını doldurmuştum ve çektim sikimi, beni resmen bitirmişti, ağzını açıp bana döllerimi gösterdi, ağzından sarkan menilerim göğüslerinin arasına ve elbisesine damlamıştı. Bikaç keç yutkunduktan sonra hepsini yuttuğunu söyledi, daha önce hiç bi kadına yutturamamıştım. Bunu tabi ki ona söylemedim, ayağa kalkmadan öncen son kez sikimi yaladı temizledi, ardından pantolonuma soktu ve fermuarımı çekti. Ayağa kalktı üstüne çeki düzen verdi, bende bu sırada onla oynaşıyordum, işini bitirdiğinde. – Kocamdan çok daha iyisin ama keşke yaşlı vede kıllı olmasan, dedi. Elimi cüzdanıma attım, yüzlüklerden 5 tane verdim ve onları da çantasına attı. – Çok cömertsin canım, dedi. Son kez sarıldım götünü avuçladım ve dışarıyı kolaçan etmesini söyledim kimsenin olmadığı sırada çıkar beni buradan dedim. 5 dakika sonra tuvaletten çıkmıştım o önümde ben arkasında yeniden masamıza gitmiştik. Oturduğumuzda kocası suratıma imalı imalı baktı, karısına dönüp. – Yarım saat oldu nerdesin sen, dedi. – Midem bulandı, kötüydüm gelmek istemedim işte, dedi Esra. Herif sustu. Osman lafa daldı. – Kenan yarım saattir yoksun, oynadık ettik hiç görülmedin, dedi. – Yolculuk ettik ya biraz motoru bozmuşuz tuvaletten çıkamadım, dedim. – Bu aralar motora merak saldın sende iyice, dedi ve güldüler masadakiler. Serdar kısık sesle ; – Bi daha gözden kaybolma, yanımızda ki adam sapığın teki, dedi. Ama bunu duymuştum. Serdara dönüp – Korkma seni sikmem, dedim. herkes başladı gülmeye. Osman esraya dönüp, – Bayan elbisenizde bi beyazlık var isterseniz temizleyin, dedi. Yine gülüştüler. Bu böyle devam etti adamı karısının yanında yerin dibine soktuk. Düğün bitmeye yakındı takıları taktık ardından, hatıra fotoğrafı çekildik ve arabalarımıza yönlendik. Gitmeden hemen önce Esra ve serdarı gördüm yanlarına gittim. Akşam yemeği için restoranıma davet ettim, restoranın adresinin yazılı olduğu bi kart verdim. Oğullarımı ve hanımı mı arabayla köye yolladım. Arkadaşlarıma yemeğin iptal olduğunu , işim çıktığını söyledim. Esranın serdarı ikna edeceğini biliyordum bu yüzden alışverişe çıkmaya karar verdim bi kaç mağaza gezdim sonra carrefoursa da kotona girdim kadın bölümüne yürüdüm, kadın bi çalışanı durdurdum, balık etli bi bayanın tüm güzelliğini ortaya koyacak bi elbise arıyorum şeklinde konuştum. Birkaç elbise gösterdi ve gözüme en çok çarpan dizlerin bi karış yukarsına kadar uzanan pembe çiçekli bir basma elbiseyi seçtim, kolları sıfırdı, hafifçe göğüsleri belli edecek kadar göğüs kısmı açıktı paket yaptırdım ve aldım. Sonra mekanıma gitmek için bi taksiye atlayıp gitti. Saat 9 sularında restoranda beklerken, esrayı kapıdan içeri girerken gördüm ve heycanlandım, tek geldiğini sanmıştım. Hemen arkasından serdar girdi, Esra kıyafetini değiştirmiş bu kez günlük giysileriyle gelmişti. Altında bacaklarını saran daracık pembe bir pantolonu vardı, ayak bileklerinden birkaç parmak yukarısına kadar gelen bir pantolondu. Ve pembe topuklu ayakkabıları vardı ayaklarında. Üzerinde gayet bol, sıfır kol baskılı beyaz transparan bir bluzu vardı. İçine yine beyaz bir askılı atlet giymiş olsa da sütyeni belli oluyor, bu haliyle bile içimde yanan ateşi körüklüyordu. Kolunda beyaz bir saat, pembe bir bileklik vardı, diğer kolunda ise taşlarla süslenmiş bir bileklik vardı. Boynuna taktığı üzeri parlayan beyaz taşlardan oluşan kalp şeklinde kolye de mükemmel duruyordu. Saçları yine dalgalı ve göz kamaştıran cinstendi. Serdara gelecek olursak, siyah kumaş pantolonun üzerine beyaz bir gömlekle gelmişti. Garsonu yollayarak onları yanıma getirmesini söyledim, Esra öyle güzel gülümsüyordu ki etrafa bakarken sanki hiç böyle bir yere gelmemiş gibiydi. Masama geldiklerinde ayağa kalkıp ellerini sıktım, oturdular kocası hala bana nefretle bakıyordu ve bu hep devam edecekti. Konuşmaya başladık, mekanı nasıl bulduklarını sordum, beğenip beğenmediklerini sordum, ara sıra Esraya iltifatlar ediyordum. Garson geldi ve ne alacağımızı sordu, Esra mönüye bakarken ben garsona göz kırpıp masayı donatmasını söyledim ve en iyi kırmızı şarabımızı getirmesini söyledim. Esra ile sohbetimiz devam ederken yemeklerimiz gelmişti. Masada boş yer kalmayana kadar serildi yemekler, çıtı pıtı ve balık etli Esra hemen her yemekten birazcık alarak doyuruyordu kendini. Kocası yemeklerden memnun olmuş ki o da şapur şupur götürüyordu midesine. Şarabı biten serdarın şarabını sürekli ben dolduruyordum ve doldurdukça içiyordu, ben daha 1 kadeh içmeden o çoktan 3 bardak almıştı. Esra da sadece yemeğe odaklanmış karnını doyuruyordu. Yemeğimiz bitti herşeyin kaldırılmasını söyledim fakat yeni bir şarap açtım. İlkini bitirmiştik, ben şarabı açarken kocası tuvalete gitmek için kalktı, Esra bana kaldı. Esranın elini tuttum ; – Bu gece bitmeden seni anırta anırta sikmek istiyorum, karşılığında küçük bi hediyem olacak sana, dedim. – Hediyen ne, bu sefer daha çok mu para vereceksin, dedi. – Benim altımda inlemeye devam edersen, evet daha çok para ve zaman zaman güzel hediyelerle ödüllendirileceksin, dedim. – Biraz daha bakımlı ol o halde, dedi. – Kocanda da tek bir tüy yok, pek bakımlı ama hiçbir marifeti yok, dedim. – O konuda haklısın ama ben temiz olmanı istiyorum, eğer temiz olursan her zaman senin olabilirim, dedi. – Bu yaşıma kadar böyle durdum, envai çeşit karı siktim, sadece sana para verdim ve zaman ayırdım beni kızdırma, senide kocanı da sike sike öldürürüm, dedim. – Bu kadar maço olma, tamam dediğin gibi olsun, dedi. Kocası gelmişti, 1 saat kadar oyalandık sohbet ettik, içtik ve saat 11 gibi kalmaya başladık. Bi taksi durdurdum ve kocasını taksiye taşıdım hayvan gibi sarhoş olmuştu, ben öne bindim onlar arkaya ve evlerine kadar gittik. Evin önünde indim, taksiciye parasını ödedim daha sonra kolunun altından girip kaldırarak Esra önde biz arkada. Evlerinin kapısına kadar gelmiştik. 2 katlı bir evdi üst katta oturuyorlardı ve alt kat boştu. Eve girdim serdarı oturma odasına kadar taşıdım ve kanepeye attım. Esra bana bakıyordu, ona yöneldim ve belinden kavradım, kocası arada salak salak konuşsa da esrada bana bakıyordu. Eğilip delicesine öpmeye başladım esrayı, oda karşılık veriyordu. Karpuz gibi götünden kaldırıp kendime yasladım ve kucağımdaydı. Bacaklarını belime sararak bana tutunuyordu, ellerim kalçalarını ovuştururken o benim dilimi emiyordu. Bi süre kocasının ayaklarının ucunda böyle öpüştük sonra ben dudaklarımı geri çekip ; – Sana aldığım hediyeyi giymeni istiyorum, dedim. – Ne aldın çok merak ediyorum, dedi ve indi kucağımdan poşeti uzattım ama vermedim. Yatak odasına geçmeyi istedim, kabul etti o önce ben arkada yürüyorduk. Pembe dar pantolonundan koca götü çok bariz bi şekilde belli oluyordu. Yatak odasına geldiğimizde bana yüzünü döndü. Ceketimi çıkardı sandalyeye bıraktı tekrar gelerek yeleğimin düğmelerini çözdü ve onuda bıraktı, hızlıca gömleğimin düğmelerini çözdü. Ben karışmıyordum zevkini ala ala izliyordum. Esra gözleğimi çıkardıktan sonra üstüm yarı çıplak bi şekilde ortadaydı, göğsüm kıllı, kollarım kıllıydı. Hemen önümde dizlerinin üzerine çömeldi. Kemerimi çözdü, pantolonumun düğmesini çözdü, fermuarımı indirip pantolonumu altımdan aldı. Donumuda aşağı indirerek zevkten deliye çevirdiği aletimi gün yüzüne çıkarmıştı. Beni tamamen çırıl çıplak bıraktığında ; – Sen geç yatağa bende hemen hazırlanıyorum, dedi. Dolabın önünde bana arkası dönük bir şekilde soyunmaya başladı. Önce bluzunu çıkardı, daha sonra atletini, beyaz sütyeni duruyordu. Pantolonunu çıkarmaya başlamıştı, beni azdırmak için belinden aşağıya yavaş yavaş indiriyordu ve domalıyordu. Önümde kocaman beyaz bir kilotla kapatılmış miss gibi bir göt duruyordu. Ben yarrağımla oynuyordum, pantolonunu da çıkardıktan sonra poşeti eline aldı, içinden ona aldığım basma elbiseyi çıkardı. Çok beğendiğini söyledi, üzerine giyip yatağa çıktı. Yatağın üzerinde yürüyordu, benim başıma kadar gelmişti bacaklarının arasında elbisesinin altından izliyordum onu. Kollarımla uzandım ve çıkardım kilodunu, şimdi yüzümün üzerinde etine dolgun pürüzsüz tüysüz sulu bir am ve kalçaların arasında kaybolan bir göt deliği tepemdeydi. Dizlerini kırdı yavaş yavaş eğilmeye başladı, ağzıma getirmişti amını, ben amını yalarken aynı zamanda sikimle oynuyordu. Biraz böyle yalamaya devam ettim ardından onu ters çevirip bedenime yatırdım, bacak arası yine ağzımın ucundaydı, o sikimi yalıyordu 69 pozisyonunu gerçekleştiriyorduk. Ağzına aldığı yarrağımı vakumluyor, içine çekip ardından yarısına kadar sakso çekiyordu. Bende işimi özenle yapıyordum bal damlatan amını köpek gibi yalıyordum, göt deliğini parmaklıyordum. İniltiler çıkarıyorduk ikimizde. Çenem yorulana kadar devam etmiştik sonra kaldırımdım onu. Kucağıma gelip yarrağımı amına hizaladı oturmaya başladı, sikim amının derinliklerine girdikçe ahhhh ahhhh ımmmm ufff ıhhh gibi iniltiler çıkarıyordu. Neredeyse köküne kadar oturmuştu. Tamamen oturduğun hareket etmemem için yalvardı, canının yandığını ve biraz içerde kalmasını istediğini söyledi. Yarrağımın üzerindeyken amının acısı geçtiğinde, amını ileri geri sağa sola oynatarak daha çok zevk almaya çalışıyordu. Ellerini göğsüme koydu biraz götünü kaldırdı ve ben başladım alttan amına pompalamaya. Ben soktukça ahh ahh ufff hadi daha hızlı ayyy offf diyordu. Üzerindeki elbiseyle tam bir orospu olmuştu. Amının için sırıl sıklam ıslak olduğu için çok kaygan vede alev gibiydi. Sürekli patır kütür sikiyordum, başını havaya kaldırmış ahh ahhh ıhhh offf ay amımmm derken dalgalı saçları göğsüme kadar uzanıyor ve ileri geri sallanıyordu ben içine soktukça. Esrayı altıma alıp bacaklarını omzuma aldım elbisesi hala üzerindeydi. Siktiğim amcığını elimle okşadım sonra sikimi hizalayıp kökledim. – Offf annecimm, dedi. Ben daha çok hızlanıyordum. Şak şak lap lup şeklinde sesler çıkıyordu amına girdikçe ve bacak aram bacak arasıyla bütünleştikçe. – Daha çok daha çok sok. – Parçala hadi, kocam sızdı sik sabaha kadar. – Hep böyle bi yarak istedim, ıhhh ıh hadi daha hızlı sok, diyordu sürtüğüm. O konuştukça inledikçe bende ohh ohhh şeklinde soluyordum yatak odası bizim iniltilerimizle dolup taşıyordu. Daha fazla dayanamadım ve 3 defa son derece sert bi şekilde amına girdikten sonra son girişimde içinde kaldım. İkimizde aynı anda boşalmıştık, derin bir oofff çekerek zevkle amının derinliklerine patladım. Esranın başı geride ağzı zevkden açık kalmış şekilde duruyordu, sonra dudaklarını ısırıp zevk duyduğunu belli edercesine baktı. Dudaklarıma yapıştı, ikimizde öylece kalıyorduk. Bacaklarını omuzlarımdan indirdim ve saldım ama hiç ayrılmadım bacak arasından. Döllerim yavaş yavaş amının girişinden akarken, sikimin amında küçülmesini istedim. Daha sonra ikimizde kalktık yataktan, amını peçeteyle sildi banda bir peçete verip banyoya gitti. O banyodan çıktığında ben salondaydım dal taşak kocasının önünde tekli koltukta oturuyordum. Bacaklarımı yanlara açmış ve yarrağım sarkar bir biçimdeydim. Islak ıslak geldi yanıma elbisesini ve sütyenini de çıkarmıştı sadece amının içini, ve bacaklarını yıkamıştı. Geldiğinde tuttu kolumdan yeniden yatak odasına gitmeyi istedi ama hayır dedim. – Kocanın önünde yalamanı istiyorum, dedim. – O sızdı farketmez ki, dedi. – Sen yala uyansa bile sesini çıkaramaz, onu sikimle döverim, dedim. Güldü. – Beklerim senden hayvanım benim, dedi. Eğildi ellerinin üzerinden güç aldı, dizlerinin üzerine çökmüştü, kocasına karşı. Götünü havaya dikip iki yana sallıyordu, bir köpeğin kuyruk sallaması gibi. Kıllı bacaklarımın arasındaki sikimi eline aldı. Küçük halini ağzına tam şekilde aldı, gözleriyle bana bakıyordu. Sikim ağzında büyürken. Immmm uum ımmmmm şeklinde yarrağın tadına varıyordu. Birkaç dakika geçmeden sikim dev boyutuna tekrar ulaşmıştı, artık sapından tutup yalıyordu ve başına küçük ısırıklar atıyordu. Ayağa kalmasını söyledim, bana sırtını dönerek sikimin üzerine oturmasını ve istediği şekilde zıplamasını söyledim. – Burda olmaz ki çok fazla inlerim kocam duyar, dedi. – Sen dediğimi yap, dedim. Daha fazla ısrar etmeden oturdu. Yarrağımı amcığına sokup oturmaya başladığında omuzlarından tutup onu aşağıya hızlıca çektim ve tam köküne kadar almıştı. Ahhhhhhhhhh diye çığlık attı, durdu. Kocası homurdanarak götünü bize döndü yine uyumaya devam etti. – Bi daha kesinlikle bana dokunma, dedi. Ama üzerimden kalkamıyordu, sonra yavaş yavaş götünü kaldırıp indirmeye başladı. Köküne kadar aldığında kucağımda yoğur gibi yayılan götüne bayılmıştım. Kendini yeniden alıştırdığında hızlı hızlı zıplamaya başladı. Ahhh ahhh oyyyy amımm diyordu. Sesi çıldırtıyordu beni. Biraz amını deldikten sonra ayağa kalktım sikimi hiç çıkarmadan onu kocasının yanına kadar götürdüm. Kocasının yüzünü öpecek kadar onu kocasına yaklaştırdım ve domalttım. Sikimi çıkardığımda ateş gibiydi, başı mosmor olmuş ve en zevkli dakikalarını yaşıyordu. – Kocan hiç götüne girmedi dimi sürtük, dedim. – Hayır hayır götüm olmaz, senin yarağınla hiç olmaz, dedi. Domaltığı yerden doğruldu, boğazından tutup kes sesini bu gavat seni duyar ve uyanırsa kocasız kalırsın, dedim. – Lütfen yapma, amımı sikmeye devam et ama götümden girme, demeye başladı. – Kes sesini ve domal, dedim. Son derece sert bi şekilde. Ağlamaya başladı sessizce. Koltuktan tutunuyordu, ben götünü parmaklamaya başlamıştım, bi parmağım zor girmişti ama 5 dakika parmakladıktan sonra ikincisini soktum zevkten inlemeye başlamıştı. Parmaklarımı çıkardım ve yavaş yavaş büzüşen göt deliğine yarrağımı kökledim. Başını soktum çok dardı ve benim sikimide acıtıyordu, kalçalarına tokatlar atmaya başladım. – Eğer kendini sıkarsan hem döverim hem sikerim, götünü gevşek bırak kendini kasma, dedim. – Tamam, dedi. Ağlıyordu, ben sikimin başını daha derinlere sokmaya başlamıştım. Ahhh diye inledi dişlerini sıkmaya başladı. Sert bir şekilde abanmaya başladım götüne, göt deliği hiç yarak yememişti, canımı acıtsada sikmeye devam ettim. Kütür kütür düşmanımı siker gibi sikiyordum, sallanan memeleri kocasının başını okşuyordu. – Yapma burda daha fazla, yeter, diyordu Esra. Ben sikmeye devam ediyordum. – Of off ayyy deliğim, diye inliyordu Esra. Ağlata ağlata götünü dağıtmıştım bi 10 dakika kadar sikip boşaldım götüne. Gece boyunca sikişip, sevişmeye devam ettik. Sabah olduğunda uyandım, yatak odalarındaydım, Esra koca götünü yana devirmiş, eli sikimde göğsümde yatıyordu. Yavaşça elini sikimden çekip onu yüzüstü yatırdım. Çarşafı yana atıp esranın götünün üzerine geldim, yarrağımı biraz sıvazladıktan sonra dikleştirip. Göt deliğine sokmaya başladım. Yorgunluktan başını hissetmedi, sonuna kadar köklediğimde ahhhhhhhh deyip uyanması bir oldu. Elini arkaya atıp ; – Götüm zaten dün gece folloş oldu, kocam anlayacak yapma artık, dedi. Ben seri bi şekilde sikiyordum cayır cayır yanan götünü. Lop lop diye sesler çıkıyordu ve yatak duvara vuruyor aynı zamanda yayları gıcırdıyordu ve bunun üzerine esranın ahhh ahhh ıııhh yeter offf götümmm haykırışları iniltileri odayı süslüyordu. Fena şekilde azmıştım ve son sürat sikiyordum onu, çok geçmeden boşaldım içine. İkimizde rahatlamıştık, tüm gece sikişip son ayların acısını çıkarmıştım ve sikişirken öğrendiğime göre de oda birkaç aydır yarak görmemişti. Üzerimi giyinip yüklü bi miktar para verdim. Numarasını aldım oda benim numaramı aldı, sonra oradan ayrıldım. İlişkimiz hala sürüyor ve kocası bilsede ses edemiyor Esra gavat kocasını benle boynuzluyor ve ücretini alıyordu, eskisine göre artık daha az veriyordum ve kütür kütür sikiyordum. Serdarın karısı resmen bir orospu olmuştu.
Yeni komşular
Merhaba Hasan ben Antalya da kaptanlık yapan ömrü denizlerde geçmiş varlıklı bir ihtiyarım. İsmim İsmail Korkmaz 62 yaşındayım , hiç evlenmedim. Antalya İstanbul Ankara İzmir vs yerlerde yüzlerce dairem iş yerlerin var . Artık uzun deniz işlerini bırakıp Antalya ya yerleşip kendine minik bir tekne aldım. Hem balık tutmak hemde arada bir de olsa tekne turu yapmak için.
Oturduğum dairenin bulunduğu binada 3 daire 2 dükkanım var kiracının biri doğuya tayin edildi taşındı kiracı olmak isteyenler onlar gittiği gün gelmeye başladı. 45 yaşlarında Asuman diye bir kadın geldi dul ikiz 23 yaşlarında kızları ve 15 yaşında bir oğlu varmış. Evi beğendi kirada anlaştık temizlik vs için 1 hafta müsaade istedim gerek yok biz hallederiz anahtarı verin biz Çarşamba gününe kadar taşınırız deyip gitti. Asuman dediğim gibi 45 yaşlarında balık etli küt siyah saçlı Antalya nın sıcağında daha da kararmış bir kadın. Ama oldukça bakımlı idi .
Ben gündüz pek evde durmam en erken 21 gibi eve giderim aslına bakarsanız çarşamba geleceklerini unutmuştum ayakkabıları görünce çok şaşırmıştım. Evime girdim masama atıştırmalık birşeyler hazırlarken kapı çaldı gidip açtım Asuman ve oğlu kapıdaydı ayak üstü biraz konuştuk eğer müsaade ederseniz kapının anahtarını değiştirmek istiyorum İsmail bey dedi , bende değiştirirseniz iyi olur tabikii dedim çilingir tanıdığınız var mı peki İsmail bey
Ben hallederim siz nalburdan kilit alın ben takarım
Teşekkür ederim İsmail bey yarın alayım
Şey Asuman hanım birşeyler yediniz mi sonuçta ev taşıdınız tam toparlanmamışsınızdır buyrun benim evde birşeyler ayrıştırın
Kızlara sesleneyim hemen geliyorum
Kapıyı açık bırakıp masaya hazır aldığım yemeklerden ısıtıp koymaya başladım içerisi birden parfüm kokmaya başladı içeri giren 3 kadın birbirinden güzeldi. Nutkum tutuldu konuşamadım ilk Asuman hanım merhaba dedi merhaba hoş geldiniz buyrun masa hazır
Teşekkür ederim İsmail bey çok kibarsınız
Ne demek efendim bu benim vazifem buyrun lütfen.
İsmail bey bu yemekleri siz mi yaptınız
Evet demeyi çok isterdim ama hazır aldım bana yalnızca ısıtıp masaya koymak kaldı.
Bu arada bunlar ikizlerim Aslı ve Hande bu da şans kaynağım Uğur gerçekten benim uğurumdur .
Ben İsmail Korkmaz ister İsmail deyin isterseniz korkmaz hangisini isterseniz
Hep beraber yemeği yedik sofrayı hep birlikte topladık çay bisküvi hazırladım sehpaların üzerine koydum Asuman kızlara hadi kızlar koskoca adam size hizmet mi edecek kaldırın o güzel popolarınızı hadi yardım edin
Kızlara Osmanlı ocağını gösterip çayı alıp salona gittim Hande Osmanlı ocağını hiç görmediği için inceliyordu kutuyu açıp çakmağı ateşledim reşoyu yaktım çaydanlığı üzerine koydum bardakları doldurdum herkes bardaklarını aldı kızlar okuyormusunuz ne iş yapıyorsunuz
Hande ben Doğu Akdeniz üniversitesi bilgisayar mühendisliği bölümünde okuyorum
Aslı bende Çukurova üniversitesi tıp fakültesinde okuyorum 4 sınıftayız ikimizde
Ya sen hangi okula gidiyorsun Uğur
Ben Atatürk ortaokuluna gidiyorum bende büyüyünce doktor olacağım İsmail amca
Maşallah Asuman hanım çocuklarınız pırlanta gibi Allah bağışlasın
Teşekkür ederim İsmail bey sizin çocuğunuz yok mu eşiniz yok mu
Ben hiç evlenmedim Asuman hanım denizlerde ömür tükettim ancak emekli olunca yerleşik bir hayata kavuştum dünyanın her tarafına gittim Türkiye kadar Antalya kadar güzel bir memleket görmedim bu yüzden burada mesken kurdum nasip buradaymış
Evet İsmail bey nasip nereyi ne zaman isterse o oluyor gerisi hikaye.
O gece iyice sıkı fıkı olmuştuk. Aradan 2 ay gibi uzun bir süre geçmiş artık normal kıyafetlerle onlar bana ben onlara gidip gelmeye başladık .
02.08.2019 de eve biraz market alışverişi yapmak için gidecektim Asuman hanıma balkondan seslendim ses gelmeyince balkondan geçtim birde ne göreyim Asuman hanım çırılçıplak soyunmuş eline salatalık almış amına sokuyordu o görüntüden sonra bende Asuman a karşı bir alaka olmaya başladı yaşına rağmen çok diri bir vücuda sahipti belki 2 dakika izledim gizlice evime tekrar gittim aklıma birden cep telefonuna kayıt etmek geldi tekrar balkondan balkona geçtim ama gitmişti evime gittim tekrar TV yı açıp yurtdışından yayın yapan porno kanallardan birini açıp izleyerek 31 çekmeye başladım boşaldıktan sonra banyo yapıp markete gitmek için evden çıktım tam o sırada Asuman da çıktı merhabalaştık nereye gidiyorsunuz dedi bende markete gidiyorum peki ya siz nereye gidiyorsunuz Asuman hanım bende yeni açılan markete gidiyordum birlikte laflayarak gidelim ne dersiniz. Olur dedim Birlikte yürümeye başladık birden durdu
birşey sormak istiyorum ama utanıyorum
Anaa burda ikimizden başka kimse yok neden utanıyorsun
Sormak istediğim şey utanılacak bir şeyde bu yüzden
Sor hadi
Neden tek yaşıyorsun hiç kadın yok mu hayatında
Asuman hanım ben bir erkeğim yurt dışında olsam bütün kadınlardan rahat rahat isterim ama maalesef burası Türkiye her kadın bir olmuyor.
Aramızda kikirdeşerek gülmeye başladık.
Yaşınıza göre çok yakışıklı bir adamsınız ama sizde haklısınız.
Peki Asuman hanım sen neden teksin hiç mi erkek arkadaşınız yok
Aslında rahmetli öldükten sonra memlekette çok isteyen oldu ama çocuklardan çekindiğimden teklifleri reddettim .
Çocuklar ayak bağı oldu yani
Evet
Şimdi büyüdüler senin yaşın daha genç bulursun birini
Yok ya her kadına güvenmeyen sen peki ben her erkeğe neden güveneyim haksızmıyım
Doğru söylüyorsun Asuman hanım çok doğru
Birşey söylesem aslında birşey teklif etsem ama kabul etmezseniz bunu anlayışla karşılarım ve aramızın bozulmasını istemem .
Buyrun sizi dinliyorum
Çocuk evde olmadığı zamanlarda birlikte gezelim dolaşalım eğer kabul edersen birlikte olalım ne dersiniz
Şey bilmiyorum ama çocuklar duyarsa beni affetmezler hadi uğur küçük ama kızlar kızlarda evlilik çağına girdi onlarında erkek arkadaşı vardır anneleri bir fahişe gibi evlenmeden bir adamla birlikte oluyor bizde oluruz demiz mi
Haklısın ama onlar varken biz iki komşuyuz onlar gidince iki sevgili oluruz
Peki kabul
El ele tutuşup market alışverişi yaptık eve birlikte döndük evlerinde yalnızca Uğur vardı Uğur a Asuman ben markette kredi kartımı unutmuşum sen uslu uslu otur derslerini yap dedi ve benim eve girdi her ihtimale karşı kapıyı kilitledi orada soyunarak yanıma geldi Asumanın soyunduğunu görünce bende soyundum oturduğum koltuktan kalktım Asuman ile çırılçıplak vücutlarımız birleşti öpüşüp koklaşmaya başladık eğildi sikimi ağzına aldı dondurma yalar gibi yalıyor bir taraftan ağzına alıp çıkarıyordu yeni 31 çektiğim için geç boşalırdım uzun süre yaladıktan beni kanepeye yatırdı üzerime çıktı amını ağzıma dayadı tekrar emmeye başladı bende amını yalamaya başladım müthiş bir şekilde zevk alıyordu bir taraftan inliyor her dil darbemden sonra daha derinlerine kadar sikimi ağzına alıyordu.
Bıraktı ters döndü sırtı bana dönük sikimin üzerine oturdu offf ayyy harika bir şey bu ayyy müthiş bu yaşta böyle bir şey olur mu ya harika diyerek zıplamaya başladı o zıpladıkca ben sırtını öpüp arkadan memelerini okşuyordum ikimizde hemen hemen aynı anda boşaldık ilk kez bir kadının bu denli bağırarak orgazm olduğunu gördüm.
Biraz daha sikimin üzerinde oturdu sonra kalktı buzdolabında muhafaza ettiğim biralardan 2 tane getirdi kanepeye uzandı biranın birini bana verdi diğer birayı dudaklarından başlayarak vücutuna dökmeye başladı bende o döktüğü biraları yalayarak emmeye başladım bütün vücuduna birayı döktü ve bana yalattı o kadar diri vücutlu bir kadındı ki sikim hiç inmemişti birayı içtim mi bilmiyorum ama o şahane vücudun her zerresini emdim artık girmem gerekiyordu bacaklarını aralayıp sikimi tutup amına sürttüm birden soktum off harika sikin var vur erkeğim vur amıma çınlasın duvarlar sesimizle diyerek inliyordu. Belki 20 dakika siktim değişik pozisyonlarda birden durdum içine mi diye sordum patlat erkeğim içime patla dölle amımı dedi. Bende dediği gibi yapıp bütün döllerimi boşalttım Asuman ın amına .
Daha sonra banyoya gittik orada yıkanırken Asuman a balkondan izlediğimi ve markete gitmeden 31 çektiğimi anlattım . Gülüştük banyo yapıp çıktık. Asuman evine gitti ben TV izlemeye başladım .
Asuman gibi bir kadınla birlikte olmak çok güzel oluyordu aradan 3 ay kadar süre geçmişti Aslı okuldan annesine telefon etmiş çok acil olarak bazı şeyler istemişti hemen kırtasiyeden aldım Asuman ile yola çıktık Asuman Uğur gelecek sen git ben Uğur la ilgileneyim dedi ben yola çıkarak Aslı nın istediği şeyleri götürdüm gittiğimde Aslı bir erkek ile dudak dudağa öpüşürken gördüm. Beni görünce utandı kızardı ses çıkaramadı istediklerini verdim dönmek için yola çıkacaktım ki bana el etti İsmail abi ne olur anneme gördüklerini söyleme ne istersen yaparım yeter ki annem duymasın.
Merak etme Aslı söylemem yeri gelir bende senden birşey isterim merak etme sen
Teşekkür ederim İsmail abi çok teşekkür ederim.
Hadi görüşürüz
Eve geri döndüm hafta sonuna kadar her fırsatta Asuman ile seviştik hafta sonu gelmiş Asuman hep birlikte elmalı tarafına pikniğe gidelim demişti. Kabul ettim hazırlıklar yapıldı kızlar ve Uğur arka koltuklara Asuman ön koltuğa oturdu yola çıktık Asuman telefonu elinde mesaj yazıyor o mesaj attıkça benim telefon titriyordu yani bana yazıyordu . Hem meraktan hemde yakıt almak için ilk benzinlikte durdum mesajlarda dış mekanda sevişmek istiyorum özellikle ormanda bir şekilde bunu hazırla çocukların uzağında olmadan sert bir şikiş bekliyorum senden yazmıştı tamam deyip yola çıktık . Asuman gideceğimiz piknik alanını beğenmedi daha ormanın içinde bir yer bulduk oraya hazırladık Asuman ben biraz ateş için odun toplayayım diye orman içerisinde kayboldu 5 dakika geçti gelmeyince çocuklar siz buradan sakın ayrılmayın ben annenizi bulayım dedim onun gittiği tarafa doğru yürüdüm biraz ileride büyük bir ağacın altına oturmuş altındaki eşofmanını indirmiş beni bekliyordu hadi gir içime beni doyur yarağa sik beni dedi sikimi çıkarıp amına soktum sert bir şekilde girip çıkmaya başladım, sanki evdeymişiz gibi o kadar sesli sevişiyordu ki anlatamam fazla sürmedi o orgazm oldu bende boşalmak üzereydim ileriden bir çıtırdı geldi hemen toparlandık ortalıktaki kırık ağaçları toplayıp piknik yerine gittik Hande ve Aslı yoktu uğur ablaların nerede dedi Asuman Uğur bilmiyorum şu tarafa gittiler dedi demek ki senin inlemelerini duydular sese doğru gittiler dedim sessizce .
Dediğimde haklıydım Asuman ın sesini duyup izlemeye gelmişler ikiside kikir kikir gülerek geldiler . Mangalı yaktım etleri sucukları tavukları pişirdim yer sofrasında yemek bir başka oluyor gerçekten de. Aslı nın bana bakışları dikkatimi çekmişti bir suratıma bir sikime bakıyordu aklıma birden bizi izledikleri geldi acaba görmüş olabilirler mi diye düşündüm. Yemekten sonra yakan top oynayalım dediler hep birlikte oynamaya başladık . Topu Aslı atmaya başladığında top sürekli uzaklara gidiyordu haliyle ya ben yada Uğur gidiyordu topu almaya artık top peşinde koşacak halim kalmamıştı en sonunda kızdım Aslı kendisi gitti topu almaya annesi gibi uzun süre yok oldu Aslı neredesin diye bağırdık ses yoktu annesi bir taraftan ben diğer taraftan aramaya başladık ama nafile yoktu belki dönmüştür diye düşündüm annesini aradım
yok bu tarafta sen bulabildin mi canım
Bu taraftada yok canım
Ya Asuman sakın bizi sikişirken görmüş olmasın
Aman Allah korusun inşallah görmemiştir
İnşallah canım ya
Ben geri dönüyorum sende geri gel dönmemişse jandarmayı ararız onlar bulur dedim .
Telefonu kapattım arkama döndüm ki tam karşısında Aslı çıplak bir şekilde duruyordu nutkum tutuldu bir anda ne yapacağımı şaşırdım daha ben hamle yapmadan o eğilip eşofman ımı sıyırıp sikimi ağzına aldı. O kadar güzel yalıyordu ki bırak dahi diyemedim zaten annesini sikerken boşalamadan giyinmiştim kısa bir sürede ağzına boşaldım bütün döllerimi yalayıp yuttu sonra döndü arkasını hadi annemin sikemediğin yerden yani götümden sik beni
Boşalınca ufalmayan bir sikim yok hele hele bu yaşta Aslı benim ki küçüldü gel evde bir bahane bulup birlikte çıkıp rahat rahat sikişiriz şimdi gidelim
Peki söz ver bana sikeceksin benide hatta Hande de sikilmek istiyor Hande yide sikersin o zaman
Tamam söz senide Hande yı de sikeceğim hadi o zaman gidelim canım
Giyinip toparlanıp yola çıktık Asuman ı aradım Aslı yı buldum geliyoruz sen neredesin
Bende gelmek üzereyim
Tamam Asuman görüşürüz.
Piknik alanına geldiğimizde Hande Aslı ile bakışarak konuştular biraz oturduktan sonra piknik malzemelerini toplayıp aracımıza binip yola çıktık Asuman ve Uğur kısa bir süre içinde uyudu Hande ve Aslı onlar uyuyunca arkadan ellerini uzatıp sikimle oynamaya başladı yapmayın etmeyin dedim ama nafile yaptılar . Eve ne kadar zamanda geldim nasıl geldim bilmiyorum. Eve gelince bu kızları nasıl becereceğimi nerede becereceğimi düşünüyordum ki başta bahsettiğim tekne aklıma geldi plan kurdum ertesi gün sabah erkenden bir bahane bulup tekneye gidecektim Asumana ben Burdur a gidiyorum akşama dönerim diye mesaj attım. Dediğim gibi yaptım arabamı Asuman ın göremeyeceği bir yere park ettim , Aslı ya mesaj attım ben teknedeyim gelin hadi
Saat 8 30 da iki kardeş geldiler tekneyi çalıştırıp rahat edeceğimiz bir koy a götürdüm tekneyi kızlar asağıdaki kamarada beni bekliyordu demir atıp yanlarına gittim ikiside soyunmuş oynaşıyorlardı hemen soyunup yanlarına girdim ilk Aslı çıktı üzerime amını ağzıma dayadı em hadi bakalım ne kadar dayanacaksın dedi Hande de sikimi sıvazlıyordu Aslı nın tazecik amından suları ağzıma akıyordu tek damlasını ziyan etmeden yalayıp yutuyordum birden sikimin üzerine oturdu Hande zorlanarak giriyordu anlamıştım götten veriyordu zevk çığlıkları atıyordu teknenin sallanması bir taraftan bizim sikişimiz diğer taraftan tekne sanki bize ayak uydurmuştu Aslı döndü Hande ye sarıldı öpüşüp oynaşıyorlardı Aslı dizlerini yatağa koyup amının derinliklerine daha rahat ulaşmam için kalçalarını daha da açtı bu arada Hande iyice alışmış daha hızlı oturup kalkıyordu birbirlerini okşayarak zevke gelmeleri beni de ateşliyor sikim küçülmek bilmiyordu. Daha sonra yer değiştiler bu sefer Hande amını ağzıma dayadı Aslı göt deliğini aralayıp üzerine oturdu onlar sevişerek oynaşıyor beni zevkin doruklarına çıkartıyordular. Birden benim telefonum çaldı arayan Asuman dı kızlar durdu telefonu açtım
neredesin canım kızlar gitti oğlan arkadaşları ile oyun oynuyor tam birlikte olacağımız bir günde sende yoksun daha ne zaman geleceksin
Canım işlerim var akşama ancak gelirim bende seni istiyorum ama işlerim yüzünden maalesef gelemiyorum sana
Aşkım ya o zaman yarın bir bahane bulup sabahtan akşama kadar sikisecek bir yer ayarla amım kaşınıyor alıştırdın sikişe şimdi yoksun ne olur tamam değil mi
Tamam aşkım yarın bütün gün seninle birlikte olmak için yer ayarlayacağım .
Seni ve sikini öpüyorum aşkım
Bende seni öpüyorum aşkım görüşürüz bye
Kızlar gülüyordu seni yalancı seni diyerek tekrar başladı oturup kalkmaya . Hande ve Aslı artık beni seks kölesi olarak kullanıyordu .
Hande ve Aslı ya neden anal diye sordum bakire olduklarını bekaretlerini evlenecekleri erkeğe hediye edeceklerini söylediler. Denize girip çıktık .
Annelerinden akşama kadar izin istemişler o da vermiş saat 3 e geliyordu ellerine 1500 er TL verdim onlar alışveriş için gittiler özellikle kızlara 8 den önce gelmeyin ben ananızın amına koyacağım dedim .
Hemen bir taksiye binip arabamın yanına gittim aklıma viegra almak geldi eczaneye gidip hemen aldım eve gitmeden içtim eve girer girmez hadi ben geldim evde seni bekliyorum yazdım. 2 dakika geçmeden kapıya geldi eve girer girmez öpmeye okşamaya başladım o da hemen oracıkta soyundu içine hiçbir şey giymemişti ne bir atlet ne külot nede sütyen zaten viegra yı içtiğim için kazık gibi olan sikimi kucağıma alıp oturtturdum ayakta sikmeye başladım orada 2 kez orgazm ettim sikim halen kazık gibi duruyordu salona sikimi eline alıp önden gitti beni kanepeye yatırdı sikimin üzerine oturdu zıplamaya başladı sikişirken aşkım şu muhteşem götünü sikmek istiyorum bugün bana bu mücevheri bozdurmayı nasip et ne olur dedim . Çok mu istiyorsun göt deliğimi dedi evet çok istiyorum dedim krem vardır sende sonuçta gemicisin sen dedi yatak odasına gittim her evde olması muhtemel olan arko krem i alıp götürdüm domalmış kalcalarını çekip göt deliğini iyice ortaya çıkartmış beni bekliyordu hemen kremi sürdüm hem sikime hemde göt deliğime.
Biraz göt deliğini parmakladım ardından sikimi göt deliğine dayayıp yüklendim ucu girmiş yalvarmaya başlamıştı yavaş yavaş ilerleyerek içine komple girdim belki 30 saniye bekledim ve girip çıkmaya başladım o kadar zevk alıyordu ki amından zevk suları kanepeye akıyordu. Birlikte boşaldık , hiç çıkarma üzerime uzan
yan yana yatalım aşkım yine içinde dursun neden seni ezeyim aşkım
Ayy ne kadar da düşünceliymiş benim aşkım yan dönüp arkasından sarıldım sikim zaten hiç ufalmamıştı o sırada sordu neden inmedi bu aşkım şey aşkım gelirken seni daha fazla sikebilmek için viegra aldım o tetikliyor inmemesi bu yüzden . Harika bir şey yapmışsın aşkım beni düşünmüşsün teşekkür ederim aşkım .
1 kez daha sikiştik anal olarak sonra banyo yapıp giyindik .
Ben ve Asuman şimdi evlilik hazırlığı yapıyoruz kızların ikisininde kızlığını bozdum onu da sizlere anlatacağım hikayem şimdilik bu kadar. İnşallah beğenirsiniz Hasan bey yayınlarsanız müteşekkir olurum. Kalın sağlıcakla

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Merhaba hocam sizler bizi bizler sizi çok iyi tanıyoruz Hasan. Öncelikle yaptığın bu zor işi layıkıyla yaptığın için sana teşekkür ederim. Herkes ambulans kullanamaz bu bir gerçek. Şimdi kendimi tanıtarak konumuza gelelim. Ben Mehtap eşim bilgin ile birlikte çok mutlu bir evliliğimiz var fakat eşimin yakışıklı ve çapkın olmasından dolayı evliğilimiz ilk yılları benim gereksiz kıskançlıklarım yüzünden 2 kez boşanma aşamasına geldi. Kocamın ve ailemin yüzünden boşanmadım. İyi ki de o salaklığı yapmamışım. Ben 170 boyunda 74kg sarı saçlı mavi gözlü fazla büyük olmasada normalden büyük memeli ve hafif dışa çıkık kalçaları olan bir kadınım. Eşim babadan kalma İstanbul Tuzla'da ve Gebze'de fabrikaları olan Allah boş gününde özenerek yaratmış 185 boyunda 75 kilo 22 cm ve kalın bir siki olan kumral buğday tenli bir erkek.
Burada sizlere anlatacağım hikayem ilk kez swing ilişkiye girerken yaşadıklarım.
Kocam yaşı ve yakışıklılığı dolayısıyla birçok kadın ile ilişkiye girerken tanıdıklarım ve ben yakalamışlığım vardır.
Birgün annem rahatsızlanmıştı yanımda ne para ne para edecek bir şey vardı bir taksiye binip kocamın yanına gittim sekreter Ebru yerinde yoktu bende direkt odasına girdim birde ne göreyim kocam kanepeye uzanmış Ebru sikinin üzerinde başının üzerinde tanımadığım bir kadın ve onların seksini izleyen 2 erkek vardı beni görünce hemen toparlandılar annem hasta yanına gideceğim taksi aşağıda para bekliyor dedim Ebru hemen giyindi odadan çıkarken para aldı gitti kocam bekle beş dakika ben götüreyim dedi odasında bulunan banyoya girdi çıktı giyinip birlikte araca bindik annemin yanına gidene kadar swing ilişkiyle ilgili birkaç şey anlattı neyse annemi hastaneye yatırdık 3 gün hastanede tedavi gördü o 3 gün annemin yanında kaldım ama nasıl durdum bilmiyorum.
Annemin tedavisi tamamlanıp evine gittikten sonra kocamın ofisine gittim yine Ebru yoktu yerinde bende odaya daldım bu sefer kocam izliyor 2 erkek 2 kadını domaltmış sikiyordu tabiki ben hiç bozuntuya vermeden kocamın yanına gittim onlarda sikişmeye devam ettiler porno film izliyordum resmen kocamın sikine baktım pantolonu yırtacak gibiydi elimi sikine attım pantolonun düğmesini açtım indirdim sikini ağzıma aldım emmeye başladım o sırada kadınları siken erkeklerden biri beni okşamaya başladı o an şehvetle bir off çektim adam eteğimi belimdeki kemere topladı avuç içi kadar beyaz dantelli külotumu çekip çıkarttı diğer erkek te geldi o da aşağı eğilip memelerimi sütyenden kurtarıp emmeye başladı kocam halinden memnun eli kafamda sikini boğazıma kadar sokuyor çıkarıyordu arkamda ki erkek birden içime girdi pompalamaya başladı ben zevkten dört köşe olmuştum parmakları ile göt deliğimi genişletmeye çalışıyordu kocam alışık benim güzel karım dur kanepeye geçelim dedi birlikte kanepeye gittik erkeklerin biri kanepeye uzandı kocam kendi elleriyle beni adamın sikinin üzerine oturttu ve göt deliğime sokmasına yardım etti diğer erkek üzerime çıktı memelerimi okşayarak amıma yerleştirip girmeye başladı ilk kez tost oluyordum pompalamaya başladılar gerçekten de yok böyle bir zevk o kadar suyum akıyordu ki sanki içimde bir nehir var o nehir taşmıştı şarıl şarıl akıyordu sularım .
Kocam sikini ağzıma verdi diğer kadınlarda yanımıza geldi biri sağ diğeri sol mememi emerken ellerini vücudumun her yerinde gezdiriyordu. Anlatılmaz yaşanır dedikleri gibi zevkten inleyemiyordum bütün deliklerim dolmuş zevkten uçuyordum. Kocam ilk ağzıma boşaldı ardından sırasıyla göt deliğimi siken daha sonra amımı siken adam boşaldı. Ben bitmiştim her tarafımdan döller akıyordu. Benim üzerimdeki erkek kalkmıştı bende kalktım kocamın sandalyesine geçip oturdum . O sırada kısa küt saçlı kadını aralarına almış biraz önce bana yaptıkları gibi kadını mutlu etmeye çalışıyordular. Kocam kadının ağzına küçükken verdiği için rahat almıştı ama kocamın siki kazık gibi olunca kadın ağzına alamaz oldu o da benim gibi zevkten dört köşe olmuştu bu sefer ilk am siken ardından kocam boşaldı en son benim de götümü siken boşaldı, artık hepsi de zevkten bitap düşmüş oldukları yere uzanmıştı .
O gün saat 16 20 de banyo yapıp eve gittik ardından kocam ve diğerleri geldiler. O gece sabaha kadar sikiştik zevk nasıl oluyormuş nasıl inim inim inleniyormuş öğrendim . O günden sonra kocamla birlikte haftada 3 5 kez bazen iş yerinde bazen evde mutluluğun tadını çıkarıyoruz.
Eğer müsaade ederseniz Firdevs hanım ve seninle birlikte olduğumuz anımı da yazmak istiyorum ama önce bunu paylaş bakalım kaç kişi beğenecek. Sağlıcakla kalın bol sikişli mutlulukla dolu bir ömür diliyorum.
Gelin e öğretici
Merhaba arkadaşlar ben Saide. 29 yaşımda dul bir kadınım Güzellik salonu işletiyorum . Kendimde çok güzel bir kadınım. Bakımsız halim bile çoğu mankenden güzeldir. 174 boyunda esmer buğday tenliyim boyumun biraz uzun olması dolayısıyla da hafif kiloluyum. 80 kiloyum. Sizlere anlatacağım olay iş yerime gelen müşterilerin beni ve çalışanım Arzum un sikilme hikayesi. Hasan bey isimleri değiştirirseniz çok teşekkür ederim.
Birgün salona gelin başı için bir çift geldi tesettürlü gelinlik ve abiye üzerine saç fiyat aldılar gelen çift benden sonra Arzum ile konuşmaya başladı tabiki merak ettim yanlarına gittim Arzum 20 yaşında türbanlı evlenip boşanmış güzel bir kadın konuşmalarını ben yanlarına gidince konuyu değiştirdiler telefon numarası verdi gelin hanım ve gittiler . Arzum aslında içine kapanık bir kadın ne konuştunuz diye sordum birazdan yemek molasında konuşalım mı Saide abla dedi tamam deyip yerime gittim öğle yemeği için biz ikimiz gittik Arzum abla konuya nasıl başlayacağım bilmiyorum. Bunlar bizim mahallede oturuyor gelin olacak gerdek gecesinden korkuyormuş , gerdek gecesi eğer kabul edersen bizimle birlikte ol 1 geceliğine 20bin TL verelim dediler yaa eee ne dedin abla hemen tamam diyecek halim yok ki numarasını verdi kabul edersen ara yada mesaj at dedi o sırada sen geldin. Bende etkilenmiştim yemekten sonra kendimle oynayarak boşalmayı düşünüyordum aklıma keşke benden isteselerdi kabul ederdim dedim Arzum güldü ne o neden gülüyorsun dedim aslında onlar senide istemişler ama sert bir kadın olduğun için çekinmişler dedi telefon numarasını aldım Arzum ile benim odama gittik telefon numarasını çevirip hoparlöre aldım bende katılmak istiyorum kabul ediyoruz dedik tamam dediler 10 dakika sonra tekrar geldiler gerdek gecesini geçirecekleri otelden 1 tane daha oda kiraladılar ben normal otel sanıyordum meğerse şu 2+1 tek daire olan bahçeli otellerdenmiş. 4 gün sonra düğün olacak oradan gerdeğe girmek için otele gidecekler. Biz onlar düğün yaparken Arzum ile birlikte otelden konum alıp yola çıktık. Otele gider gitmez ben Arzum un Arzum benim kişisel temizliğimizi kontrol ettik o zamana kadar Arzum un saçlarını hiç görmemiştim uzun beline kadar inen pamuk gibi bir saçı vardı belki garip gelebilir ama Arzum un saçlarını kıskandım kapalı olmasına rağmen çok güzeldi. Biz gelinle damatı beklerken birbirimizi okşamaya başladık okşamalar iyice artmış yavaş yavaş dudaklarımız birleşmeye başladı ateşli bir şekilde öpüşmeye başladık nasıl oldu tam hatırlamıyorum bir anda 69 pozisyonuna geçtik Arzum dilini müthiş kullanıyor beni deli ediyordu biz tamda sekse başlamıştık ki gelinle damat odalarına giriş yapmış bizi çağırıyordu toparlanıp onların odasına gittik gelin hanım gelinliği ile yatağın kenarına oturmuş TV den porno kanallarından birini açmış pür dikkat izliyordu. Biz odaya girince damat hemen soyunmaya başladı bizede hadi sizde soyunun ne bekliyorsunuz dedi zaten biz hazırdık hemen soyunduk gelin hanım bizi izlemeye başladı ilk olarak ben damat beyin sikini elime alıp okşayarak ağzıma aldım yeni yıkanmış mis gibi kokuyordu rahat 20 santim vardı büyük bir iştahla yalamaya başladım diğer taraftan Arzum da yanıma eğilip damatın sikini sağlı sollu yalamaya başladık , gelin hanımda yavaş yavaş soyunmaya başlamıştı damat ilk beni yatağa uzandırdı amımı yalamaya başladı diğer tarafa Arzum yanıma gelin hanım uzandı damat bey benim amımı yalarken elleri karısını ve Arzum u okşuyor parmakları Arzum um amına girerken bakire karısının amını üzerinden oynuyordu gelin hanımda memelerini sıkıyor zevk çığlıkları atıyordu gerçekten de zevkten inlemiyor resmen çığlık atıyordu benim amımı emmeyi bırakıp sikini amıma yerleştirip girmeye başladı bak güzel karıcığım bu kadar basit ilk acıdan sonra bu şekilde zevk alacaksın zevkten inleyeceksin diyordu ben zaten uzun zamandır sikilmediğim için kaçıncı kez orgazm oluyordum bilmiyorum. Beni sikmeyi bırakıp Arzum a döndü onun amına eğildi emmeye başladı ben tam olarak doymamıştım gelin hanıma dönüp öpüşmek istedim ama müsaade etmedi bende eğilip amını yalamaya başladım gelin hanım kıvranmaya tuhaf tuhaf inlemeye başladı ben bir elimi damadın sikine attım diğer elimi gelin hanımın memesine attım damat Arzum a sokmaya başladı bende gelinin amını yalamaya devam ettim artık gelin hanım hadi aşkım bana gir beni karın yap hadi gir içime benide doyur dedi.
Arzum un amını dölleyip karısının dudaklarına yumuldu ben boşalan sikini ağzıma aldım daha tam olarak ufalmamış olan siki ağzıma alır almaz yeniden şahlandı artık bakire bir kızı sikmeye hazırdı ben aradan çıktım gelin hanımın yanına geçtim memelerini emmeye başladım diğer taraftan Arzum da geldi diğer memesini yalamaya başladı gelin hanım damadın sikini amına almaya başlamıştı damat demek ki ilk defa kızlık bozmuyordu gelin hanıma yavaş yavaş giriyordu. Tamamını amına soktuğunda durdu bekledi eğilip karısını öptü birden pompalamaya başladı gelin hanım zevkle acıyla inliyordu. Kocası ve gelin hanım birlikte boşaldılar, yatağa serildiler yatağın kenarı kan olmuştu onlar uzanırken biz giyinip çıktık.
O gece bizi 2 kez ziyarete geldi damat bey ilk geldiğinde beni daha sonra Arzum u sikti dediğine göre her seferinde karısını da sikiyormuş.
O gece hiç bitmesin isterdim gerçekten. Ondan sonra damat bey hemen hemen her hafta ya beni yada Arzum u sikiyor bizi yarağa doyuruyor.
Yengem ile piknikte
Dayım 3 evlilik yapmış bir adamdır. İlk karısını saymazsak hepsi kendisinden genç ve oldukça güzel kadınlardır. Dayım müteahhit olduğu için maddi durumu oldukça iyidir. Biraz da mafyavari bir görüntüsü var. Her zaman takım elbise giyen, belinde silah taşıyan sürekli sanki çok önemli telefon görüşmeleri yapıyormuş gibi görünen bir adam. Kadınlar ne buluyor bilmiyorum ama her zaman etrafında oldukça güzel kadınlar olur. Zaten ilk karısından da metresi yüzünden ayrılmıştı. Neyse son evlendiği Çiğdem yenge 30’lu yaşlarının başında, oldukça güzel, sarışın ve içten bir kadın. Dayımla evlerimiz çok yakın olmasına rağmen bize pek gelip gitmez. Ama eşi gündüzleri evde sıkıldığı için sık sık gelir.
Çok samimi olmasak da Çiğdem yengeyle aramız oldukça iyidir. Bu seks hikayesi olayında onunla beraberdim. Ben o zamanlar 24 yaşında bıçkın bir delikanlıyım. Bir gün aile içinde dendi ki; “yarın cumartesi, hava da çok güzel, hep beraber pikniğe gidelim.” Akşamdan hazırlıklar yapıldı, hasırlar, hamaklar sepetler hazırlanıp arabaya koyuldu. Sabah giderken de içecekler ve etler alındı. Babam böyle kalabalık piknik alanlarından hiç hoşlanmaz. Nerede kıyıda köşede kalmış sessiz sedasız bir yer var oraya götürür. Arabada ön tarafta babam ve küçük amcam var. Arkada ise annem, küçük kardeşim, Çiğdem yenge ve ben varız. Çiğdem yenge diz kapağının biraz üstünde bol bir etek giymiş, bende bir şort giymişim. Gözüm Çiğdem yengenin bir taraflarına kaymasın diye sürekli camdan dışarı bakıyorum. Onun ve benim bacağımın çıplak kısımları birbirine değdikçe erekte oluyorum. Her ne kadar belli olmasın diye elimle bastırsam da taş gibi olmuş, engel olamıyorum. Bizimkiler kendi aralarında bir şeyler konuşuyor, ama ben sikim belli olmasın diye bastırmaktan başka bir şeye odaklanamıyorum. Bir yandan belli olacak diye korkuyorum, bir yandan da yol hiç bitmesin istiyorum.
Piknik yapacağımız alana vardık. Herkes arabadan indi, eşyalar taşınıyor, annem ve yengem hasırları serip oraya yerleşmeye çalışıyor. Ben erekte olmuş sikimi gizleyip eşya taşımaya çalışıyorum. Her şey taşınıp yerleştiğinde daha fazla duramadım ve “ben biraz etrafı gezip keşif yapayım” diyerek kalktım. Amacım tek başıma kalıp biraz rahatlamak ve uygun bir yer bulursam mastürbasyon yapıp bu durumdan kurtulmaktı. Ama yengem “dur ben de geleyim” diyerek takıldı peşime. Annem ikimize de imalı bir bakış fırlattı. Durumu anladı mı yoksa yengem işten kaçıyor diye sadece sinir mi oldu bilmiyorum ama bu durum beni daha da tedirgin etti.
Yengemle biraz yürüdük, aynı zamanda sohbet ediyoruz. Ben dedim ki “aslında tuvaletim geldiği için yürümeye çıktım” o da “ben gideyim mi o zaman?” deyince yok tutabilirim dedim. Etkisini kaybetmeye başlayan ereksiyon tekrar yakamı tuttu. Yengem de “artık çişini yap istersen patlayacak gibi görünüyor” deyince bir ağacın dibine gidip tuvaletimi yapıp geldim. Biraz daha yürüyüp uzaklaştıktan sonra yengem “kabarıklığı çişinden dolayı değilmiş sanırım” deyip tatlı bir gülümseme attı. Biraz dalgasını geçtikten sonra “bu şekilde dönmeyelim, başka bir şey sanırlar” dedi. Ama ne yapabilirim ki, penis bu yani erekte olunca kolay kolay inmiyor. Ben de şakasına dedim ki “ne yani mastürbasyon mu yapayım?” Yengem de “yapacaksan yap ben beklerim burada” dedi. Bu konudaki rahatlığı beni benden aldı ve seks hikayemizi başlattı, şaşırttı, bir yandan da cesaretlendirdi. Fermuarımı indirince “burada yanımda mı yapacaksın hayvan?” dedi. Ben de şimdi sormayı nasıl cesaret ettiğimi aklımın almadığı o soruyu sordum; “Ben, sen yaparsın diye düşünmüştüm” bunu söylerken de erekte olmuş sikimi dışarı çıkarmış bulundum. Bu ormandan ya çok mutlu biri olarak çıkacaktım, ya da yaptığına ömür boyu pişman olan bir salak olarak. Neyse ki birincisi oldu. Çiğdem yenge bana sessizce yaklaştı, eliyle sikimi kavrayarak sıvazlamaya başladı. İkimizde ayaktaydık ama o sikime hiç bakmıyordu bile hissiz bir ifadeyle yüzüme bakıyordu sadece. Biraz sıvazladıktan sonra daha fazlası olmasını istedim. Elimi Çiğdem’in kafasına koyarak aşağıya doğru bastırdım. İlk başta ne yaptığımı tam kavrayamadığı için bir duraksadı. Tekrar bastırdığımda ise eğildi. Güzelliğine hayran olduğum kadının yüzü ile sikim arasında sadece birkaç santim vardı. Sikimin ucuna önce dilinin değdiğini hissettim, sonra da yavaşça dudaklarının. Artık çıldıracak gibi olduğum için daha fazla dayanamayıp ileriye doğru itip hepsini ağzına sokmaya çalıştım. Artık daha fazla dayanamayarak kendimi bıraktım ve boşaldım. Muhtemelen Çiğdem bu kadar erken beklemediği için kaçamadı ve ağzının içine de biraz boşalmış oldum. Yüzünü ekşitip yere tükürdü hemen. Gitmeden önce de çeşmeye uğradık ve ağzını yüzünü iyice temizledi.
Dönerken neredeyse hiç konuşmadık ama benim yüzümde aptal bir mutluluk ve tebessüm vardı. Bir şey söyleyip bu büyüyü bozmak istemedim. Piknik benim için oldukça eğlenceli geçti. Arabayla dönerken Çiğdem abla yanıma oturmamak için ekstra bir özen gösterdi. Bu da dönerken beni “acaba şimdi ne olacak, başım dertte mi, niye birden bu kadar soğuk davranıyor” gibi düşünceler aldı gitti. Bu durum beni de durgunlaştırdı. Piknikten sonraki bir hafta Çiğdem yengeyi neredeyse hiç görmedim. Ben eve geldiğimde çoktan gitmiş oluyordu. Bir hafta sonra cumartesi günü, daha kahvaltı bile yapmadan annem “Çiğdem yengen aradı, yemek yapıyormuş ama salçası bitmiş, acil götür gel” deyince koşarak gittim. Kafamdaki tek soru dayımın evde olup olmayacağı ve bana nasıl davranacağı ile ilgiliydi. Kafamda binbir türlü fantezi vardı, kapıyı gecelikle mi açar, direk beni içeri çekip öper mi gibi bir dünya fantastik düşüncelerle kapıyı çaldım. Kapıyı gayet normal bir kıyafetle ve hafif soğuk bir tavırla açınca hayallerim yine yıkıldı. Teşekkür etti, hala beklediğimi görünce de içeri girmeyi teklif etti. Gerçekten de yemek yapıyormuş.
Mutfakta o bir şeyler yaparken gözlerinin içine bakmaya çalıştım ama hiç umursamadı. Bir cesaret elimi beline attım. Direk irkilip bana döndü. Çaktırmadan elimi yavaşça aşağıya kaydırırken “kimseye bir şey söylemedim, söylemem de zaten” dedim. Oldukça kızgın bakıyordu, hiç cevap vermedi ama aşağılara inen elimi de durdurmadı. Ben “sadece bir kere, yemin ediyorum bir daha istemem, hatta istersen selam bile vermem” diye yalvarır ses tonuyla konuşmaya devam ettim. Hiçbir şey söylemeden elini kemerime atıp çözmeye başladı. Benim içimde inanılmaz büyük bir sevinç vardı. Yatak odasına gidip soyunmaya başladık. Ben her ne kadar acele etsem de o oldukça sakin ve yavaş hareket ediyordu.
Soğukkanlılıkla yatağa girdi. Ben de hemen girdim. Bacaklarını aralayarak beni yavaşça üstüne çekti. Eliyle sikimi tam vajinasına denk getirdi. O sıcak ve ıslak deliğe yavaşça girdiğimde hafifçe inledi. İçine girip çıkarken sürekli olarak yüzüne bakıyordum, o ise sürekli olarak başka taraflara bakarak inlemeye devam etti. Birkaç defa eğilerek boynunu ve yanaklarını öptüm. Biraz yorulup nefes nefese kaldığımda ritmim biraz yavaşladı ama devam etmek için kendimi zorladım. Vajinası ile sikimi kasıp bırakarak daha yüksek bir tonda inlerken boşaldığını anladım. O kasıp bırakma hareketi benim de boşalmama neden oldu.
Sadece bir kere isteyeceğime dair verdiğim sözü tutamadım. Ve sanırım kimseye olmadığım kadar ona aşık oldum.
Merhaba, ben Güllü, ev hanımı dul bir bayanım. 30 yaşındayım ve yalnız yaşıyordum. Kocam olacak şerefsiz beni terk etmiş, daha sonra da boşanmıştık ve evde yapayalnız kalmıştım. Evim kiraydı. Gündelik temizliğe gidiyor, yarı aç yarı tok geçinebiliyordum. Tek başına hayat zordu. Bir kez daha evleneyim dedim, hayırlı bir kısmet çıkmıyor, kısmetime hep işsiz güçsüz insanlar denk geliyordu. Oturduğum apartmana taşındığımdan beridir tanıdığım kapı komşum bir kadın vardı, Halime. Kocası bir yıldır cezaevinde yatıyordu. Kadın evde çocuğuyla kalıyor, çalışmıyor, nasıl geçiniyor bilmiyordum. Onun evi de kiraydı, ana baba yardımı ile geçindiğinden bahsediyordu. Halime kapalı giyinirdi, bazen onu evinden çıkıp bir yerlere giderken görürdüm, çocuğu annesine bırakır çeker giderdi ve saatlerce gelmezdi… Bir gün apartmanın bodrumundaki bana ait depo bölümüne evdeki gereksiz eşyaları bıraktım. Tam lambayı söndürüp bodrumdan çıkacakken, merdivenlerin başında Halime, bizimle aynı apartmanda oturan ve evli olan Fuat adında bir adamla fısıldaşarak konuşuyordu. Beni görmemişlerdi, sesimi çıkarmadan bodrumun kapısında bekledim. Adam, “Nerede?” diye sordu. Halime de, “Sen bodruma in, orada bekle beni, evden prezervatif alıp geliyorum hemen!” deyince, ben tekrar bodruma dönüp lambayı açmadan hızlıca kendi bölümüme girdim. Az sonra bodrumun lambası yandı, Fuat'ın bodruma geldiğini gördüm ve eğilip saklandım. Birkaç dakika sonra Halime de indi bodruma. Bölmeleri tahtalardan yapılmış bir duvar ayırıyordu ve tahtaların arasındaki küçük açıklıktan onları rahat görebiliyordum, ama onlar beni göremezdi. Adam önce cebinden para çıkarıp Halime'ye verdi, sonra da pantolonunu indirip sikini çıkardı. Gördüklerim karşısında şok olmuştum, Halime demek orospuluk yapıyordu. Halime Fuat'ın sikini eline alıp biraz okşadıktan sonra çömeldi ve sikini yalamaya başladı. Adam iyice zevke gelmiş, siki kalkmıştı. Biraz sakso çektikten sonra Halime getirdiği prezervatifi Fuat'ın sikine taktı. Adamın prezervatifli sikini biraz daha yaladı. Adam inliyordu, orospu Halime kalkıp sus işaret yaptı. Duyulmasını istemiyordu, oysa ben her şeyi film izler gibi görebiliyordum. Halime eteğini yukarı sıyırdı, hazırlıklı gelmişti orospu, altında külot bile yoktu. Bir eliyle eteğini tutarak diğer elini duvara dayadı ve koca götüyle domaldı. Fuat Halime'nin arkasına geçip sikini soktuğu gibi sikmeye başladı. Gözümün önünde çatır çatır sikişiyorlardı. Fuat Halime'yi belinden sıkıca tutmuş deli gibi sikerken, Halime üstteki dairelere duyulmasın diye kısık kısık, “Ohhh, ne füzel sikiyorsun! Güçlü erkeğim benim! Ohhh! Sik beni kocacığım! Iıhhh, ohhhh!” diye inliyordu. Fuat'ın da zevk aldığı yüzünden beliydi. Onları böyle görmek beni de heyecanlandırmıştı. Ne zamandır seks hayatım yoktu. Elimi külotumun içine soktum, amımı okşamaya başladım… Kaç dakika sikiştiler bilmiyorum, ama sonunda Fuat Halime'ye kenetlenip kaldı. Sanırım boşalmıştı. İçinde biraz bekledikten sonra Fuat sikini çıkardı. Halime hemen dönüp Fuat'ın sikinden prezervatifi çıkardı, prezevatifin ağzını düğümleyip kenara koydu, bu işlerde baya deneyimli olduğu belliydi. Halime Fuat'ın sikindeki kalan dölleri yalayarak temizledikten sonra toparlandılar. Önce Fuat sessizce çıkıp gitti, 2 dakika sonra da Halime ağzını düğümlediği prezevatifi alıp bodrumu terk etti. Ben de birkaç dakika bekleyip çıktım. Evime gidince ilk işim külotumu değiştirmek oldu. Onları sikişirken izlerken ben de orgazm olmuştum ve külotum ıslanmıştı. Aynada çıplak kendime baktım, vücudum fena sayılmazdı, Halime'yi beğenen beni dünden beğenir diye düşündüm… Ev sahibim, “Bu ay da kirayı ödemezsen evi boşalt!” demişti. 2 aylık ev kirası borcum vardı. Gündelikçilikten aldığım para yetmiyordu ve de çok yorucu bir işti. Elime az para geçiyor, devamlı iş olmuyordu, ne yapsam acaba diye düşünüp durdum. Ertesi gün kahvaltıdan önce Halime'nin kapısını çaldım. Halime kapıda beni görünce, “Hayırdır kız?” diye sordu. Ben de, “Kahvaltı hazırlayacaktım, evde çay kalmamış, markete gidecek param da yok, varsa biraz ödünç çay versene?” dedim. Halime, “Var var, ama istersen içeri geç, ben de kahvaltı yapacaktım, birlikte yaparız!” deyince, içeri girdim. Mutfağa geçtik. Kahvaltı masasında yok yoktu, çeşit çeşit peynirler, reçeller, bal, kaymak, tereyağı, hepsi de en kalitelisinden, en pahalısından. İyi besleniyordu orospu. Kahvaltıya başlayınca, ben, “Şu kahvaltının güzelliğine bakar mısın, iyi para kazanıyorsun herhalde Halime? Ben, bırak çay şeker almayı, kirayı bile ödeyemiyorm!” deyince, “Yok kız çalışmıyorum, sağolsun annemler yardımcı oluyor!” dedi. Ama bildiğim kadarıyla onlar da çulsuzdu. Fazla dayanamadım, birden mevzuya girdim ve “Kız Halime, sen bu Fuat'la ne yapıyordun bakayım?” dedim. Halime kıpkırmızı oldu ve “Fuat mı? Fuat da kim?” dedi. Benim gülesim geldi ve “Hadi hadi! Dün tesadüfen sizi bodrumda gördüm, evli adamla nasıl da sikişiyordun öyle!” deyince, Halime elindeki çay bardağını düşürecekti. Telaşlı bir şekilde, “Cidden gördün mü bizi?” dedi. “Evet gördüm! Adamın sikini nasıl da ağzına alıyordun öyle! Adamın parasını da aldın, seni kaşar seni!” deyince, Halime bozulmuştu, “Sen bana ahlak dersi vermeye mi geldin?” dedi. “Korkma kız, kimseye söylemem! Sadece bilmek istiyorum, nasıl oluyor bu işler?” diye inceden mevzuya girdim. Halime başını öne eğip, masum bir şekilde anlatmaya başladı ve “Ne yapayım Güllü, hayat pahallı, ev kira, okuyan çocuk var, kocam olacak orospu çocuğunun faydası mı var? Mapusdan çıkacağı mı var? Nasıl geçinirsin bu devirde?” dedi. Ben de, “Doğru valla, geçinmek zor bu zamanda! Eee, eline çok para geçiyor mu bari?” deyince, bana manalı manalı baktı. Az önceki masumluğu kalmamıştı kaltağın, “Sen ne öğrenmeye geldin zilli?” dedi. Ben de, “Ev sahibi beni evden atacak, başımda bir koca da yok, gündelikçilik zor iş, canıma yetti, sabahtan akşama kadar milletin evini temizle, bir sürü kahır çek, elime çok az bir para geçiyor…” dedim. Halime, “Kızım kafanı kullan, güzel kadınsın! Kocayı ne yapacaksın? Bak bana, daha bir sene olmadan kendime 10 tane bilezik aldım, 2 seneye kalmaz ev bile alırım!” deyince, “Yok artık!” dedim, ağzım açık kalmıştı. Halime, “Kızım bu işte iyi para var. Erkek milleti bir tek kendi karısını mı sikiyor sanıyorsun? Hepsinin gözü dışarıda, hep başka am sikmek istiyorlar ve bunun için paraya acımıyorlar. Tabii böyle olması da bizim gibilerin işine yarıyor. Sürekli kocan sikeceğine her gün başka bir erkek siksin, hem de para kazan, fena mı?” deyip güldü. Ben merakla, “Eee, müşterileri nasıl buluyorsun?” deyince, “İnternet kızım, nete ilan verdim, kendime ikinci bir hat ve yeni telefon aldım, oradan görüşüyorum!” deyip bir cep telefonu çıkardı ve “Bak bunu öğleden sonra açıyorum, şakır şakır arıyorlar!” dedi. Şaşırmıştım, “O adamları da mı bodrum katına getiriyorsun?” dedim. Halime güldü, “Yok kız, Fuat eşantiyondan çıktı! Genelde adamların işyerlerine veya garsonyerlerine gidiyorum, yada otel odası tutuyorlar!” dedi. Ben, “Peki bu işi ben de yapabilir miyim?” deyince, “Kız ne var yapamayacak, kadın değil misin? Memelerin büyük, götün de yerinde! Adamlara biraz ilgi şefkat göster hepsi mum olur! Cilvelen yani, kocacığım de, erkeğim de, çok güçlüsün de, hepsi daimi müşterilerin olur, hep seni sikmek isterler!” dedi. Ben, “Tamam kararımı verdim, ben de yapacağım bu işi!” deyince, Halime, “Ohalde yarın ben sana ilk müşterini ayarlayım!” dedi. Ben, “Kız sen de gel Halime, ilk sefer korkarım ben!” deyince, Halime güldü ve “Tamam canım, 2 kişi ayarlayım, ben de gelirim!” dedi. Sonra kahvaltımızı yaptık, ben evime gittim. Ertesi gün öğlen vakti Halime aradı, heyecanla açtım telefonu. “Saat 3'te bana gel Güllü, 2 kişiyle görüşmemiz var, tanıyorum adamları, daha önce de gitmiştim oraya!” dedi. “Tamam!” dedim. Duşumu alıp hazırlandım ve saat tam 3'te de Halime'nin kapısını çaldım. Halime beni içeri alıp, “Bak ben başımı örtüyorum, sen de ört, erkekler bayılır böyle kapalılara!” deyip bana da bir başörtüsü verdi. Sonra da, “Şunları da al bakayım!” deyip 4-5 tane prezervatif verdi ve “Muhakkak kullan bunları!” dedi. Ben, “Tamam!” deyince, Halime, “Önce adamın sikini yala, sakso çek ki siki kalksın, sonra prezervatif takarsın…” dedi ve birkaç nasihatta daha bulundu… Evden çıktık, ikimiz de başörtülü olduğumuzdan sokakta dikkat çekmiyorduk. Dolmuşa binip şehir merkezine gittik. Bir iş hanına girdik, 2. kata çıktık. Zile basınca bir adam kapıyı açtı ve “Hoş geldiniz bayanlar!” dedi. Halime'nin bana tavsiye ettiği gibi gülümsedim adama. Sonra öbür odadan bir adam daha geldi, ona da gülümsedim. Halime, “Bu da arkadaşım Güllü!” diye beni takdim etti. Onların isimleri Ali ve Enver imiş, 35 yaşlarında falandılar. Sanırım iş ortağıydılar, burası da bürolarıydı. Önce bize kola ikram ettiler. Sonra Enver, “Evet bayanlar, işimize bakalım değil mi?” deyip Halime'yle sarmaş dolaş yan odaya geçtiler. Giderlerken adam Halime'nin götünü okşuyordu. Odaya girip kapıyı kapattıklarında, Ali de benim elimden tutup, “Gel canım!” dedi. Biz de diğer odaya geçtik. Soyunmaya başladık. Ben sutyen külotla kalınca Ali'ye baktım, tamamen soyunmuştu, çırılçıplaktı. Kızardığımı görünce, “Ne o, utandın mı?” dedi. Ben de, “Bu benim ilk randevum…” deyince, “Ne şanslı erkeğim ben be!” dedi, beni kendi elleriyle soymaya başladı. Önce sutyenimi çıkardı. Sonra külotumu indirince, “Offf!” diye iç çekti. Ayakta öpüşmeye başladık, öpüşürken götümü okşuyordu. Kanepeye uzandık, memelerimi öpüp emmeye başladı, bir eli de amımı okşuyordu. Ben gözlerimi kapatmıştım, bütün vücudum ürpermiş, amım sulanmıştı. Utangaçlığım biraz geçince ben de onun sikini okşamaya başladım… Sonra kanepede 69 olup amımı yalamaya başladı. Ben de ağzımın ucuna gelen sikini emmeye başladım. Klitorisimi emerken bir yandan da amımı parmaklıyordu. Müthiş zevk alıyordum. İnlemelerim Ali'yi daha da tahrik etmiş, amımı iştahla yalıyordu. Ali'nin siki iyice irileşip kocaman olunca, ben, “Tamam canım!” deyip çantamdan prezervatif çıkardım. Fakat takmayı beceremiyordum, elimden kayıyordu. Ali gülerek, “Bak böyle sikin başına koyacaksın, ucundan tutup aşağıya doğru sıvazlayacaksın!” dedi ve takmama yardımcı oldu. Prezervatifi taktıktan sonra kanepeye sırtüstü uzandı, üstüne çıkmamı istedi. Üstüne çıktım, elimle sikini tutup amımın girişine yerleştirdim. Siki yavaş yavaş girmeye başladı. Tamamı girince beni hoplatmaya başladı. Beni üzerinde hoplatırken biryandan da memelerimi avuçlayıp yoğuruyordu. Uzun zaman yaraksızlıktan sonra sikişmenin verdiği zevkle çığlıklar atıyordum. Fazla sürmeden ilk orgazmımı olmuştum bile… Biraz sonra pozisyon değiştirdik. Beni kanepenin üzerinde domaltıp arkama geçti. Sikini amıma birden geçirip tempolu bir şekilde sikmeye başladı. Elleri de alttan sallanan memelerime yapışmıştı. Ritmik hareket ediyor, hızlı hızlı köklüyordu. Ben de hem aldığım zevkten dolayı, hem de Halime'nin verdiği taktikle, “Çok güzel sikiyorsun kocacığım! Sik beni erkeğim! Immmmm, Ohhhh, Ahhhh!” diye inliyordum. Ben öyle deyip inledikçe Ali daha da tahrik olup iyice hızlanıyordu, ki ikinci kez orgazm oldum. Yaklaşık 5 dakika sonra Ali'nin temposu yavaşladı ve durdu. Boşalmıştı. Boşaldıktan sonra biraz daha sikip amımdan çıktı. Hemen döndüm, prezervatifi Halime'nin yaptığı gibi sikinden çıkarıp ağzını bağladım. Sikindeki dölleri de yalayarak temizledim. Ali, “Ohhh, çok güzeldi hayatım, seni arkadaşlarıma da tavsiye edeceğim!” deyip parayı uzattı. Giyinip odadan çıktığımda Halime beni bekliyordu. Erkeklerle vedalaşıp bürodan ayrılınca, Halime, “Nasıldı?” diye sordu. Ben de, “Ne güzel iş valla, hem zevk alıyorsun hem para!” deyince, Halime şaşırmıştı, “Zevk mi aldın orospu?” dedi. “Evet, hem de iki kez orgazm oldum!” dediğimde ise sanki daha çok şaşırmıştı… Halime'nin ayarladığı erkeklerle sikişmeye devam ettim. İki ay geçmiş, kendime yeni hat ve telefon almıştım. Hemen hemen her gün sikişe gidiyordum, bazen de günde 2 kez gittiğim oluyordu. Gerçekten kocayı ne yapacaktım? Her seferinde farklı bir kocam oluyordu. İşler iyiydi, işimi de sevmiştim. Hem kendim zevk alıyordum, hem erkekleri mutlu ediyor, hem de para kazanıyordum. Ev kiralarımı ödemiştim, maddi sıkıntım kalmamıştı, para biriktirmeye bile başlamıştım ve artık yatırım düşünüyordum… Bir gün kapı çaldı, baktım Halime, içeri buyur ettim. Bana, “Eee, nasıl gidiyor?” diye sordu. Ben, “İyi valla, iyi ki yapmışım bu işi, elim para gördü. Sağolasın, hep senin sayende!” deyince güldü. Sonra da, “Kız bak ne diyeceğim, yarın işin yoksa benim bir müşterim var, adam müthiş zengin, çok da bonkör. Adam fantazi yapmasını sever, ama çokça da bahşiş verir. Bu sefer iki kadın istedi, benim de aklıma ilk sen geldin, beraber gidelim!” dedi. “İyi tamam!” dedim. Halime, “Adamı mutlu edelim bak, ne fantazi isterse yapalım, bir ayda kazanacağımız parayı alırız! Ama eğer sen, ben fantazi falan yapmam dersen şimdiden söyle ki, yapacak birini götüreyim!” dedi. Ben parayı duyunca, “Yaparım yaparım, beraber gidelim!” dedim. Halime, “O halde ben yarın 2'de gelir seni alırım!” deyip gitti. Ertesi gün 2'de evime geldi, beraber çıktık, taksiye binip çok lüks bir otele gittik. Halime resepsiyona, “314 nolu odaya çıkacağız!” dedi. Resepsiyoncu odayı aradı, “Tabii efendim!” deyip bize asansörü gösterdi. Asansörle kata çıktık, odayı bulup kapıyı çaldık. Kapı açıldı, Cihan isminde biri bizi karşıladı, elinde içki bardağı vardı. İçeri girip koltuğa oturunca bize de içki ikram etti. Halime aldı içkiyi, ben istemedim. Cihan, “Lütfen!” diye ısrar etti, Halime de, “Al kız!” deyince aldım. Cihan kibar birisine benziyordu, “Arkadaşın gerçekten güzelmiş Halime!” dedi, ben de gülümsedim. İçkiden bir yudum aldım, çok sert bir içkiydi ama kaliteliydi. Biz yan yana tekli koltuklarda otururken, Cihan karşımızdaki büyük koltukta oturuyordu. “Bayanlar rahat oturun!” deyince başörtülerimizi çıkarttık. İçkilerimiz bitince Halime bana sinyali verdi ve yavaş yavaş üzerimizdeki elbiseleri çıkarmaya başladık. İkimiz de sütyen külot kalınca, Cihan, “Birbirinizi soyun!” dedi. Bu söylediği benim tuhafıma gitmişti. Ama Halime benim sütyenimi çıkarınca ben de Halime'ninkini çıkardım. Sonra kalktık ve birbirimizin külotunu çıkardık. Tam geri oturacağımızda, Cihan, “Daha oturmayın, öpüşün, birbirinizi sevin!” dedi. Ben tabii şoktayım, evde Halime bana (Adam fantaziyi sever) dediğinde ve ben de (Yaparım yaparım) dediğimde böyle bir şey aklıma hiç gelmemişti. Ben ne yapacağımı bilmeden ayakta şaşkın şaşkın dikilirken, Halime dudaklarıma yumuldu. İlk defa bir kadınla öpüşüyordum, gözlerimi kapattım ve olayın akışına bıraktım kendimi. Halime'yle öpüşmek ilk başta çok tuhafıma gitse de, sonradan alıştım. Hatta hoşuma bile gitti ve ben de karşılık verdim. Öpüşürken Halime'nin elleri tüm vücudumda geziniyor, memelerimi, amımı ve götümü okşuyordu. Dudaklarımı bırakıp memelerimi emmeye başladı. Eli ise halen amımı okşamakla meşguldü. Derken Halime önümde çömelip amımı yalamaya başladı. Aldığım zevkten kafayı yiyecektim. İnanılır gibi değildi, zevkten inliyordum ve amımı yalamaya devam etmesi için Halime'nin başını amıma bastırıyordum… Orospu Halime beni yalayarak inlete inlete orgazm etmişti. Orgazmın etkisiyle zangır zangır titriyordum. Halime orgazm olduğumu farkedince amımı yalamayı bırakıp ayağa kaktı. Ve kendi memelerini iki eliyle alttan tutup bana doğru kaldırdı. Ne yapmam gerektiğini anlamıştım, yumuldum memelerine ve emmeye başladım. Aynı demin onun bana yaptığı gibi benim de bir elim onun amındaydı. Bana memelerini biraz emdirdikten sonra omuzlarımdan bastırdı. Önüne çömeldim ve amını yalamaya başladım. Bunu itiraf etmesi zor, ama bir kadınla sevişmekten, bir kadının amımı yalamasından ve am yalamaktan zevk alıyordum… Ben Halime'nin amını yalarken Cihan ordan, “Bu kadar yeterli!” deyip bizi yanına çağırdı. Biz sevişirken Cihan da çırılçıplak soyunmuş, sikini sıvazlayarak bizi izliyormuş. Büyük koltukta sağlı sollu yanına oturduk. Benimle öpüşmeye başladı, memelerimi okşuyor, ben de onun sikini okşuyordum. Siki çoktan sertleşmişti. Halime de adamın kıllı vücudunun neresi denk gelirse öpücüklere boğuyordu. Cihan sonra memelerimi emmeye, uçlarını ısırmaya başladı. Halime de o arada Cihan'ın sikini emiyor, Cihan, “Ohhh, harikasınız!” diye inliyordu… Sonra Cihan bana, “Şu amcığının tadına bakayım!” deyip beni koltuğun üstünde ayağa kaldırdı. Amım tam ağzına denk gelmişti, amımı yalamaya başladı. Elleri de götümü kavramış, dili amcığımın içine girip çıkarken bir yandan da götümü okşuyordu. Halime ise halen sakso çekiyordu… Beni kucaklayıp yere indirdi ve yatağa geçtik. Cihan sırtüstü uzandı ve “Jokeyim ol canım!” diyerek beni üstüne davet etti. Ata biner gibi sikini amıma alıp üstüne oturdum. Cihan Halime'ye de, “Sen de amcığını ağzıma getir canım!” dedi. Halime de yatağın başlığından tutunup ayağa kalktı, bacaklarını ayırarak amını adamın ağzına sundu. Cihan Halime'nin amını yalarken beni de hafif hafif hoplatmaya başladı. Diliyle Halime'yi, sikiyle de beni inlete inlete sikiyordu… Sonra Halime'ye dönüp yüzüne oturmasını ve sevişmemizi söyledi. Halime dönüp oturunca yüz yüze geldik ve dudaklarıma yumuldu. Biz öpüşürken Cihan hem Halime'nin amını yalıyor, hem de hafif tempoda beni sikiyordu. Müthiş zevk alıyordum. Halime benim zevk aldığı anlayınca memelerimi emmeye, uçlarını ısırmaya başladı. Cihan da tempoyu yükseltmiş, siki amımda makine gibi çalışıyordu. Zevkten uçuyordum ki, adeta çığlık atarak orgazm oldum. Orgazm olduğumu anlayınca Cihan da kasılarak boşalmıştı. Bizi üstünden indirip, “Huhhh, harika bir sikiş oldu kızlar. Haydi şimdi duşa, duştan sonra devam edelim, ödeme çift olacak!” dedi… Duştan sonra Cihan içkisini alıp koltuğa oturdu, bizden de yatağa geçip sevişmemizi istedi. Halime'yle yatağa uzanıp biraz öpüştük, birbirimizin amını okşayıp memelerini emdik. Cihan, “69 yapın!” deyince Halime hemen ters dönüp kafasını bacaklarımın arasına gömdü, amını da suratıma getirmişti. İçimden (Orospuya bak, neler de biliyormuş!) dedim. Birbirimizin amını yalıyorduk. Cihan, “Götlerinizi parmaklayın!” dedi. Halime birden orta parmağını göt deliğime sokunca, ister istemez, “Ahhh!” diye bağırdım, götüm bakireydi. Götüm Halime'nin parmağına alışınca ben de parmağımı onun götüne soktum… Biz birbirimizin götünü parmaklarken, Cihan geldi, sikini ağzıma dayadı. Ben sikini yalarken Cihan da Halime'nin götünü okşuyordu. Sonra sikini ağzımdan çıkartıp, Halime'nin amına soktu ve sikmeye başladı. Ben de alttan Cihan'ın taşaklarını ve Halime'nin klitorisini yalıyordum. İkisi de zevkten dört köşe inliyordu. Cihan Halime'nin amını biraz siktikten sonra çekildi. Gidip pantolonunun cebinden küçük bir şişe alıp geldi. Şişedeki sıvıdan sikine sürdü, sikini sıvazlayıp, Halime'ye, “Şöyle gel canım, bir de arkadan yapalım!” deyip Halime'yi üstümden indirip yanıma domalttı. Şişedeki sıvıdan Halime'nin göt deliğine de sürdükten sonra sikini Halime'nin göt deliğine dayayıp ittirmeye başladı. Halime, “Ahhhh!” diye inliyordu. Cihan biraz daha yüklenince, hepsi girmişti… Ben şaşkın vaziyette olanları izlerken, Cihan Halime'nin götünü şaklata şaklata sikiyordu. Halime ne kadar inlese de, sikin kolaylıkla girmesinden Halime'nin götten çok kez sikiştiği anlaşılıyordu. Cihan tempoyu artırmıştı, taşakları ‘Şak, şak, şak!’ diye Halime'nin amcığını tokatlıyordu. Beş dakika falan siktikten sonra sikini çıkardığında Halime'nin göt deliği kocaman açılmıştı. Cihan kolumu tutup, “Gel canım seninle de yapalım, domal şöyle!” deyince, ben panikle, “Olmaz, daha önce hiç yapmadım!” dedim. Cihan şişeyi gösterip, “Bunu sürdük mü çok kolay alırsın canım, hem bak ücretin dolgun olacak!” dedi. Halime orospusu da, “Kız korkma, çabucak alışırsın!” deyip beni Cihan'ın önüne domalttı. Halime götümün yanaklarını ayırıyordu. Cihan da tek parmağını yağlayıp, önce göt deliğimin üzerinde gezdirdi, sonra da parmağını soktu. Adam haklıydı galiba, Halime'nin parmağından daha kolay almıştım Cihan'ın parmağını götüme. Derken ikinci parmağını da soktu ve iki parmağıyla götümü sikmeye başladı. Götümü öyle biraz alıştırdıktan sonra, biraz daha sıvı döküp sikini göt deliğime dayadı. Yavaşça ittiriyor, fakat girmekte zorlanıyordu. “Kasma kendini canım, gevşe!” deyip yüklendi. “Ahhhhhhh!” diye bağırdım, başı girmişti. Cihan biraz daha yüklendiğinde göt deliğim yırtılmıştı sanki. Gözlerimden yaş geliyor, “Ahhhh, yavaş!” diye inliyordum. Cihan, “Ohhh, daracık!” deyip biraz yüklendi. “Yavaş!” diye bağırıyordum. Kaçacak gibi oldum, fakat Cihan beni belimden kavradı. “Dayan canım!” diyerek beni kendine çekip biraz daha yüklendiğinde taşaklarının amıma değdiğini hissettim. Hepsini sokmuştu… İçimde biraz durduktan sonra sikmeye başladı. Götüm yırtılmış gibi acıyordu. Bir süre sonra artık delik genişlemişti, ilk girdiğindeki gibi acımasa da yine de halen acıyordu. Benim acıyla inlemelerime Halime orospusu da kıs kıs gülüyordu, götümün sikilmesi hoşuna gitmişti şıllığın. 10 dakika sonra göt deliğim uyuşmuştu artık. Cihan'ın temposu da yavaşlamıştı, biraz daha git gelden sonra zevk çığlığı atarak boşaldı. Götümden çıkınca ben yatağa yığıldım kaldım. Halime hemen Cihan'ın sikinden prezervatifi çıkardı ve sikini yalayarak temizledi. Cihan, “Evet kızlar güzel bir sikiş oldu!” deyip sehpaya yüklüce para bıraktı. Halime'yle birlikte duş aldılar. Sonra Cihan giyinip gitti. Ben uzandığım yerden, “Halime kız götüm zonkluyor!” dedim. Halime de, “Şekerim bak dünya kadar para aldık, vazelin sür zamanla geçer!” dedi. Böylelikle götten bekaretimi kaybetmiştim. Elbette sikişmeye devam edecektim, fakat bundan sonra hiçbir müşterime götten vermemeye karar verdim :)
İsyerindeki Stajyer Karımı Sikip İnletti
Merhaba. Ben Mansur. Size gerçekten yaşanmış olan ve yaşanmasını hiç ama hiç istemediğim bi olayı anlatacağım. Şimdiden söylüyorum , kalbi olan okumasın. Eşimle ben 4 yıllık evliyiz. 1 yaşında bir oğlumuz var. Eşimin adı Duygu. 25 yaşında. Kendisi 5 yıldızlı bir otelin İnsan Kaynaklarında çalışıyor. Karım baş döndürecek derecede ateşli bir vücuda sahip. Fakat şu bi gerçekki , ruhunda en ufak or*sp*luk barındırmayan bir insandı eşim. “insandı” diyorum , çünkü artık gerçeği öğrendim. Hikayeyi anlatıyorum : 2013′ün Ocak ayı. Eşimle seks hayatımız çok rutine bağlamıştı , ve lanet olsunki bu tarz hikaye sitelerinde okuya okuya aklımda garip garip fanteziler belirmeye başlamıştı. Dürüst olmak gerekirse ben sekste çok iyi değilimdir. Yani 100 sekste sadece 1′inde otomatiğe bağlamış gibi sikişebilirim , onda da çok çok azdıysam falan. Onun haricinde aşırı yavaş hareketlerle sevişirim. Eşimde bana ayıp olmasın diye orgazm taklidi falan yapar , bi keresinde kavga esnasında itiraf etmişti bunuda. Bi gece yine monoton bi şekilde sevişirken eşime “Beni kızdıracak birşeyler söyle” diyiverdim. İlk başta anlamadı. Israr ettim. Yine anlamadı , “Nasıl kızdırıcam?” dedi mırıldanarak. “Kıskandır beni” dedim azmış bi şekilde. Eşim kucağımda hoplarken duraksadı ve yüzüme tokadı yapıştırıp kucağımdan indi. Döndü arkasını uyumaya başladı. Binbir özür diledim. Ama Duygu öfkeli bi şekilde “rahatsız etme beni !” dedi ve başkada bişey demedi. Aradan 1-2 gün geçti , yine bir sevişme esnasında hormonlarıma engel olamadım ve beni kızdıracak şeyler söylemesi için yalvarmaya başladım. Bi görseniz , neredeyse ağlayacak gibiydim. Duymamazlıktan geliyordu Duygu , kucağımda hoplayıp ,sevişmemize konsantre olur gibiydi. Tekrar tekrar söyledim bende. “Hadi, Lütfen , Bi kerecik , Kırma beni” gibi sözcüklerle onu ikna etmek için uğraştım. Sonunda fısıldayarak konuştu Duygu : “Örnek ver mesela , seni ne kızdırırdı Mansur?” dedi or*spu bi tavırla. Tabi bi yandanda yarrağımın üstünde inip kalkmaya devam ediyodu. “Şu anda benim yerimde kim olsun isterdin?” dedim heyecanlı bi şekilde. Ama nasıl heyecanlandım bunu sorarken size annnnlatamammmm ! Kalbim yerinden çıkacaktı sanki bu soruyu sorarken. Tabi cevabı beklerkende aynı şekilde. Sikimin bomba gibi patlayacağını bile hissettim o an. Meğer hakkatende nasıl zevkli bi fanteziymiş bu. Benki dünyanın eeeeeeennnnnnn kıskanç adamlarından biriyimdir , ama Duygu'yla böyle bi konuyu konuşmak beni anlamlandıramadığım bi şekilde zevkten kudurtmuştu. Duygu cevap vermedi bi süre. Seksten aldığı zevkle sessiz sessiz inleme sesleri çıkardı sadece , ama surat ifadesinden anladığım kadarıyla vereceği cevabı düşünüyodu. Üsteledim: “Hadi söyle ! Kimin yarrağının üstünde hoplamak isterdim ha? Kimin güçlü kollarında beni aldatmak isterdin !?” Bana inanın o kelime ağzımdan nasıl çıktı bilmiyorum. “aldatmak” kelimesinden bahsediyorum. Artık öyle kudurmuştumki , kendimi dahada beter kudurtmak istiyodum ve olayı iyice doruğa tırmandırıp beni aldatmak isteyip istemediğini öğrenmek istedim. Ve itiraf etmeliyim ki sorarken bile gözlerim zevkten yukarı kaymıştı artık. Ve büyün an geldi , Duygu cevap vermeye başladı : “Söyleyeceğim , ama kızmayacaksın , anlaştık mı?” Allahım sana geliyorum. Bi yandan seksimiz hala devam ediyodu zaten , bi yandan Duygu'nun fahişe bi edayla kurduğu bu cümle. Hayatımın ennnnnnn zevkli anlarıydı sanki o an. “Kızmicam söyleeeeee!” diye böğürdüm resmen. Duygu beni dahada beter kudurtmak için o or*spu tavrından bi an olsun taviz vermiyodu , sinir bozucu bi gülümseme takınmıştı yüzüne birde. Ve beni aldatmak istediği o kişiyi söyledi : “Gürkan.” Gürkan benim işyerimde , benim emrimde çalışan stajyer bi çocuk. 19 yaşında üniversite öğrencisi. O an bunu duyunca afallamak bi yana , Duygu'nun benden her anlamda (yaş,kariyer,para) daha alt bi insanla beni aldatması fikri artık beni had safhada kudurttu ve o ana kadar yavaş devam eden seksimizi , makinalı tüfek gibi saydırmaya başladım. Duygu'nun çığlıkları bütün apartmanı inletecek gürültüye kadar yükseldi. Bi yandan deliler gibi pompalıyo bi yandanda sormaya devam ediyordum : “Demek kendinden 6 yaş küçük bi çocuğa hemde kocanın emrinde çalışan bi stajyer olan çocuğa , kendini siktirmek istiyosun ha ??!! öyle miii ??!!” Duygu da zevkten çıldırmıştı ama zar zorda olsa , kesik kesik cevap verebiliyordu : “Ev-e-ee-ee–tt-t.. Onun o kass-lııı vüüü-üücuud-ddunuu akkk-lllımmdaan çııı-kaa-raa-mıı-yooo-rr-rruum.” “Ne yanii ?? Benden daha mı güzel vücudu var o küçük çocuğun haaa?” “Sen kendi vücuduna vücut mu diyosun?” dedi ve kahkaha attı. Evet. Ondan beni kızdırmasını istemiştim en başta , ama bu son lafı beni kızdırmaktan öte birazda üzmedi değil. Tuhaf olan şu ki bu beni çok ama çok daha zdırdı ve hayatım boyunca boşalmadığım kadar çok boşaldım. Oluk oluk. Neredeyse yarım kilo. O derece. Ardından ikimizde sırt üstü uzandık ve bi kaç dakika sessizce sigara içtik. Sonunda dayanamadım ve sordum : Mansur : Duygu ? Duygu : Efendim ? Mansur : Sen.. ciddi miydin ? Duygu : hangi konuda ? Mansur : Gerçekten Gürkan'ı arzuluyor musun ? Duygu üzerinden hala adrenalini atmamış olacaktiki , rahat rahat konuşmaya başladı. Normalde benim tanıdığım Duygu asla ama asla bu tarz bi muhabbete dahil olmazdı. Dedim ya , az önce yaşananların coşkusu hala üzerindeydi ve bu ona cesaret veriyodu. Duygu : Bebeğim açıkçası sen bana 1-2 gün önceki sevişmemizde yine böyle “kızdır beni” gibi bişeyler söyledikten sonra ben bazı şeyler düşündüm. Mansur : Ne gibi tatlım ? Duygu : Ama bak kızmayacağına söz ver. dedi yine or*spu bi edayla. Açıkçası artık boşalmıştım ve boşalmadan önceki kadar hoşgörülü olamayabilrdim bu konuşmalara. canımı yakabilirdi Duygu'nun söyleyecekleri. Ama ona bunu belli etmemeliydim , aksi takdirde içine atması ve benden habersiz içinde bişeyler yaşaması hiç ama hiç iyi olmazdı. Mansur : Kızmayacağım tabiki bitanem. Duygu : Sen bana o gün “kızdır , kıskandır beni” dediğinde ben bi öfkeyle yarıda bıraktım ya sevişmemizi , uyudum hani. Mansur : Evet ? Duygu : İşte onun sebebi , sen bana öyle diyince ben hayatımda ilk defa farklı bi heyecan hissettim içimde. Yani daha önce hissetmediğim türde bi heyecan. Ve bu yüzden korktum aslında , “nooluyo bana” diye. Ve yarıda bırakıp uyumaya çalıştım. Ama emin ol o gece sabaha kadar uyuyamadm bazı şeyler düşünmekten ve onların bünyemde yarattığı heyecandan Dediğim gibi , hiç hoşuma gitmemişti Duygu'nun bu itirafı. Aslında aşırı sinirlendim o an ama kendimi var gücümle kasıp belli etmemeye çalışıyodum. Çalışıyodumki anlatmasını yarıda kesmesin. Mansur : Ne düşündün ki tatlım ? Ben böyle sorunca Duygu bi anda yatar pozisyondan oturur pozisyona geçti , heyecanla bişey anlatacağı belliydi , bende dikeldim ve yatakta karşılıklı oturmaya başladık. Duygu'nun yüzünde anlatacağı şeyden olsa gerek güller açıyodu , ağzı kulaklarındaydı. Ve bu benim çok canımı yakıyodu , neydi onu bu denli , benim daha önce heyecanlandıramadığımgibi heyecanlandıran ? Duygu : Bak şimdi sana bişey anlatıcam , ama sakkk-kkın bi delilik etmeyeceksin. Mansur : ? Duygu : Söz ver bana. 2 eliyle ellerimi tuttu sıkıca ve gözümün içine bakıp ona söz vermemi bekledi. Mansur : Ta.. tam.. tamam.. .. söz. Ve anlatmaya başladı : Duygu : Geçen hafta senin işyerine geldim ben , hani sen toplantı için başka bi yerdeydin. Tabi benim bundan haberim yoktu. Seni aramıştım işyerine gelince , sen bi kaç saat geşemeyeceğini söylemiştin.Hatırlandın mı ? Mansur : Evet…. Hatırladım… Duygu : Hah. Ben senin olmadığını öğrenince hemen eve döncektim aslında ama çok yorulmuştum ve biraz soluklanmak için oturdum senin odanda. Sonra baktım yan odada ayak sesleri var. Kim varsa geçip bi selam vereyim dedim , ayıp olmasın. yan odaya girdiğimde Gürkan vardı , üzerinde tişört yoktu. O beni farketmedi ilk , sanırım yeni bi tişört almış , onu giyecekti torbasından çıkarıp. Ama sana dürsüt olmalıyım ki Mansur , o tişörtü giymesini hiç ama hiç istemedim o an. Mansur : Neden ?! Duygu : Şşşş kızmak yok dediiiiik Çünkü ben hayatımda öyle güzel bi vücut görmedim bitanem. Kızma bana ama yanında çalıştırdığın stajyeri dikizledim bi kaç saniye bide oro*pu or*spu gülmez mi bunları anlatırken , allahım deli olacam yaaa !! Duygu : Sonra öksürük sesi çıkardım ve Gürkan beni farkedince çok fena panik oldu. Ama enteresan olan neydi biliyo musun ? Mansur : Neydi ? Duygu : Paniği 1-2 saniye sürdü ve o 1-2 saniyelik süre içinde tişörtünü giymek için hamle yapmıştı ama benim olduğumu anlayınca tişörtünü giyinmedi. Mansur : ??? Duygu : Evet evet. Çok tuhaf di mi ? Geldi elimi sıktı “Hoşgeldiniz Duygu Hanım” diye ama üstü hala çıplaktı ve hiçte çekinmiyodu. Ben mala bağlamış bi şekilde ağzım açık dinliyodum Duygu'yu. Ama gitgide de panik oluyodum “Lan o işin sonu nereye doğru gidiyo lan?” diye. Fakat dediğim gibi , bunu Duygu'ya çaktırmak yok. Mansur : Alla allaaa bak sen yaa eee sonra ne oldu ? Bu sorumun ardından Duygu gözlerini benden kaçırdı , yere doğru baltı ve alt dudağının sağ kısmını ısırdı hafifçe dişiyle. Bi yandanda saçıyla oynamaya başladı. Bildiğiniz üzere bu hareketler tam bi “or*spuluk ettim veya edicem” hareketleridir. Mansur : Duyguuuu ? Bitanem sonra ne oldu ? Duygu : Ya.. .. Sonrası.. .. Öyle işte.. Neyse boşver.. Mansur : Duyguuuuuuu.. Bitanem sence ben burda kapattırır mıyım bu konuyu ? Anlat hadi bak , hiç kızdım mı sana şimdiye kadar ? Duygu : Ya.. Ama.. Bak söz verdin delirmeyeceğine. Evet. Anlaşıldı. Yüzde 100 delireceğim birşey olmuş belliki , yoksa bu kadar tekrar etmezdi bunu Duygu. Tam öfkeden kudurmak üzereydimki , enteresan birşey farkettim. Benim ufaklık yeniden taş kesilmeye başlamıştı , özellikle Duygu'nun bu son “Bak söz devrdin delirmeyeceğine” lafından sonra. Ama öyle böyle değil , demir çubuk gibi oldu 4-5 saniyelik süreç içerisinde. “Delirmeyeceğim bebeğim, anlat hadi” dedim ve Duygu'yu tekrar taş gibi olan yarrağımın üstüne oturttum. Duygu : Mansur dur , hayır bi dakka yaa , bişey anlatıyorum. Mansur : Bi yandan seks yapalım , sende bi yandan anlat , olmaz mı ? Duygu : hayır yaaa , üffffff , bi dur. Mansur : Anlatırken gözlerini kapatırsın , ve yarrağını içine aldığın kişiyi ben değilde Gürkanmış gibi hayal edersin hem. Hemde şu kaldığın yerden devam edersin. Daha güzel olmaz mı ? Yüzünde nasıl güller açtı var ya Duygu'nun , görmeniz lazım. Nasıl hoşuna gitti bu teklif. Ama tabi benim kalbime hançer gibi saplandı onun bu teklif karşısındaki mutluluğu. Çünkü 2 saniye önce beni , kocasını , ilk aşkını “üfff , bi dur yaa” diye tersleyen o kadın , ben “gözlerini kapatıp benim yerime Gürkan'ı hayal edersin” diyince mutluluktan gözleri parladı ve yarrağımın üstüne bi hamlede oturup gözlerini kapattı. Neyse. Yapacak bişey yok , ok yaydan fırladı. Mansur : Hadi bebeğim şimdi devam et anlatmaya. Duygu : Elimi sıkıp “Hoşgeldiniz Duygu Hanım” dedikten sonra birbirimize gülen gözlerle uzunca baktık , ve ellerimizi bırakmadık. O bırakacak gibi oldu , ben izin vermedim. Her yeni kurduğu cümlede sikimin üzerinde inip kalkma hızı biraz daha hızlanıyodu ve dediğim gibi gözleri kapalı , o 19 yaşındaki veletin kucağında olduğunu hayal ediyordu. Duygu : Elimi bırakmasına izin vermeyince önce bi şaşırdı ama şaşkınlığı geçince , benden aldığı bu cesaretle göğüs dekolteme bakmaya başladı göz ucuyla. Bende onun o yapılı vücuduna baktım uzunca.Ardından tekrar göz göze geldik.Ve bi kaç saniyelik daha bakışmamızın ardından ikimizde kudurmuş köpekler gibi birbirimize saldırdık. Mansur : Neeee ?? Nasıı ? Nasıl yanii ? Duygu : Kapa çenenide dinlee.. O kadar azmıştık ki ikimizde soyunmak için vakit kaybedemezdik , o benim gömleğimin düğmelerini bi hamlede kopararak açtı ve ardından kafasını göğüslerime daldırdı. Mansur sana yemin ediyorum kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Kocamın işyerinde , stajyer bi çocukla , uluorta sevişiyodum. Her an biri gelebilirdi ve bu bizi dahada çıldırtıyodu. Bi an önce onun yarrağını içimde hissetmek istiyodum , yakalanma riskimiz çok fazlaydı ve kendimi kontrol edemiyordum. Bi çırpıda pantolonunu indirdim , dizimin üstüne çöktüm ve onun boxerıyla yüzyüzeydim , büyük bi heyecanla boxer'ını sıyırdım ve gördüğüm tablo karşısında küçük dilimi yutacaktım neredeyse Mansuuuurr. Hayatımda gördüğüm ennn güzel şeydi o an o şey sanki. Gözlerim faltaşı gibi açıldı ve uzunca süre bakakaldım Gürkan'ın penisine. Tam ağzıma sokacaktım ki asansörün sesi , bizim katta durdu ve ben apar to! par kimseye görünmeden tuvalete kaçtım. Üstümü başımı toparlayıp , kimselere görünmeden eve geldim. Ben Duygu'nun bu anlattıkları esnasında zevkten ölmek üzereydim , boşalmamak için kendimi inanılmaz bi şekilde kasıyodum. Çünkü bu anın daha tadını çıkarmak istiyordum. Ama Duygu'nun orgazm olurken “Evet evet daha hızlı Gürkaaaaaan” diye inlemesi esnasında musluğu daha fazla sıkamadım ve oluk oluk boşalttım spermlerimi Duygu'nun içine. Ve uyuduk. Bi kaç gün , bu konu hakkında da hiç konuşmadık. Ama takdir edersiniz ki benim bu konuşmadığımız günlerde de dahil olmak üzere , aklımda hep bunlar vardı. Çok düşünmüştüm ve kendimle çok çatışmıştım ama bi karara varmıştım. Eşim benden gizli gizli bu oğlanla az kalsın işi pişirecekmiş , biraz daha yalnız kalabilselermiş yani. Bu da demek oluyo ki , yine benden gizli bi şekilde bu sefer yakalanmadan bana boynuzu takma ihtimalleri yüksek. E bu olay beni hayatımda hiç zevklenmediğim kadar zevklendirdi , hiç kudurmadığım kadar delicesine kudurttuysa, hemde sadece dinlememe rağmen , bence birde bu olayı dinlemek yerine izlersem , sanırım zevkten bayılır ve hayattayken cenneti yaşayabilirdim. Evet. Dünyanın en kıskanç adamlarından biriydim , ama belkide bu sebepten ötürü bana bu kadar zevk veriyodu karımı başkasının gümletmesi fikri. ve bir gece karıma bu isteğimi açıkladım. Nasıl sevindi kahpe anlatamam , ve tabi onun bu denli sevinmesi beni bir kez daha yaralamıştı kalbimden. Plan şuydu : Ben işim varmış gibi bürodan ayrılacaktım ve Gürkan'a da uzun süre gelmeyeceğimi, kendisininde işlerini bitirdikten sonra dükkanı kitleyip çıkabileceğini söyleyecektim. Ben çıktıktan sonra Duygu dükkana gelecek sanki bana bakmak için gelmiş gibi , Gürkan'da benim gelmeyeceğimi , dükkanıda kapatabileceğini söylediğimi söyleyecek ve bunun üzerine Duygu “O zaman kitle dükkanıda müşteri gelmesin” diyecek ve gerisi malum. Ha tabi bu arada bende hala dükkanda olacağım o sırada , Gürkan'a çaktırmadan içereki odamda saklanıyo olacağım ve onlar yan odada kütür kütür sikişirken kapıdan gizlice izleyeceğim. Neyse. O gün geldi ve planı uygulamaya koyduk. Ben bürodan çıkmış gibi yapıp içerdeki odama saklandım , bi kaç dakika sonra eşim geldi ve planladığımız gibi bi diyalog gerçekleşti. Ardından Gürkan'ın dış kapıyı kitleme sesini duyuldu. İşte o an kalbim taramalı tüfek gibi atmaya başladı , çünkü yan odada 19′luk çocuk öpmelere kıyamadığım , hayatımın aşkı karımı hunharca sikmek için hazırlıklara başlamıştı. Resmen içimde gitgeller yaşıyodum. Bi yandan “Hayır ulan yeteeer” diye bağırıp bu oyunu bozmak istiyodum , ama bir diğer yandan da birazdan izleyeceklerimin heyecanıyla yanıp kavruluyodum. Ve tabi ki cinsel hormonlarım galip çıkmıştı , karımın bir başkası tarafından sikilmesini izlemeyi o an herşeyden çok istiyodum. Artık zaman gelmişti , bende yavaş ve sessizce kafamı kapıya doğru uzattım. Ve o gördüğüm tablo karşısında “ŞOK” oldum. Sanki vücudumdaki kan , kaynar suya dönüşmüştü. Kulaklarımda çınlama sesi oluştu , ve dışarda caddededn gelen araba gürültüsü , insan gürültüsü bi anda yok oldu bi çınlama sebebiyle. Gözlerimde karardı tamamen olmasada. tamam. Duygu bana bunları anlatmıştı , ama gözünüzle görmek , gözünüzle biricik aşkınızın göğüslerinin başka bi adam tarafından koparılırcasına ısırlıdığına şahit olmak , dinlerkenki gibi olmuyo. Hemen kafamı geri çektim ve olduğum yere oturup duvara yaslandım. Sessizce ama derince nefes alıp vermeye başladım sakinleşebilmek için , gözlerim bi yandan cinayet aleti arıyodu , öldürecektim çünkü o bebeyi. Ama bi saniye sonra vezgeçiyodum. Bi saniye sonra tekrar öldürmeye karar veriyo , 1 saniye sonra sikimin sertleşmesini fark ediyo ve vazgeçiyodum. 1-2 dakika böyle böyle kendimi sakinleştirdim ve tekrar kafamı uzattım. Duygu dizlerinin üstüne çökmüş ve Gürkan'ın yarrağını ağzına almıştı. İçimden koccc-caaaman bir “haaaasss-sssiiktir” çektim. Hakkaten çocuğun siki benimkinden falan çok daha büyüktü. Ben sanırdım ki öyleleri sadece erotik filmlerde olur. Ama çocuğun siki Hakikaten Duygu'nun tarif ettiği gibiydi. Duygu kafasını sabit tutuyodu ve çocuk seri hareketlerle sokup çıkarıyodu yarrağı Duygu'nun ağzına. Duygu'dan çıkan “gark gurk gark” sesleri artınca nefes almasına izin veriyo ama akabininde hemen tekrar sokuyodu ağzına. Duygu çırpınıyodu ama kaçmasınada izin vermiyodu Gürkan piçi. Böyle bi kaç dakika devam ettiler ve ardından Gürkan sırt üstü yere uzandı. Kafası benim onları izlediğim kapının tarafında olduğu için beni göremiyodu ve Duygu onun kucağına otururken yüzü bana dönüktü ve o hiç unutamayacağım aşşaağlar gibi gülümsemesini attı bana. Ve gözlerimin içine bi süre bakıp , yine gözlerini benden ayırmadan , Gürkan'ın yarrağının üzerine oturmuşken eğildi ve çocuğu deliler gibi öpmeye başladı. Öyle böyle değil ama , sanırsınki çocuğu yutacak. Bu kadar mı açtın be başka yarraklara Duygu’m? Bu kadar mı hevesliydin beni aldatmalara? Ve ardından şok olduğum bişey yaşandı. Gürkan kucağımda karımı hoplatırken bana seslendi : Gürkan : Patroooooon.. Gel bak biricik karını nasıl sikiyorum ,gel ! Dedim heralde bana çok hırslanmış onu hep azarladığımdan , o sebeple kendini iyice gaza getirmek için bağırıyo öyle boş boş. Ama sonra bi daha bağırdı. Gürkan : Böyle bi kadını nasıl olurda sikemezsin patrooooooonnn. Ama bak sen sikemezsen , karında gelir kendini sikecek birini bulur di miiiiiii ? “Alla alla” dedim içimden , bu çocuk kendi kendine boş boş mu konuşuyo , yoksa benim orda olduğumu falan mı anladı. Diye düşünürken Duygu bu muammayı sonlandırdı. Duygu : Mansur , tamam çık ordan. Gürkan biliyo burda olduğunu. O an nasıl utandım , nasıl utandım anlatamam. Sinirlendimde tabi. Hemen yokmuş gibi davrandım , kaçtım odama. Duygu seslendi tekrar “kaçma geeeel” diye. Sert bi tavra bürünmem lazımdı , sonuçta içerde stajyerim var. Gerçi o stajyer karımı gümbür gümbür sikiyo şu an , sert olsam ne olacak. Ama yinede bi öfkeyle ve tabi birazda utangaçlıkla geçtim yanlarına : Mansur : Sen nerden çıkarıyosun ulan benim karımı sikemediğimi ?! Duygu : Ben anlattım Mansur ! Kapa çenenide otur şuraya. Mansur : Ağzını toplasın o zaman o da. Ben hala onun patronuyum. Duygu : Ama şu anda patron o , farkında değil misin Mansur ? Tam carcar söylenmeye devam edecektimki Gürkan Duygu'yu bi hamlede kucağından indirdi ve ayağa fırlayıp yanıma geldi. Boyu posu kilosu benden daha iri olan bu çocuk karşısında ilk defa pıstım o an istemsizce. Uzunca sert sert baktı bana ve : “Karın beni tercih etti patron ! Ve söylediği kadarıyla bu buluşmayı sen ayarlamışsın.Eğer canımı sıkacak bişey yaparsan bu fantezini ve karını gözlerinin önünde becerdiğimi bütün iş arkadaşlarına anlatırım” dedi. Sadece yutkundum ve hemen yanlarındaki koltuğa oturup devam etmelerini söyledim. Ama artık bünyemde yeni bi hormonda salgılanmaya başlamıştı : “PİŞMANLIK” Öfke vardı. Zevkten kudurma vardı. Birde pişmanlık eklenmişti bunların yanına. İnanınki 3′ü birarada karışınca çok farklı denizlere yelken açıyosunuz. Duygu tam dizlerimin önünde domaldı ve ay parçası gibi yusyuvarlak o götünü Gürkan'a doğru uzattı. Gürkan yavaş yavaş domalmış karımın amına yarrağını sokarken ,karımın gözlerinin yukarı kayması beni mahfetmişti. Tam tempolu bi şekilde pompalamaya başlayacaktıki Gürkan “DURUN” diyip ayağa fırladım. İçimde yaşadığım sinir harbi yüzünden gözlerimden boncuk boncuk yaşlar akmaya başladı ve “Lütfen devam etmeyin , burda bitsin” dedim yalvaran bi ses tonuyla. İkiside bi kaç saniye şaşkın şaşkın baktı bana ve ardından Duygu kahkahayı patlattı , ardından da o kılıç gibi sözlerini kalbime kalbime sapladı : Duygu : Sen aynı şu an yalvardığın gibi bi kaç gün önce yatakta bana yalvarıyodun Mansur “Kıskandır beni aşkım , kızdır beni bebeğim” diye , hatırladın mı ? Hatırla çünkü ben hiç unutmadım. Mansur : Duygu’m lütfen yapma. Noolur.. Sen benim bitanemsin , hadi bitirelim bu saçmalığı. Duygu : kapa çeneni Mansur. dedi ve eliyle Gürkan'ın poposunu kendine doğru çektirip devam etmesini emretti. Gürkan hiç durmadan devam etti pompalamaya. Duygu bi yandanda beni paçalarımdan çekip tekrar yerime oturttu. Duygu : Bak Mansur : görüyo musun ? Sen beni öpmelere kıyamazdın , dokunmaktan korkardın. Ama elin oğlu nasılda sikiyo bebeğini bak. Hemde senden kaç yaş küçük çocuk. Emirler yağdırdığın o çocuk şu an gözlerinin önünde çocuğunun annesini nasılda inletiyo baaaaaaakk ! Mansur : Duyguuu.. Duygu : Bi gün olsun adam akıllı sikemedin beni. Bi gün olsun zevkin doruklarında gezdiremedin beni. Senle sevişirken hep , ama hep başkalarını hayal ederek zevk almaya çalıştım ben Mansur. Özelliklede senin yakınındaki kişileri. İş arkadaşlarını , akrabalarını , çalışanlarını. Bugünden itibaren sadece düşünmekle kalmayacağım Mansur. Hepsiyle tek tek düzüşcem. Mansur : Ne diyosun Duyguuuuuuuuuuu !!?? Duygu : En öncede Kadir'e siktiricem kendimi. Hani şu senin en büyük rakibin var ya. Senin başarılı olmanın önündeki tek engel Kadir. Herkesin övdüğü , bu sebeplede senin farkına varamadıkları Kadir. Mansur'un karısınıda sikmenin tadınıda alsın. Ne de olsa hakkı. Senden çok daha başarılı. Senden çok daha karizmatik. Zaten iş hayatında ezip geçmiş seni , birde böyle ezsin. Karını kütürdete kütürdete siksin , hatta spermlerini oluk oluk boşaltsın içime. Çocuğunu doğurayım onun. Ama zavallım sen , kendi çocuğun san. hahahahaha Duygu'nun bu laflarından , beni böyle aşşağlamalarından cesaret alan Gürkan'da açtı ağzını : Gürkan : Benim içine boşalmama da izin var mı aşkım ? Mansur : Ne aşkım'ı ulan !!! Ne içine boşalmasııı !!!! Duygu : Kapa çeneni Mansur ! Bundan sonra karışamayacaksın bana. Bundan sonra sınırsız zevklerle dolu bi seks hayatı yaşayacağım ve sen bunu asla ama asla engelleyemeyeceksin. Bunu sen istedin çünkü. Eğer ki aklıma sokmasaydın bunu , ben asla bu zevklerden haberdar olamayacaktım. İyi ki soktun aklıma zavallı adam. Bu sözler karşısında üzülüyodum ve öfkeleniyodum elbet ama takdir edersinizki , bi yandan domalmış bi vaziyette sikilen karım , bi yandanda böyle sözler , sikimi kazık gibi yapmıştı. Ama utanıyodum onların önünde sikime el atmaya. Pantolonumdan beri belli oluyodu aslında nasıl zonk zoonk zonkladığı. Derken olan oldu ve Gürkan vitesi 6′ya takıp pompalama hızını maksimuma çıkarınca Duygu konuşmasını yarıda bıraktı ve bütün dükkanı inleten çığlıklar atmaya başladı. Gürkan o kadar süratlı bi şekilde sikmeye başlamıştıki sanırım Duygu aşırı zevkten bayılma noktasına gelmişti. Emekliyerek kurtulmaya çalışıyodu Gürkan'ın sikinden ancak Gürkan'da sikini Duygu'nun amından çıkarmadan onu adımlayarak takip ediyodu. Resmen odanın içinde timsah yürüyüşü yapar gibi sikiyodu karımı Gürkan. Hayatımda çok sayıda erotik film izlemiştim ama hiç Duygu'nun ki gibi bi orgazm çığlığı veya böyle yüz ifadesi görmemiştim. Belliki haddinden fazla zevk alıyodu , bir an olsun duraklamak için Gürkan'ın sikinden kurtulmaya çalışıyodu ama ne mümkün. Gözlerim faltaşı gibi açıldı ve odanın içersinde onların emekleyerek sikişmelerini , resmen tabiri cazise “gümbür gümbür” sikişmelerini izlemeye odaklandım. Aradan bi süre geçti , Baktımki Gürkan duracak gibi değil , karım artık yardıma muhtaçmış gibi çığlıklar atmakta ve hala odanın içinde emekleyerek kaçmaya çalışmakta , tereddütlede olsa kalktım ayapa ve yavaşça yanlarına gidip Gürkan'dan durmasını rica ettim , ama Gürkan'ın gözü dönmüştü. Durmaya hiç ama hiç niyeti yoktu. Baktımki durum ciddi karım hakkaten bayılcak , yada bişey olacak , çünkü bu çığlıklar normal değil. E bu kadında ne olursa olsun benim oğlumun annesi , gözlerimin önünde yardıma muhtaç gibi ve Gürkan'ı omzundan hafifçe tutup çekmeye çalıştım ki o anda Gürkan'ın çaktığı yumrukla kafamı duvara çarpmam bir oldu. Bi yandan küfürde etti heralde tam duyamadım kafamı duvara çarptığımdan , ama Duygu'nun “Karışma Mansuuuuuur!” dediğini duydum. Oha amk , tüm bunlar zevk çığlıkları mıydı ?? İşte o an daha fazla dayanamadım ve bunların tepesinde bunları izlerken pantolonumdan benim ufaklığı çıkarıp sıvazlamaya başladım. İkiside bunu farkedince önce bi duraksadılar ve ardından büyük bi gürültüyle kahkahalara boğuldular. Ben onlar böyle gülünce utandım ve hemen yerine geri koydum ufaklığı. Yüzüm kıpkırmızı oldu. Duygu : Yaaa inanmıyorum sana yaaa, inanmıyorum yaaa.. Burda , senin ofisinde , hayatının aşkı biricik karım dediğin kadını inlete inlete sikiyolar , emeklete emeklete pompalıyolar, , ve sen bundan zevk alıp ufaklığınla mı oynuyosun Mansur ? Gürkan : Hahahaha yaaa patron sen ne ezik bi adam mışsın yaaaa ahahahahah Duygu : Neyse Gürkancım , aşkım , tabi öyle bi sikiyosunki beni , zavallı patroncağızının nutku tutuldu , napacağını şaşırdı. Hadi bak o bizi böyle güldürdü , neşelendirdi , bizde onu neşelendirelim. Gürkan : Napalım aşkım ? Duygu : Aramıza katılmak isteyecek bi arkadaşın var mıdır ? Gürkan : Oooooooo 3′lü diyosuuuuuuuuun Duygu : Aynen aşşş-kııııım Kızdım mı ? Hayır. Aksine , bayıldım bu fikre. Gürkan samimi bi arkadaşını çağırdı. 15-20 dakikaya geldi çocuk. Adı Mert. O da 19 yaşında. Ve o da benden daha yapılı ve yarrağı Gürkan'ınkiyle aynı. Ben bunlar 3′lü diyince sanmıştımki , biri sikerken öteki karımın ağzına verecek falan. Evet öylede yaptılar ama , karımın esas planı bambaşkaymış. Mert denen piç yere sırt üstü uzandı , karım onun kucağına oturdu ve yarrağını amından içeri soktu. Ve Gürkan ‘da aynı anda karımın bolca kremlediği göt deliğine yavaaaaaaaşça girmeye başladı. Ben bunu farkettiğim anda fırladım olmaz diye , her ne kadar karımın iki tane küçük çocuğun arasında tost olması beni zevkten kudurtacak olsada , karım kaç yıllık ilişkimizde daha bana siktirmedi götünü , daha bu yeni tanıdığı ufacık çocuklara mı siktirecekti. Evet. Öyle yaptı. Benim itirazlerim neye yararki , 2 tane izbandut gibi çocuk , isteseler benim ağzımı burnumuda kırarlar , isteseler izlememi istemeyip beni dışarıda atarlar , ama ben izlemek istiyodum ve o sebeple susuyodum. Gürkan yavaş haraketlerle karımın götüne soktuğ yarrağını iyice yuvaya oturup , rahat git gel yapmaya başladığında karımın zevk çığlıkları artık komşularımızı bile rahatsız etmişti. Kaloriferlere kaç kere vurdular inanın saymadım. O an umrumda değildi komuşlar ne düşündüğü , benim ufaklığı çıkardım ve başladım bunları izleyerek masturbasyon yapmaya. Onların her geçen sanişye artan temposu karşısında hipnotize olmuş gibiydim ve önlerinde ayakta dikilmiş deli gibi otuzbir çekiyodum. Bi ara Mert denen çocukla göz göze geldim ve o da bana aşşağlar gibi bakış attı , ama hiç umrumda olmadı. Çok zevk alıyodum. Karım hala beni aşşağlamaya devam ediyodu. Bundan sonra kimlerle yatcağını anlatmaya , Gürkan ve Mert'in benden ne kadar üstün olduğunu anlatmaya devam ediyodu. Artık üçününde boşalması an meselesiydi , hızlarından bu anlaşılıyodu. Ve derken karım ikisinede “BEBEKLERİM İÇİME BOŞALIIIIIIIN!” diye inlediğinde ben bütün duyguları (öfke,kıskançlık,zevk,pişmanlık,şaşırma,vs) aynı anda yaşadım ve ofisin heeerrrr yerine oluk oluk boşalmaya başladım. boşalmam o kadar uzun sürdüki , boşalma esnasında karımın daha 15 dakika önce tanıştığı Mert denen bebenin amından içeri boşalmasına izin vermesini düşünüp , normalde boşalcağımdan 2-3 kat daha fazla sebebiyet veriyodum. Eh. Boşalma anı bittiğinde. İçimde sadece pişmanlık ve üzüntü duygusu kaldı pek tabi. Onlarda boşalmıştı ve yarrakları hala karımın içinde öyle tost vaziyetlerini bozmadan dinlenmek için uyukluyolardı. Bi kaç dakika öyle boş boş onlara bakakaldım. Ve derken karımın gözleri yavaşça açıldı bana doğru bakıp fısıldadı : Duygu : Mansur sen artık eve gitsen , biz dinlenip dinlenip bi kaç kez daha yaparız bugün. Mansur : Nee ? Ama.. Duygu : Mansur ! Defol canım. Defol güzelim ! Hadi boşaldın sende , bizi rahat bırak. Mansur : Peki. O günden sonra karım başka erkeklerle sikişmeye devam etti. Hatta öyle ki bazen gece yarısı tekevizyon izlerken kapı çalıyo , açıyorum , tanımadığım bi adam , Duygu hemen bizim çocuğu uyutuyo , ve o tanımadığım ve aslında Duygu'nunda tanımadığı o adamla bizim yatağımızda sabaha kadar iniltiler içinde seks yapıyolar. Mutlu muyum ? Bilmiyorum. Sadece karım yabancı biri tarafından sikilirken ,onun o kendinden geçmesini izlemek beni zevk denizinde boğuyor
Slm iyi günler güven ve gizlilik içerisinde olgun dolgun kadınlar ve evli çiftler güzel bir sexting yapıp rahatlamaya nedersiniz diğer iletişim kanalları için dm

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Rachel having fun😁😁😁
Gözümün Önünde Karım Arabada Sakso Çekti…
Eşim ve ben çok iyi anlaşıyoruz, birbirimizi çok seviyoruz ve asla birbirimizden vazgeçmeyi düşünmüyoruz. Ama aynı zamanda biliyoruz ki eşim ve ben heyecan yaşamaktan, farklı fanteziler yaşamaktan ve bazen başkalarını aramıza alıp karımla iyi bir sikiş yaşamaktan vazgeçmeyeceğiz. Bilgisayar kullanmayı ve internete girmeyi pek sevmezdim ama yaşadığımız heyecan ve eğlendiğimiz için ara sıra bilgisayara gidip seks sitelerine göz atardım. Aralık. İnternette kafamıza göre insanlar arıyordum ve seks hakkında konuşuyordum. Eşim ve ben aynı e-posta adresini kullanırdık, bir akşam sosyal ağ hesabıma gelen bir arkadaşlık davetini kabul ettim. Adı Deniz olan bir adamdı. İlk konuşmamız sırasında bize AP (Aktif ve Pasif) olduğunu, her türlü ilişkiye açık olduğunu, seks konusunda sınırsız olduğunu vb. Söyledi…
Onunla internette tanıştığımızda Deniz’le konuşuyorduk. (Bu arada, Dec ve karım hiç tanışmadılar ve hiç konuşmadılar). Eşim Deniz’i benim anlattıklarımdan tanıyordu. Deniz çok düz görünüyordu. Aralık ve ben de görüntülü görüşme yoluyla birbirimizi gördük. Zamanla Deniz’le birbirimize telefon numaralarımızı verdik, Aralık ara ara beni aradı ama her zaman aramadı ve telefonda da konuştuk. Geçen hafta cuma akşamı eşim işten eve geldikten sonra ben de eve erken geldim. Eşim ve ben akşam yemeği yedik, masayı topluyorduk, sohbet ederken içkilerimizi yudumluyorduk. Bir noktada karım şöyle dedi: “Aşkım, yarın dişçiye gitmem gerekiyor, randevum var, Aralık 13: 00’te orada olmalıyım, yarın beni alabilir misin?” diye sordu. Dedim ki, “Hayır, sorun ne, dişlerinde bir sorun mu var?” sordum. “Hayır aşkım, önemli değil, sadece kontrol ettirip dişlerimi fırçalamak istiyorum.“Dedi. “Tamam aşkım, seni yarın götüreceğim.” dedim. Biraz daha sohbet ettik, televizyon izledik ve sonra geç yattık. Eşim ve ben kısa ama çok sıcak bir sikişten sonra uyuyakaldık.
Sabah karım uyurken kalkıp işe gittim. Eşyalarımı düzenlemeye çalışıyordum, karımı dişçiye götürecektim ve sonra işe geri dönmeyecektim. Çünkü eşimin diş hekimi Bakırköy’deydi. Çalışırken, işe dalmışken telefonum çaldı, arayan Deniz’di. Nasılsın, iyi misin gibi klasik soruların ardından birden aklıma bir şey geldi ve Deniz’e dedim ki: “Bugün ne yapıyorsun, neredesin?” sordum. Ayrıca saat 14: 00’e kadar çalışacağını, sonra eve gideceğini söyledi. İşten biraz erken çıkıp çıkamayacağını sorduğumda, “Hayır mı?” diye sordu. Eşime sürpriz yapmak istediğimi, onu eşimle tanıştırmak istediğimi ve bugün saat 13:00’te Bakırköy’de olacağımızı söyledim. “Eğer o saatte oradaysan, karımla tanışacaksın.” dedim. Deniz de kabul etti: “Tamam, işten erken ayrılacağım ve Bakırköy’e taşınacağım.“Dedi. Bir bankanın önünde buluşmayı kabul ettik ve telefonu kapattık.
Hemen bir plan yaptım, karımı arabanın ön koltuğuna oturtmamalıydım, ön koltuğa bir paket koyarak iptal ettim. Karım aradı ve onu almaya gittim. Karım apartmandan çıkıp arabaya doğru yürüdüğünde pencereyi açtım ve ona arkaya oturmasını söyledim, karım arkaya oturdu ve ayrıldık. Sohbet etmek için dişçiye gidiyorduk. Bakırköy’e geldiğimde bankanın önünde durdum (Deniz’le anlaşmıştık) ve kartımı karıma verdim ve ona dedim ki: “Aşkım, atm’den para çekebilir misin, yanımda hiç param yok.” dedim. Karım dedi ki: “Bende var aşkım, buna gerek yok.”hiç param yok, belki ihtiyacım olacak”dediğinde.” dedim. Karım, “Tamam.”dedi ve arabadan indi. Hemen Deniz’i aradım ve bankanın önündeki gri arabaya gelmesini istedim. Deniz zaten bankanın köşesinde bekliyordu, arabaya geldi. Arka kapıyı açtım ve o arkaya oturdu. Kısa bir selamlamanın ardından Deniz’den eşimle görüştükten sonra “Eşiniz çok güzel oral seks yaptığınızdan bahsetti, ben de bunun doğru olup olmadığını öğrenmeye geldim” demesini istedim. Deniz, “Tamam, söyleyeyim, sonra sorun çıkmasın diye mi?“Dedi. “Rahatla, sorun değil!” dedim…
Eşim atm’den para çekerek arabaya geldi, kapıyı açtı, yukarı çıkarken Deniz’i fark etti ve oturup kapıyı kapattığında “Merhaba…”bunu söyleyerek elini denize doğru uzattı. İkisini tanıttım ve arabayı hareket ettirdim. Bu arada eşim ve ben dikiz aynasına göz göze baktık ve “Aşkım, hatırlarsan sana Dec’ten bahsetmiştim ama hiç tanışma şansın olmadı, bu yüzden seni burada tanıştığımda tanıştırmak istedim.” dedim. Karım, “Ah evet, şimdi hatırlıyorum…“Dedi. Konuşmaya başlayan Deniz, “Karının senin hakkında bana ne söylediğini de biliyor musun?” diye sordu. Ve karım dedi ki, “Hayır, sana benim hakkımda ne söylediğini bilmiyorum.“Dedi. Deniz, “Yarakları çok iyi yalıyor musun?“Dedi. Karım da güldü ve şöyle dedi: “Engin söylediği şey hakkında doğruyu söylüyor denizcim!“Dedi. Sonra horozunu denizden çıkardı ve şöyle dedi: “Hadi yaratıcılığını görelim!“Dedi. Eşim ve ben dikiz aynasında göz teması kurduk, karıma dedim ki: “Tamam, yap!”Anlamına bir selam vererek başımı salladım. Arabanın camları siyah bir filmle kaplıydı, böylece dışarıdan içeriden görünmüyordu…
Karım Deniz’in sikini eline alıp eğildi ve yalamaya başladı. Ve deniz kemerini çözdü ve pantolonunu indirdi, böylece karım onu daha rahat yalayabildi. Dikiz aynasını ayarladım, dikiz aynasından izliyordum. Karım Deniz’in sikini yalarken bir yandan da taşaklarını okşuyordu. Sonra karım parmaklarına tükürdü ve elini denizin kıçına doğru kaydırdı. Deniz’in sikini yalarken, şimdi aynı anda Deniz’in göt deliğiyle oynuyordu. Deniz arkasına yaslanır ve aldığı zevkin tadını çıkarır, “Harikasın bebeğim, Engin’in dediği gibi gerçekten harika yalıyorsun, devam et, devam et! “diyordu. Aynadan dışarı bakarken, zevkle delirmek üzereydim, sikim kazık gibi oldu. Aslında arabayı durdurup erkek gibi görünmek istiyordum ama trafikte olduğumuz için bu mümkün değildi. Karım hiç konuşmadı, sadece yaptığı şeyden zevk aldı. Deniz kendini boşaltmamak için acele ediyordu, sonunda artık dayanamadı ve “Geliyorum…”diye inledi. Ama karım umursamadı, Deniz’in sikini yalamaya devam etti. Karımın parmağı Deniz’in götündeyken Deniz karımın ağzına boşalmaya başladı. Deniz acı çekiyormuş gibi inliyordu…
Deniz boşalmayı bitirince karım parmağını Deniz’in kıçından çekip doğruldu. Ağzını açtı ve denizden gelen spermi yuttu, aynadan bana gösterdi. Aynada dedim ki: “Siz ikiniz harikaydınız!” dedim. Deniz pantolonunu giyip eşyalarını topladıktan sonra karımın dudaklarından öptü ve karımın ağzından çıkanları temizledi. Biraz ileride bir dolmuş durağında durdum, deniz bin şükürle indi. Böylece dişçiye devam ettik. Karım dedi ki: “Aşkım, ne harika bir adamsın, seni seviyorum!”öne çıktı ve yanağımdan öperek şöyle dedi: “Şimdi o paketi neden oraya koyduğunu anlıyorum aşkım!“Dedi. Tam zamanında dişçideydik. Diş hekimi karımı içeri aldı, ben karımı beklerken gazete okuyordum. Telefonum çaldı, arayan Deniz’di. Teşekkür etmenin yanı sıra teşekkür ettikten sonra bir şeyler sunmak istediğini söyledi. Dedim ki: “Evet, denizcim?”Bakırköy’de bir avukat arkadaşı olduğunu söylediğinde bekar yaşıyordu ve istersek gelebilir miyiz diye sordu. Dedim ki, “Karım içeride, onu dışarı çıkar ve seni ararız.”Dedim ve kapattık.
Bir saat sonra karım gitti. Doktora teşekkür ettim, ücreti ödedim ve ayrıldım. Arabaya doğru yürürken karıma Deniz’in aradığını ve konuştuğumuzu söyledim. Karım dedi ki: “Deca Deniz, onu bana ver…“Dedi. Aradım ve telefonu karıma verdim. “Merhaba Denizci, Engin’le konuştun, ona bir şey söyledin, evde kimse var mı? Sadece sen mi olacaksın? Bir tek sen varsan, tamam, başkasını istemiyorum!“Dedi. Deniz yalnız kalacağını söyledikten sonra, “Tamam o zaman, seni bu bankanın önünde tekrar arayalım, geliyoruz, birazdan orada olacağız!”dedi ve kapattı. Ve bana dedi ki: “Hadi tatlım, gidelim, denizin horozunu yemek istiyorum!”Bunu söylediğimde ne kadar mutlu ve heyecanlı olduğumu anlatamam. Arabaya bindik ve bankanın önüne gittik. Deniz bizi bekliyordu. Avukat arkadaşının evinin anahtarını almıştı. 15 Dakika sonra talimat veriyordu, “Müsait bir yere park edelim.”geldiğimizi biliyordum” dediğimde. Arabayı park ettik, indik, daireye girdik, dördüncü kata çıktık ve eve girdik…
Modern bir şekilde döşenmiş bekar eviydi, temiz ve düzenliydi. Temmuz. Koridora girdik ve oturduk. Deniz çok heyecanlıydı, elinde bir bardak meyve suyuyla geldi. Bir yudum içtik, kimse konuşmuyordu. Karım ayağa kalktı, “Deniz hadi bana evi göster, bana eşlik et!”bunu söyleyerek koridoru terk etti, evin etrafında dolaşmaya başladı. Deniz,”Zevkle…”ayağa kalktı ve karımı kovaladı. Bir iki dakika sonra sesler kesildi. Ben de kalkıp tuvalete gitmek istedim. Tuvaleti buldum. Kapıyı açtığımda, karım pantolonu ve külotu kapalıyken lavaboya doğru eğiliyordu ve deniz karımın arkasına çömeliyor, amını ve kıçını yalıyordu. Deniz beni görünce bir süre şaşkına döndü ve şöyle dedi: “Afedersiniz, Gear, özür dilerim, lütfen…”kalkıp söylemek istedi. Ama karım Deniz’e dedi ki: “Aptal aptal, yalamaya devam et, bebek geldiyse sen işine bak!“Dedi. Deniz suçluluk duygusuyla yüzüme bakarken ona devam etmesini söylediğimde tekrar karımın arkasına çömeldi ve karımın amını götünü yalamaya devam etti…
Ben de pantolonumu indirdim ve lavabonun hemen yanındaki klozete oturdum, hem onlara bakıp hem de işedim. İşemeyi bitirince kalktığımda deniz karımı terk etti ve birden sikimi ağzına aldı ve yalamaya başladı. Karım bir süre bizi izledikten sonra, “Hadi kalkıp içeri girelim!“Dedi. Hep beraber oturma odasına geri döndük ve üçümüz soyunduk. Deniz hemen önüme eğildi ve sikimi yalamaya devam etti. Sonra karımı öpmeye başladım. Sonra karım kanepeye kalktı ve amını ağzıma aldı ve şöyle dedi: “Em onu Hayvan!“Dedi. Karımın amını yalamaya ve yemeye başladım. Karım orgazm olduktan sonra şöyle dedi: “Bu kadar yeter! Hadi aşkım, yere yat!“Dedi. Yerdeki halıya uzandım. Karım Deniz’in kıçını yaladı ve sırtı bana gelecek şekilde kucağıma oturdu. O da deniz sikinin üzerine oturdu. Ben denizin götünü sikerken, Deniz karımın amını sikiyordu. Üçümüz onu çok sevdik, ama deniz hem lanet hem de lanet olsun çok daha şanslıydı. İniltilerimiz birbirine karıştı. Karım zevkle çığlık atıyor ve denize küfrediyordu. Ve deniz, “Devam et, devam et!”o inlerken ben Deniz’in götünü sikip karımı sikmenin zevkini yaşadım. Karım çığlık atarak geldikten sonra denizden kalktı ve sikini yalamaya başladı. Deniz’i sikmeye devam ettim ve denizin derinliklerinde homurdanıp boşaldım, Deniz ise sikimden kalkmadan eşimin ağzına boşaldı. Karım her şeyi son damlasına kadar emdikten sonra Deniz’le öpüşmeye başladılar.
Üçümüz bitirmiştik, birkaç dakika yerde dinlendikten sonra kalktık ve giyindik. Eşim ve Deniz son kez öpüştüler, birbirlerine teşekkür ettiler ve gittiler. Arabamıza binip eve gittiğimizde biraz yorgunduk ama çok mutluyduk. Eve vardığımızda doğru banyoya gittik ve duş aldık. Sonra Wiski’mizi alarak hafif yorgunlukla koltuklara uzandık. Wiski’mizi bitirdikten sonra birbirimize sarılarak uyuduk.
Akşam 21:00 civarı uyandım. Acıkmıştım, karımı uyandırdım, “Tatlım, kalk, acıktım, gidip bir şeyler yiyelim.”Dedim ve dudaklarından öptüm. Ve karım dedi ki: “Tatlım, açlıktan ölüyorum, yemek yapmak istemiyorum, dışarı çıkıp Fast Food gibi bir şeyler yiyelim!”dedi ve ayağa kalktı. Altına tangasını ve eşofmanını giydi ve üstüne sütyen giymeden süveterini ve paltosunu giydi. Pantolonumu ve tişörtümü giydim ve evden çıktık. Evimizin yakınındaki burger dükkanına gittik, yemeğimizi yedik ve eve geldik. Hiçbir şey yapmak zorunda değildik, televizyon izlemeye başladık. Konuşuyorduk. Karım dedi ki: “Bugün beni denizle tanıştırmayı nerede düşündün?” diye sordu. “Kızgın mısın yoksa karım mı?” dedim. “Hayır, aptal, neden kızgın olayım ki? Gerçekten beğendim, çok heyecan vericiydi. İyi ki senin karınım, aşkım. Yani gerçekten iyi bir yalayıcıyım, öyle mi?”söylediği gibi gülümsedi. “Evet, karım ve sen çok iyi yalıyorsun! Sen de bugün arabada Deniz’in sikini çok iyi yaladın, götünü parmakladın…” dedim.
Bunları konuşurken sikimin kazık gibi olduğunu gören karım, “İşte bu kadar! Demek kıçın da kaşınıyor, ibne kocam! Bugün seninle fazla ilgilenemediğimin farkında mısın?”dedi ve eliyle sikime dokundu. (Muhtemelen karımın yanındaki bir travestiye kıçımı siktiğimi okumuşsundur). “Evet kaltak, ben de bunu istiyorum!”bunu söyleyince karım hemen ayağa kalktı ve göz açıp kapayıncaya kadar soyundu. Sonra pantolonumu ve külotumu çıkardı ve önümde diz çöktü. Sikimi eline aldı ve yalamaya başladı. Her yeri yalıyor, taşaklarımı emiyordu. “Biraz kayın!”dediğinde kanepeye biraz kaydım ve sürtük karım göt deliğimi yalamaya başladı. Çok hoş bir duyguydu. Göt deliğime çok tükürdü, parmağını içine soktu ve sikimi yalamaya devam etti. “Ohhh!”sonra ikinci parmağını içeri soktu. “Harikasın kaltak, çok güzel, devam et!” dedim. Karım, “Tabii ki devam edeceğim, ibne kocam!”diyerek kıçımı parmaklarken sikimi yalıyordu…
Tam anlamıyla zevkle uçuyordum. Karım aniden durdu ve şöyle dedi: “Bir dakika!”bunu söyleyerek gitti ve odadan bir işe geri döndü. Titreşimli vibratörünü getirmişti. “Bacaklarını kaldır, seni ibne!”bu yüzden vibratörün titreşimini açtı ve kıçıma soktu. Aynı anda sikimi emiyordu ve vibratörü bir burgu gibi kıçımın içine ve dışına sokuyordu. Fazla dayanamadım ve karımın ağzında patladım. Karım hepsini son damlasına kadar emip yuttuktan sonra beni terk etti, vibratörü aldı ve önüme oturdu, amına soktu ve başlattı. “Boynuzlu pezevenk! Sen bir ibnesin!”bana küfür ediyordu, vibratörü amına sokup dışarı çekiyordu. Bu manzaraya baktığımda sikimin tekrar hareket etmeye başladığını ve hafifçe sertleşmeye başladığını hissedebiliyordum. Karım ayağını taşaklarımın üzerine koydu ve ayağıyla okşamaya başladı. Ayağı başparmağını kıçıma soktuğunda sikim kazık gibi oldu. Birdenbire kalktım ve vibratörü karımın amından çıkardım ve dedim ki: “Arkanı dön seni orospu!”bunu söyleyerek karımı kanepede eğilmeye zorladım. Vibratörü karımın götüne sokup titreşimi açtım ve sikimi karımın amına sokup deli gibi sikmeye başladım. Kısa bir süre sonra ikimiz de aynı anda orgazm olduk ve yağ yağ boşaldık…
Karımın amcığı koltuğa taşıyordu. Sikim karımın amında küçülüp kendi kendine çıkınca titreşimini kapattım ve vibratörü karımın götünden çıkardım. İkimizin de işi bitti. Karımı kanepeden kaldırdım, elini tutarak tuvalete gittik. Birlikte duş aldıktan sonra doğruca odamıza gittik ve birbirimizin çıplak tenine sarılıp öpüşerek uyuyakaldık
Sarı Şeker Çiğdem
Benim adım Çiğdem, 18 yaşında, sarışın bir kızım. Abimin karısı olan yengemin hiç bilmediğim bir dünyasına şahit oldum.
Yengemin ismi Nuray, 23 yaşında, yuvarlak irice memeleri, aynı şekilde iri poposu ile oldukça afet bir kadın. Abimle evleneli daha iki sene oldu. Abim ise 28 yaşında, 1.80 boyunda, fizik olarak zayıf biri…
Benim de boyum yengeme yakın. Genetik olarak abim de ben de ince kemikliyiz. Benim popom da memelerim de küçük, ama memelerimin dikliğinden memnunum.
Abimler şehir merkezinin dış mahallelerinin birinde, aslında babama ait olan müstakil bir evde oturuyor. Ben annemlerle köyde yaşıyorum ve bazen abimleri ziyarete gidiyor, birkaç gün onlarda kalıyorum.
En son onlarda kalmaya gittiğimde, abim işteyken evlerinin tam karşısındaki komşularıyla ormana mantara gitmeye karar verdik. Bu komşunun İbrahim adında, 22 yaşında gayet karizmatik oğulları arabayı kullanacaktı. Ormanda hem mantar toplayacak, hem piknik yapacaktık.
İbrahim’in annesi ve yanında başka bir komşu kadın vardı. Ormana varınca yengemle benim mantarın çok olduğunu bildiğimiz orman kısmına yönlendirdik. Arabayı piknik alanına park ettik, önce mantar toplayacaktık.
Mantarı hepimiz aynı yerde aramayalım, iki gruba ayrılıp değişik yerlerde arayalım dedik. Bir grubu ben yönlendirken, diğeri grubu yengem yönlendirecekti. Yengem hemen atılıp,
“Biz İbrahim’le bu tarafta ararız!” deyip sola yöneldi. Bu durumu hepimiz garipsedik ama ses çıkarmadık, biz de sağ tarafa yöneldik…
Yaklaşık bir saat sonra topladığımız mantarlarla pinik yerine döndük. Ama yengemler yoktu. Yengemlerin nerede mantar toplayacağını bildiğimden onları aramaya gittim.
Çalılık bir yerden sesler geliyordu, sanki yengem nefes nefeseydi. Çalıların arkasına geçtiğimde, yengemi, eteği sıyırmış, memelerini sütyenden dışarı çıkarmış, yan yatar halde İbrahim tarafından sikilirken buldum.
O şokla donup kalmıştım. Ayaklarımın dibinde sikişen iki azgına bakakalmıştım öylece… Yengem ayak bileğimden tutup çekince ben de yengemin yanına düştüm. Yengem hemen ağzımı kapatıp,
“Lan sarı çiyan, sesini çıkarma, memelerimle boğarım seni. Ailenize gelin olduk, abin tatmin edemiyor, sen de zevkimi mi bozacaksın, orospu?” dedi. Sonra da İbrahim’e,
“Ne yapacağız şimdi bunu? Her şeyi gördü.” diye sordu.
“Suça ortak edeceğiz. Kollarını dizlerinle bastır sen bakayım!” Ağzımı kapatma işi İbrahim’e geçti, yengem dizlerinin altına kollarımı bastırdı. Çok canım yandı. Kazağımı sıyırıp memelerimi sutyenimden çıkardılar. İbrahim,
“Memelerin küçükmüş, ama taze ve dik! Şimdi senin ağzını sikeceğim, yengen de fotoğrafları çekecek. Elimi ağzından çektiğimde sesini çıkarma, yoksa sadece ağzını değil amını da sikerim!” diye tehdit etti.
Aslında direkt amımı sikeceğini düşündüğümden sadece ağzımı sikecek olması korkumu gidermiş, oldukça rahatlatmıştı beni. Yine de sikini ağzıma uzatınca ilk kez yarak gören biri olarak ürktüm ve ağzımı açmadım, dudaklarımı kaçırdım. Yengem,
“Direnme orospu, gerçek erkek yarağı girecek ağzına, çok hoşuna gidecek, anan bile görmemiştir böylesini!” deyip burnumu sıkınca ağzımı açmak zorunda kaldım.
İbrahim hemen yarağını soktu ağzıma ve gitgel yapmaya çalıştı. Yengem de telefonla fotoğraf çekiyordu. Fotoğraflar yakın çekim başladı, ağzımda bir yarak, ormandayım, yüzü tek gözüken benim… Birkaç dakika sonra İbrahim,
“Böyle boğulacaksın Çiğdem, eğer dilinle yarağımın başını yalarsan daha çabuk boşalırım, sen de rahat edersin!” deyip çekti yarağını ağzımdan. Nefes nefese,
“Sapıklar… Nerden bileyim ben… Hiç yapmadım daha önce!” dedim.
İbrahim nasıl yapacağımın talimatlarını veriyor, ben de uyguluyordum. Yengem ise fotoğraf çekmeye devam ediyordu. Ben yarağının başının etrafını yalarken, birkaç dakika sonra İbrahim,
“Geliyorum!” diyerek yarağını ağzıma soktu. İbrahim aynı anda yengemle öpüşürken, yengemin memelerini sıkarak ve benim ağzımı sikerek boşaldı. Son çekilen fotolar ağzımdaki ve yüzümdeki döllerdi.
Beni çekilen fotolarla tehdit edip kimseye anlatmamı söyleyip serbest bıraktıklarında ağzımdaki dölleri yere tükürüp kazağımın iç kısmıyla ağzımı yüzümü sildim. Toparlandıktan sonra yengemlerin toplamış oldukları mantarları da alıp hiç konuşmadan piknik alanına döndük.
Pikniğimizi yaparken yengem bana bakıp diliyle yanağını şişirerek sakso işareti yapıyor İbrahim de sinsi sinsi gülümsüyordu. Piknikten sonra toparlandık, eve dönmek için arabaya bindik.
Benim kafam karışık, daha çok yengem neden bunu yapıyor diye düşünerek eve vardık. Abim daha eve gelmemişti. Yengeme sordum,
“Neden yapıyorsun bunu yenge? Abimi neden aldatıyorsun?” diye. Yengem de,
“Bana bak Çiğdem, çok toysun, kız lisesine gittin, hayatının çoğu köyde geçti. Evet ben de köy kızıyım, ama ben almancı halamın kızı sayesinde izlediğim pornolardan çok şey öğrendim. Hep beni defalarca sikecek, doyuracak, yalayacak erkek hayal ettim.”
“E, abim dalyan gibi uzun boylu erkek, seni tatmin edemiyor mu yani?”
“Abin uzun ama sıska… İskeletor gibi herif… Dış görüntüsü neyse yatakta da aynı… Sana abinin ne kadar zayıf olduğunu bu gece kanıtlayacağım. Gel benimle!” deyip beni yatak odasına götürdü.
Elbise dolabından kırmızı bir gecelik çıkardı. Geceliğin ön kısmı tülden, diğer tarafı kapalıydı. Ama memeleri net belli eden, askılı mini bir gecelikti. Yengem,
“Bak bu halamın kızının Almanya’dan getirdiği fantazi gecelik. Çok tahrik edici değil mi?” dedi.
“Evet!” dedim.
“Bu gece abine bununla hazırlancağım. Saçımı, makyajımı yapacağım, güzel parfüm de süreceğim. Ama abin yine azıcık sikip erkenden boşalacak, sonra da uyuyacak. Oysa İbrahim beni aylardır siker, daha hiç benden önce boşalmadı. Hem bugünkü olay senin için iyi bir fırsat olabilir.”
“Nasıl yani, nasıl fırsatmış o?”
“Kızım sen İbrahim’i tavlamaya bak, gayet yakışıklı ve durumları çok iyi. Ayrıca sen sarışınsın, ben esmerim, seninle vücut yapılarımız da farklı, İbrahim seninle evlenir, ikimizi de hayatımız boyunca siker!” Ben şaşkınlıkla,
“Nasıl olacak o iş yenge, olur mu hiç öyle şey!” desem de, yengem,
“Var ya… Benim aygır İbrahim seni bir siksin bırakamazsın zaten!” dedi. Sonra da bu gece için planını anlattı.
Akşam abim geldi. Hep birlikte akşam yemeğini yedik. Yemekten sonra yengemle yaptığımız plana uygun olarak ben,
“Ormanda yoruldum!” diyerek hemen bir bardak çaydan sonra odama yatmaya geçtim. Onlar ise salonda televizyon izlemeye devam ettiler. Bir süre sonra yengem odama geldi ve
“İbrahim ağzının sıcaklığını sevmiş. Ben de seni övüyorum ona, gözü açılmadık taş gibi bakire kız diyorum. Hadi, yardım et bana, başka karılara kaptırmayalım onu!” dedi. Orospu yengem ne ara haberleşmişti İbrahim’le anlayamamıştım. Yengem sonra,
“Biz birazdan yatmaya gideceğiz, abinle sikişeceğimde seni görüntülü ararım, telefonumu da yatağı görecek şekilde şifonyerin üstüne koyarım, kapatma izle, yetersiz abini gör!” diye tembihleyip gitti.
Yarım saat sonra yengem beni yatak odasından görüntülü aradı. Dediği gibi telefonu şifonyerin üstüne koyup yatağı görecek şekilde ayarladı. Yengem omuzlarına doğru düşen saçlarını dalgalı yapmış, kırmızı ruj, hafif pempe tonlarda göz makyajı yapmıştı, üstüne giydiği seksi gecelikle tam bir affetti. Bana,
“Nasıl olmuşum?” diye sordu. Yutkunarak,
“Gerçekten çok güzelsin yenge!” dedim. Yengem,
“Bak sen bile yutkundun, o yetersiz abin nasıl sikemeyecek yine beni, izle sakın kapatma telefonu!” dedi.
Az sonra abim de yatak odasına geldi. Yengem yatakta uzanmış abimi bekliyordu. Yengem,
“Yanıyorum, hadi gel sik beni kocacım!” diye abimi yatağa çağırdı. Abim sanki benim de evde olmamdan çekiniyordu,
“Çiğdem uyudu mu, kontrol ettin değil mi?” diye sordu. Yengem bıkkın bir sesle,
“Öfff, kontrol ettim uyumuş, hadi gel yatağa, sik bir an önce beni! Canım çok sikişmek istiyor.” dedi.
“Ulan karı, aklın fikrin sikişte… İliğimi kemiğimi kuruttun ulan…” diyen abim sanki silah zoruyla sikişe zorlanıyormuş gibi istemez tavırlarla soyunup yatağa geçti.
“Aklım fikrim sikişteymiş! Adamakıllı siksen bu kadar istemem herhalde… Erkek gibi doyursaydın bari, aç bırakmasaydın sen de…” diye durmaksızın söylenen yengemi öpüp memelerini okşarken yengem sanırım abimin sikini eline almıştı, alt tarafı göremiyordum. Yengem,
“Hadi, sikin biraz sertleşti, amıma gir artık… Biliyorum yine iğrenip amımı yalamayacaksın. Ama hiç olmazsa hemen boşalma, biraz uzun gidip gel amımda… Biraz olsun iyi sik bari!” dedi.
Abim yengemi sırt üstü yatırıp üstüne çıktı. Bacaklarını ikiye ayıran yengemi sikmeye başladı. Ama daha beş dakika olmadan abim nefes nefese,
“Dayanamıyorum kadın… Geliyorum!” dedi. Yengem,
“Dur, bekle… Hemen gelme ne olur… Biraz ben üste geçeyim!” dedi, pozisyon değiştirdiler.
Bu sefer yengem abimi sırt üstü yatırıp üstüne çıktı. Yengemin sırtı abime dönük, yüzü ise telefona yani bana dönüktü. Gözleri yarı kısılmış, zevkle oturup kalkıyor, yavaş hareketlerle abimin erken gelmesine engel olmaya çalışıyordu.
“Ohh… Çok güzel kocacım… Hadi tut kendini… Ben boşalmadan sakın boşalayım deme…”
İri memelerini iki eliyle kavramış uçlarını parmaklarıyla ovalıyor, başını sağa sola çevirip saçlarını savurtuyordu. Sanki sırf benim için porno film çeviriyordu yengem… İster istemez kasıklarım yanmaya başladı, elimi amıma atıp avuçladım. Ateşimi bastırmaya çalıştım. Külodum ıslanmıştı zevk sularımdan…
Fakat biz iki kadının bütün beklentimize rağmen abim yine bir beş dakika olmadan tutamadı kendini, hırıldayarak boşaldı.
Yengemi bırakın, telefonda onları izlerken benim bile zevkim yarıda kalmış vaziyetteydik. Hele yengem amına yarak girmesine rağmen orgazm olamayınca fena halde kızmıştı,
“Siktir git banyoya, abdestini al yat zıbar. Sabah da kahvaltı filan yok sana! Ben mutfağa sigara içmeye gidiyorum!” deyip abimin üstünden kalktı. Abime üzüldüm doğrusu… Suçlu gibi, kafasını öne eğip banyoya gitti. Yengem sinirli sinirli,
“Öfff!” diyerek telefonu kapatıp biraz sonra çırılçıplak halde yanıma geldi ve “Gördün değil mi, sen bile yutkunurken abin erkek haliyle sikemiyor beni. Başkasına vermeyip ne yapacağım? Söylesene bana…” dedi.
“İlaç filan…” diyecek oldum, yengem sözümü kesip,
“Değil ilaç, abine başka yarak taksak yine sikemez. Her seferinde beni böyle yarıda bırakıyor! Zevkimin içine sıçıyor.” dedi. Sonra da yatağıma yattı ve
“Hadi bakalım görümce… Abinin yarım bıratığı işi sen tamamlayacaksın, merak etme abinin döllerini temizledim!” dedi. Ben yine şaşırmış halde,
“Nasıl?” deyince,
“Hadi soyun sen de bakayım!” deyip hızla beni soydu. Memelerimi öpüp yaladı, emdi ve “Benim memelerimi böyle öpüp em!” dedi.
Sonra bacağımı kendi bacak arasına alarak ıslak amına bastırdı ve dudaklarıma yumuldu. Yengemin öpüşmesine ister istemez karşılık verdim. Çünkü benim de yengem gibi zevkim yarıda kalmıştı. Sanırım artık ben de yola geliyordum.
Sonra yengemin memelerini öpmeye ve emmeye başladım. Yengem benim bir elimi tutup götüne götürdü ve
“Götümü parmakla!” dedi. Ben götünü parmaklarken yengem bacağıma hızlı hızlı sürtünerek, “Ihhh, ımmm, ohhh!” gibi sesler çıkararak orgazm oldu.
Yengemin orgazm sarsıntıları bitince tekrar öpüştük. Yengem elini amıma attı ve
“Sen de fena ıslanmışsın kız!” dedi. Bu sefer yengem beni öpüp memelerimi emerken amımla oynamaya başladı.
Parmaklarını nereye sokacağını, nereye nasıl dokunacağını çok iyi biliyordu. Çok geçmeden ben de kısık sesle inleyerek büyük bir zevk patlamasıyla orgazm oldum. Yengem amımdan çektiği elinin parmaklarını yalayarak,
“Tadın güzelmiş sarı şeker! Sen abdestini sabah al artık!” deyip son olarak dudağıma bir öpücük kondurup banyo yapmaya, ordan da yatmaya gitti.
Yengemin gözünde sarı çiyan olarak başladığım gün sarı şeker olarak bitmişti 🙂
Sabah uyandığımda dün yaşadıklarım aklıma geldi. Pişmanlık ve kafa karışıklığı vardı. Rüyamda abimin hakaretlere uğradığını, yengemle İbrahim’in abimle dalga geçtikleri filan görmüştüm. Yengem abimden nefret ederken, İbrahim’in ise nerdeyse mahalle ortasında altına yatacak durumdaydı.
Yataktan kalktım, başıma eşarbımı bağlayıp odamdan çıktım. Banyoya giderken mutfağa göz attım. Abimin sabah domates ekmek atıştırıp işe gitmek zorunda kaldığını anladığımda pişmanlığım ve yengeme kızgınlığım arttı.
Banyodan sonra tekrar odama geçtim. Yatağa oturmuş bunları düşünürken yengem geldi. Canımın sıkkın olduğunu görünce,
“Ne o kız, niye somurtuyorsun? Dün zevkten yüzünde güller açıyordu!” diye takıldı.
“Yenge bunlara bir son verelim. Ben susacağım, sen de bir daha abimi aldatmayacaksın, aşağılamayacaksın. İlaç tedavi ne gerekiyorsa bu işi düzeltin.”
“Eee? Başka?” dedi alaycı bir tavırla…
“Başka yok, bu kadar… Abime bunu yapmaya hakkın yok. Kendi zevkine düşmüşsün, ne namus düşünüyorsun, ne evlilik. Nerede kaldı senin köy kızlığın?” dedim.
Yengem adeta üstüme uçtu. Direnmeme rağmen iki dizinin altına kollarımı aldı ve
“Bak şu sarı çiyana, yüz vermeye de gelmiyor!” dedi.
“Bırak beni orospu!” dememle iki sert tokat yedim suratıma sağlı sollu. Sonra başımdaki eşarbımı çıkardı, ellerimi başımın üstünde birleştirip eşarbımla yatağın arkasından geçen petek borusuna bağladı.
“Pornolarda hep böyle tecavüz ederler, şimdi yengen sana tecavüz etsin de gör köy kızlığını!” dedi. Üstümden kalkıp kendi pijamasının altını ve külodunu çıkardı.
“Yenge yapma, özür dilerim, affet, kimseye birşey söylemem, köye dönerim, kiminle istiyorsan aldat abimi, lütfen bırak beni!” desem de,
“Sus orospu!” deyip bir tokat daha yapıştırdı. Sonra pijamamın çıtçıtlı üstünü açtı ve meme uçlarımı sıktı. Çok canım yandı ve çığlık attım.
Ardınan telefonumu alıp şifresini sordu. Vermeyecektim ama tokat atmak için elini kaldırınca mecbur verdim. Yengem telefonumun şifresini girdikten sonra yukarı kayıp amını ağzıma dayadı ve
“Yala orospu!” dedi sert bir tonda. Ben dilimi rastgele amına sürerken, yengem nasıl yalacağımı söyleyip yönlendirdi. Sonra İbrahim’i aradı ve
“Aşkım, bu Çiğdem’in telefonu, yalnız olacağın bir yerden görüntülü ara bu kaltağın numarasını!” deyip kapattı. Az sonra İbrahim’den görüntülü arama gelince yengem açıp telefonu aşağıya çevirdi ve
“Bak bu sefer de benimkini yalıyor!” deyip beni gösterdi. Sonra da inleyip, “Ohhh, abisinden iyi benim Çiğdem’im!” deyip kendi pijama üstünü ve sütyenini çıkardı. Telefonu kendi memelerine çevirip,
“Gel İbrahim, memelerim seni özledi, aygır gibi sik beni görümcemin yanında! Ohhh, sen de yengenin amını yala Çiğdem!” dedi. İbrahim de,
“Beni azdırdınız kaltaklar, öğlen 12:00 gibi oradayım!” deyip kapattı.
Yengemin konuşmaları filan tam bir orospuydu. Ama bu seks olayı bir şekilde başlayınca benim yelkenlerim suya düşüyordu. Amını uysalca ve iştahlıca yaladığımı görünce yengem ellerimi çözüp kendi memelerini okşatmaya başladı.
Amını yalamam yengemi azdırmıştı. Ben de yalamayı hızlandırmıştım, dilim amının içindeydi, bızırı burnuma değiyordu. Yengem,
“Evet, hızlı, evet evet… Abinin tatmin edemediği gelininizi sen tatmin et… Bu amı tatmin etmek ailenizin görevi…. Ohhhhh!” diyerek kasıla kasıla orgazm oldu. Sakinleşince yüzümden kalkıp yanıma yattı ve
“Ela gözlü sarı çiyan, bununla kurtulmadın, bugün daha neler olacak bekle gör!” dedi. Ben korkuyla,
“Kızlığıma dokunmayın yenge lütfen!” diyebildim.
“Söz dinlersen, ağzından yengeni kızdıracak laflar çıkmazsa olabilir. Şimdi kalk bana tost yap, sucuğu kaşarı bol olsun!” dedi.
Dediklerini yaptım, çırılçıplak, üstüme hiç bir şey giymeden gidip tostunu hazırladım, öyle istemişti. Yengem tostunu yerken,
“Mutfak masasını toparla, sonra da banyoya gir!” dedi. Ben mutfağı toplarlayıp banyodan sonra giymek için temiz giysilerimi almaya odama döndüm. Yengem tüm giysilerimi saklamıştı,
“Hak edince alırsın!” deyip beni kolumdan tutup banyoya götürdü. “Beraber yıkanacağız!” dedi. Duşun altında ister istemez yengemin vücuduna bakıyordum ki,
“Yutkunacak mısın yine? Yoksa yaladığın amı mı inceliyorsun?” diye güldü. “Keseyi iyice köpükle!” deyip keseyi elime verdi. Ben kendimi keselerken,
“Öyle değil, ver şunu!” deyip keseyi benden aldı. Arkamı döndürüp sırtımı kendisine yapıştırarak önden boyunumu ve memelerimi köpükledi.
Göbeğimi ve amımı dairesel hareketlerle köpükledi. Bacaklarımın önünü ve arkasını köpükledi. Önden amımı göt deliğime kadar ileri geri sürterek köpüklüyordu.
O kadar zevkliydi ki inlemeye başlamıştım. Sonra ensemi ve sırtımı köpükleyip beni kendine doğru çevirdi. Memeleriyle beni duşakabine sıkıştırdı ve
“Seni bunlarla boğarım demiştim, gerekirse yaparım! Şimdi beni köpükle!” dedi. Ben de aynı şekilde yengemi yıkadım.
Durulandıktan sonra yengem beni çevirip arkama geçti, kafamı duşakabine dayayarak beni domalttı. Amını götüme sürterken bir eliyle benim bızırımı okşamaya, diğer eliyle de memelerimi sıkmaya başladı. Ben yine zevkten inlemeye başlamıştım bile.
“Çiğdemciğim, şu anda İbrahim’in seni götünden siktiğini hayal et. Söyle yengene, kim sikiyor seni şimdi götünden?” dedi. Nefesim sıklaşmaya başladığından,
“İbrahim sikiyor!” lafı inler gibi çıktı ağzımdan.
“Anlat, yengenin tokmakcısı İbrahim, abine boynuz takan İbrahim nasıl sikiyor seni!” dedi. Ben cevap vermeyince bızırımı sıkarak, “Anlat hadi!” dedi.
“Çok güzel sikiyor, ohhhh, çok zevkli!” diye inledim. Yengem,
“İnlemeden de anlatamıyor benim çıtır görümcem. Acıta acıta sikiyor senin götünü benim aygırım!” deyip suyu açtı. Ilık su tepeden sırtıma, götüme, ordan da amıma akarken orgazm oldum.
Sonra yengem duş başlığını kendi amına tutup tazyikli suyla mastürbasyon yaparken bana memelerini emdirdi ve götünü parmaklatıp orgazm oldu. O an anladım ki abimin sekste yengemi tatmin etmesine imkan yok. Dayanamayıp,
“Yenge, sen evlenmeden önce köyde yaşıyordun, sekste nasıl bu kadar çok iyisin?” diye sordum. Yengem de,
“Benim seks hocalarım Almanya’daki halamın kızı ve yengem. Tatile geldiklerinde Almanya’dan getirdikleri pornoları izletip nasıl sevişmem gerektiğini uygulamalı öğrettiler. Ben de sana öğreteceğim herşeyi…
İbrahim’i kendine bağla, evlen, ikimizi de siksin. İbrahim’in beni alacağını bilsem hiç bir şey umrumda olmaz, abinden boşanır hemen onunla evlenirdim!” dedi.
Kurulandık çıktık banyodan. Yengem bana pazardan alma basit kıyafetler verdi giymem için, başıma da bir başörtü bağladı ve
“Sikicimiz böyle sever!” dedi. Kendi ise, halasının kızının Almanya’dan hediye getirmiş olduğu deri bir tanga, üstüne deri iplerle memelerinin etrafını ve vücudunu saran ama memeleri açıkta bırakan bir fantazi kıyafet giydi. Parfüm de sürünüp İbrahim’i beklemeye başladık.
Hazırlıklar bittiğinde saat 12:00 olmuştu zaten… İbrahim yengeme mesaj atıp geldiğini, apartmanın kapısında olduğunu haber verdi. Düğmeye basıp apartmanın dış kapısını açtık.
Daire kapısında ben bekledim. Apartmanın dış kapısı İbrahim’lerin evinin ters tarafındaydı ve boş arazilere bakıyordu, onun için İbrahim rahatça gelip giriyordu. Onu ben karşılayıp içeri buyur ettim. Yengem de yatak odasından,
“Gel sikicim, kocamın yatağındayım. Senin beni sikmen için kocamın aldığı yataktayım!” diye seslendi. İbrahim daire kapısını kapadıktan sonra dudağımı öpüp,
“Naber sarı şeker? Yalamayı öğrendin mi? Yengen seni tam istediğim gibi hazırlamış!” deyip popomu avuçladı. Sonra yengemin yanına gittik. İbrahim yengemi o halde görünce,
“Ooo yavrum, sonunda istediğim gibi karşıladın beni!” dedi. Yengem de,
“Evet, görümcemin sayesinde aşkım. Hadi birbirinizi soyun da başlayalım!” dedi.
İbrahim’le öpüşerek yatağın ucunda soyunmaya başladık. O benim penyemi çıkardı, ben de onun tişörtünü. İlk kez İbrahim’in vücudunu detaylı süzme şansım olmuştu.
Kol ve göğüs kasları kuvvetli gözüküyordu, omuzları genişti. Baş örtümü açmama müsade etmedi, eteğimi çıkarttı, külodumu çıkarttı, amımı okşadı. Ben de onun pantolununu çıkarttım. Külodunu indiriken yengem,
“Sikicimizin yarağını yala orospu!” dedi. Ben İbrahim’in önüne çömelip yarağını ormanda öğrendiğim kadarıyla yalarken yanımıza gelen yengemle öpüştüler. Yengem çok arzulu öpüşüyordu.
İbrahim yengemin memelerini sıkarken beni kaldırdı, iki taraftan yengemin iki memesini yaladık. Sonra yengem beni yatağın ucuna sırt üstü yatırdı ve
“Şimdi bir erkeğin seni yalamasının tadını çıkar!” dedi.
İbrahim amımı yalarken yengem de ona sakso çekiyordu. Bir erkeğin amcığımı yalıyor düşüncesi, hem de yalayan erkeğin ustalığıyla, çok çabuk ve çığlık atarak orgazm oldum. Sesim çok çıkıyor diye yengem dudaklarıma yumuldu, öpüştük.
Sonra yengem,
“Gel sarı şekerim… Meme 69’u yapalım!” dedi. Ben aptal aptal o nedir diye düşünürken yengem tarif etti, ters dönüp birbimizin ağzına meme verdik.
Ben yengemin memesini avuçlarken yengem İbrahim’e domalmıştı bile. İbrahim yengemin arkasına geçip sikmeye başladı. Yengem sikildikçe memeleri sallanıyordu.
İbrahim, abime göre çok daha sert sikiyordu, bunu anlayabiliyordum. Yengem inlemekten beni yalayamaz olmuştu. Odadaki sesler o kadar tahrik ediciydi ki, amım ıslanmaya başlamıştı. İbrahim,
“Öpüşün kahpelerim!” diye yönlerdirdi, öpüştük. İbrahim,
“Ortam çok ateşli, erken geleceğim, Çiğdem gel burayı yala!” diye yengemin bızırını yalattı. Kendisi de yan yatar pozisyonda yengemi sikerken bir memesini avuçladı ve bana hızlanmamı söyledi.
Ben yengemin bızırını hızlı hızlı yalarken kendi de hızlandı. Yengemin inleme sesleri çok farklılaştı ve tiremeye başladı, sonra da resmen işer gibi amının sularını yüzüme fışkırtarak orgazm oldu.
Ben olayın şaşkınlığındayken, İbrahim de hayvan gibi böğürerek yengemin amını dölleriyle doldurdu ve soluk soluğa yatağa yığıldılar. Halen şaşkındım, yengeme sordum,
“Hep böyle mi oluyor İbrahim sikince?” diye. Yengem,
“Hayır, bunda senin de katkın var!” dedi. Yengemin nefes alışverişleri daha düzelmemişti. İbrahim,
“Çiğdem, git soğuk soda getir üç tane, dolapta mutlaka vardır, orospum soğuk soda sevdiğimi bilir!” diye yolladı. Sodaları getirdiğimde yengemin nefesi düzelmişti. Sodalarımızı içerken yengem yüzümü okşayarak, İbrahim’e,
“Biliyor musun aşkım, bu minik kuş yengesine kötü konuştu. Abisine üzülüyormuş. Nasıl bir ceza verelim buna? Götünü sik istersen!” dedi. Ben hemen,
“Yenge, o lafları bir anlık kızgınlığımla söyledim. Ne olur sikmesin götümü!” dedim. Yengem elini amıma atıp,
“Sus kız orospu, baksana amın sulanmış, canın yarak istiyor işte!” dedi.
“Yenge, sikmesin, götten acır!” İbrahim,
“Amını mi sikeyim Çiğdem, bunu mu istiyorsun?” dedi. Ben hemen,
“Yok, hayır!” dedim. Yengem de,
“Amını bununla evlenince sik aşkım. Bununla evlen, hem bunu sikersin hem beni. Arada istersen başka karıları da sikersin, ama beni bırakma da kimi istersen sik!” dedi.
“Fena teklif değil. Çiğdem gel iyice yala sikimi, yengen de senin götünü hazırlasın!” dedi. Yengem,
“Aslında ceza olarak bunun götünü hazırlamadan sikeceksin!” dedi.
“Kuru kuru sikersem götü yırtılır filan başımıza bela olur!”
Yengem arkama geçip götümü yalamaya başladı. Göt deliğimin yalanmasından aldığım zevk çok farklıydı. O zevkle ben de İbrahim’in yarağını iştahla yalıyordum. İbrahim, yengeme,
“Bol bol tükürükle, rahat girsin!” dedi.
Yengem sonra bebe yağına uzandı. Göt deliğime döküp parmaklamaya başladı. Parmağı bile irkilmeme sebep olmuştu. Yengem götümü parmaklayıp biraz alıştırdıktan sonra İbrahim arkama, yengem de kaçmamam için önüme geçti.
Altıma yastık koyup popomu yükseltiler. İbrahim götümün yanaklarını ayırdı, yarağını amımla götüme sürtmeye başlayınca ben daha da heycanlandım. Yengem,
“Zevklen işte böyle orospu, anan yememiştir böyle yarağı, sen daha evlenmeden yiyeceksin, yengesinin sarısı!” derken İbrahim götüme dayayıp yüklendi.
Acı bir çığlık attım. Yengem kahkahayı patlattı. İlkin biraz yarağının başı girdi, biraz o şekilde git gel yaptı. Sonra biraz daha soktu. Ben yine çığlık attım. Birkaç git gelden sonra yarağını götüme tamamen sokmuştu.
Yarağı götümdeyken yengemle öpüşmeye başladılar. Biraz sonra üstüme uzanıp yavaş yavaş git gel yaptı. Canım yandığı için gözlerimi tam açamıyordum. İbrahim bu sefer beni tam domalmaya çekti ve hızlandı. Yengem saçımı asılıp,
“Aç gözünü sarı çiyan, nerede kaldı şimdi senin köylü kızlığın, başın kapalı halde abinin yatağında götünü siktiriyorsun! Yala orospu!” deyip memelerini
yalattı…İbrahim götümü bir süre siktikten sonra, yengeme,
“Aşkım bu yaramaz çıtır sevgililer günü hediyemi gördü mü?” diye sordu. Yengem,
“Hayır, senin iznin olmadan ortaya çıkmaz hediyen, biliyorsun!” dedi.
“Aferin, getir hadi!”
Yengem kalktı, getirmeye gitti. İbrahim götümün içine boşalmasına yakın amımı okşayarak beni de orgazm etti. Yarağını götümden çıkardığında yatağa yüz üstü yığıldım. İbrahim yarağını yıkayıp baş ucuma geldi ve gülümseyerek,
“Siktiğim en dar kız sensin, yengeni üzmezsen seninle evlenirim, seni karım yaparım!” deyip yüzümü severken yengem iki eliyle götümün yanaklarını ayırdı.
Arkama baktığımda yengemin önünde belden bağlamalı yarak takılıydı. Ben kalkmaya çalışırken kalkmamı İbrahim engelledi. Yengem de yarağı birden götüme soktu. O anda en büyük çığlığımı attım. İkisi kahkaha attı. Yengem, İbrahim’e,
“Kocasının yatağında görümcesini siken bir kadın istiyordun hep. Bütün fantazilerine tüm sülalemiz feda olsun aşkım. Bak müstakbel karını götten sikiyorum!” diye pompalıyordu götüme… Ben zevk almıyor, aksine çok acı çekiyordum. Yengem,
“Cezanı beğendin mi kaltak? Bir daha abine acıyacağına yengenin yaraksız kalmasına acı. Bir daha bana hakaret etme, gelin alıp sikemediğiniz için kendi ailene küfür et orospu!” deyip pompalıyordu. İbrahim, yengeme,
“Off be, sikim kalktı yine, çık şunun götünden, çıkar şunu!” deyince yengem götümden çıkıp belden bağlamayı bir kenara attı.
İbrahim yengemi yatırdığı gibi amını sikmeye başladı. Bana da yengemin memelerini ve bızırını yalattı.
Yengem orgazm olunca İbrahim bu sefer yengemi domaltıp götünü sikmeye başladı. Bana da taşaklarını yalatarak yengemin götüne boşaldı.
İbrahim duşunu alıp gitti. Yengem de ben de yorgunduk. Duşumuzu alıp ben yatağımda, yengem yatağında akşama kadar uyuduk. Sonra kalkmamız gerekti, abim gelecekti. Hiçbir şey olmamış gibi evi düzenledik, yemek hazırladık. Abim yarın izinliydi, hep beraber köye gidecektik. Yengem bana,
“İbrahim seninle evlenmeyi düşünüyor. Ama senin üniversite sınavına hazırlanmanı istiyor. Yani kısacası, dershaneye gidersen burada kalırsın ve sikişe de devam ederiz diyor!” dedi.
“Yani kuma olmamızda kesin kararlısın, öyle mi yenge?”
“Mecburen öyle olacak artık. İbrahim’in elinde sana ait bir sürü video var. Bu sikişmelerden de bazı yerleri çekti, bazılarını da ben çekip yolladım. Anlaşmalı bir çözüm şart, en iyi çözüm de bu!”
Bu video olayı yengemin götümü takma yarakla sikişinden sonra ikinci şok olmuştu bana, cevap vermedim. Yengem sırıttı, şoka uğradığımı anlamıştı. Konuyu değiştirmek için,
“Yenge, o belden bağlamalı yarağı niye aldı sana İbrahim?” dedim.
“İbrahim olmadığında ve amım adetliyken götüme sokayım diye!” Ben gülerek,
“Yenge sen tam bir orospusun, biliyorsun değil mi?” deyince yengem de güldü. Yanağımdan makas alıp,
“Seni de orospu yaptım, farkında değil misin sarı şeker?” dedi. Maalasef
haklıydı.
Abim geldi, akşam yemeğini yedik. Çay, meyve, birkaç saat TV izledik. Yatma vakti gelince odalarımıza geçtik. Ben uyurken yengem odama gelip, hem amımı hem de mememi aynı anda sıkıp beni uyandırdı. Elindeki belden bağlamalı yarağı gösterip,
“Kalk gel, bizim yatakta beni sik, abinin çayına uyku hapı atmıştım, hayatta uyanmaz!” dedi. Kabul etmedim,
“Abimin yanında olmaz, ya burada ya salonda yapayım!” dedim. Yengem salonu tercih etti. Salona geçtik, soyunduk. Sokak lambasının içeriye vuran loşluğunda birbirimizi okşamalarla öpüşmelerle sevişmeye başladık. Yengem,
“Köyde birşey yapamayız, karı sikmek nasılmış gör!” deyip takma yarağı belime bağladı. Beni üçlü koltuğa uzattı. Önce yüzüme oturup amını yalattı. Sonra kucağıma oturup yarağı amına aldı ve memelerini ağzıma vere vere zıplamaya başladı.
“Ohhh, sik yengeni, abinin karısını sik, elalemin erkeği sikiyor, sen de sik, zevk ver gelininize!” diyerek zıplıyordu.
“Daha iyi em orospu!” diye memelerini öyle bir bastırıyordu ki ağzıma, nerdeyse boğulacaktım. Bir süre zıpladıktan sonra,
“Abinden daha erkeksin yavrum! Abinden kat kat daha fazla zevk verdin yengene…” deyip dudaklarımı öpüp yarağın üstünden indi ve domaldı. Arkadan amına girdim. Ben ayaktaydım, yengem tekli koltuğa domalmıştı. Sikebildiğim kadar hızlı siktim, yengem o pozisyonda orgazm oldu.
“Hadi seni de rahatlatalım Çiğdemciğim. Duşa gidelim, duş başlığıyla nasıl mastürbasyon yapacağını göstereyim!” dedi.
Gittik, yengem duşun başlığını tazyikliye ayarlayıp elime verdi, nereye nasıl tutacağımı gösterdi. Ben amımı duş başlığı ile tazyikli ılık su tutarak okşarken, yengem memelerimi emip götümü parmaklayınca kısa sürede orgazm oldum. Sevecen öpücükler ve okşamalarla duşu bitirdik. Odalarımıza gittik…
Ertesi gün geç uyanıp kahvaltıdan sonra köye gittik. Babamı bu dershaneye gitme işine ikna edebilirsem yengemin kumalık teklifini kabul edecektim.
Belki İbrahim denen aygır ikimizi de siker, sonra da benimle evlenmez. Erkek milleti değil mi, yapacağını yapabilir. Yine de umrumda değil…
Kocam Elini Sürmüyordu
23 yaşında, evli bir kadınım. Bir çocuğum var. Kocamla evliliğimiz kötü gidiyor ve uzun zamandır seks yapmıyoruz. Ondan boşanmak istiyorum, ama çocuğumuz daha küçük olduğu için evliliğime devam ediyorum.
Kocamla aynı evin içinde yaşayan iki yabancı gibiyiz. Başlarda her şey çok güzeldi, severek evlenmiştik. Ama ben hamile kaldıktan sonra kocam bana elini sürmemeye başladı.
Çocuk doğduktan sonra da bu böyle devam etti. Başka kadınlarla ilişkisi olduğunu düşünüyorum, ama sesimi çıkarmıyorum. Aslında seksi bir kadın olduğumu herkes söylüyordu. Sokağa çıkınca erkeklerin gözlerini benden alamadıklarını görüyordum. Özellikle iri göğüslerim ve dolgun popom çok dikkat çekiyordu.
Kocam sürekli iş gezilerinde olduğu için geceler hep yalnızdım ve resmen sekse susamıştım. İnternetten porno izleyip kendimi tatmin etmeye çalışıyordum. Sonraları kendime bir tane vibratör sipariş ettim. Yalnız gecelerimde tek sikicim vibratörümdü. Ama maalesef gerçek bir erkeğin yerini tutmuyordu.
Ben de çalışıyordum, büyük bir ihracat şirketinde yurt dışına giden ürünlerin manifestolarını kontrol ediyordum. İşe giderken çocuğu anneme bırakıyordum. Sosyal biri olduğumdan şirketteki tüm bölümlerde tanığım insanlar vardı.
Bir kaç haftadır muhasebe bölümünde işe yeni başlayan genç bir erkek dikkatimi çekiyordu. Dikkatimi çekmesinin sebebi yakışıklı ve sakin biri olmasıydı. Fiziğine dikkat ettiği çok belliydi ve işe her zaman çok şık geliyordu. Sonradan bir arkadaştan isminin Selim olduğunu öğrendim.
İş yerinde çok açık giyinmeyi sevmezdim. Ama yazları sıcak olduğundan daha çok elbise giymeyi tercih ediyordum. Bir gün üzerimde popoma tam oturan diz üstü pembe çiçekli bir elbise giymiştim.
Koridorda Selim’i gördüm ve göz göze geldik. Bana bakması içimi kıpır kıpır etti. Selam verip gülümsedim. Akşam eve geldiğimde üzerimde elbisem varken Selim’in beni siktiğini düşünerek vibratörümle kendimi tatmin etmeye başladım.
Bu seferki çok farklı hissettirmişti. Vibratörümü Selim’in yarağı olarak düşünüyor, amıma soktukça, “Ohhh, Selimmm, sik beni erkeğimmm!” diye usul usul inliyordum.
Orgazm olduktan sonra gerçekten Selim’le sikişmek istediğimi farkettim. Aslında sikişmek için herhangi bir erkek de olurdu. Benim için Selim’i özel kılan hiçbir sebep yoktu…
Kocamın iki haftalığına yurt dışına iş gezisine gideceğini öğrendiğimde nedense sevindim. İki hafta evde yalnız kalacaktım. Kocamın gidişiyle birlikte çocuğumu anneme bıraktım ve işlerimin yoğunluğunu bahane ederek birkaç gün bakmasını rica ettim.
O gün işe giderken üzerime dar kesim bir gömlek giymiştim, altımda da dolgun popomu sımsıkı saran kumaş pantolon vardı. Çok seksi görünüyordum. İş yerine vardığımda arabadan inmeden gömleğimin düğmelerinden birini açtım. Göğüslerim zaten gömleğin düğmelerini patlatıp dışarı çıkacak gibiydiler.
Son sevkiyatın faturalarını kontrol ettirme bahanesiyle muhasebe bölümüne gittim. İçeri girince Selim direkt göğüslerime bakmaya başlamıştı. Daha doğrusu odadaki tüm erkekler adeta röntgenimi çekmişlerdi.
Ben de erkeklerin siklerinin benim için kalktığını düşününce ıslanmıstım. Erkekleri seksiliğimle etkileyebildiğimi hissetmek beni çok mutlu ediyordu. Selim’in yanına gidip faturaları masaya koydum.
Dekoltemden memelerimin ve sütyenimin göründüğünden emindim. Selim’in nefesini hissedebilecek kadar yakındım. Selim faturalara baktıktan sonra başını çevirip bana baktı, ben de kafamı çevirdiğimde çok yakınlaştık. Kalbim resmen yerinden çıkacak gibiydi.
Selim faturaların kontrolünü yapıp geri verdi. Teşekkür ederek evrakları alıp kırıta kırıta odadan çıktım. Kendi bölümüme vardığımda halen heyecanım geçmemişti.
Mesai bitiminde iş yerinden çıktığımda Selim’in dışarıda sigara içtiğini gördüm. Selamlaştık. Arabası olmadığı için başka bölümden arabası olan bir arkadaşını bekliyormuş. Benim bırakabileceğimi söyledim. Kabul etti, beraber arabama yürüdük.
Arabamla tarif ettiği yere doğru giderken havadan sudan konuştuk. Çok eğlenceli bir erkekti, uzun zamandır ilk defa biri beni bu kadar çok güldürmüştü. Sonra aklıma bir fikir geldi, Selim’i hemen evine bırakmak istemiyordum. Ona kocamın yurt dışında olduğundan yemek yapmadığımı söyleyip,
“Dışarda yemek yiyelim mi?” diye sordum. Kurt gibi aç olduğunu söyledi. Aslında onu eve atıp doyurmak isterdim, ama bunun için çok erken olduğunun farkındaydım, apartmana başka bir erkekle girersem komşuların görebileceğini düşündüm.
Güzel bir restorana gittik. Rakı ve balık söyledik. Yemeğimizi yerken hayatlarımızdan bahsettik. Selim’den çok etkilenmiştim. Zeki, komik, yakışıklı, şık, tam bir beyefendi vardı karşımda ve bakışlarıyla beni arzuladığını hissedebiliyordum.
Rakı kanıma karıştıkça Selim’in beni siktiğini hayal etmeye başladım, sanırım sarhoş oluyordum. Yemek bittikten sonra, hesabi ödedik ve kalktık. Bana,
“Hemen eve gitmek zorunda mısın?” diye sordu. Ben de bu gece için bir planımın olmadığını söyledim. Bir eğlence mekanına gidip birer bira içebileceğimizi söyledi. Ama alkollü araba kullanmak istemiyordum, arabamı restoranın otoparkında bıraktık. Bir taksi ile dediği mekana gittik.
Mekan genelde üniversitelilerin takıldığı, kalabalık ve gürültülü bir yerdi. Uzun zamandır böyle bir yere gelip eğlenmemiştim. Alkolün ve müziklerin etkisiyle dans etmeye başladım. Resmen kadınlığım aklıma gelmişti, kıvırtıyor, gülüyor, eğleniyordum.
Selim sadece beni izleyip birasını içiyordu. Sonra yanıma geldi ve elini belime atıp arkama geçti, beraber dans etmeye başladık. Ben popomu Selim’in önüne dayayıp bir sağa bir sola kıvırtıyordum, sanki ona kucak dansı yapıyordum.
Pantolonunun içinde kalkmış siki beni çok azdırıyordu, sırılsıklam olmuştum resmen… Birden beni tutup çevirdi, ellerini popomun üzerine koyup dudaklarıma yapıştı.
Çok şaşırmıştım, karşılık veremedim, ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Selim beni öptükten sonra kendini çekti, göz göze geldik, nasıl tepki vereceğimi görmek istemişti. Ben sadece gülümseyebildim.
Ona kızmadığımı görünce iki eliyle popomu sıkıca avuçlayıp beni daha şehvetli bir şekilde öpmeye başladı. Artık ben de karşılık veriyordum. Bir süre bu şekilde öpüştük. Artık geri dönüşü yoktu, kendimi Selim’in kollarına bırakmak istiyordum, bu gece onun olacaktım…
Mekandan çıkıp bir taksiye bindik, beni kendi evine götürdü. Halen bu yaptığıma inanamıyordum, kocamı aldatacaktım, heyecandan ve azgınlıktan kendimde değildim.
Eve girer girmez Selim üzerime çullandı ve beni duvara dayayarak gömleğimin önünü açtı. Sutyenimden taşan memelerimi ısırıyor, pantolonumun üzerinden amımı avuçluyordu. O kadar azmıştım ki, onu hemen ıslak amımdan içeri almak istiyordum. Dayanamıyordum artık, bacaklarım titremeye başlamıştı.
Neyse ki beni alıp yatak odasına götürdü. O kadar heyecanlıydım ki, seks ile ilgili bildiğim her şeyi unutmuştum. Ona deli gibi saldırmak istiyordum, ama aynı zamanda utanıyordum. Tutulup kalmıştım.
Beni yatağa uzatıp pantolonumu ve sütyenimi çıkardı, sonra külodumu nazikçe sıyırıp çıkardı. Kendi üstündekileri de çıkardı. Kalkık siki serbest kalmıştı. Üzerime çıktı ve beni öpmeye başladı. Her yerimi öpüyor, yalıyor, bana ne kadar güzel olduğumu söylüyordu.
O kadar mutluydum ki, onun altında kadın olduğumu yeniden hissediyordum. Göğüslerimden ve göbeğimden sonra amıma indi, yalayarak resmen beni perişan etmişti.
Artık dayanacak gücüm kalmamıştı, beni sikip amımı dağıtmasını istiyordum.
Saçlarından asılıp dilini amımdan uzaklaştırdım ve
“İçime gir artık!” dedim. Doğruldu, bacaklarımın arasına yanaştı. Sikinin başını amımın dudakları arasına sürtüp,
“Anlamadım, ne yapmamı istiyorsun?” dedi.
“İçime girmeni istiyorum!” diye tekrarladım. Sikini amıma sürtmeye devam ederek,
“Amına koymamı mı istiyorsun orospum?” dedi.
Argo konuşması çok hoşuma gitmişti. Kocam bana asla böyle şeyler söylemezdi. Ben de karşılık olarak,
“Evet. Aynen öyle… Amıma koymanı istiyorum. Koy amıma erkeğim… Orospunu sik, iyice doyur. Aptal kocamın sikmediği amımı sen sik… Beni dağıt!” dedim.
İçimden geldiği için söylemiştim bunları… Gerçekten bu yakışıklı erkeğin orospusu olmak, bir orospu gibi kıyasıya sikilmek istiyordum bu gece…
Ben öyle deyince bu birden kökledi. Amım zaten sırılsıklamdı. İçime girdiğinde tüm bedenim sarsıldı, derin bir, “Ohhhh!” çektim. Resmen rahatlamıştım.
Çıkarıp, hızla yeniden kökledi. Birkaç kez tekrarladı bu hareketi ve sonunda ritmik şekilde sikmeye başladı. Ben de bacaklarımı beline doladım, tırnaklarımı sırtına geçirdim.
Üzerime kapanıp bana sımsıkı sarıldı ve sikmeye devam etti. Siki hızla amıma girip çıktıkça ‘Şak, şak, şak!’ diye sesler geliyor, amımdaki sular arka deliğime kadar süzülüyordu.
Böyle sikilmeyi ne kadar çok özlemiştim. Ellerimi saçlarında gezdirip boynunu öpücüklere boğuyordum. Beni bu yarak hasretinden kurtardığı için ona minnettardım. Siki amımın dibindeyken durdu ve,
“Çok mu hoşuna gitti seni sikmem?” dedi.
“Evet, çok hoşuma gitti erkeğim, durma, sikmeye devam et ne olursun!”
Benim bunu dememle ilk yaptığındaki gibi sikini içimden çıkarıp hızla tekrar kökledi. Sonuna kadar çıktığında sikinin amımda yer yaptığını anladım. Siki içime girip çıkarken resmen içim çekiliyordu.
Birden hızlandı, sert sert çıkıp girmeye başladı. Ben daha fazla dayanamadım, erkeğimin güçlü kollarını, pazularını sıkarak titremeye başladım. Yaşadığım zevki anlatacak kelime yoktu. Gözlerimi açamıyordum, keyiften inliyordum erkeğimin altında…
Selim de daha fazla dayanamadı. Sikini amımdan çıkarıp göbeğimin üzerime boşaldı. Oysa ki ben içime boşalmasını istiyordum, dölleriyle amımın içini sulamasını istiyordum.
Boşalır boşalmaz toparladım kendimi ve sikine öyle bir yumuldum ki, yiyormuş gibi emmeye başladım. Gırtlağıma kadar alıyordum sikini ağzıma. Kusacak gibi oluyor, öğürüyordum, ama ağzımdan çıkarmıyordum. Taşaklarını avuçlaya avuçlaya ağzımı siktiriyordum.
Selim de boş durmuyor, saçlarımı tutup gırtlağıma kadar sokuyordu sikini. Artık çenem ağrımıştı, sikini çıkarttım ağzımdan. Sikinin halen sertliğini koruduğunu görünce beni bir kez daha sikmesini istedim ve arkamı dönüp domaldım.
Selim sikini ilkin göt deliğime dayadı, fakat ben sikini tutup amıma sokturdum. Amımda gidip gelirken parmağıyla göt deliğimi yokluyordu. Bunu yapınca çok garip hissediyordum.
Sonra açıkça beni götten sikmek istediğini söyledi. Ben cevap veremedim. Götümün yanaklarına şaplak atıp avuçlayarak durmadan makine gibi amımı sikmeye devam ediyordu.
Beni böyle siken bir erkeğe tüm deliklerimi feda edebilirim diye düşündüm. Selim yavaşladığında ben hızla kendimi ileri geri yaparak kendimi siktiriyordum.
“Doyumsuz orospum benim, kocan seni sikmiyorsa her gün gel bana, ben sikerim!” dedi.
“Bundan sonra kocam sensin, döllerini akıt içime!” dedim. İçime boşalmasını çok istiyordum, ama daha yeni boşaldığından boşalmaya niyeti yok gibiydi.
Önünden çekilip Selim’i yatağa sırt üstü ittim ve o izlediğim pornolardaki gibi sırtım ona dönük bir şekilde üzerine geçtim. Sikini elimle amıma yerleştirip oturdum, üzerinde zıplıyordum. Tırnaklarımı bacaklarına geçirmiş halde kendimi siktiriyordum.
Hızlı hızlı zıplarken Selim de saçlarımı bir eliyle kendine çekiyordu. Orgazm üstüne orgazm oluyordum. Amımın suları sikinin üzerine akıyordu. Zevkin doruklarındaydım. Tüy gibi hafiflemiştim.
Sonra sikini içimden çıkarmadan beni yatağa devirdi ve arkadan bana kenetlenerek amımın en derinlerine döllerini akıttı. Amım sızlıyor, Selim’in dölleri amımdan taşıp çarşafa akıyordu. Siki küçülene kadar içimde kaldı. İçimden çıktığında dönüp dudaklarına öpücük kondurdum ve
“Teşekkür ederim aşkım!” diyebildim sadece. Sonra banyoya gitmek için kalktığımda, beraber duşa girmeyi teklif etti. Ben de kabul ettim. Duşta beni öpüp tüm vücudumu duş jeliyle yıkayıp güzelce temizledi. Bana çok iyi davranıyordu, bana değer verdiğini hissedebiliyordum. Ben de onu yıkadım.
Durulandıktan sonra önüne çömeldim ve biraz kalkık olan sikini ağzıma alıp emmeye başladım. Biraz emdikten sonra siki yeniden sertleşmişti. Beni ayağa kaldırıp arkamı döndürdü. Sikini göt deliğime sürtmeye başladı.
Şansını tekrar deniyordu. Ben sesimi çıkarmadım. Duş jelini aldı, önce sikine döktü, sonra göt deliğime döküp sikini dayadı ve yüklenmeye başladı. Sikinin başı girince canım yandı, ama duş jeli biraz kayganlaştırmıştı. Sonra sikinin geri kalanını sokmaya başladı.
Götüme girerken canım inanılmaz yanıyordu. Bağırmamak için bir elimle ağzımı kapatmıştım, ama dur demiyordum. Sonra yavaş yavaş duş jeli döke döke götümü sikmeye başladı. Bir yandan götümü sikiyor, bir yanından amımla oynuyordu. Acıyla zevk karışımı hislerle inliyordum. Ben inledikçe Selim de,
“Ohhh orospummm!” deyip daha bir iştahla sikiyordu. Hiç boşalmaya niyeti yoktu sanki, benim ise bacaklarım zevkten ve yorgunluktan titremeye başlamıştı.
“Boşal artık aşkım, hiç dermanım kalmadı, beni bu güne kadar kimse böyle sikemedi!” dedim. Daha da hızlanmaya başladı.
Birden göğüslerimi kavrayıp beni kendine doğru çekti. Göğüslerimi koparırcasına sıkarak götümün içine boşaldığında ben derin bir, “Ohhh!” çektim.

Temizlenip duştan çıktık. O gece Selim’in kollarında uzun zamandır uyumadığım kadar rahat uyudum…
Sabah uyandığımda amım götüm sızlıyordu, fakat çok mutluydum, iyi ki siktirmiştim kendimi ona…
Kocamın yurt dışında olduğu zaman zarfında her gün sikiştik. Halen arada fırsat buldukça gidip siktiriyorum kendimi. Araya biraz zaman girince ikimiz de daha tutkulu sikişiyoruz ♥
Eniştemi Kudurttum
Ablam tıp fakültesi son sınıfta okurken bir doktorla evlendiğinde, ben daha liseye yeni başlamıştım. Daha ilk gördüğümde enişteme hayran olmuştum. Gerçekten yakışıklı bir doktordu. Eniştem ablamdan iki, benden ise oniki yaş büyüktü ve ergen yıllarımın en ulaşılmaz hayaliydi. Ablam gibi tıp fakültesine gitmemin sebebi de ablamdan çok eniştemdir aslında.
Üniversiteyi kazanıp Antalya’ya ilk geldiğim zaman, eniştemin bana farklı bir gözle bakmaya başladığını hissetmiştim. Kendileri ile kalmam için neredeyse ablamdan çok ısrar etmişti eniştem. Ama ben arkadaş ortamı edinebilmek için en azından ilk yıl yurtta kalmak istedim. Yine de her hafta sonunu, hatta bazı hafta içlerini de ablamlarda geçiriyordum…
Bir süre sonra eniştemle aramızdaki şakalaşmalar gitgide oynaşmalara dönüşmeye başlamıştı. Bana sanki çok kardeşçe bir şeymiş gibi sarılıyor, elleri vücudumun olmadık yerlerinde geziniyor, ben de farkında değilmişim gibi davranmama rağmen zevkten çıldırıyordum…
Bıraksam kendimi, enişteme aramızda bir şeyler yaşanacaktı biliyordum bunu… Yine de kendimi tutmaya, eniştemden uzak durmaya çalışıyordum. Ablam vardı ne de olsa… Her ne kadar zevkten gebersem de, bunu ona yapamazdım. Mutlu bir yuvaları vardı, benim çıban gibi aralarına girmem doğru olmazdı.
Bir gün arkadaşlarla okuldan ve de hastaneden epey uzak bir kafede oturuyorduk. Ablamı yanında bir erkek doktor arkadaşıyla arabadan inip, çok samimi bir şekilde bir eve girdiğini gördüm. Bir saat kadar sonra yine kol kola, güle oynaya evden çıktıklarında hemen telefona sarılıp ablamı aradım.
Benim sevgili ablam, eniştemle yuvaları bozulmasın diye o kadar düşündüğüm orospu ablam bana hastanede olduğunu, acilde işlerin çok yoğun olduğunu söyledi. O zaman anladım ki, ablam enişteme öyle kör kütük aşık falan değildi. Benim zannettiğim kadar mutlu bir yuvaları da yoktu. Bu da bütün çekincelerimi yok etti.
Bir hafta sonu ablam acilde nöbetçiyken, eniştemle bira içip film izliyorduk. Filmde tahmin ettiğimizden daha fazla erotik sahne olması ve bizim de üçer bira ile hafif çakırkeyif olmamız ikimize de cesaret verdi.
Mini etek giymiştim, bacaklarımda eniştemin pek bayıldığı, gözünü ayıramadığı siyah ince çoraplarımla, karşılıklı koltuklarda yayılmış filmi izliyorduk.
Filmin en erotik sahnesinde gözlerim ekrana mıhlanmış vaziyette, bacaklarımı sıkıştırıp içimden yükselen şehvet dalgasına engel olmaya çalışırken başımı çevirdim. Eniştem gözlerini bana dikmiş, eli pantolonun önünde oğuşturarak kasıklarıma kadar sıyrılmış eteğime, bacaklarıma bakıyordu.
Oturduğu koltuktan kalktı, yanıma geldi, önümde diz çöktü. Gözlerimiz birbirine kilitlenmiş, dudaklarım yarı aralık, olacak her şeye razı bir durumda eniştemi izliyordum. Öylece bekledi, ellerini iki dizime koymuş, göz göze… Heyecandan kuruyan dudaklarımı yalayarak ıslatmak zorunda kaldım, fısıltıyla,
“Enişte?” dedim sonunda…
“Seni istiyorum Seda…” dedi şehvetten boğuklaşan, kalınlaşan sesiyle, çatal çatal…
Cevap vermedim. Ama heyecandan titreyen dudaklarım, istek ve arzuyla kısılan gözlerim her şeyi anlatıyordu enişteme… Dizlerimi tutan elleri bacaklarımı ikiye ayırdı, dizlerinin üstünde ilerleyerek bacaklarımın arasına girdi, dudaklarıma kapandı.
Çılgınca öpüşmeye başladık. Hırsla… Şehvetle… Dillerimiz savaşıyordu ağzımızın içinde… Dudaklarını ısırıyordum, o da inleyerek yanıt veriyordu bana…
Üzerimdeki bluzun iki yakasından haşin bir tavırla tutup ayırdı bir anda… Düğmeler dört bir yana savruldu. Gözlerini dantel sütyenime dikti. İrice göğüslerim inip kalkıyor, şehvetli bakışlarının altında uçları sızlıyordu.
Ellerini memelerime kapattı, avuçlayarak yoğurdu, uçlarını parmaklarında ezdi. İnce dantel sütyenimi koparırcasına indirdi aşağıya… Onsekiz yaşımın yeni tomurcuklanmış pembecik meme uçlarımı inleyerek, beni inleterek öptü öptü öptü…
Önce gömleğim çıkarılıp fırlatıldı, sonra sütyenim… Ardından mini etek, çoraplar çıktı. Çırılçıplak kalmıştım eniştemin önünde… Kalkıp o da soyundu. Denize gittiğimizde ağzımın suyu akarak şort mayosuyla seyrettiğim o harika erkek bedeni şimdi benim gibi çırılçıplaktı.
Islak mayosunun önünü kabartan, evin içinde kot pantolonun önündeki merak hislerimi gıdıklayan kabarıklık şimdi bütün haşmetiyle, kalkmış, sertleşmiş, beni gösteriyordu.
Saçlarımdan tutup ağzıma soktu erkekliğini… Saygıyla, istekle yaladım, öptüm penisini… Sıcacık, damarlı, sert penisini ıslak dilimle yaladıkça inim inim inliyordu eniştem…
“Bırak artık Seda…” diyerek başımı çekene kadar yalayıp emdim. Islak dudaklarımla başımı kaldırıp baktım. Gözlerinde şimşekler çakıyordu erkeğin… Omuzlarımdan tutup koltuğa uzattı yavaşça… Üzerime geldi. Bacaklarımın arasına…
O gece ilk kez böyle seviştik eniştemle…
Bakire değildim ve erkek arkadaşım vardı. Ama bu eniştemle sevişmeme engel olamazdı. O gece beni defalarca becerdi eniştem. Durup dinlenip seviştik. Bana, aylardır benim için yandığını, benim yanımda olduğu, beraber olduğumuz her an liseli ergen gibi sertleştiğini, penisi kalkmış vaziyette gezdiğini söyledi.
Ertesi sabah duş alıp kahvaltıya oturduk. Ablamın gelmesi an meselesiydi, ama eniştem,
“Seda… Dayanamıyorum, bir daha kim bilir ne zaman fırsatımız olacak!” diyerek bir kez de kahvaltı masasında sikti beni…
Ablamın anahtar sesini duyduğumuzda eniştem ağzıma döllerini fışkırtıyordu. Ben ağzımdaki dölleri yutmuş, eniştem de eşofmanını çekmişti ki, ablam mutfağa girdi.
Ablam yorgunluktan ne benim suratımın kızarıklığını, ne de eniştemin tedirginliğini fark edebilmişti. Hızlıca ağzına bir iki lokma bir şeyler atıp yatmaya gitti. Eniştemle birbirimize bakıp bakıp sırıtıyorduk. Bu heyecan daha da azdırmıştı ikimizi de…
Ondan sonraki günlerde eniştem beni sürekli arayarak, ya da okula gelerek, onlara taşınmamı, artık bensiz yapamayacağını söyleyip durmaya başladı. Bense sürekli reddediyor, bunun çok tehlikeli olacağını, hem ablama bunu tekrar yapamayacağımı söylüyordum…
Sonunda ısrarlarına dayanamadım. Ertesi hafta, derslere yeterince konsantre olamadığımı, yurtta ders çalışmanın çok zor olduğunu falan bahane ederek ablama onlara taşınmak istediğimi söyledim. Enişteme baktı ablam izin ister gibi,
”Ne dersin aşkım? Seda yanımızda olsa ne iyi olur değil mi?”
”Madem derslerine etki yapıyor, tabi ki hayatım, gelsin… Senin kardeşin o…” dedi eniştem.
Gece yatakta ablam özel olarak teşekkür etmiş enişteme… Eniştem ablamı sikerken,
”Artık evde baş başa kalamayız, o varken rahat rahat seks yapamayacağız” demiş, biraz istemez gibi… Ablam da sahte itirazlarına engel olmak için tepesine çıkmış eniştemin,
”Saçmalama kocacım. Ev zaten oldukça geniş, neredeyse üç aileyi sığdırabilecek kadar büyük. Seda’ya en uçtaki odayı hazırlarım ben, gece bizi duymaz. İstediğimiz gibi sevişiriz”
Tabi eniştemin keyfine diyecek yoktu. Ablamla nöbet günleri de farklı olduğundan, eniştemle resmen haftanın üç günü karı koca hayatı yaşıyorduk. Aramızdaki çekim hiç azalmıyor, her defasında daha fazla azıyorduk.
Artık evin içinde eniştem varsa külot giymez olmuştum. Ablam etraftayken bile eniştem fırsat buldu mu, amımı götümü avuçlamaya, yada parmaklamaya bayılıyordu.
Bir gün okuldayken aklıma bir fikir geldi. Ablam nöbetler yüzünden uyku düzeni çok bozulduğundan tatil günlerinde bile uyuyamaz olmuş ve bu yüzden uyku ilacı kullanmaya başlamıştı. Oldukça etkili bir ilaçtı ve gece yatarken aldığı ilacın tek dozu bile minimum 8 saat kesintisiz uyutuyordu.
Bir akşam hepimiz evdeyken televizyonda film izliyorduk. Ablam üçlü koltukta eniştemin kucağına doğru yaslanmıştı. Böyle zamanlarda aşık bir çift gibi birbirlerine sarıldıklarında falan çok kıskanıyordum. Ben yalnız yatarken onların kucak kucağa akşamı geçirmelerine, sonunda da yatağa birlikte gitmelerine deli oluyordum.
O akşam niyeti bozmuştum. İki sahtekar aşığın sevgi gösterisi canıma yetmişti artık. Ablamın burnunun dibinde eniştemle sevişecektim.
Ecza dolabından aldığım uyku ilacından iki tableti toz haline getirdim, ablamın çayına iyice karıştırıp eline verdim. Daha bardağın yarısına gelmemişti ki, gözleri kapanmaya başlayan ablam televizyonun karşısında uyuklamaya başladı.
Eniştem ablama ilaç verdiğimi bilmediğinden ve ablamın çoktan derin uykuya daldığını fark etmemişti. Filmi izlerken ben karşı koltukta eteğimi sıyırdım. Bacaklarımı iyice ayırıp külotsuz amımı okşamaya başladım. Gözünün ucuyla hareketlerimi gören eniştem başını çevirip bana baktı.
Ne yaptığımı görünce birden şok oldu. Boğazında gıcık varmış gibi öksürüyor, ablamın beni görmemesi için ablamın yüzünü falan kapatmaya çalışıyordu. Paniği öyle komikti ki, kahkahamı tutamadım. Parmaklarımı kasıklarımdan çekip nasıl ıslandığını enişteme gösterdim, ıslak parmağımı dilimle yaladım.
“Merak etme enişte… Ablam uyuyor…“ dedim.
Sonra yerimden kalkıp üstümdeki tek giysi parçası olan yazlık elbisemi sıyırıp ablamın üstüne attım. Ablam kucağında mışıl mışıl uyurken, ben eniştemin karşısında çırılçıplak duruyor, parmaklarımı amıma sokup çıkartıyordum.
İyice yanlarına yaklaşıp eniştemin saçlarından tuttum. Bir bacağımı koltuğa koyup eniştemin başını amıma doğru bastırdığımda, eniştem fısıldadı,
“Ne yapıyorsun, delirdin mi, ya uyanırsa?“ diye beni azarlamaya çalıştı önce…
Ama amımın ıslaklığına suratını bastırdığımda hevesle yalamaktan da kendini alamadı. Eniştem am sularımı yalarken,
“Ablama uyku ilacı verdim enişte…“ dedim. “Bu gece beni ablamın burnunun dibinde sikmeni istiyorum.“
Benim bu çılgınca cüretkarlığım eniştemi çok azdırmış olacak ki, her zamankinden daha ateşli yalayıp emmeye başladı amımı…
Sonra eğilip eşofmanını baksırı ile birlikte sıyırdım. Ablamın başı halen eniştemin dizinde olduğu için o esnada sarsılınca bir şeyler mırıldandı. İkimiz de donup kaldık, ama ablam o kadar derin uykudaydı ki uyanmadı. Olduğu yerde dönüp, bu kez eniştemin çıplak bacağında, yüzü taş gibi olmuş sikine dönük uyumaya devam etti.
Ben de diğer tarafından eniştemin kucağına eğilip, ablamın suratı ile on santim mesafeden eniştemin sikini yalamaya başladım. O kadar azmıştım ki, am sularım bacaklarıma süzülüyordu resmen. Eniştem zevkten usul usul inliyordu.
“Ohhh… Seda… Sedamm… Harikasın… Çok güzel yalıyorsun aşkım… Çılgın baldızım benim… Seviyorum seni kız… Kimse senin kadar heyecanlandırmadı beni… Deli ediyorsun inan… Sensiz yaşayamam ben… Her şeyi yaparım senin için… Ohhh…“
Bana aşk sözcükleri fısıldayıp, sevgisini dile getirdikçe ben daha bir hevesle yalıyor, emiyordum erkeğimin penisini… Bu şekilde ilkini ağzıma boşaldı. O kadar heyecanlanmıştı ki, akıttıkça akıtıyor, boşalırken adımı sayıklıyor,
“Harikasın Seda… Em bebeğim… Em yavrum…“ diye inliyordu.
Akıttığı her döl damlasını yalayıp yuttum. Sikini tertemiz yaptım eniştemin…Boşalması bittikten sonra ablamı umursamadan altından kalktı. Benim gibi çırılçıplak soyundu. Karşıdaki koltuğa oturarak beni de kucağına oturttu.
Ablam karşı koltukta horul horul uyurken biz bir saate yakın öpüştük. Elleri her yerimde geziniyordu. Şakalaşıyor, konuşuyorduk. Bir yandan da dudakları o an nereme yakınsa oramı öpüyor, yalıyordu. Memelerimi birer birer emip yalarken, parmakları amımı okşuyordu.
İkimiz de deli gibi azmıştık. Siki yine kazık gibi olmuştu. Kucağından kalkıp, elinden tuttum, onu da kaldırdım. Ablamın yattığı koltuğun önüne gelerek amım tam ablamın suratının üstüne gelecek şekilde domaldım.
“Sik hadi beni aşkım!“ dememle belimden tutup koca yarağını amıma gömmesi bir oldu. O kadar ıslanmıştım ki, eniştem sikini kökledikçe ‘Şlap şlap şlap!’ sesler çıkıyor, am sularım ablamın suratına sıçrıyordu…
Bu şekilde on dakika kadar sikti beni eniştem. Daha fazla dayanamayacağını anlayınca bir elini öne uzatarak klitorisimi ovalamaya başladı. Benim inleyerek ve kasılarak boşalmamla birlikte o da amıma patladı. İnliyor,
“Aşkım, birtanem, Sedam!” diye adımı sayıklıyordu. Amımdan taşan dölleri ablamın suratına damlıyordu. Zavallı ablam hiç bir şeyin farkında değildi. O uyurken kocasıyla kız kardeşi suratının üstünde sikişiyor, kocasının spermleri yüzüne akıyordu. Neredeyse, o görüntüyle tekrar orgazm olacaktım…
Birlikte banyoya gidip birbirimizin her yerini yıkadıktan sonra çırılçıplak benim odama gidip, yatağa girdik. Eniştemin sikinin yarı kalkık olduğunu görünce şaşırdım. Çünkü duşta bir kere de arkadan sikmesinin haricinde, gündüz ablam işteyken beni okuldan almaya gelmiş ve bir kere deniz kıyısında arabanın içinde ağzıma, bir kere de eve gelince amıma boşalmıştı. Halen sertleşebilmesine hem şaşırmış, hem de sevinmiştim.
Yatağın içinde bir elim sikinde, yüzüm boynuna gömülü, onun elleri arkadan götümde ve amımda dolaşırken uykuyla uyanıklık arasında geziniyorduk. Çok yorgun olmama rağmen, eniştemin ne kadar dayanabileceğini merak ettiğimden üstünde kayıp o yeni uykuya dalmışken sikini ağzıma alıp emmeye başladım. Daha bir dakika bile geçmeden siki taş gibi olmuş, kendisi de uyanmıştı. Yüzümü sikine bastırırken bir yandan da,
“Sen nasıl güzel bir orospusun öyle Seda? Yarağıma doymuyorsun kız… Benim kadar şanslı bir erkek daha var mıdır acaba şu dünyada?“ diye mırıldanıyordu…
Beni amım suratının üstüne gelecek şekilde çevirip, amımı yalamaya başlayınca zevkten inliyordum. Bu şekilde yanyana uzanıp 69 pozisyonunda dakikalarca birbirimizi yalayıp emdik. Arada yorgun düşüp o benim amımda ben onun sikinde birkaç dakika kestiriyor, sonra tekrar emmeye yalamaya başlıyorduk.
Bu pozisyonda iki kere daha boşalmıştım. O da boşalsın istiyordum, ama o kendini tutuyordu. Bunu ona söylediğimde, ağzıma değil içime boşalacağını söyledi.
Beni tekrar çevirip arkadan amıma köklediğinde artık iyice hassaslaşan amım sızlıyordu. Yine de zevkten inlemeden edememiştim. Birkaç dakika sonra inleye inleye amıma boşaldı, ama sikini amımdan çıkarmadan öylece sıkı sıkı sarılmaya devam etti,
“Aşkım… Böyle uyuyalım!” diye fısıldadı kulağıma. Zaten gözümü açık tutmaya bile mecalim kalmadığından lafını ikiletmeden uykuya daldım…
Sabah uyandığımda bir an panikledim, çırılçıplak yatağımda eniştemle birlikte yattığımı görünce bir an için olayları hatırlayamadım. Ama sonra hatırlayıp yavaşça yataktan kalktım.
Ablam bir iki saat içinde ayılacağı için kalkmamız gerekiyordu. Yine de eniştemi uyandırmaya gönlüm elvermedi ve bir yarım saat daha uyumasına izin vereyim dedim. Salona giderek, akşam üstümden çıkarıp ablamın kucağına attığım elbiseyi üzerime geçirdim.
Ablamın üstüne bir battaniye örttüm ve mutfağa geçip kahvaltı hazırlamaya başladım. Ablam uyanınca (Sen koltukta uyuyakalınca, uyandırmayalım zaten zor uyuyor, bırakalım burda uyusun dedik!) demeyi planlıyordum…
O sırada eniştem arkamdan sarılarak boynumu öpmeye başlamış, bir yandan aşk sözcükleri fısıldarken, bir yandan da dün gece için teşekkürlerini sıralamaya başlamıştı. Eteğimi yukarı sıyırıp, altına giydiği şortu dizlerine indirdikten sonra beni tezgaha domaltıp, sikini tek hamlede amıma soktu. Beni sikerken bir yandan da,
“Beni bu kadar kudurtursan ikimiz de bayılana kadar seni sikmeden duramam aşkım!“ diyordu. Bense onu kudurtmaktan asla vazgeçmeyeceğimi düşünüyordum…
Bu olayın üstünden üç sene geçti, üç senedir eniştemle karıkoca gibiyiz. Bana delicesine aşık ve ablamdan boşanıp benimle birlikte başka bir yere taşınmaktan bahsedip duruyor. Ama daha okulum bitmediği için onu durduruyorum.
Yine de ablam yataklarında uyurken bile, gecenin üçünde dördünde odama gelip beni çabucak sikmeden uyuyamıyor.
Beni böylesine arzulayan ve doymayan bir erkeğim olduğu için çok şanslıyım. Darısı tüm kadınların başına :))

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Baldız Hikayeleri
Eşimle evlendiğimizde baldızım Gülay 19 yaşında, minyon, çıtı pıtı, göğüsleri ve kalçası varla yok arası, tam benim bayıldığım gibi kızdı. Nişanlılık döneminde ablasıyla bize çok yardımcı olmuştu.
Kayınvalideler evden çıkarken yanımıza baldızı vermeden dışarı göndermiyorlardı. Biz iki azgın nişanlı da Gülay’ı sinemaya bir yerlere bırakıp, arkadaşımın evine gidiyorduk. Bir iki saat al takke ver külah, eşimle bayram yapıyorduk. İşimiz bitince baldızı bıraktığımız yerden alıp iki kızı evlerine bırakıyordum.
Anlayacağınız evlenmeden önce eşimle işi bitirmiştik. Ama bir aksilik çıkarmasın diye bunu Gülay’dan gizliyorduk. O sadece öpüşüp koklaştığımızı falan sanıyordu, çünkü ablası ona öyle anlatıyordu.
İnsanoğlunun tabiatından olsa gerek, ben de baldızına ilgi duyan birçok enişte gibi, baldızıma ilgi duyuyor ve arzuluyordum. Bana göre gerçekten baldız baldan tatlıydı. Esmer, çıtı pıtı bir şeydi. Hele ergenlikten sonra yuvarlak hatları iyice meydana çıkmış, nefis bir afet olmuştu.
Genç kız haliyle, fingirdek, civelek bir şey ablası gibi, mini mini etekler, bluzlar giyiyor, erkekleri kendine baktırmayı seviyordu. Elbette o erkeklerin arasında ben de vardım.
Evde açılan bacakları, eğilip kalktıkça daracık bluzlarından, tişörtlerinden, düğmeleri çözülmüş gömleklerinden anlık gördüğüm yeni kabarmış, uçları pembecik tomurcuk memeleri… Ona baktıkça bakasım geliyordu. Ve ona da sahip olmak istiyordum.
Eşimle sevişirken, geceleri yatağımızda sikişirken genelde baldızımı hayal ediyor, daha bir tahrik oluyordum. Ama Gülay ile sevişmek imkansız gibi bir şeydi ve sadece hayallerimi süsleyerek bir mastürbasyon malzemesi olarak kalacak gibi geliyordu.
Hem nişanlılık döneminde, hem evliliğimiz süresince baldızıma maddi manevi, her konuda destek olurdum. Durumum iyi olduğu için, neredeyse onun tüm parasal ihtiyacını ben karşılıyordum. Aslında kendimce baldızıma ileriye dönük yatırım yapıyordum.
Ben Gülay’ı beğenip severken, baldız da bana bayılırdı. Her istediğini yerine getiren, hiç kırmayan, ağzından çıkanı iki etmeyen bir enişteydim onun gözünde…
Eh, yakışıklı da sayılırdım. Erkeksiz evin yakışıklı, genç erkeğiydim onların evinde… Hepsini koruyup kollayan, ekonomik olarak sıkılmalarına izin vermeyen bir damat, bir enişte…
Baldızımın utangaç bir yapısı vardı. Bildiğim kadarıyla da o yaşına kadar kimseyle çıkmamıştı. Eşimle evlendikten sonra, baldız hafta sonları bizde kalır, baldız eşim ve ben beraber takılırdık.
Yaz sıcaklarında denize gider, onun bikinili seksi, çıplak, körpe bedenini izlemek ve taparcasına sevip okşayamamak… Onunla sevişemeden yalanarak bakmak… Hem mutluluk, hem de cehennem azabı gibiydi baldızım…
Hep birlikte eğlenmeye gider, onun bir iki duble içki almasına ses çıkarmazdım hiç…Canlı müzik çalınan restoranlarda, gece kulüplerinde alkolün de etkisiyle dans ederek eğlencenin dibine vururduk. Bazen eşim kardeşiyle de dans etmemi ister, kenarda yalnız kalmasına gönlü razı olmazdı.
Onun iki karışlık incecik beline sarılıp döne döne dans etmek, bazen kasıklarımda onun sıcaklığını hissetmek, elimin altında çıplak kollarını, sırtını, teninin sıcaklığını duymak bitirirdi beni…
Tabi bu eğlence gecelerinin sonu eşimle yatakta sevişerek noktalanırdı. Baldızın bizde kaldığı, yan odada yattığını bildiğim bu gecelerde daha bir tahrik olurdum. Gülay’ın bütün gece dans ederken çalkaladığı kalçaları, oryantal yaparken yılan gibi kıvranan bedeni gözümün önünden gitmezdi.
Sikim her zamankinden daha bir sert, daha bir atak vaziyette hırsımı eşimden çıkartır, eşimi bağırta bağırta sikerken baldızın sesimizi duymasını sağlardım.
Günler ilerledikçe baldızımı sikmek bende saplantı haline gelmişti. 18 yaşını doldurmuştu ve vücudu daha da güzelleşiyordu. Gülay’sız bir gün geçiremez olmuştum. Baldızımın sesini duymadan, onu görmeden yapamıyordum ve bu durum beni korkutuyordu.
Vereceği tepkiden emin olmadan yapacağım bir hareket telafisi olmayan bir sonla bitebilir ve eşimi kaybedebilirdim. Nasıl bir giriş yapacağımı, emelime nasıl ulaşacağımı bilemiyordum.
İşte bu dönemde, internette sürekli Enişte Baldız itirafları, Baldızını siken Enişte Hikayeleri okumaya başlamıştım. Oralardan bir tüyo bulabilir miyim, başkaları baldızlarını nasıl baştan çıkarmış, nasıl elde etmiş diye…
Bir cuma akşamıydı, eşimle yemek yedik. Apartmanda yaşlı ve yalnız yaşayan bir teyze vardı, eşim,
“Ben Necla teyzeye bir bakayım, yemek falan götüreyim.” diyerek evden çıktı. Fırsat bu fırsat diyerek ben de hemen laptopumu açtım, internetten siteleri dolaşarak yine hoşuma giden baldız hikayelerini okumaya koyuldum.
Ekranın yarısında baldızını nasıl siktiğini anlatan eniştenin web sitesinde yazılan hikaye dururken, diğer yarısında baldızımın gizlice çektiğim resimleri slayt şeklinde arka arkaya dönüp duruyordu.
Plajda kabarmış üçgenini ortaya seren minicik bikinisiyle, evimde bacak bacak üstüne atmışken, okula götürürken mini liseli eteğinden sıyrılmış çoraplı bacaklarıyla, gezmeye gittiğimizde bana poz verirken, toz alırken habersiz domalıp kalçalarının iyice meydana çıktığı enstantaneler… Çeşit çeşit seksi pozları geçit yapıyordu.
Tam hikayeleri okuyup, baldızımın resimlerine göz ucuyla bakıp sikimi kaldırmışken birdenbire kapı çaldı. Eşimin geldiğini düşünerek aceleyle laptopun kapağını kapattım. Erken geldiği için kızarak, kalkmış sikimi yatıştırmaya çalışarak gidip kapıyı açtım.
Kapıda duran eşim değildi. Benim sevgili seksi baldızım Gülay karşımda duruyordu…
Tam baldız hikayeleri okuyup resimlerine bakarken karşımda baldızımı görmek beni sevindirik yapmıştı.
“Gel canım, gel bir tanem… Hoş geldin…” diyerek sarıldım. Yüzümde güller açarak tokalaştım, öpüşüp içeri aldım.
“Ablam nerede enişte?” diye bakınarak girdi içeriye… Ben giysi olarak sadece önü kabarmış bir baksırla durduğumu neden sonra fark ettim.
“Komşuya kadar gitti Gülay… Sen salona geç de ben üstüme bir eşofman giyip geleyim.” diyerek yatak odasına gittim.
Aceleyle giyinip içeriye geri döndüğümde bomba patladı.
Baldızım aptal gibi öylesine kapağını kapattığım laptopumu açmış, ekranda kalan ve az önce okuyup sikimi taş gibi yapan Baldız hikayesini, ekrandaki gizli çektiğim slayt fotoğraflarını görmüştü. Ve o fotoğraflar hala poz poz değişerek dönüp duruyordu.
“Enişte bunlar ne?” diyerek kızarmış bir yüzle bana hesap sormaya başladı. “Aklından ne geçiyor senin?” Otuzbir çekerken yakalanmış yeni yetmeler gibi,
“Gülay, sandığın gibi değil…” diye kekelemeye başladım.
“Enişte, utanmıyor musun böyle şeyler okumaya? Benim için değil mi bunlar? Benden habersiz sapıklar gibi resimlerimi çektin öyle mi? Utanmıyor musun beni arzulamaya? Ben senin ilgini çekecek ne yaptım? Ben size hep gıptayla baktım, ablamla ikinizin çok mutlu olduğunuzu düşündüm!” dedi.
Mahvolmuştum, utancımdan ve korkudan yerin dibine girdim, ne diyeceğimi bilemedim. Sonunda kendimi toparladım ve
“Bak Gülay, bunların seninle alakası yok. Ben… Öylesine işte… Ne olur… Ablan duyarsa yanlış anlar!” diye yalvararak olayı kapatmaya çalıştım. Gözlerini kısıp yüzüme baktı.
“Peki… Ablama söylemem. Ama böyle bir şey hissedersem… Senden böyle bir hareket gelirse bozuşuruz seninle!” dedi ve sustu. Zaten on dakika sonra da eşim geldi…
Baldız söz verdiği gibi eşime bir şey anlatmadı, fakat bu olaydan sonra benden uzaklaşmaya başladı. Benim evde olmadığım zamanlar gelip gidiyormuş. Beni aramıyor sormuyordu, zaten bende de onu arayacak yüz kalmamıştı.
Arayamıyordum ama, olan biteni ablasına anlattığı ve ablasıyla üçümüzün aynı yatakta seviştiğimiz sahneleri hayalimde kurarak otuzbir çekmekten de kendimi alamıyordum bir türlü…
Eşimin pazar günü arkadaşlarıyla altın günü vardı ve o hafta annesinde olacaktı,
“Adnan beni annemlere bırakır mısın? Bu sıcakta otobüsle gitmeyeyim!” dedi, ben de götürdüm. Kayınvalidemin evine bıraktım karımı, ayıp olmasın diye kapıdan merhaba deyip çıkayım dedim.
O sırada baldızımla kapıda karşılaştık. Eski sıcaklığından eser olmayan bir tokalaşma, ifadesiz bir yüz… Merakla gözlerinin içine bakıyor, bir sıcaklık, bir gülümseme arıyordum umutsuzca…
“Enişte, geçerken beni de arkadaşıma bırakabilir misin, arkadaşımın doğum günü var.” dedi. Eşim de,
“Tabi bırakır canım, öyle değil mi Adnan?” dedi.
Arabaya bindik, hiç konuşmadan gidiyoruz Gülay ile… Epey uzaklaşmıştık ki, baldızım yumuşak bir sesle,
“Enişte, müsait bir yerde dur da konuşalım!” deyince şaşırmıştım. Arabayı uygun bir yere çektim, durdum… Dönüp baktım, o da bana doğru döndü koltukta,
“Enişte o günden beri neden böyle hikayeler okuduğunu düşünmeden edemiyorum. Ablam sana yetmiyor mu?” dedi.
“Ablanla ilgili değil Gülay… Neyse, boş ver. Ne kadar açıklama yapmaya çalışsam anlamayacaksın beni… Nereye gideceksen söyle bırakayım!” dedim.
“Bir yere gitmek istemiyorum enişte. Seninle buluşmak için uydurdum!” dedi. Daha da şaşırmıştım,
“Nasıl yani?“
“Bak enişte sana dürüst davranacağım. Seni de, ablamı da çok seviyorum. Senin bugüne kadar hiç bir yanlışını görmedim. Ablamı da bildiğim kadarıyla hiç aldatmadın.”
“Bak, bunda haklısın, kesinlikle…”
“O günden sonra ben de Enişte Baldız hikayeleri okumaya başladım. Ve anladım ki, seks fantezisi olan tüm erkekler baldızlarıyla sevişmek istiyorlar. Hatta okuduklarımda, kendisini eniştesine sunan baldızlar da var.” Konuşmasına ara verdi, yüzüme baktı,
“Eee? Konuyu nereye getireceksin Gülay?” Çok ilginç şeyler söylüyordu baldızım… Ben ar, namus, ensest, yasak konularında bir fırça, bir öfke fırtınası beklerken neler söylüyordu bu kız?
“Hem sen çok istiyorsun diye… Hem biraz da kendi merakımı gidermek için… Seninle sadece bir kereliğine sevişmek istiyorum enişte..!”
“Ne diyorsun Gülay?” Hayretler içinde kalmıştım. Yüzü, yanakları kıpkırmızı olmuştu konuşurken,
“Ama yüzeysel olarak… Çok ileri gitmeden… Hadi enişte… Dönelim… Sizin eve götür beni!” dedi neredeyse fısıldayarak… Elini vites kolunda duran elimin üzerine koyarak, okşadı.
Duyduklarıma inanamadım. Eve kadar nasıl gittiğimi bile hatırlamıyorum. Nihayet eve kendimizi zor attık. Anahtarımla kapıyı açarken heyecandan ellerim titriyordu. Aslında tecrübeli, yaşça büyük olan, erkek olan bendim ama Gülay benden daha sakindi. Direk yatak odasına geçtik. Baldızım,
“Bak enişte tekrar söylüyorum, ileri gitmeyeceksin ve bunu sadece bir kere yapacağız. Sonrasında bu aramızda mezara kadar sır olarak kalacak! Tamam mı?” dedi.
“Tamam!” dedim ve yavaşça kollarımın arasına aldım, öpüşmeye başladık. Gülay o kadar acemiydi ki, öpüşmeyi bilmediği her halinden belliydi. Baldızı ürkütmemem gerektiğini biliyordum ama heyecandan da ölüyordum. Baldızın da benden kalır yanı yoktu.
Belki on dakikaya yakın öpüştük. Baldızın yanakları ve dudakları kıpkırmızı olmuştu. Yavaşça yatağa uzatıp bacaklarının arasına girdim. Hafifçe kasıklarımı eteğinin üstünden bastırarak sikimin sertliğini hissetmesini sağladım. Baldızın badisini çıkartmaya çalıştığımda utandı,
“Yapma enişte!” dedi. Ben de,
“Bak Gülay, senin istemediğin hiç bir şeyi yapmayacağım, sana söz veriyorum, sadece çıplak sevişeceğiz!” dedim.
“Sözüne güveniyorum enişte!” diyerek kabul etti.
Sütyeniyle kaldığında, portakal büyüklüğünde ve taş gibi sert memelerini okşadım. Boynunu, omuzlarını öptüm, yaladım. Memelerini sütyenden kurtarıp yuvarlaklarını parmaklarımla sıkarak, kabarmış uçlarını dakikalarca yaladım, emdim.
Göbeğinden sonra artık sıra amına gelmişti. Sadece baldız değil, ben de heyecandan ölecektim. Eteğini çıkarırken itiraz etmedi. Ardından, külodunu da sıyırdım.
Öpüşüp memelerini mıncıklarken, uçlarını ısırırken baldızın amı sulanmış, külotu su içinde kalmıştı, resmen işemiş gibiydi. Tazecik amı muhteşem bir şeydi, tertemizdi ve misler gibi kokuyordu.
Baldızımın amını yavaş yavaş dillemeye ve yalamaya başladığımda, saçlarımı tutuyor, uzun siyah saçlarını sallayarak başını iki yana sallıyor, dudaklarını ısırarak,
“Yapma enişte!” diyordu. Ama hemen ardından şehvetle kendinden geçmeye, inlemeye başladı. “Ohhh… Enişte… Neler yapıyorsun bana böyle… Çok güzel… Sakın bırakma beni… Ooohhh…” Neler yaptığımı ona da söyledim yalamalarımın arasında,.
“Çok tatlısın Gülay… Amcığın misler gibi kokuyor canım… Bir tanem… Güzel baldızım, güzel amcıklım benim… Bal kaymağım… Ohhh… Çok tatlı…” diye diye uzun bir süre amını ve klitorisini yaladım emdim.
Dilimi ne kadar uzatabilirsem o kadar sokmuştum amına… Çok küçük bir amı vardı. Dudakları bir çizgi halinde iken kan hücumuyla şişmiş, kabarmıştı. Klitorisi de öyle…Neredeyse küçük bir pipi gibiydi Gülay’ın kabarıp sertleşmiş klitorisi… Dudaklarımın arasına kıstırıp dilimin ucuyla okşayınca çıldırdı Gülay…
“Ahhh… Çok güzel… Dayanamıyorum enişte… Yapma… Ölüyorum zevkten…” diye inleyerek saçlarımı çekiştiriyordu. Baldızın amını yalarken külotuma boşalmaktan korkmaya başlamıştım.
Gülay fazla uzun sürmeden benim yerime kendisi kasılarak titreyerek boşalmaya başladı. İlk defa orgazm oluyor ve saçlarımı daha sert çekiyor, canımı yakıyordu. Sakinleştiğinde yanına uzanıp saçlarını okşadım şefkatle… Hala nefes nefese soluk almaya çalışıyordu.
“Nasıldı aşkım?”
“Harikaydı. İlk defa böyle oluyorum enişte… Kendimden geçtim sanki, çok zevk aldım!”
“Sen de benimkini yalamak ister misin?” Bir an tereddüt etti. Gözlerime baktı, sonra da teklifim ilginç gelmiş olmalı ki,
“Tamam!” dedi ve beni soymaya başladı. Çok heyecanlı olduğu her halinden belliydi. Beni külotum kalana kadar soydu.
Ben yatağa uzandım ve baldız benim üzerime gelerek dudaklarımdan başladı. Öpüştük, dudaklarımı, dilimi yaladı. Ben de onun dilini emdim saçlarını parmaklarıma dolayarak…
Dudaklarımı bırakıp aşağılara indi, göğsümü dolandı, iki göğüs ucumu öptü. Sonra da göbeğime kadar indi. Acemi bir şekilde beni yalıyor, benim içim gıdıklanıyordu. Yattığım yerden doğrularak külodumun önündeki çadırı gösterdim ona,
“Benimkini görme zamanın geldi!” dedim. “Artık öyle kan doldu ki, sancımaya başladı Gülay… Hadi biraz onunla ilgilen bebeğim… Öp beni…”
Yavaşça baksırımı indirdi. Yarağımı görünce baldızın yüzündeki ifadeyi görmek lazımdı, çok korktu,
“Enişte bu ne böyle?” Eğilmiş, dikkatle bakıyordu sikime… “Bu nasıl giriyor ablama? Nasıl alıyor bunu içine?” dedi.
Aslında yarağım o kadar da büyük değil, ama kalın, kısa bir sopa gibi… İlk defa bir yarak gördüğü için korkmuştu. Az önce küloduma boşaldığım için banyoda yıkayıp geldim
“Hadi aşkım yala yarağımı!” dedim.
“Nasıl yapacağımı bilmiyorum ki?” dedi. “Hem böyle terbiyesiz şeyler konuşup durma enişte… Utanıyorum…” Elini tuttum, yarağıma götürdüm ve sıvazlatmaya başlattım,
“Utanacak bir şey yok bir tanem… Bunun adı bu… Yarak… Sik… Tıpkı dondurma yalar gibi yalayacaksın!” dedim.
Baldız dilini acemice yarağımın üzerinde gezdirmeye başladığında, ben de tarif edilemez duygular yaşıyordum. O minicik ağzı, etli lolita dudakları, pembe ıslak dilinin görüntüsü, sikimin hassas başında gezinen dilin teması… Ağzına almasını söylediğimde yüzü ekşidi,
“Yapamam enişte… Bu şey çok büyük!”
“Yaparsın canım… İnan becerirsin. Ablan bunun tamamını alıyor ağzına…”
Baldız istemeye istemeye köfte dudaklarını araladı, ben de ağzına verdim. Midesi kalkıyor, kusacak gibi oluyor, üzerine fazla gidemiyordum. Ama aldığım zevkin tarifi yoktu.
Beş on dakika boyunca uzun siyah saçlarından tutup, yönlendirerek, talimatlar vererek istediğim şekilde sikimi yalattım Gülay’a… Taşaklarım iyice dolmuştu artık… Sonunda sikimi ağzından çıkardım ve göğüslerine boşaldım.
Şaşkın baldızım, hayretle gözlerini açmış, elindeki yarağımın ucundan fışkıran döllerime bakıyordu. O portakal benzeri harika memelerinin üzerinde krem şanti gibi damlalar halinde yayılan ve yer çekimiyle meme yuvarlaklarından aşağıya, kasılıp duran karnına süzülen spermlerim çok güzel görünüyordu.
O gün baldıza 69 pozisyonunu da öğrettim ve iki defa da o şekilde birbirimizi boşalttık. İçine girememiştim ama ikimiz de gayet mutlu bir şekilde, birbirimizden memnun kalarak orada noktaladık.
Gülay’a söz verdiğim için ileriye gitmedim ve bir daha bu konu hakkında hiç bir şey konuşmadım. Hatta imada bile bulunmadım. Fakat baldızımı aklımdan çıkaramıyor, onu daha çok arzuluyordum.
Baldızı her düşündüğümde sikimin başı zonkluyordu ve hırsımı yine karımı sikerek çıkarıyordum. Aklımda hep baldızım vardı, acaba o da benim gibi yanıp tutuşuyor muydu?
Kafam darmadağındı. Yalnız, bütün bu duygular içindeyken baldızımın hareketleri bana olumlu gelmeye başlamıştı. O ilk ters tepkileri mazide kalmıştı. Bize geldiğinde ablasına çaktırmadan önüme bakıp hafif tebessüm ediyordu.
Bense o fettan bakışlardan felaket tahrik olsam da, bozuntuya vermiyor, eşime yakalanmaktan çok korkuyordum. Uzun bir zaman baldızımla aynı bu şekilde, normal yaşantımız eskisi gibi devam etti.
Gülay bize geliyor, biz onlara gidiyor, ara sıra eskisi gibi eğlenmeye filan gidiyorduk. Aradan uzun zaman geçti ve ikimiz de birbirimize hiç bir şey söyleyemedik. Aslında Gülay istese bile, hamleyi benim yapmam gerekiyordu. Çünkü baldızım çok utangaç bir yapıya sahipti.
Bir gün kayınvalidemlere oturmaya gitmiştik. Eşimin Bolu’daki amcası ameliyat olmuştu. Kaynanam,
“Biz bu hafta sonu Bolu’ya geçmiş olsuna gideceğiz, isterseniz siz de gelin çocuklar…” dedi.
“Anneciğim, benim çok işlerim var. Ama Sema sizinle gelebilir.” dedim. Konuştuk, anlaştık, eşim de onlarla gitmeyi kabul etti. Bu arada kayınvalidem,
“Yalnız Gülay’ın dershanesi var, o gelemez. Evde yalnız kalması da doğru değil. Gülay sizin evde kalsın.” diye teklif edince, içimden bir oley çektim. Kayınvalide bana çok güvenirdi. Kızını emanet etmekten hiç çekinmemişti.
“Tabi canım, kızı evde tek başına bırakacak değilim anneciğim.” dedim.
Artık o günden sonra günler saatler geçmek bilmedi benim için… Cuma günü eşim işyerinden beni aradı,
“Annem Bolu’ya bugünden gidelim, iki gece kalıp pazar günü dönelim diyor, ne yapayım?” dedi.
“Sen bilirsin canım. Beraber gittiğinize göre onlara uyman daha iyi olur.” dedim.
“Tamam, o zaman… Akşam Gülay’ı dershaneden sen alırsın!” dedi, ona da tamam dedim.
Ama heyecandan kalbim duracak gibiydi. Yerimde duramıyordum. O gün Gülay ile yaşadıklarım aklıma geliyordu sürekli, sikim yine taş gibi olmuştu. Güçlükle zapt ediyordum benim canavarı… Belki bu akşam hayatımın golünü atabilirdim.
Cepten Gülay’ı aradım, akşam dershaneden çıkış saatini sordum ve onu almaya geleceğimi söyledim. Akşamı zor ettim, baldızımla ile ilgili olmadık hayaller kurup durdum.
Saat beş gibi dershanenin önündeydim. Baldızım yanında kendi gibi çıtı pıtı bir kızla geldi, arabaya bindiler. Kısa bir tanışma faslından sonra isminin Hacer olduğunu öğrendim. Baldızım daha önce bana Hacer’den bahsetmişti, sırdaşım en yakın arkadaşım diyerek…
“Enişte, Hacer de bizimle kalacak bu gece!” deyince, başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Moralim bir anda yerle bir oldu. İçimden bu da nereden çıktı şimdi, bir çuval inciri berbat ettin baldız, diye düşünmeye başladım kara kara… Suratım asılıvermiş, bütün neşem balon gibi sönmüştü. Gülay gülümseyerek,
“Hayırdır enişte? Yoksa Hacer’in bizimle kalmasında bir sorun mu var?“ dediğinde, kendime geldim.
“Yoo… Kalsın canım, sorunu nereden çıkardın, ne sorun olacak ki?” diyebildim. Baldızım o anda bir kahkaha attı ve
“Şaka yaptım enişte… Aslında gerçekten kalacaktı ama annesi izin vermedi!” dedi. Biraz olsun rahatladım ve kendi kendime “Bu kız benimle oynuyor mu acaba?” diye düşünmeden edemedim.
“E, normal tabi… Hacer’in annesi beni tanımadığı için izin vermemiştir.” diyerek geçiştirdim. Hacer’in evi bizim evin yolu üzerindeydi. Kızı evlerine bırakıp, baldızımla bizim eve geldik. Eşimi cepten aradım, Bolu’ya varmışlar, ben de amcasına telefonda geçmiş olsun dedim, biraz konuşup kapattım.
Baldızımla beraber güzel bir sofra hazırlayıp karnımızı doyurduk. Yemekten sonra televizyon izlerken baldız birden,
“Enişte sen çok iyi bir insansın ve gerçekten sözünün eri birisin. Seni her zaman çok takdir ediyorum ve sana hayranım. Bunu biliyorsun değil mi?” dedi.
“Teşekkür ederim canım. Sen de sana hayran olduğumu biliyorsun elbette…” diyerek saçını okşadım. “Seni çok seviyorum.”
“Aramızda yaşananlardan sonra söz verdiğin gibi benden hiç bir şey istemedin ve üzerime gelmedin. İsteseydin bana daha o gün sahip olabilirdin ama yapmadın. Nasıl dayandın bunca zamandır?”
“Nasıl dayandığımı gel de bana sor Gülay… Seni düşünmediğim arzulamadığım bir günüm bile olmadı!” Baldız kafasını öne eğerek,
“Enişte ben de seni çok arzuluyorum. Tamam ileri gitmedik ama, yine de ilk erkeğimsin sen… İlk defa biriyle böyle şeyler yaşadım. Aslında ben de senden farksız değilim!” dedi. O an içimde fırtınalar kopmuş, aşırı tahrik olmuştum,
“Bak Gülay, istersen yine bir şeyler yapabiliriz. Hatta bu sefer biraz daha ileri gidebiliriz. Bu beraber geçireceğimiz iki gün bizim için çok güzel bir fırsat… Bir daha elimize böyle bir fırsat geçmeyebilir!” Baldızım utanmış, yanakları kızarmıştı. Başını tekrar öne eğerek,
“Enişte tamam da… Ben bakireyim, nasıl olacak? İleride başıma sorun olur bu!” dedi. Ben de gülerek,
“Kızım sen orasını merak etme… Bekaretine dokunmadan yapacağız. Kızlığına dokunmam, sakın korkma… Onu evleneceğin kişiye, müstakbel bacanağıma sakla. Biz anal seks yaparız, bana o da yeter!” dedim. Başını kaldırdı, gözlerimin içine baktı,
“Anal olmaz enişte… Çok günah, hem de çok acıyormuş!”
“Sen nereden biliyorsun acıdığını?”
“Boş ver, biliyorum işte… Yapalım, fakat canım çok yanarsa bırakırım! Ama önce duş almak istiyorum, çok terledim!” Baldız ne dese tamam demekten başka çarem yoktu.
“İstersen beraber duş alalım, birbirimizi yıkayalım!” diye teklif ettim,
“Birlikte olmaz enişte, utanırım!” deyince üzerine gitmedim ve
“İyi o zaman sen duşunu al gel, sonra ben girerim!” dedim.
Gülay banyoya gitti. On dakika sonra eşimin bornozuyla çıka geldi ve ben banyoya gittim. Soyunurken kirli sepetinde baldızımın az önce çıkardığı külotunu gördüm. Elime aldım, ağı sırılsıklam olmuştu ve çok güzel bir kokusu vardı. Alelacele duşumu alıp bornozumla çıktım…
Baldızım heyecandan titreyerek beni bekliyordu. Sarılıp yavaşça öptüm dudaklarından… Biraz öpüştükten sonra tüy gibi kaldırıp kucağıma aldım, yatak odasına götürdüm. Heyecandan dudakları titriyordu narin ceylanımın…
Hiç bir şey konuşmadan uzun uzun dudaklarını, boynunu ve kulak memesini ve küçücük göğüslerini dakikalarca öpüp yaladım. Bu anın bitmesini hiç istemiyordum.
Baldızım da gözlerini kapatmış, bulutların üzerinde geziniyor, hafif hafif inliyor, ellerini çarşafa geçirmiş, aldığı zevkin tadını çıkarıyordu. Yavaş yavaş Gülay’ın küçücük amcığına inip, am dudaklarını ikiye açtım.
Islak ve parlayan pembemsi amcığının içi sular seller içinde kalmış, amından süzülen sular çarşafı ıslatmıştı. Bu manzara beni daha da tahrik etmiş ve dayanacak gücüm kalmamıştı.
Baldızım da benden farksız değildi. Yabancısı olduğu, bilmediği duygularla orgazm olmuştu. Klitorisini dudaklarımın arasında ezdiğimde şiddetli kasılmalar yaşıyordu. Minicik bedeni altımda tir tir titriyor, kendini kasıyordu. İstemsizce, elleriyle başımı amına daha da bastırarak nefes almamı zorlaştırıyordu.
Gülay’ın arka arkaya yaşadığı orgazmlar bittiğinde üzerinde ters dönüp 69 pozisyonuna getirdim. Ben tekrar ıslak minik amcığını dilimle okşarken onun da sikimi öyle bir kavrayıp yalaması vardı ki… Bu sefer ben tarif edilemez duygulara kapılmıştım.
Baldız acemiliğinden dişleriyle sikimin başını farkında olmadan acıtıyor, canımı yakıyordu. Fakat büyüyü bozmamak için sesimi çıkartamıyordum. Fazla dayanamadım ve
“Gülay’ım… Gelmek üzereyim, ağzına boşalacağım!” dediğimde sikimi hemen ağzından çıkarttı. Bozulmuştum! Doğruldum,
“Bak aşkım, ben senin amının suyunu yaladım yuttum. Şimdi de sen benimkini yut!” dedim ve baldızın başından iki elimle tutarak tekrar ağzını sikmeye başladım.
Fazla derine girmeden sikimin yarısını sokup çıkarıyordum minik ağzına… Daha fazla dayanamadım. Başından sıkıca tutarak oluk oluk ağzına boşalmaya başladım. Gülay debelenip, sikimi ağzından çıkarmaya çalışıyordu, ama aldırış etmeden son damlasına kadar boşaldım ağzına…
Gülay bu yaptığıma çok bozulmuş, suratı ekşimiş, döllerimi yutarken zor yutkunuyordu. Boşalmam bitip sikimi ağzından çekince, doğruca lavaboya koştu. Galiba midesi bulanmış, yuttuklarını çıkarıyordu. Ağzını yıkayıp tekrar odaya geldi ve kızgın bir şekilde,
“Enişte, bir daha bunu yapma! Tadı hiç hoş değil, bayat yumurta gibi!” dedi.
“Tamam aşkım benim… Tamam bebeğim… Bu ilk ve son!” dedim…
Gülay’ı yüz üstü yatağa yatırdım. Göbeğinin altını yastıklarla takviye yaparak muhteşem göt deliğini ortaya çıkarttım. Baldızın göt deliği o kadar küçüktü ki, varla yok arası kırmızı bir nokta gibi duruyordu.
Bu manzara beni acayip tahrik edip sikimin tekrar sertleşmesine yetmişti. Şunu da biliyordum ki, baldızın götünü sikmem hiç de kolay olmayacaktı, işim bayağı zordu. Yumuşaması için götünün deliğini yalamaya başladım ama ne mümkün, daha serçe parmağımı sokmaya çalıştığımda,
“Ayy canım yandı!” deyip ileri çekiliyordu.
Komodinin çekmecesinden eşimin kullandığı bebe yağını aldım ve baldızın götüne biraz akıtmaya, yavaş yavaş küçük parmağımla okşayarak sokmaya başladım.
Götünün deliği biraz olsun esnemişti ve baldız artık altımda debelenmiyor, kaçmaya çalışmıyordu. Yaklaşık yarım saat uğraştıktan sonra biraz daha alıştı. Zevk inlemeleri başladı hatta…
Ben de bebe yağıyla sikimi bir güzel yağladım ve başını götünün deliğine hafiften bastırdım. Ama ne mümkün, yine canı yanıyor, bağırıyor ve kendini ileri kaçırıyordu…
Baldızın kafasını yastığa bastırdım ve iki eliyle götünün yanaklarını ayırmasını sağladım. Böylece götünün deliği biraz daha ortaya çıkmıştı. Yavaş yaparsam baldızımın götüne asla giremezdim. Beklemediği bir anda birden girmem gerekiyordu.
Belki bu onun canını çok acıtacaktı, fakat başka türlü de olmayacaktı. Sikimin başını göt deliğine dayadım ve birden yüklendim. Sikimin tamamına yakını götüne girmişti, ama baldızım da,
“Yandım anam! Ölüyorum! Ne olursun çıkart enişte! Dayanamıyorum! Bayılacam!” diye bağırıyor, odanın içini inletiyordu. Hiç hareketsiz üzerine abandım kaldım. Sikim sanki kırılacak gibi zonkluyordu.
“Enişte yalvarırım çıkart, ölmek üzereyim!” derken gözlerinden yanaklarına doğru yaşlar süzülüyordu. Çıkartmadım. Sikim tüm kalınlığıyla o daracık haznede sımsıkı sarılmış bir şekilde beş on dakika hareketsiz durdum.
Sikim içindeyken sarılıp okşuyor, sırtını, boynunu öpüyor, yatıştırmaya çalışıyordum. ,Ama nafile… Gülay hala altımda cıyaklıyordu. Baldızı kendime çekerek yavaş yavaş git gellere başladım. Baldız yırtınıyor, inliyor ve ağlıyor,
“Enişte n’olur yeter bu kadar… Başka zaman yapalım! Çıkart!” diyordu…
O anda çıkarırsam baldızın götünü bir daha asla sikemeyebilirdim,
“Birazdan geçer aşkım… Kendini sıkma aşkım… Rahat ol sen… Bak yavaş yavaş yapıyorum!” diye baldızı teselli etmeye çalışıyordum.
Baldızın götünü beş dakika yavaş ve ritmik bir şekilde sikerken, sikime bir sıcaklık geldi. Kesin götü yırtılıp kanamıştı. İçinden çıkarırsam kanı görebilir diye düşünerek sikmeye devam ettim.
Baldızın götünü sikerken tarif edilemez zevk alıyordum. Baldızım ise acıdan resmen bağırıyordu. Buna rağmen devam ettim. On dakika sonra ise iyice hızlandım ve
“Geliyorum!” diyebildim. Baldızın bir şey demeye mecali dahi kalmamış, altımda acıdan adeta baygın yatıyordu. Boşalırken elimde olmadan ben de böğürerek içine fışkırtmaya başladım. Hiç bu kadar çok boşalmamıştım.
Sikimi yavaşça götünden çıkardığımda sikim kanla karışık döllerime bulanmıştı. Baldızın göt deliği bayağı bir açılmıştı ve döllerim götünden çıkarak çarşafa akıyordu. Ben kalkıp banyoya giderken, baldızım halen sızlanıyordu…
Duşumu aldım geldim, baldızın yanına uzandım, sırtını okşayıp öptüm
“Seni çok seviyorum aşkım, beni dünyanın en mutlu erkeği yaptığın için teşekkür ederim!” dedim.
Baldız cevap vermeden sadece omuzlarını çekiştirdi. Bir saate yakın konuşmadan ve hareket etmeden öylece yüzüstü yattı, ben de ayaklarından ensesine kadar her yerini okşadım, öptüm, defalarca onu sevdiğimi söyledim. Sonunda baldız bana doğru yan dönünce,
“Nasıl oldun aşkım?” dedim.
“Biraz daha iyiyim enişte… Hacer acıyacağını söylemişti, ama ben bu kadar çok canımın yanacağını tahmin etmemiştim!”
“Bak sen şu minik orospulara… Demek Hacer’in de haberi vardı senin bana vereceğinden… Bir tek benim mi haberim yoktu bundan?” Kahkahayla güldü Gülay… Boynuma sarıldı sımsıkı, dudaklarımdan öptü beni… O körpe lolita dudaklarını yedim bitirdim.
“Hacer benim kankim enişte… Her şeyi anlatırız birbirimize… O benden daha hızlı aslında… Ne önü kaldı, ne arkası… Ben kararsızdım ama, sen olunca dayanamadım. Dediğin gibi, bekaretimi kocama saklayalım. Arkamın acısı geçerse düşünürüz anal seksi… Hadi seviş benimle…Öp beni…”
O gece baldızın götüne dokunmadan, amını yalayarak birkaç kez daha orgazmın tadını almasını sağladım. Klitorisi yalandıkça kendinden geçiyor, o körpe bedeni müthiş kasılmalar yaşayarak boşalıyordu Gülay… Sonunda kendimi affettirdim ve birbirimize sarılarak güzelce uyuduk.
Ertesi gün uyandığımızda götünün acısı biraz da olsa geçmişti. Uykudan uyanan güzel baldızımla öpüşüp seviştik, koklaştık, birbirimizi okşadık. Sonunda Gülay götünü sikmemi kendisi istedi.
“Hadi enişte… İstediğini yap bana… Belki şimdi o kadar acımaz.” diye mırıldandı dudaklarını yerken…
Bu sefer banyoda bebe yağıyla alıştıra alıştıra, küveti doldurduğum sıcak suyun içinde siktim baldızımın götünü… Küçük orospu anal seksin, götten sikilmenin zevkini almıştı artık…
O gün boyunca yataktan hiç çıkmadık desem yeridir. Üç kez daha siktirdi götünü bana… Yalayarak kaldırdığı sikimin üstüne kendiliğinden oturuyor ve zorlanmadan köküne kadar alıyordu götüne…
Gülay ile o unutulmaz iki gün boyunca Adem ve Havva gibi yaşadık evin içinde… Seviştik durduk. Kızlığına dokunmadan, yapılabilecek ne varsa aklımıza gelen her şeyi yaptık.
Her güzel şey gibi o iki harika gün bitti sonunda… Acele acele evi derleyip toparladık beraberce, temizledik, seks yuvamızda hiç bir iz, delil bırakmadık. Gülay evine gitti, iki gün baldızımla seviştiğimiz yatağımıza o gece yatağın sahibi, karım girdi.
O da ayrı kaldığımız iki gün boyunca fena özlemişti beni, seks yapmayı… Gece boyunca üstümden inmedi eşim de… Bu kez am sikmenin tadına vardım karımla… İki gün boyunca göt sikmenin üstüne am sikmenin güzelliğini yaşadım.
Cennet böyle bir şey olmalı… Hurilerle sevişilen, mutlu yaşanan bir yer…
Taze Gelini Kocasından Önce Ben Siktim
17 yıllık evliliği olan biriyim. Geçen yıl yan komşumuz, yeni evlenecek bir çifte evini kiraya vermişti. Ancak acilen memlekete gitmesi gerektiği için, anahtarı bize bırakıp, “Evi yeni evlenecek bir çifte kiraladım. Adam evi gördü ama karısı da görmeye gelecek. Bir zahmet geldikleri zaman evi göster…” diye ricada bulunmuştu. Ben de kırmadım anahtarı alıp karıma verdim.
Cumartesi günü idi balkonda oturuyordum. Kiralanacak evin önüne bir araba geldi. Arabadan genç bir bayan indi ki, sanırsınız Tanrı onu yaratmak için tüm zamanını harcamış! Bir kadın bu kadar mı güzel ve alımlı olur! Bir anda çarpıldım. Sülün gibi, boy pos onda, endam onda, güzellik derseniz onda! Rahat bir elbise giymiş olmasına rağmen tüm vücut hatları belli oluyordu. Derken şöför koltuğundan bir adam indi. Sallapati, kılıksız bir adam. Meğerse damat adayı o imiş. Bir adama baktım, bir de gelin adayına baktım, (Bu nasıl bir adalet, bu nasıl bir dünya? Adam gelin adayına hiç yakışmıyor, çirkin, kılıksız, kaba saba bir adam. Nasıl olur da böylesine güzel bir kadın, böyle bir Hanzo ile evlenir?) diye düşünmeye başlamıştım ki, seslenmeleri ile kendime geldim.
Gelin adayı bana sesleniyordu, kadife gibi bir sesi vardı, “Afedersiniz bu evi kiralamıştık, ama sanırım ev sahibi evde yok. Yardımcı olurmusunuz?” dedi. Erkek duruyor yanındaki bayan benimle konuşuyordu. Ben de “Anahtarı bize bıraktı. Sanırım yeni evlenecek çift sizsiniz?” dedim. Onaylarcasına başını salladı. Anahtarı aldım ve aşağı indim, kiralanacak evin kapısını açmak için yanlarına gittim. Müthiş bir parfüm kokusu. Yakından bakınca pürüzsüz bir cilt. Harika bir çift yemyeşil göz. Dolgun etli dudaklar. Tabiri caiz ise, bir içim su! Kapıyı açtım, evi gezmeye başladılar. Ben bu arada kaçamak gözlerle onu süzüyordum. Kendisini süzdüğümün farkına vardı ve “Ev küçük gelir, ama iyi bir komşumuz olacağı kesin. Küçük gelmesine rağmen tutacağız.” dedi. Ben de “Hayırlı olsun. Buyrun bir kahvemizi için.” diyerek yukarı davet ettim. Benim hatuna seslendim, birer kahve yaptı.
Kahvelerimizi içerken de, “Düğün ne zaman olacak?” diye sordum. Gelin adayı isteksiz isteksiz “Yakında olacak… Aslında hiç olmasa daha iyi, ama bir defa evet dedik, geri dönüşü yok. Mecburen olacak artık…” dedi. Ama bunu söylerken de adama sert sert baktı. Adam tam bir öküz! Ne konuşuyor ne karşısındakine bakıyor, hep susuyor. Kahveleri içtik, tuvaleti sordu. Benim hatun gösterdi, tuvalete girdi çıktı. Müsade istediler ve gittiler…
Ertesi günü gelin adayı (Hatice) tekrar geldi. Benim hatun pazara gitmişti, içeri buyur ettim, gelme nedenini sordum. Eve bir kez daha bakmak istediğini söyledi. Ben de anahtarı alıp tekrar kapıyı açtım ve evi gezdirdim. Kendisine evi gezdidirken, neden gönülsüz bir şekilde evlilik yapmak istediğini sordum. O da, aslında başka birini sevdiğini, ama ailesinin vermek istemediğini, bu adamla da aile zoru ile evlenmek zorunda kaldığını ve bu adamın karısından ayrıldığını ve 3 çocuğu olduğunu, zorla verdiklerini falan anlattı.
Biraz kendisini teselli edici sözler söyledim, yakınlık gösterdim. Gözlerinin içi parlamıştı. Zamanı varsa birlikte oturup konuşabileceğimizi söyledim. O da, zamanının bol olduğunu, çünkü nikahlarının kıyıldığını, artık o adamın nikahlı karısı olduğunu, ailesinin birşey demediğini söyledi. Ben de kendisine, “Seni buradan alırsam dikkat çeker, istersen caddede bekle, arabayla gelir seni alırım.” dedim, kabul etti ve ağır ağır caddeye doğru yürüdü. Ben de hemen eve çıkıp üzerimi değiştim ve arabaya binip caddeye çıktım. Hatice yavaş yavaş yürüyordu, arabaya aldım kendisini, baraj gölünün kenarına götürdüm. Yol boyunca hiç konuşmadık, ıssız bir yere gelince arabayı park ettim.
Sağdan soldan konuşmaya başladık. Yavaş yavaş elimi eteğinin altına doğru, bacaklarında gezdirmeye başladım. Hatice önceleri biraz çekinir gibi oldu, ama sonrasında sesini çıkarmayınca, ben daha da ileri gittim. Elimi amına doğru götürdüm, parmaklarım artık amını örten külodunun üzerinde geziyordu. Elimi yavaş yavaş külodunun altına, amına doğru sokmaya başladım. Amının etrafında parmaklarımı gezdirmeye başladım. Amı yanmaya, suyu akmaya, Hatice de inlemeye başlamıştı. Dudaklarına doğru uzandım, alev alevdi dudakları. Dudaklarımız kenetlenmişti, artık dönüşü yoktu! Yavaş yavaş dilimi ağzının içinde dans ettiriyordum, yanıyordu. Dillerimiz, tıpkı dişi kobra ile erkek kobra yılanının dansları gibi, birbirleriyle dans ediyordu.
Elimi elbisesinin altına sokup, göğüslerine doğru uzanmaya başladım. Dudaklarını kurtarıp, “Arka koltuğa geçelim!” dedi ve geçtik. Sol yanımda oturuyordu. Tekrar başladık öpüşmeye. Bir yandan öpüşüyoruz, bir yandan da birbirimizin elbiselerini çıkarıyorduk. Ben bir külotla, Hatice ise sütyen ve külotla kalmıştı. Elini külotumun üzerinden sikime attı. Yavaş yavaş okşuyordu ve “Hayatımda ilk kez bir erkekle bu kadar yakınım ve ilk kez bir erkek siki göreceğim!” dedi. Benim ufaklık 20 cm uzunluğunda ve bir çay bardağından kalın. Elini külotumun içine sokup sikimi avuçlamaya basladı. Ben de sütyenini kopçalarından kurtarıp göğüslerini ortaya çıkardım. Dipdiri göğüsler, uçları fındık iriliğine ulaşmıştı, etrafı pespembe idi. O kadar güzel bir görünümleri vardı ki, ikizlerin başlarına hafif hafif ısırıklar atıyor, dilimle ıslak ıslak yalıyor, mıncıklıyor, avuçluyordum. Hatice’nin iniltileri artık doruğa çıkmıştı…
Boynunu, göğüslerini ve göbek deligini yalayarak, amına doğru indim. Bacaklarını araladım, koltuğa sırt üstü yatırıp, kafamı bacaklarının arasına gömdüm. Amının etrafında dilimi gezdiriyor, bızır’ına hafif ısırıklar atıyor, dudaklarımla da amının dudaklarını ısırıyordum. Hatice ise başımı bastırıp, dilimi amının içine sokmamı istiyordu. Dilimi artık amının içine sokup çıkartmaya başlamıştım, bir yandan da orta parmağımla o hiç ellenmemiş göt deliğini zorluyordum. Dilim amının içindeyken, orta parmağımı da tırnak boğumuna kadar götünün içine sokmuştum. “Beni sikecekse adam gibi bir adam siksin! Beni sen sik, parçala ama o öküz beni bozmasın! Sen boz bekaretimi, amımı parçala, bu am sana feda olsun!” diyor, başını sağa sola çeviriyor, elini ısırıyor, “Sikini sok artık, dayanamıyorum!” diyordu. Yukarı doğru çıkmaya başladım dudaklarımız tekrar kenetlenmişti.
Bir anda elini sikime götürüp, sikimi gövdesinden kavradığı gibi amına sürtmeye başladı. Acele etmemesini söyledim, “Yalamak istermisin?” dedim. “Daha önce hiç yalamadım ki!” dedi. “Dondurma yediğini düşün, tıpkı dondurma yalar gibi yalayacaksın.” dedim. Hatice ürkek ürkek doğruldu, ben koltuğa oturdum, o kucağıma dogru uzandı ve sikime baktı, “Bu ağzıma sığmaz.” dedi. “Sığdırmak istersen sığdırabilirsin.” dedim. Dilini yavaş yavaş sikimin başında gezdirmeye başladı. Dili yanıyordu, dilinin sıcaklığını sikimin başında hissetmiştim. Artık yavaş yavaş ağzına almaya başladı. Sikim yarısına kadar ağzındaydı ve sikimin küçük diline değdiğini hissetmeye başladım. Boşalmam an meselesiydi! “Ağzına boşalabilirim, istermisin?” dedim. Sikim ağzındayken kafasını ‘Evet’ derscesine salladığı anda, bir volkan gibi ağzına patlamıştım. Görmeliydiniz, öyle bir emişi vardı ki, vantuz gibi emiyordu. Son damlasına kadar yuttu, sikimi yalayarak temizledi.
Gözlerini gözlerime dikti gülümsedi, “Sikinin çok güzel bir tadı varmış, artık vazgeçmem!” dedi ve tekrar yalamaya başladı. Sikim yine kazık gibi olmuştu. Artık amının içine girmek istediğimi, dayanamadığımı söylediğimde, “Durduğun hata! Sok! Ne olursa olsun, bu amı sen boz! Sen parçala! Yeterki beni sen sik!” dedi. Yavaş yavaş amına doğru yüklenmeye başladım. Amının suları koltuğa akmış, bacaklarından aşağı süzülmüş, göt deliğine doğru akıyordu. Yavaş yavaş başını soktum. Biraz yüklenince bir çığlık attı ve “Ne olur sokma! Canım yandı!” dedi. Kendisini serbest bırakmasını söyledim. “Canım yanıyor, ne olur ileri gitme!” dedi. Ama dinleyen kim, bir anda yüklendim, yarısından fazlasını sokmuştum. Sikimi geri çektiğimde kıpkırmızı kan olmuştu. Bekareti gitmişti! Tekrar kökledim. Bana öyle bir sarılıp, sırtıma tırnaklarını geçirerek, “Erkeğim! Artık kocam sensin. Bu amı hep sen sikeceksin. Gerdek gecemde de sen olacaksın, gerdeğimi de senle yaşayacağım. Sok! Köküne kadar sok!” diye arabanın içinde inlemeye başlamıştı.
Artık rahat rahat içine girip çıkıyordum, ikinciye boşalmam 15 dakika kadar sürmüştü, ama değmişti. Ben bir kez orgazm olup içine boşaldım, ama o sayısız kez orgazm olmuştu. Her orgazm oluşunda sarsıla sarsıla boşalıyordu. Sevişmenin verdiği heyecanla, gögüslerini ve göbeğinin etrafını morartmisim. Bundan dolayı tedirgin olmuştu, çünkü 4 gün sonra düğünü olacaktı. O gün arabanın içinde 3 saat seviştik ve onu 2 kez amından, 1 kez de ağzından sikmiştim. Artık ne o, ne de ben, birbirimizden ayrılacak halde değildik. Hatice’ye, isterse ev açabileceğimi söyledim. Kocasından ayrılması gerektiğini, ama bunun hemen olmayacağını, ama artık o adamın koynuna girmeyeceğini, ona karılık yapmayacağını, kendisinden uzaklaştıracağını, belki o zaman olabileceğini söyledi. Vay be… Olaya Bak! Bir kez ev görmeye geldi çarpıldım, ikinci gelişinde ise altıma almıştım! Gerçi o bunu, kocası olacak adama inat uğruna yapmıştı, ama o inatla başladığı ilişkiden memnun kalmış ve bana ‘Gerdek gecesi’ sözünü vererek ayrılmıştı benden. Ama nasıl olacaktı, gerdek gecesi beni nasıl koynuna alacaktı?
Kendi eliyle düğün davetiyesini getirmişti iki gün sonra. Yine benim hatun evde yoktu, içeri girdi, gözlerinin içi gülüyordu. Kapıyı kapattım ve hemen Hatice’yi duvara yaslayıp dudaklarına yapıştım. Karşı koymaya çalıştı ama bir kere ok yaydan çıkmıştı. Eteğini yukarı doğru sıyırdığımda, “Ne olur yapma. Bırak gideyim. Sana söz veriyorum gerdek gecemde yine senin olacağım, ama bugün yapma!” diye yalvarmaya başladı. “Peki, 2 gün sonra düğünün olacak, o zaman gerdekte nasıl beraber olacağız?” dedim. “Gerdeğimiz düğün günü olmayacak, düğünden sonra olacak, çünkü düğünden sonra ben babamın evinde kalacağım, 3 gün sonra buraya geleceğim.” deyince, ben de, “Seni sikmeden bırakmam Hatice. O günden beri aklımdan hiç çıkmıyorsun! Bu gün seni sikecem!” dedim.
“Ama kesinlikle amıma girme, adetim başladı! Ağzıma alayım, arkadan vereyim, ama amıma girme!” dedi. “Tamam.” dedim, duvara yönünü çevirdim, ellerini duvara dayadım. Hiç sevişme falan yapmadan, kazık gibi olmuş sikimi göt deliğine dayadım! “Ne olur krem falan sür, bir şeyler yap, canım yanıyor!” diyor başka bir şey demiyordu. “Hayır, seni böyle sikeceğim!” dedim. Sikimin başını biraz tükürükledim. Parmaklarımı da tükrüküleyip göt deliğine doğru sürdüm. Zorlaya zorlaya başını soktum. Elimle de ağzını kapattım ki kimse çığlığını duymasın diye. Ve öyle bir yüklendim ki, yarısından fazlasını soktum götüne. Hatice bir anda yere yığılacak gibi oldu, sesi kesildi. Duyduğu acıdan dolayı kendinden geçmisti. Ellerimle kasıklarından tutarak kendime doğru çektim, sesi çıkmıyordu. Koltuğa doğru, sikim götünde, sürükleyerek götürdüm ve koltuğun kenarına başı gelecek şekilde bıraktım. Sikimi çektiğimde, sikim kan içindeydi. Götü kanıyordu…
Hemen banyoya girdim, sikimi yıkadım geldim. Hatice’nin götünden epeyce kan akmıştı. Kanayan yeri sildim, koltuğa uzattım. Göt deliğine epey bir parça pamuğu parmaklarımla soktum. Biraz sonra kendine gelmeye başlamıştı. Sesi çıkmıyor ve kızgın kızgın bana bakıyordu. Sadece, “Bunu yapmamalıydın. Sana güvenmiş bekaretimi vermiştim, oysa sen beni mahvettin!” dedi. Gitmek için ayağa kalktı, ama yürüyemiyordu. Biraz daha oturdu ve dinlendi. Sonra kalkıp, bitkin bir vaziyette, götünü tutarak gitti…
Düğününe gittiğimde gördüm, ayakta zor duruyordu. Büyük hasar vermiştim ona.