Deli Dolu Yengem
Yengem beni nişanlımla sevişirken yakaladı hem kendini ikram etti hem arkadaşını
Yengem 40 yaşında, dayımdan ayrılmış, kızını evlendirmiş, kendi hayatını kurmuştu. Biraz deli dolu bir kadındı yengem… Hiç utanma sıkılma olmadan, her yerde her şeyi açık saçık konuşan, biraz da patavatsız birisiydi.
Boşandıktan sonra etraftan laf söz olmasın diye kapanmıştı. Ama evinde rahat biriydi, tişört ve pijama altı giyerdi genellikle. Yengemin ev hali çok hoşuma gidiyor, belli etmeden amına götüne ve memelerine bakıyordum.
Birkaç kez de tesadüfen giyinirken sütyen külotla görmem ilgimi daha çok artırmıştı. Memeleri, bacakları, götü harika idi. Eve gidince yengemi düşünerek otuzbir çekiyordum, harika oluyordu. Belki de dayımdan boşanmış olması yüzünden daha bir sikilecek kadın gözüyle bakabiliyordum yengeme…
Henüz 25 yaşındayım ve nişanlıyım. Nişanlım bir markette çalışıyor, ben de şoförlük yapıyorum. Ailem yurt dışında olduğundan evde yalnız yaşıyorum. Benim evi ayda bir kere temizlemeye gelen kadın köye taşındığı için evi temizletecek birini arıyordum. Yengem,
"Ben temizleyim Osman'ım, boş boş oturmaktan sıkıldım!" deyince evin yedek anahtarını verdim. Ertesi gün sabahtan evi temizlemeye geleceğini söyledi. O gece sabahı zor ettim. Sabah olmuş, heyecanla bekliyordum ki, yengem aradı,
"Yarın geleyim, Remziye bana kahve içmeye gelecek!" dedi. Hayal kırıklığımı saklamaya çalışarak,
"Sorun yok yenge, ne zaman istersen gel, nasıl olsa anahtar var sende!" dedim.
Ama doğrusu gelemeyeceğine üzülmüştüm. Çünkü yengem kendi evinde temizlik yaparken sürekli eğiliyor, domalıyor, göğüslerinin bir kısmı ve açılan belinden külodu kısmen görünüyor, farkında olmadan bana bol bol otuzbir malzemesi veriyordu. Eve döndüğümde de beynime kazınmış o görüntülerle sikime asılıyordum.
Kendi kendime, (Şansına küs Osman, bugün yengenden sana malzeme yok!) deyip bir sigara yaktım. Efkarlı efkarlı sigara içerken nişanlım aradı,
"Bu gün izinliyim, gezmeye çıkalım mı?" dedi.
"Olur!" dedim. Öğlen çıkmak için anlaştık. Daha vakit var diye ben üzerimde sadece baksırla yatıyorum, telefondan porno izleyip sikimi sıvazlıyordum. Az sonra kapının zili çaldı, pornoyu kapatıp kapıya koştum. Kapının gözetleme dürbününden baktım ki nişanlım kapıda…
"Hayırdır aşkım, hani öğlen çıkacaktık ya?" dedim.
"Evde canım sıkıldı, öğleni bekleyemedim. Hadi çıkalım!" dedi.
"Tamam, gel içeri iki saniye!" dedim. Nişanlımla fırsat buldukça öpüşüyorduk, fazlası yoktu, daha ileri gitmiyorduk. Üsümde külot olmasına rağmen çekinmedi, sarıldı bana… Biraz öpüştük, koklaşık. Nişanlım neden sonra şişmiş dudaklarını çekti,
"Hadi hazırlan çıkalım!" dedi.
"Biraz daha öpüşelim!" dedim. Nişanlım öpüşmeyi çok seviyordu, öpüşmeye devam ettik. Benim sikim baksırın içinde çadırı kurdu tabii. Nişanlıma,
"Aşkım, dayanamıyorum. İleri gitmeden biraz sevişelim!" dedim. Önce,
"Olmaz!" dedi. Israrlarıma dayanamayıp, "İyi hadi, tamam, sevişelim. Ama fazla ileri gitmek yok!" dedi. Benim odama gidip yatağa uzandık. Nişanlımın üerinde tişört ve kot pantolon vardı, öylece yanıma yatmıştı.
"En azından tişörtü ve kot pantolonu çıkarsan aşkım?" dedim.
"Ya olmaz, sabret, iki ay sonra evleneceğiz!" dedi. Ben yalvardım,
"Yemin ederim ileriye gitmeyeceğiz, nolur çıkar!" diye. Zor bela ikna ettim, çıkardı kıyafetlerini, sadece sutyen külot kalmıştı.
"Bunları çıkarmam ama, ısrar etme!" dedi.
"Tamam aşkım!" dedim. Ufacık tanga külot giymişti.
"Harika külodun var! Güzelliklerini saklayamıyor." dedim, güldü, yanıma yattı.
Öpüşüyoruz, bacaklarını, götünü her yerini okşuyorum. Memeleri sutyenin üzerinden okşayıp öpüp yalıyorum, ama zevk vermiyor. Herhalde sütyen üzerinden olunca kendisi de zevk alamadı ki, memesinin tekini sütyenden çıkardı.

Okşadım, öpüp yaladım, emdim. Hoşuna gitmişti, diğer memesini de sütyenden çıkardı. Avuçlarımla sıkıştırıp sırayla uçlarını emiyor, yalıyordum memelerini. Bu arada benim üzerimdeki tek giysi olan baksır külotun üzerinden sikimi amcığına sürtüyorum.
Kumaş üstünden de olsa amına klitorisine yaptığım baskı nişanlımın hoşuna gitmişti. Elini uzatıp külodun üzerinden sikimi elleyince, ben doğrulup donumu biraz indirdim. Demir gibi olmuş, damarları fırlamış sikime merakla bakıp,
"Hey, söz verdin bana… Küloduna geri sok şunu!" dedi.
"Ya bir şey olmaz, bırak özgür kalsın! Nasıl? Hoşuna gitti mi benimki?" dedim.
"Ne diyeyim? Gitti tabi, fena değilmiş. En azından küçük olmadığını görmüş oldum. Hatta epey de büyükmüş. Hadi, şimdi küloduna geri sok şunu!" dedi.
Öpüşmeye, yiyişmeye devam ediyorduk. Nişanlım,
"Dur bir saniye, sütyen böyle rahat vermiyor!" deyip sütyeni tamamen çıkardı. Memelerini şimdi daha rahat öpüp yalıyor, emiyor, meme uçlarını içime çekiyordum.
Nişanlım zevkten deli olmuştu ve inlemelerine hakim olamıyordu. Fırsat bu fırsat deyip külodunu yandan tutup aşağı sıyırdım. Nişanlım hemen külodunu geri yukarı çekti, fazla da sert olmayan bir sesle ikaz etti beni,
"İleri gitmek yok dedim!"
"Rahat ol, yemin ederim ileriye gitmeyeceğim, sadece sürteceğim biraz!" deyip külodunu indirip çıkardım. Sonra da benim külodu tamamen çıkardım.
Şimdi ikimiz de çırılçıplaktık ve tam kıvama gelmiştik. Misyoner pozisyonunda bacak arasına yanaştım, sikiyormuşum gibi nişanlımın amına boylu boyunca sürtüyordum sikimi. Amı çoktan ıslanmıştı.
Ama nişanlım sokacağım diye çok korkuyordu, ki elini uzatıp sikimi tuttu, sikimi amının dudakları arasına kendisi sürtmeye başladı.
İkimiz de inanılmaz zevk alıyor, deli gibi inliyorduk ki, birden bire odamın kapısının açılması ile çok korktuk. Hemen yorganı üzerimize çektik. Yengem içeri giriverdi bir anda… Tabi biz örtünene kadar her şeyimizi görmüştü kadın… Halimize bakıp güldü ve
"Nişanlı kumrular, evlenmeyi bekleyemediniz mi?" dedi. Nişanlımın suratı kıpkırmızı olmuştu,
"Bildiğin gibi değil yenge..." diyor, açıklama yapmaya çalışıyordu. Ama ne desen boş, yengem bizim gerçekten sikiştiğimizi sanmıştı. Yengem,
"Yahu utanmayın çocuklar… Ben de zamanında nişanlıyken böyleydim!" dedi, halen gülüyordu. Ben,
"Yenge yaa… Hani bugün gelmeyecektin?" dedim yorganın altına saklanmış vaziyette...
"Remziye çok durmadı, kalktı. Ben de temizliğe geleyim, iş bitsin dedim. Sen evde yoksun sandım, ama meğer siz evde mercimeği fırına vermişsiniz!" dedi.
Nişanlım memelerini ve amını elleriyle örterek kalktı, giyinmeye başladı. Ama yengem nasıl bakıyor nişanlımın vücuduna,
"Cenabet durmayın çocuklar, girin duş alın!" dedi. Nişanlım büyük bir utanç içinde,
"Valla bir şey yapmadık!" dedi.
"Yapmadık diyorsun ama zevk suların amından bacaklarına akmış!" deyip güldü. Sonra da bana dönüp, "Cidden bir şey olmadı mı?" dedi. Ben de yataktan öylece kalkıp giyinirken,
"Yok valla yenge!" dedim. Yengem her zamanki küfürbazlığıyla,
"Ulan yalancılar, çırılçıplak soyunmuşsunuz. Seni kızın amının üstünde yakaladım, nasıl bir şey olmaz? Sen nasıl bir erkeksin?" dedi. Nişanlım bu arada giyinmişti, yengeme,
"Aman yenge… Gaz verme Osman'a!" dedi.
"Kızım, öyle ya da böyle bu yarağı yiyeceksin. Ha şimdi yemişsin, ha evlenince! Niye vermiyorsun benim yiğidime?" deyip güldü. Ben de giyinmiştim,
"Biz gezmeye çıkacağız yenge!" dedim. Yengem,
"İyi çıkın bakalım… Cenabet cenabet dolaşın! Çarpılacaksınız len…" dedi.
"Valla yok öyle bir durum!" deyip çıktık. Nişanlım çok utanmıştı,
"Ya yengen söylerse birilerine, evlenmeden yapıyorlar derse?" dedi.
"Saçmalama kızım, kime söyleyecek?" dedim. "Hem söylese ne olacak, nişanlıyız biz, nasıl olsa evleneceğiz. Sevişiyorsak kime ne?"
Ama gün boyu nişanlım kafasından atamadı o korkuyu... Akşama kadar gezdik. Nişanlımı evine bırakıp kendi evime geldim. Yengem halen evdeydi. Evi temizlemiş, çamaşırları yıkamıştı. Yengeme para verdim, almak istemedi,
"Rüşvet mi veriyorsun?" deyip güldü.
"Rüşvet değil kız, başkası temizliğe gelse alacak parayı!" dedim, zorla verdim.
Sonra yengem kahve yaptı. Kahvelerimizi içerken bugün yaşananlar hakkında konuştuk.
Yengem halen sikiştiğimizi düşünüyordu. Sikişmediğimize yemin ettim. Yengem hiçbir konuda lafını esirgemezdi,
"Götten de mi vermedi bu kız sana?" diye sordu. Baktım, ciddi ciddi soruyor,
"Yok yenge, ordan da vermedi!" dedim. Yengem nişanlıma iyice sinir olmuştu,
"Ulan senin gibi bir erkeği bulmuş, ne amdan veriyor, ne götten! Ağzıyla da mı boşaltmadı seni?"
"Yok!" deyip başımı öne eğdim. Yengem halen nişanlıma saydırıyor,
"Namuslu orospuya bak hele, kaldırdığı yarağı da indirmiyor zilli! Ah ulan ah! Ulan benim on tane kızlığım olsa onunu da verir indirirdim o yarağı!" diyordu.
Bu arada yengemin bu amlı götlü yaraklı ahlaksız konuşmalarıyla sikim kalkmış, pantolonumun önünde çadırı kurmuştu. Yengem de fark etmişti. Gülerek ayağa kalktı, temizlik yaparken giydiği tişörtü ve eşofman altını çıkarıverdi. Bir anda sütyen külot ile kaldı. Ben tabii şoka uğramış, şaşkın gözlerle ne olduğunu anlamaya çalışırken, yengem,
"Nişanlın kaldırmış ama indirmemiş. Ama ben öyle değilim, ben kaldırdığımı indiririm!" deyip sütyen külodu da çıkarıp çırılçıplak yanıma oturdu.

Elini önüme attı, pantolonun üstünden sikimi avuçlayıp,
"Çıkar bakayım üstündekileri!" dedi.
Durur muyum, hemen soyunup çırılçıplak kaldım ve tekrar oturdum. Yengem sikimi biraz sıvazlayıp eğildi ve ağzına aldı.
Off… Olamazdı böyle bir zevk. Yıllardır hayaliyle otuzbir çektiğim yengem bana sakso çekiyordu. Fakat bu muhteşem olay çok kısa sürdü, daha bir dakika bile geçmeden boşalacağımı hissettim. Utana sıkıla,
"Yenge… Ohh… Yengemm… Geliyorum!" diyebildim. Ama yengem hiç istifini bozmadan saksoya devam etti. Ve ben ağzına boşaldım tabii. Ama ne boşalma, döllerimin sonu gelmeyecek gibiydi.
Yengem döllerimin hepsini yutmuştu. Sikimden son çıkan dölleri de yaladı. Ağzını koltuğun üstünde duran tişörtüne sildi. Sonra elimden tutup beni ayağa kaldırdı, sürüklercesine odama götürdü. Yatağa uzanıp öpüşmeye başladık.
Yengemin o beni hep azdıran memelerine saldırdım. Memelerini avuçlayıp yoğurdum, öpüp yalayıp emdim. Zevkten kıvranıyor, inliyordu,
"Ohh… Yengemm… Çok özlemişim yengem! Öp yengem… Yala…"
Yengem başımı aşağı doğru bastırınca ne istediğini anladım. Aşağı kayıp amını yalamaya başladım. Amı zaten ıslaktı, yalayınca vıcık vıcık oldu. O kadar tatlı bir amı vardı ki, yalamayı hiç bırakasım gelmiyordu.
Orgazm edene kadar yaladım yengemin amını. Sonra tekrar yukarı çıkıp memelerine yumuldum. Yengem elini aramıza atıp sikimi yokladı.
Sikimin yeniden sertleşmiş olduğunu anlayınca beni sırt üstü yatırdı. Sikimi biraz yalayıp üstüme çıktı. Eliyle sikimi amına yerleştirip oturup kalkmaya başladı.
Öyle güzel sikişiyordu ki, sanki yengem beni sikiyordu. Demin ağzına boşaldığım için ikinciye kolay kolay boşalmayacaktım, ki sikişmemiz epey uzun sürdü.
Yengem bir kez daha orgazm olunca pozisyon değiştirdik. Bu sefer misyoner pozisyonunda sikmeye devam ettim. Ve boşalacağımda da amından çıkıp memelerine boşaldım.
Biraz dinlendikten sonra bir posta da domaltıp siktim yengemi. Bir saatin sonunda yengem yıkanıp gitmiş, bende de yengemi sikmiş olmanın verdiği zevki kalmıştı.

Artık hemen hemen her gün yengemle sikişiyorduk. Bazen benim evde, bazen onun evinde. İkimiz de çok mutlu oluyorduk. Yaklaşık bir ay kadar bu sikişmelerimiz böyle devam etti. Yine güzel bir sikişin ardından yengem,
"Yarın senin evi temizlemeye Remziye'yi göndereceğim!" dedi ve güldü.
"Niye gülüyorsun?" diye sorduğumda,
"Bakalım Remziye'yi sikebilecek misin!" dedi. Remziye dediği kadın yengemin yakın bir arkadaşıydı ve evliydi. Bir çok kez Remziye'yle yengemin evinde karşılaşmıştık, neşeli ve şakacı bir kadındı.
"Remziye'yi sikme işi de nerden çıktı?"
"Kocası çok ihmal ediyor Remziye'yi. Kadının güzel bir sikişe ihtiyacı var, ama o benim gibi atılgan değil, epey bir uğraşman gerek sikebilmen için!" dedi. Ben de,
"Bakarız yarın duruma!" dedim, ama heyecanlanmıştım.
Ertesi gün Remziye temizliğe gelmişti. Minyon, ufak tefek bir kadın idi. Ufacık götü vardı. Odaya gidip üstünü değişti geldi. Gri bir tayt, beyaz bir tişört giymişti. Saçlarını da açmıştı.
Temizliğe salondan başladı. Ben de yardım ediyordum. Arada bir domalan Remziye'nin beli açılıyor, pembe külotu az da olsa görünüyordu. Salonun temizliği bitince mola verdik.
Kahveyle sigara içiyoruz. Karşımda oturuyor, tayttan amcığın şekli belli oluyordu. Dolgun amcığı vardı. Kahvelerimizi ve sigaralarımızı içerken çaktırmadan taytın önünü şişirmiş yumruk gibi amcığına baktım.
Kahvelerimiz bitince temizliğe devam ettik. Diğer odalar ve mutfak bittikten sonra en son banyoya girdik temizlik için. Ben hortumla fayanslara su tutuyorum, Remziye süngerle yıkıyor. Bilerek biraz üstüne tutup ıslatıyorum. Remziye gülüyor,
"Yapma, donuma kadar ıslattın!" diyor, şakalaşıyoruz. Bir ara küvetin içine girdi,
"Şu kovaya su doldur!" dedi. Doldurdum. Hiç beklemediğim bir anda tası kovaya daldırıp su aldığı gibi suyun yarısını yüzüme, diğer yarısını şortuma attı. Tam kaçacaktı ki, kolundan tutup yakaladım,
"İntikamım kötü olacak!" dedim.
"Yapma!" dese de kovada kalan suyu tepesinden aşağı döktüm.
Remziye sırılsıklam olmuştu, bana şaka yollu vurmaya başladı. Ben de güya vurmasın diye ona sarıldım, şaka yollu biraz götünü elledim, memelerini elledim. Remziye,
"Tamam, yeter bu kadar şaka!" deyip kollarımın arasından sıyrıldı. Havlu alıp kurulanmaya başladı. Kurulanırken,
"Ee, yanımda başka don yok, ne yapacağım?" dedi.
"Donsuz gidersin!"
"Hiç alışkın değilim!"
"Bir şey olmaz!" dedim. Havluyu beline sarıp alttan taytı çıkardı.
"Yaptığına bak!" deyip çıkardığı taytı gösterdi ve "Islak külot ile gideceğim artık!" dedi.
"Külot çok mu ıslak?"
"Evet, su gibi oldu!"
"Benim donlardan birini giy!" Güldü ve
"He, kocam görsün bir de onla uğraşayım değil mi?" dedi.
Domalır gibi eğilmiş beline sardığı havlu ile bacaklarını kuruluyordu. O manzara sikimi kazık gibi yapmıştı. Arkadan yanaştım, kabarmış önümü götüne dayadım, memelerini elleyip boynunu öptüm. Remziye,
"Rahat dur, şakanın sırası değil!" deyip önümden biraz çekildi. Omuzlarından tutup kendime çevirdim ve
"Şaka yapmıyorum, seni istiyorum!" deyip dudaklarına yumuldum.
Remziye önce biraz debelenir gibi olsa da sonra karşılık vermeye başladı. Banyoda deli gibi öpüşmeye başladık. Zaten yarı çıplaktık, tamamen soyunduk.
Kucakladığım gibi yatağıma götürdüm. Memelerinden yalamaya başladım, amına indim. Dolgun, tertemiz bir amcık. Amını yalarken kudurmuştu,
"Hadi sik!" diye inlemeye başladı hemen. Misyoner pozisyonunda amına geçirdiğimde çıkardığı inleme müthişti.
Yaklaşık bir saat boyunca Remziye ile pozisyon değiştire değiştire sikiştik. En son domaldı, götüne girdim. Rahat almıştı, yengem gibi daha önce götten çok sikildiği belli idi. Finali götünün içine boşalıp yaptım.
Düğünüm olana kadar sıraya koymuştum. Bir gün yengemi, öbür gün Remziye'yi sikiyordum.
Ama artık evlendim, ikisine de gerek kalmadı, karımla çok mutluyum :)















