seneler sonra yine başladığım yerdeyim, sanki zaman duruyormuş gibi hiçbir değişiklik göstermemem kendi suçum. değişseydim cümle yapım farklılaşırdı ya da dünya görüşüm genişlerdi. zaten kaç yıl yaşayacağım belli değil hala yapmak istediğim net bir hedefimin olmaması beni çok üzüyor. geleceğe bakamıyorum, belki de olmadığı için
kafamı yormak istemiyorum, belki her şey ayaklarımın altına serildiği için. şımarık ya da zengin büyümedim sadece yapımda var. bunun fakirliğe vurduğum an gerçekten kendimi eziyorum ve sesim çıkamaz oluyor. her insanın yanında farklı gülüşümün olması da bundan. hani o his vardır ya seni hiç ciddiye almayan insan tipi. hayır ciddiye almamak değil, onun seni hiç ciddiye almayacağını düşündüğün için yanında normal olamıyorsun. evet normal. belki önyargı belki kendini ezdirme bilmiyorum.
çok uzatınca kafayı yiyorum hiçbir şeyi uzatmak istemiyorum herkesi boğuyorum kendimi boğuyorum tek yaşamak istiyorum herkesle görüşmek istiyorum yalnız olmak istemiyorum
neden böyle konuşuyorlar az mı kaldı ömrüm
gereksiz alınıyorum belki de
sakladıklarım var kendimden utanıyorum her şeyim saydam opak olsaydı keşke neden kendime bile dürüst olamıyorum
okumak diyorum çalışmka diyorum gerçekten sevdiğim için mi yapıyor olacağım, sanmıyorum
büyük bir depresyonun eşiğindeyim yansıtmamak için çabalıyorum ne kadar takıntılı olduğum kirpiklerimden belli değil mi
sevmek
sevilmek
ne kadar basit iki kelime, birini bile tatmış olsaydım söylemek bu kadar zor olmazdı
üzülüyorum sevilmeyi hiç mi hak etmiyorum
kendimi seviyorum sevmeye çalışıyorum bu bir noktada yetiyor
bazen yetemiyorum
















