ne sen dolup taşarsın. ne benden nuh olur. sevgilim. hâlâ düzeltemedim kalbimi. her şey daha da kötüye gidiyor fakat mutlu rolünü çok iyi oynuyorum. hiç itirazım kalmadı hayata dargın bile değilim. kendime bile aldırmıyorum artık. nelerden uzaklaşıyorum. nelerden uzaklaştık. neler uzak böyle. görsen nasıl biz bile kendimize. kalbi kesip geçenin bıraktığı kesik kabuk bağlamaz insan bi' vakit sonra katılaşır acılara da ağlamaz. anlam arama bunda dilersen hiç bakma inan umrumda değil. aklıma dolanma. karşıma çıkma. beni arama. şarjım yüzde bi'. kanımda yürüyen öfke ordusu sen çarpı ikidir. tabii ki o mükemmel şiirlerden sonra bu bi' şiirdir. sen de öylesindir belki. ben fazla büyütmüşümdür gözümde seni. senin de gözünde fazla büyüttüğün başkaları gibi. sanki her şey naylondan iyiydi. sana kandığım için kendime öyle öfkeliyim ki. kurşunlara dizdireyim istiyorum yüreğimi. öyle hemen yerini arama konu sen değilsin tabii ki. konu ne zaman senden geçerse oradan koşar adım kaçacağım. çünkü yakışıklı mı benim kaçmam. çünkü ben hep bi' şeylerden yoksundum. şiirlerim bile kalmamıştı. ellerim bile yokluk içindeydi. param yoktu. babam yoktu. tüm dünya üzerime geliyordu. ama kahrolası gözlerim hâlâ seni arıyordu. hani bilirsin. sevdiğin kişiyle asla karşı karşıya gelmek istemezsin. o değil de ona olan sevgin korkutur içini. öyle bi' şey. ama tabii sen bunlardan anlamazsın. bu yazı instagramdan geçmez. senden de geçmez artık. çünkü öyle yazıyordu sokaklarda hoş günümüzü yalan sayana boş günümüzde harcarız. ne büyük laf ama. harcanan ve sürekli harcanan çocukların cevabı bi' cevap niteliğinde hayata. hiç unutmuyorum bi' sokakta da trilyon olsanız bi' gecede harcarım yazıyordu. kim bilir hangi para babası yaktı canını. alçak dağlarında yalandan yaşama öyle. sokaklar yalan söylemez. aslında sokaklar artık bi' şey söylemiyor. tamam. ben de bi' şey söylemek istemiyorum. tamam. şekilciliğine kandığımız dünyada dertler bi' şekilde hep derya. bu ekranlara yansımayacak ama sandalımızda gözü kalmış hayat deryası ve ah. ama sevin. bi' gün her şeyden vazgeçişimi seninle nasıl kutlayamadığımızın şiirini de yazacağım. kıyıya vuran gemilerden nasıl jilet yapıldığını. ş harfine tam olarak basamayan ağzımı. karanlığın dibini. ölülerin adını. türkülerin tadını. dibe bile vuramamanın ağrısını anlatacağım. konu yine senden geçmeyecek. sana neden olmaz diyemediğimi de anlatacağım. çünkü kavmime senden iyi bi' felâket bulamam. fakat ne hikmetse sende bi' efsunluk imiş. seni efsunlu gören galiba kendi içimdi. inandığım sevgin hiçbir şeyi iyi etmedi. son olarak lütfen bi' bekleyiş içine girme. beni itilmiş bi' köpek gibi hissettiren şey beni iyi etti. sana olan her şeyimi tükettim biraz da senin sayende bunun için teşekkür ederim. bu kaydı bi' belge diye saklı tutuyorum. belki bi' kanıt. bi' yerlerde bi' gün böyle hissetmiştim derim belki. sana gelince hâlâ bi' şeyler beklediğini biliyorum. belki de bekleme listende adım geçmez bulursam iyi. seni şaşırtmak istemem ama büyük bi' hayal kırıklığı olabilirim. bi' müddet kendi yağımda kavrulmayı deneyeceğim. belki şiirleri de yanıma alırım. çok güzel dostlarım var birkaç gün onlarda kalırım. ama beklenilmenin ağırlığı altında ezilirim yine sana eğmem yüreğimi. beni sana bekletmezler gerçi. doğru. dilediğin bi' hayata. dilediğin arabaya. yanında olana. birlikte kafelerde dolandığına ve allah'a emanet ol. ekmek bölmeyi bilmeyen ellerini kendime dert etmekten caydığımı bi' selam gibi iletirim. ben yanan aşkın renklerine kanacak adam değilim. her şeye rağmen hoşçakal.


















