Rengârenk bir sürü balon hayal edin. Balonların içi en sevdiğiniz kişinin kokusuyla dolu olsun. Sonra gelip balkonunuza konmuş ve hepsi patlamış...
En sevdiğiniz kaldırıma bastığınız an ayak izinizin çıktığını ve tam oradan dünyanın en güzel çiçeklerinin büyüdüğünü hayal edin. Ve her adımınızda peşinizden geldiğini...
Ve bir genç kız hayal edin. Rengârenk balonları yutup balkonların içindekileri yok saymaya çalışan... En sevdiği kaldırıma sırf çiçekler çıkmasın diye basmayıp toprakta yürüyen... Bir genç kız hayal edin. Yıllardır ona ulaşılmamış binlerce mektubu görünce, adresin yanlış olduğunu düşünen... İşte, tam olarak aklınızda çizdiğiniz resmin renkleri benim tuvalimin üzerine düşmüş gölgelerdi. Ta ki o yağmurlu akşama kadar...
Ali, içinde tuttuğu on iki yıllık kocaman aşkını bir balonun içine üfleyip balonun ipini elime sıkıştırmıştı. Ondan yaklaşık bir ay sonra, yine yağmurlu bir gecede o balon tam da göğüskafesimin solunda patlamıştı.
Yaprak














