2018'den tek dileğim var bu ne huzur ne mutluluk ne sağlık benim tek dileğim bir daha ŞEHİT HABERİ ALMAMAK 🇹🇷🤘
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Australia
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom
seen from Türkiye
seen from United States
seen from Germany

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Canada
seen from Brazil
seen from United States
seen from China

seen from Germany
seen from Canada

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United Kingdom
2018'den tek dileğim var bu ne huzur ne mutluluk ne sağlık benim tek dileğim bir daha ŞEHİT HABERİ ALMAMAK 🇹🇷🤘

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
30 farklı dilin, yüzlerce şivenin konuşulduğu bir memlekette anlaşamamak kadar doğal bir şey yok. Bunun için TEK DİL TEK DEVLET
FUŞBAL
Her ne kadar bir İngiltere, İspanya veya İtalya ligi kadar çekişmeli ve kaliteli olmasa da 7'den 70'e gönül vermiştik bir kere. Çocukluğumuzda 5 kuruşluk kames plastik top ile büyüdük. Her birimizin futbol ayakkabıları ve futbol formaları başucumuzda dururdu. Futbola ayırdığı zamanı derslerine ayırsa, şimdiye zamanda yolculuğu çoktan başaracak bir toplumduk aslında.
Uğruna neler yapmadık ki?
Neron olduk, statları, polis arabalarını yaktık.
300 spartalı olduk polise, karşı takım taraftarlarına taşla sopayla saldırdık.
Biber gazı sıktılar, derin derin nefes aldık.
Zengin olacağız hayalleri ile harçlıklarımızı iddiaya yatırdık.
Hemen hemen her erkek arkadaş ortamında, sokakta esnafla, televizyonda gazetede futbolu konuştuk. Futbolla yattık, futbolla kalktık.
Mücadeleden kaçmak için göz göre göre kendini yere atan futbolcuları, çevre baskısına dayanamayıp yanlı kararlar veren hakemleri, karate ile futbolu karıştıran futbolcuları, kin, nefret, ayrımcılık içeren açıklamalar yapan yöneticileri her ne pahasına olursa olsun, alkışladık. Hep destek, tam destek olduk.
Geçen yaz yaşadığımız kırılma ile “Futbol” kendine yeni bir kavram yaratmaya başladı. Taraftarların, sporcuların, antrenörlerin yapamadığını, “Futbol” yapmaya başladı.
Hayatımız boyunca merak etmediğimiz bir kavram olan “şike”, günlük sohbetlerde espri konusu oldu.
Medeni insanlar gibi kadın-erkek, genç-yaşlı, hep beraber izlemeyi beceremedik, şiddet uygulayan babalarına, abilerine, amcalarına, kocalarına ceza olsun diye kadınlara ve çocuklara statları açtık. Çayını, çiğdemini, kekini, kurabiyesini alan teyzelerim, ablalarım evde dizi izlemek yerine stadlarları doldurdu. Kames topunu evde bırakan, futbol ayakkabılarını ayağına, hayallerini sırtına geçiren çocuklar stadyum ile tanıştı....
70 milyondan ancak 1 veya 2 futbolcu çıkardık ama taraftarlıkta, takımına bağlılıkta beklenenin aksine rakiplerimize tulum çıkardık.
Ne yaptık ne ettik, seyir zevki ve mücadele kapasitesi gayet düşük olsa da “Futbol”u başımızın tacı, hayatımızın ortak dili olarak koruduk.
İte kaka geçen bir ligin sonucunda, “şampiyon”a karanlıklar içerisinde kupasını verdik.
Haftalarca en yakın arkadaşımız ile de, iş veya okul hayatımızdaki insanlar ile de geçen sezon sonucu hakkında günlük muhabbetler yapmaya devam edeceğiz. Galatasaraylılar Fenerlileri, Fenerliler Trabzonluyu, Bursalı Eskişehirliyi kızdırmaya devam edecek. Millet olarak ortak muhabbet kanalımız, stres atma yöntemimiz, övünç kaynağımız bu sezon olduğu gibi önümüzdeki sezonda devam edecek.
Oysaki özellikle İspanya, İtalya ve İngiltere liglerinde oynanan futbol oyununu izledikten sonra, bizim ülkede oynanan futbol oyununun İspanya'da kutlanan domates festivali kadar heyecanı, seyir zevki yok.
Muhteşem mücadelelerden, akıl dolu paslardan, kıvrak çalımlardan, sürekliliğini kaybetmeyen heyecan dolu maçlardan ligimizde pek bulunmasa da biz, futbolu gönülden sevdik.
Öyle bir sene oldu ki; kadınlarımız, erkekler maçlarda olay çıkarsa da maça gitsek durumuna geldi. Erkeklerimiz tuvalet önünden sonra, stat önlerinde saatlerce kadınları bekler oldu. Çocuklar abilerinin sinirli, saldırgan ve savaşçı olmalarından keyif duyar oldu.
Futbol efsanesi dendiğinde dünya çapında herkesin aklına gelen isimler arasında hemen hemen birinci sırada olan Pele bir açıklama yapmış. “Günümüzde futbol oynamak artık daha kolay”. Teknolojik spor ekipmanları, oyunun sürekliliğini ve adaletini artıran oyun kuralları, hakemler arası koordinasyon ile artık herkes futbolcu olabilir. Biz yuvarlak olmayan toplar, pamuktan formalar, patates tarlasından hallice sahalar, kemik seslerinin eksik olmadığı maçlarda top oynadık. Çalım attığında ayağını kıran rakip futbolcu, günümüzde olduğu gibi dünyanın gözüne sokulmuyordu. Her şey serbestti”, demiş.
Geçen bir sezonun ardından, bu mücadelede emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler sunuyorum.
Her yönü ile tartışmaya açık olan geçen sezonun; mücadelesi bol, seyir zevki yüksek, oyun kalitesi zengin, centilmenlikte topluma örnek olan futbol oyununa geçiş sürecinde başlangıç olmasını dilerim.
Taraftar olarak harcadığımız paranın, ayırdığımız zamanın, riske ettiğimiz değerlerin oyun sırasında ve sonrasında bizlere daha kazançlı olarak dönmesini bekliyoruz. İzlediğimiz mücadelenin heyecanı sonucu stres attığımız, deplasmana gelip de galip ayrılan ezeli rakibi alkışlayarak gururlandığımız, akıl dolu ve saygıdeğer oyun kalitesinin her türlü maddi ve manevi desteği hakkettiği, Türk gençlerinin başarıları ile göğsümüzün kabardığı nice adil-kaliteli sezonlar geçirmek dileğiyle.
Biiiiiirrrrrrr, ikiiiiiiiiiiiiii, üüüüüüüüüüüç.
Lay lay lay, lay lay lay, lay lay lay lay laaaaaaaaaay...
Güray Zünbül
" Sometime dergisi 1 Haziran baskısından alıntıdır"