Ne kadar şükretsek kâfi gelmez..

seen from Australia
seen from Netherlands

seen from Australia
seen from China
seen from China

seen from Malaysia
seen from United States
seen from China
seen from China

seen from United States
seen from China

seen from United States
seen from China
seen from Australia
seen from South Korea

seen from United States
seen from Türkiye
seen from Singapore

seen from Poland

seen from United States
Ne kadar şükretsek kâfi gelmez..

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Günün Kelimesi #tedrisat : öğretim, eğitim, ders verme ... #güzelkelimeler #gününkelimesi #1001Kelime
"Allah, hiçbir kitabını Resul'süz göndermemiştir. Bu da bize insanoğlu’nun bir muallimi olmadan herhangi bir tedrisatta bulunamayacağını gösteriyor."
Allâme Muhammed Tâkî Osmânî
Muhammed ibn İsmâîl (rahmetullâhi aleyh) şöyle demiştir: "Ahmed ibn Hanbel nalları (ayağa giyilen şeyleri) elinde bulunur halde yanımızdan geçti Bağdatın yollarında koşar halde, bir ilim halkasından öteki ilim halkasına intikal ediyor (geçiyor)."
İmam Şafiî (rahmetullâhi aleyh) şöyle demiştir: "Kur'ân'ı yedi yaşında iken ezberledim ve Muvatta' kitabını (imam Malik'in yazdığı Muvatta' adlı hadis kitabını) ise on yaşında iken ezberledim."
Irak fakîhi Abdullâh ibn Muhammed (rahmetullâhi aleyh), Hanbeli fıkhı hususunda el-Muğnî kitabını 23 defa okumuştur.
Hadis hafızı en-Nevevî (rahmetullâhi aleyh) günde 12 ilim dalı hususunda 12 derse katılırdı.
İbn-i Hacer el-Askalâni (rahmetullâhi aleyh), Mu'cemu't-Taberânî kitabını bir oturuşta öğle ile ikindi vakti arasında okumuştur.
İlkiya el-Horâsî (rahmetullâhi aleyh) ilim aldığı yerin 70 basamağından her birinde aldığı dersi tekrarlardı.
Osmanlı atasözünde geçer ki: "Et-Tekraru (tekrarlamak) ehsen (daha iyidir) ve lev kâne (olmuş olsa da) yüzseksen."
Habeşistana ait bir atasözünde ise şöyle geçer: "Tekrarlama ile (kalın) ip taşı keser."
Son dönemin büyük akâid alimi ve muhaddisi büyük üstad Abdullâh Herarî Efendi (rahmetullâhi aleyh), oğlu Abdurrâhman'a bir fıkıh kitabını tekrar tekrar okumasını tavsiye ederek kendisine şöyle demiştir: "100 defa da olsa bunu tekrar tekrar oku."
Hadîs Hâfızı el-Mizzî (rahmetullâhi aleyh) şöyle demiştir: "Kim ilmi elde edip de onu müzakere ederse (unutulmaya maruz kalmaması için hatırlamayı sağlarsa) onun dünyadaki ve âhiretteki durumları düzelir. O halde ilmi müzakere etmeye devam et. Öyle ki ilmin hayatı (ortadan kaldırılmaması, yayılması) onun müzakere edilmesidir."
Üniversiteler ne devir açılacak ? Üniversitelerde yaz mektebi telafisi yapılacak mı?
Yerkürenin dört bir tarafına yayılan ve Avrupa’yı tesiri altına alan koronavirüs tedbirleri sebebiyle memleketimizde mekteplerde yüz yüze eğitime ara verilme kararı alınmıştı. Üniversite Kurumu’da Sıhhat Bilim Kurulu’nun tavsiyelerini dikkate alarak üniversitelerde bahar periyodunda online olarak eğitim verileceğini açıklamıştı. Yapılan açıklamanın akabinde birçok üniversite uzaktan eğitime…
View On WordPress

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Yeni Konu Haydi Efem
New Post has been published on http://www.haydiefem.com/mazlumderden-tevhid-i-tedrisat-kaldirilsin-kampanyasi/
MAZLUMDER’den ‘Tevhid-İ Tedrisat Kaldırılsın’ kampanyası
MAZLUMDER Sakarya Şubesi Başkanı Av. Nurullah Fatih Şentürk, yaptığı basın açıklamasında Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kaldırılmasını isterken, TBMM’de görüşülecek olan MEB yasa tasarısındaki bir maddeyle ilgili de uyarılarda bulundu.
“MAZLUMDER olarak ikinci dönemin eğitimde bir çözüm sürecine dönüşmesini temenni ediyoruz” diyen Şentürk, eğitimdeki sorunların temel kaynağında zihniyet sorununun yattığını belirterek, “Felsefi altyapısı insani değerlere ve insan hakları anlayışına dayanmadığı sürece, eğitim-öğretim faaliyetlerinden anlamlı bir sonuç alınamayacağı kanaatindeyiz. Kabul edilmesi gerekir ki; farklı inançların, etnik, dini ve mezhebi kimliklerin bir arada ve eşit haklarla yaşamasını kabullenmeyerek ona tek tip bir kimliği, düşünceyi ve hayat tarzını dayan devlet sisteminin ideolojik bir aygıtı işlevini gören milli eğitim sistemi, mevcut haliyle ciddi bir sorun teşkil etmektedir” eleştirisinde bulundu.
Birinci dönem başlattıkları “Tevhid-i Tedrisat Kaldırılsın” kampanyasına devam edeceklerini açıklayan MAZLUMDER Sakarya Şubesi Başkanı Av. Nurullah Fatih Şentürk, “Bilindiği gibi temellerinde 3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun önemli bir katkısının bulunduğu milli eğitim sistemi, kurulduğu günden bugüne ülkemizin sosyolojik ve kültürel yapısına aykırı olarak işlemektedir. Bu kanun, tüm eğitim-öğretim faaliyetlerinde devlet tekeli oluşturmakta, okullarda toplumsal talepleri dışlamakta; buna karşı toplumun kendi alternatif eğitim-öğretim faaliyetlerini gerçekleştirmesine ise yasak koymaktadır. Öğretim programlarını, ders kitaplarını, sosyal ve kültürel faaliyetlerini ve eğitim-öğretime dair diğer her şeyi kendi kontrolü ve denetimine alan devlet, artık eğitim sistemindeki bu bürokratik vesayetinden vazgeçmek zorundadır. Bu sebeple ilk adım olarak Tevhidi-i Tedrisat Kanunu mutlaka kaldırılmalıdır” çağrısında bulundu.
MAZLUMDER Sakarya Şubesi Başkanı Av. Nurullah Fatih Şentürk, TBMM’nin gündemine gelen ve 5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu’nda bazı değişiklikler yapılmasını öngören MEB tasarısıyla ilgili olarak ise, “Yasa tasarıdaki tüm eğitim-öğretim hizmeti sunumları bakanlığın izin ve denetimine tabi kılınmasını amaçlayan maddenin, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun uygulanma alanını daha da genişletmesi açısından oldukça sakıncalı buluyoruz. ‘Eğitim ve öğretim hizmeti’ ile tam olarak neyin kast edildiğinin belirtilmediği, bu tanımın sınırlarının net olarak ifade edilmediği bu madde, sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü her türlü alternatif eğitim programının ve faaliyetinin dahi izin ve denetime tabi tutulması şeklinde geniş bir yoruma dayanak hazırlamakta, haliyle sonuçları itibariyle yeni bir baskı unsuruna dönüşme ihtimalini bünyesinde taşımaktadır. Dolayısıyla tasarıdaki bu maddenin yasalaşmadan kaldırılması gerekmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
SADIK CANGEL SAKARYA
Yeni Konu Her Telden Haberler
New Post has been published on http://voleybolxtv.com/mazlumderden-tevhid-i-tedrisat-kaldirilsin-kampanyasi/
MAZLUMDER’den ‘Tevhid-İ Tedrisat Kaldırılsın’ kampanyası
MAZLUMDER Sakarya Şubesi Başkanı Av. Nurullah Fatih Şentürk, yaptığı basın açıklamasında Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kaldırılmasını isterken, TBMM’de görüşülecek olan MEB yasa tasarısındaki bir maddeyle ilgili de uyarılarda bulundu.
“MAZLUMDER olarak ikinci dönemin eğitimde bir çözüm sürecine dönüşmesini temenni ediyoruz” diyen Şentürk, eğitimdeki sorunların temel kaynağında zihniyet sorununun yattığını belirterek, “Felsefi altyapısı insani değerlere ve insan hakları anlayışına dayanmadığı sürece, eğitim-öğretim faaliyetlerinden anlamlı bir sonuç alınamayacağı kanaatindeyiz. Kabul edilmesi gerekir ki; farklı inançların, etnik, dini ve mezhebi kimliklerin bir arada ve eşit haklarla yaşamasını kabullenmeyerek ona tek tip bir kimliği, düşünceyi ve hayat tarzını dayan devlet sisteminin ideolojik bir aygıtı işlevini gören milli eğitim sistemi, mevcut haliyle ciddi bir sorun teşkil etmektedir” eleştirisinde bulundu.
Birinci dönem başlattıkları “Tevhid-i Tedrisat Kaldırılsın” kampanyasına devam edeceklerini açıklayan MAZLUMDER Sakarya Şubesi Başkanı Av. Nurullah Fatih Şentürk, “Bilindiği gibi temellerinde 3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun önemli bir katkısının bulunduğu milli eğitim sistemi, kurulduğu günden bugüne ülkemizin sosyolojik ve kültürel yapısına aykırı olarak işlemektedir. Bu kanun, tüm eğitim-öğretim faaliyetlerinde devlet tekeli oluşturmakta, okullarda toplumsal talepleri dışlamakta; buna karşı toplumun kendi alternatif eğitim-öğretim faaliyetlerini gerçekleştirmesine ise yasak koymaktadır. Öğretim programlarını, ders kitaplarını, sosyal ve kültürel faaliyetlerini ve eğitim-öğretime dair diğer her şeyi kendi kontrolü ve denetimine alan devlet, artık eğitim sistemindeki bu bürokratik vesayetinden vazgeçmek zorundadır. Bu sebeple ilk adım olarak Tevhidi-i Tedrisat Kanunu mutlaka kaldırılmalıdır” çağrısında bulundu.
MAZLUMDER Sakarya Şubesi Başkanı Av. Nurullah Fatih Şentürk, TBMM’nin gündemine gelen ve 5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu’nda bazı değişiklikler yapılmasını öngören MEB tasarısıyla ilgili olarak ise, “Yasa tasarıdaki tüm eğitim-öğretim hizmeti sunumları bakanlığın izin ve denetimine tabi kılınmasını amaçlayan maddenin, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun uygulanma alanını daha da genişletmesi açısından oldukça sakıncalı buluyoruz. ‘Eğitim ve öğretim hizmeti’ ile tam olarak neyin kast edildiğinin belirtilmediği, bu tanımın sınırlarının net olarak ifade edilmediği bu madde, sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü her türlü alternatif eğitim programının ve faaliyetinin dahi izin ve denetime tabi tutulması şeklinde geniş bir yoruma dayanak hazırlamakta, haliyle sonuçları itibariyle yeni bir baskı unsuruna dönüşme ihtimalini bünyesinde taşımaktadır. Dolayısıyla tasarıdaki bu maddenin yasalaşmadan kaldırılması gerekmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
SADIK CANGEL SAKARYA
Yeni Konu Türk Medya
New Post has been published on http://www.tm2.net/mazlumderden-tevhid-i-tedrisat-kaldirilsin-kampanyasi.html
MAZLUMDER’den ‘Tevhid-İ Tedrisat Kaldırılsın’ kampanyası
MAZLUMDER Sakarya Şubesi Başkanı Av. Nurullah Fatih Şentürk, yaptığı basın açıklamasında Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kaldırılmasını isterken, TBMM’de görüşülecek olan MEB yasa tasarısındaki bir maddeyle ilgili de uyarılarda bulundu.
“MAZLUMDER olarak ikinci dönemin eğitimde bir çözüm sürecine dönüşmesini temenni ediyoruz” diyen Şentürk, eğitimdeki sorunların temel kaynağında zihniyet sorununun yattığını belirterek, “Felsefi altyapısı insani değerlere ve insan hakları anlayışına dayanmadığı sürece, eğitim-öğretim faaliyetlerinden anlamlı bir sonuç alınamayacağı kanaatindeyiz. Kabul edilmesi gerekir ki; farklı inançların, etnik, dini ve mezhebi kimliklerin bir arada ve eşit haklarla yaşamasını kabullenmeyerek ona tek tip bir kimliği, düşünceyi ve hayat tarzını dayan devlet sisteminin ideolojik bir aygıtı işlevini gören milli eğitim sistemi, mevcut haliyle ciddi bir sorun teşkil etmektedir” eleştirisinde bulundu.
Birinci dönem başlattıkları “Tevhid-i Tedrisat Kaldırılsın” kampanyasına devam edeceklerini açıklayan MAZLUMDER Sakarya Şubesi Başkanı Av. Nurullah Fatih Şentürk, “Bilindiği gibi temellerinde 3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun önemli bir katkısının bulunduğu milli eğitim sistemi, kurulduğu günden bugüne ülkemizin sosyolojik ve kültürel yapısına aykırı olarak işlemektedir. Bu kanun, tüm eğitim-öğretim faaliyetlerinde devlet tekeli oluşturmakta, okullarda toplumsal talepleri dışlamakta; buna karşı toplumun kendi alternatif eğitim-öğretim faaliyetlerini gerçekleştirmesine ise yasak koymaktadır. Öğretim programlarını, ders kitaplarını, sosyal ve kültürel faaliyetlerini ve eğitim-öğretime dair diğer her şeyi kendi kontrolü ve denetimine alan devlet, artık eğitim sistemindeki bu bürokratik vesayetinden vazgeçmek zorundadır. Bu sebeple ilk adım olarak Tevhidi-i Tedrisat Kanunu mutlaka kaldırılmalıdır” çağrısında bulundu.
MAZLUMDER Sakarya Şubesi Başkanı Av. Nurullah Fatih Şentürk, TBMM’nin gündemine gelen ve 5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu’nda bazı değişiklikler yapılmasını öngören MEB tasarısıyla ilgili olarak ise, “Yasa tasarıdaki tüm eğitim-öğretim hizmeti sunumları bakanlığın izin ve denetimine tabi kılınmasını amaçlayan maddenin, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun uygulanma alanını daha da genişletmesi açısından oldukça sakıncalı buluyoruz. ‘Eğitim ve öğretim hizmeti’ ile tam olarak neyin kast edildiğinin belirtilmediği, bu tanımın sınırlarının net olarak ifade edilmediği bu madde, sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü her türlü alternatif eğitim programının ve faaliyetinin dahi izin ve denetime tabi tutulması şeklinde geniş bir yoruma dayanak hazırlamakta, haliyle sonuçları itibariyle yeni bir baskı unsuruna dönüşme ihtimalini bünyesinde taşımaktadır. Dolayısıyla tasarıdaki bu maddenin yasalaşmadan kaldırılması gerekmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
SADIK CANGEL SAKARYA