Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Bugün size bir dönem Türkiye’de Kuran-ı Kerim ‘den sonra en çok okunan bir kitaptan bahsetmek istiyorum.
Kitap, etnik ve dini neredeyse hiçbir ortak özelliğimizin olmadığı bir yeri konu alıyor. Konusu, bugün eğitim sistemi dillerde dolaşan, dünyanın en iyi eğitim sistemine sahip olduğu kabul edilen Finlandiya’nın gerçekleştirdiği kültür devrimi.
Yazar Grigory Petrov’un Finlandiya seyahatlerindeki gözlemlerinden oluşan bu kitabın konusu bir İsveç sömürgesi olan ülkenin kısa bir süre içerisinde nasıl eğitim ve kültür alanında büyük atılımlar gerçekleştirdiğini konu alıyor. Kitabın büyük bir bölümü devrimin öncüsü Snelman’ın halka hitaben yaptığı konuşmalarından oluşuyor.
Eğitim, askeriye, köylüler, din adamları, aile, futbol gibi başlıkları olan kitapta okuduğumda duygularıma tercüman olmuş dediğim en önemli bölüm futbol olmuş. Yazar, futbolun bir kitle afyonu olarak gençliğe ne derece zararlar verdiğini çok güzel gözler önüne sermiş. Kitapta, iri kaslı bacakların değil, zekanın önemine vurguluyor. Snelman’ın gençlere Herkül gibi, vücudu büyük ancak kafası küçük birer heykel değil; Sokrates gibi beyni kafasının içine sığmayacak bilginler olmalarını öğüdünü paylaşıyor.
Atatürk, kitabı okuduktan sonra derhal Türkçe tercümesini yaptırmıştır. Kurtuluş mücadelesini verip cumhuriyet kurulduktan sonra sıra kültür ve medeniyette büyük atılımlar yapmaya gelmiştir. Bu açıdan bakıldığında Finlandiya’nın Beyaz Zambaklar Ülkesi olmadan önceki hali ile 1923 yılındaki Türkiye Cumhuriyeti arasında büyük benzerlikler bulunmaktadır.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde yaşayan insanların yaptıkları özellikle, kıskanılacak derecede çağdaş bir medeniyet seviyesine ulaştığımızı düşünenlerimizi derinden silkeleyecektir. Ahlak, disiplin, çalışma azmi gibi kavramların içini boşaltıp yerini Dolar, Euro ve Türk Lirası ile dolduranlarla mücadele edenler için önemli bir motivasyon kaynağı.
Bu sebeple olsa gerek Atatürk, askeri okulların, liselerin müfredatlarına aldırmıştır bu kitabı. Bu kitabı okumayan, kitap hakkında kayda değer bir yorum getiremeyen hiçbir kimsenin öğretmenlik yapmaması gerektiğini düşünüyorum. İleri gidecek olursam eğer, bu kitap eğitim fakültelerinde, ilahiyat fakültelerinde, askeriyede ayrı bir ders olarak okutulmalıdır.