“İnsanın en ölümcül yarası, içinde anbean büyüyen gitme hevesidir.”
DÜŞERKEN | Tarık Tufan
seen from United States

seen from Saudi Arabia
seen from United States
seen from Malaysia
seen from France

seen from Netherlands
seen from United States

seen from Austria

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Indonesia
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Indonesia
seen from South Korea

seen from United States
seen from United States
“İnsanın en ölümcül yarası, içinde anbean büyüyen gitme hevesidir.”
DÜŞERKEN | Tarık Tufan

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
📚 Belki de Üzülmeliyiz 📚
Belki de üzülmeliyiz diyor Ahmet Murat aşk seçkinlerinden olamadığımız için. Aşkın ateşinin bize değmediğine sevinmek yerine evet belki de üzülmeliyiz.. Ahmet Murat’ın hayatın içinden bağlantılar kurarak kaleme aldığı denemelerden oluşan bu kitap, bizi modern dünyanın üzülmeye atfettiği negatifliği sorgulamaya itiyor.
Bir yandan da anlattığı hikayelerle ile modern zamanın neleri değiştirdiğini gösteriyor bizlere. Bunu yaparken didaktik bir dil kullanmıyor Ahmet Murat. Kendi çocukluğundan hikayelerle gösteriyor bize yaşanan değişimi ve kaybedilen değerleri. Kitaptaki her deneme birbirinden bağımsız olsa da dönüp dolaşıp aynı noktaya bağlanıyor: gelenek ile modernliğin uyuşmazlığı.
Ahmet Murat’ın yazdıklarından derdinin ders vermek olmadığı açık. O, düşünmeye bir kapı aralama çabası içerisinde. Günlük hayatta fark edemediğimiz birçok değişimin arkasında kaybettiğimiz değerleri düşünmeye sevk ediyor bizleri.
Birçok mesele hakkında farklı bir bakış açısı görmek isteyenler için şiddetle tavsiye edeceğim bir kitap Belki de Üzülmeliyiz.
İyi okumalar..
Athanasius Kicher’in Büyülü Fener’inden beri sinemanın içindeyim Lumiére’lerden beri sinemanın içindeyim Küçücük bir çocuktum, Anadolu’da karanlık bir köyde Yıkık, metruk bir ahırın kerpiç duvarında Grand Cafe’deki seyircilerin heyacanını paylaştım! Ben, Antik Yunan’dan beri sinemanın içindeyim. Olympos’tan tanrıların ışığını çalan küçük bir Prometheus’dum. Şehirlere, kasabalara özgü sinemanın o büyülü ışığını, Küçücük avuçlarımın yanması pahasına kapıp getirdim. Avuçlarımda o yanık izlerini taşımaktayım hala. Yoksa siz 1900’lerde keşfedildiğini mi sanıyorsunuz sinemanın ? Elektrik yoktu, gaz lambaları vardı, gölgeler tek oyuncağımdı Ve köy duvarları gölgelerin oynaştığı mistik ve fantastik bir sinemaydı Kenar delikleri yırtılmış üç beş kulaçlık pelikül ve tahtadan bir gösterici Sihirli lambasıyla visal halde Alaaddin’dim ben! Eflatun’un ‘’Mağara Alegorisi’’ndeki kölelerden biriydim ben. Yüzüm duvara dönük, kollarım bağlı. Üstelik ışık da yoktu, ışığı içimde buldum, yüreğimizde Işıkla sihirbaz maharetiyle oynayabilecek ırsi bir yeteneğim var! Ben Şeyh Küşteri’nin torunuyum! Ahmet Uluçay
"Benim kahramanım o adam. Şehrin öte ucundan kan ter içinde koşturup gelen adam. O adam bizim şehrimize de koşarak gelse diyorum bazen. Gelse ve yanımıza otursa. Bize hayat anlatsa. İyilikten söz etse, gökyüzünden gelen kutlu sözleri hatırlatsa sabırla. Bir çay ocağında otursak. Hani o oyunsuz olandan, hani o Fatih'te Malta'dakine benzer birinde. Otursak ve onu dinlesek. Terini silse, demli bir çay söylesek ve anlatmaya başlasa. O adam bizim şehrimize de gelse. Bütün kirlerimizden arındırsa bizi. Rahman'ı anlatsa. Bizden hiçbir karşılık beklemeyen mübarek Elçi'yi ve dostlarını. Sıddık'ın geniş yüreğini, Hattab'ın oğlunun adaletini, Zinnureyn'in utanma duygusunu ve Haydar'ı Kerrar'ın cenklerini. Koşarak gelse. Biz tükenmeden, ruhumuzu tüketmeden önce gelse."
YENİ KİTAP: TARIK TUFAN - DÜŞERKEN
YENİ KİTAP: TARIK TUFAN – DÜŞERKEN
“Bir sabah kimselere bir şey söylemeden, göç vaktini kaçırmış, suskun, yorgun ve kederli bir kırlangıç gibi alıp başını uzaklaştı. Biraz daha bekleseydi kanatlarında o dermanı bulamayacaktı. Umut niyetine sırtında taşıdığı bir çift kanat, zaman geçtikçe zayıflayacak, gitgide çürüyecek ve ruhunu zehirleyen bir belaya dönüşecekti.”
Düşerken, başka dünyalardan bir kadınla bir erkeğin zamansız…
View On WordPress

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
YENİ KİTAP: Sana Bir Köpek Satayım
YENİ KİTAP: Sana Bir Köpek Satayım
‘Bir ressam!’ ‘Bir imam!’ ‘Bir haham!’ ‘Bir kaymakam!
Oysa siz belki de içindeki sanatçıyı uzun yıllardır ihmal etmiş ihtiyar bir taco satıcısısınızdır sadece ve pişmanlıklarınız, dürtülerinize etrafınızdakileri hicvetmenizi emrediyordur. Hatta ilk aşkınızı meşhur ressam Diego Rivera, gençliğinizi takıntılı anneniz, hayallerinizi ise bir deprem çalmıştır ve siz de ‘gizli’ tariflere sahip tacolar…
View On WordPress
Beni Onlara Verme
Beni Onlara Verme kitabı hikâyelerden oluşuyor gibi dursa da yazarının hayatından kesitler içeren bir kitap. Yazarın yaşadıklarıyla birlikte yaşamayı hayal ettikleri de var. Platonik aşkları da var, başkalarının hayatları da. Okurken, ben olsam bu kadar kolay yazmazdım bunları diye düşündüm. Neticede onlarca insanın biraz özeli.
“Oysa gerçek kötüler hiçbir suç izi bırakmadan başka muhitlerde…
View On WordPress
Şanzelize Düğün Salonu
“İnanmış bir adamın en az umursadığı şey meselenin sonunda ne olacağıdır.”
Yeni nesil Türk yazarlarının arasından harika kalemler çıkıyor. Benim yaş grubumda olup da kalemi çok kuvvetli olan yazarlar var. Bunlardan birini keşfettiğim zaman yaşadığım mutluluk ancak bir çocuğun farklı bir oyuncağa eriştiği zaman yaşadığı mutlulukla karşılaştırılabilir. Tarık Tufan’a peşin olarak teşekkür ediyorum…
View On WordPress