boşluğa bırakmıştı kendini genç
Yine anlamsız bir gecenin ortasında yelkovanla akrep saatin 4 rakamının üzerinde sevişiyordu. Aklının ucunda ki birçok düşüncenin içinde o'nun hakkında hiç birşey geçmiyordu. Zaten o kimdi ki. Gencin aklının ucundan geçmiyen bir "o" ne kadar uzun sürede değildi. Artık bi "o" ya ihtiyacı vardı sanırım. Şarkılara konu olan afilli bir yalnızlığı bir yıla aşkındır yaşıyodu kendi içinde. Zaten insanların anlamsızca sürekli tekrara düşen "niye yalnızsın sen?" 'ine naber sorusuna "iyi" demek kadar "öyle işte" diyip geçiriyodu. Aslında bu tür konuşmalar telefonundan rastgele açılan müzik listesinde duran ama dinlemediğin müzikler gibi gereksiz geliyodu. Usulüne uygun yaşamanın ve sosyalliğe vurulan önemin günümüzde verdiği sikimsonik tavırlar sebebiyle "next track" yapmanın malesef bi yolu yoktu. Bu da bir nevi evrenin sen bu halinle güzel şeyler hakediyosun ama "nah" alırsın demesinin bir yoluydu bence. Güzel bir yaşantıya sahip olma, sabah kalktığında gülümsemek, telefonuna uzandığında bir "günaydın :)" görmek. Sanırım içten içe özlediği şeylerdi gencin. Neyse dedi ve darlandı yine. Cama doğru gitti. Belki canı bu sefer cidden sıkılır camdan atlardı.










