Güler Duman - Mihman Şarkı Sözü, Güler Duman En Popüler Şarkıları, Albümleri ve Şarkıları. Güler Duman Mihman Dinle, Mihman İndir Mihman aradım yoluma, Saraylar kurdum soluma, Dokunur şimdi kanıma, Yaban ellere gide...
seen from United States
seen from Australia
seen from China

seen from United States
seen from United States
seen from Angola
seen from United States
seen from Bangladesh
seen from China
seen from Netherlands

seen from United States
seen from China
seen from China
seen from Malaysia
seen from United States
seen from T1
seen from China
seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom
Güler Duman - Mihman Şarkı Sözü, Güler Duman En Popüler Şarkıları, Albümleri ve Şarkıları. Güler Duman Mihman Dinle, Mihman İndir Mihman aradım yoluma, Saraylar kurdum soluma, Dokunur şimdi kanıma, Yaban ellere gide...

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Bursa'da 'Mihman' Eseri Yayımlandı
Mihman Eseri Yayımlandı Feyzi SARIKAYA / BURSA(İGFA) – Söz ve müziği ünlü sanatçı Süleyman Düzgünoğlu’na ait olan “Mihman” adlı eser, dinleyicileriyle buluştu. Bu eser, müzik alanında dikkat çeken bir çalışma olarak öne çıkıyor. Müzik yönetmenliğini ise Kutsal Evcimen gerçekleştirdi. Çalışmanın klip yönetmenliğini Feyzi Sarıkaya üstlendi. Klipte, görüntü yönetmenliği görevini Ali Çiçek…
Bursa'da 'Mihman' Eseri Yayımlandı
Mihman Eseri Yayımlandı Feyzi SARIKAYA / BURSA(İGFA) – Söz ve müziği ünlü sanatçı Süleyman Düzgünoğlu’na ait olan “Mihman” adlı eser, dinleyicileriyle buluştu. Bu eser, müzik alanında dikkat çeken bir çalışma olarak öne çıkıyor. Müzik yönetmenliğini ise Kutsal Evcimen gerçekleştirdi. Çalışmanın klip yönetmenliğini Feyzi Sarıkaya üstlendi. Klipte, görüntü yönetmenliği görevini Ali Çiçek…
Her şey bittikten sonra,kimse böyle bir şey beklemiyordu. Nalan mezarın başına geldi. "Çok teşekkür ederim, Yusuf'u yalnız bırakmadınız," diye başladı söze. "Belki de bu saatlerde, bu ülkenin iki evladı kim bilir nerede, hangi toprağın altına girdi."
Ölüm sessizliği denen şey buydu galiba. Ardı ardına deklanşör sesleri bile fısıltı gibi geldi hepimize. Aldırmadan devam etti. "Hiçbirimiz bilmiyoruz, belki Yusuf'un silahından çıkan mermiler o iki çocuğu bu hayattan aldı, belki de onların mermileri Yusuf'un göğsünü parçaladı." Elli metre ötede, köşe başında contası bozuk çeşmenin musluğundan akan su sesinden başka suskunluğumuza karışan hiçbir şey yoktu.
"Şimdi o iki anneye sesim ulaşsın istiyorum. Bu sessizlik belki buna yarar. Onların acısına ulaşmak istiyorum. Bana yardım edin. Üçümüzün de memeleri arasında aynı bıçağın acısı var şimdi. Üçümüz de kanımızı içimize akıtıyoruz. Ben Yusuf'un annesiyim. İki anne daha var şimdi çok uzakta. Nerede olduklarını bilmiyorum. Hayattalarsa eğer, yaşadıkları acının ne olduğunu biliyorum. Biz, üç kadınız artık. Üç anneyiz. Üçümüz aynı anneyiz. Yusuf'la birlikte o iki çocuğu kardeş yapacak birileri varsa, biz üçümüzüz. Beni anlayın, bize yardım edin."
...
Arkasında televizyon, televizyonun arkasında da Atatürk resmi vardı. Geldiğimde gözüme çarpmamıştı. Şimdi o bana bakıyordu, ben de ona. Gözümü Atatürk’ten kaçırsam nereye bakacağımı bilemiyordum. Sorumluyla da göz göze gelmek istemiyordum. Atatürk’e bakmaya devam ettim. Ne olduysa, bir evi taşırken Atatürk resminin altındaki bir yazı aklıma geldi. Bu lafları nasıl aklımda tuttuğuma şaştım: “Nereden baksa güzel, nereden baksan güzel!” Bir gülme aldı beni. Sorumlu, Atatürk’ün altında ben onun kafasından yukarı bakıyorum. Açık konuşayım, kendimi tutamıyorum. Sorumluya bakınca duruyorum, gözüm yukarı kayınca başlıyorum gülmeye. Dedim Ruhi, dağ hayalin burada bitti. Atatürk izin vermedi, işte. Bi kendime geldim. Dedim, bakma Atatürk’e Ruhi, bakma. Yandan sorumluya baktım, onun da yüzünde bir gülme hali var. “Dağa gitmeden kafayı sıyırdığımı sanıyon di mi Heval” diyecektim. Dedim dur Ruhi, ne kadar az konuşursan o kadar iyi. Sonra dayanamadım yine baktım Atatürk’e. Bakmaz olaydım. Yine koptum. Durdur durdurabilirsen beni. Sorumlu da bana bakarak koyuvermez mi? O gülüyor, ben kendimden geçiyorum. “Ya Heval...” diyor lafını tamamlayamıyor. “Söyle...” diyor gözünden yaşlar geliyor, katılmaktan. En sonunda, “sana ne haller oldu?” deyince, parmağımla başının arka tarafını anca işaret edebildim. Döndü baktı. Sonra kafasını bana çevirdi. “Atatürk, seni bir yere salmam Ruhi, diyor” diyebildim. Kaç dakikada lafı denk getirdim, valla bilmiyorum. Sonra bir kendimize geldik. Heval yerinden kalktı, “Ben çay dökecem, sen de ister misin?” dedi. “Estağfurullah Heval,” dedim. Gittim, önüne geçtim, “Kuran aşkına, sen misafirsin,” dedim. Razı oldu. Elimde iki çayla salona geldim. Tam o ara, “Yurtsever bir ailede Atatürk’ün resmi var da, Önderliğin resmi neden yok,” diye sorasım geldi, sorumluya. Ne kadar az konuşsam o kadar iyiydi.
- Mihman / Akif Kurtuluş

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Gönül Mihmanı: Bir Gazel' in Anatomisi
Farsça' da misafir, konuk anlamına gelen "Mihman" kelimesini Nilgül' ün "Yanayım mı?" şarkısında duyunca merak edip araştırdım. Araştırmamda, Germiyanoğulları döneminde yaşamış bir şairin ünlü gazeline rastladım. Gerçekten çok güzeldi... Paylaşma lüzümü hissettim.
Ağyarı sürüp gönlüm evin halvet edindim
Ta kim gele o yar ana mihman ola bir gün (Ahmed - i Dai)
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
Bir gün o sevgili gelsin misafir olsun diye,
Gönül evimden yabancıları çıkardım (Gönül evimi boş bıraktım)
GAZEL (tamamı)
Şükrâne senin yoluna bin cân ola bir gün Kim hazretine ermeğe imkân ola bir gün
Aşkın yoluna ok gibi can doğruluk eyler Tâ kaşlarının yayına kurbân ola bir gün
O zülf-i perîşan bana görsen neler eyler Demez bana kim gönlü perîşân ola bir gün
Ağyârı sürüp gönlüm evin halvet edindim Tâ kim gele ol yâr ana mihmân ola bir gün
Ey bülbül-i dilhaste melûl olma kafeste Kim menzilin ol bağ ü gülistân ola bir gün
Hem bâd-ı sabâ ere beşâret vere gülden Hem gonce dahi gül gibi handân ola bir gün
Hicrân sonucu vasla dönüp şâdola Dâî Bu gamdan onun derdine dermân ola bir gün
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * ** * * *
Günümüz Türkçesi yorumu:
Âşığın sevgiliyle görüşüp konuşmasının imkânı yoktur. Eğer böyle birfırsat eline geçerse, onun için, bin canla Allah’a şükredeceğini belirtiyor.
Adettendir ki misafiri olan bir eve misafirliğe gidilmez... Sevgilinin de böyle bir durumla karşılaşmaması için gönül evini yabancılardan temizlediğini belirtiyor.
Menzil, konaklama yeri, varılacak yerdir. Bülbülün asıl vatanı gül bahçesi ve tabiattır. Bülbülü kişileştirerek, gönlü hüzün dolu bir insan gibi düşünüp; ona tesellide bulunarak, asıl vatanına bir gün kavuşacağını belirtiyor.
Sabah rüzgârı gül kokuyorsa, bir yerlerde gül var. Bu rüzgâr aynı zamanda goncanın açılarak güle dönüşmesine vesile olur. Gonca sevgilinin dudaklarına benzetilir. Goncanın açılıp güle dönüşmesi, gülümsemesidir sevgilinin.
Âşığın beklentisi, sevgiliye kavuşmaktır. Bu genellikle gerçekleşmez. Çektiği bu ayrılık acısının ilacı, vuslattır.