Bir bakıma hayat size gerçeği öğretiyor. Örneğin birinin mabadını kaldırınca kendisini kumaş zanneder. halbuki siz sadece ona değer vermiştiniz. Tabii bunun hemen sonunda karşınıza haketmediğiniz bir yol çıkıyor. Normaldir, çünkü haketmediği derecede pof pof olan kişilerin psikolojisi, yarının maymunları gibidir. Haketmediği değeri verirsiniz kendisini hint kumaşı zanneder. Ama farkında olmasa da hint maymunu olmuştur. Bir hint kumaşının fiyatı değil mesele! mesele hint kumaşının varlığı?! Hint maymunu her yerde. Ama kumaşın o işlenişi, kusursuzluğu işte olay bu. İstediği kadar kumaş zannetsin kendini! Ama mabadı açıkta! Haaa benim maymunlarla işim olmaz. O ayrı konu. Çünkü maymunlar da bir süre sonra sahibine zarar verir. Sözüm meclisten dışarı. İnsan olmak ile maymun olmanın arasındaki tek fark değere karşı değer vermektir. Yok bunu yapmazsanız, hayvanat bahçesindeki bakıcı ile maymun ilişkisine döner mesele. Sen fıstık atarsın o yer.Değer verdiğini düşünür maymun. Ama sen maymunla dalga geçiyorsun o ayrı konu.Yalanları üzerine hayat kurmuş kişiler genellikle maymunu oynar. Gerçekleri göre birisi o maymunu oynatmak için fıstık atar. Tabi olaya şu taraftan bakmakta lazım belki de gerçekten hint kumaşıdır. Ama hint kumaşı mabada ba bağlanır, en güzel yere de asılır. bilmem anlatabildim mi?!
İnsan olmak o kişiyi yarı yolda bırakmak değil sonuna kadar gitmektir. Cinsiyet farketmez. Denemek için ortaya hiç olmayan bir şey atarsın tepkisini ölçersin. Sonra anaaaaaaaa seni bırakmış. Biz bu kişilere halk arasında “yavşak” diyoruz. Ve bir süre düşünürsün sonunda senin onun yara bandı oldu. Aynı öncelerdeki gibi.Ondan ne dost olur ne sevgili. Haaa hani size tek bir yol gözükmüştü ya o yolun adı ise bu maymuna yolu göstermek ve ölüm marşı eşliğinde kendi cehennemine gönderek olacaktır. Hayat işte, hakettiğin değer işte orası. yalan dünyan… N.a