Gezgin; şaşkın ve bir o kadar ürkek, çevresinde olup biten kargaşayı anlamaya çabalıyordu. Beş gündür, adını hâlen telaffuz etmekten aciz olduğu bu sakin köyde konaklıyor bununla birlikte durağan geçen günlerin ardından gelen bu hareketli akşamı anlamlandırmakta güçlük çekiyordu.
"Tüm bunlar da nedir? Neler oluyor?"
Ettiği sual kendine sekiz dokuz yaşlarında bir kız çocuğunu muhatap edinmişti.
"Ay günü bugün gezgin! Ay günü!"
Gezgin pek tabii anlamamıştı bundandır ki dudaklarından hecelerin dökülmesi kaçınılmazdı.
Bu kez aldığı cevap on beş yaşında bir delikanlıdan geldi.
"Tabii ya, ay günü. Her yıl Mayıs ayının yirmi sekizi ay günüdür."
Kısa süre içinde meraklı gezginin etrafını hevesli gençler ve hatta birkaç tane de yetişkin çevrelemişti. Köydeki geleneği anlatmaya hevesli bu insanlar cümleleri sıralamaya başlamışlardı.
"Yıllar evvel köyün kurucusundan kalmadır bu adetimiz."
"Herkes güneşi benimser, sever lâkin kimse ayın neler yaptığını bilmez."
"Kimse takdir etmez ayı. Herkes uyumaktadır geceleri, kim ne etsin?"
"Fakat bir bilseler güzelliğini! Dillere destandır ışıltısı o simsiyah gecelerde."
"Denizlerin hareketleri ve dâhi gecenin huzuru. Hepsinin sırrı onda yatar pek tabii."
"Ama dedik ya kimse bilmez hikmetini, herkes hayrandır gündüzlere!"
"İşte bizim köyün kurucusu bir gün ziyaret edivermiş ayı tüm bunlardan mütevellit. Bir de ne görsün?!"
"Kırgınlığından iki yana ayrılıvermiş güzelim ay!"
"Bir daha çatlamasın diye ay günüdür bugün!"
"Ona sevgimizi sunar sonra tüm köy halkı birlikte hoş vakit geçiririz."
Gezgin şaşkındı lâkin kafasındaki soru işaretlerinin yok olmasındansa bir hayli memnun.
Beş yaşında bir kız çocuğu, elinde kendi boyundan daha büyük bir fenerle gezginin yanına geldi ve feneri genç adama uzattı.
Sonrasında ise paytak adımlarla annesinin yanına koştu.
Gezginin gözlerindeki soru işaretlerinin bir bir yok olduğunu gören köy halkı da gezgini bırakmış ve yavaşça şenlik meydanına yürümeye başlamıştı.
Yirmili yaşlarda genç bir kadın gezginin şaşkın bakışlarına gülerken gezgine kendisini takip etmesini işaret etti ve ay gününü kutlamak adına birlikte meydana giden kalabalığı takip ettiler.
(Tablo; The Lantern Bearers, Maxfield Parrish)