Seni her zaman küçük ateist bir kız olarak hatırlayacağım .
Önümde özlenen fotograflar, aklımda ise gizlenen koskoca bir mazi var.Gözlerim buğulanıyor ateist.00.56 saat , yıl ise 2017. Ne çabuk geçiyor zaman.Klavyenin üzerinde duran bu parmaklar dile gelseler ne de güzel olurdu. Bu aralar herşeye isyanım var başta senin yokluğuna. Bu satırları yazıyorum belki görürsün diye. Belki de hiç haberin bile olmayacak ama şu zehirli dillerimize sahip çıkamadık zamanında. Şuanda ben senin arkadaşlığına muhtaç, sende benim. Nerden biliyorsun diye sorma , biliyorum işte. Sen benim en yakın arkadaşımdın. Bilmezsem sıkıntı...Arka fonda sanki yazdıklarımı doğrulamak amacıyla mr. big den wild world çalıyor. Bilirsin şarkıların anlamları benim için daha önemlidir çünkü kendin kullanmaya korktuğun kelimeleri, sözcükleri, cümleleri ve en önemlisi hisleri getirip önüne sererler.Yüzüne çarparlar umarsızca.Biliyorum ne sen gelebilirsin artık nede ben yazabilirim sana. Biz kredilerimizi tükettik ve koskoca maziyi çöpe attık şuursuzca.Belki pişmansın, belki pişmanım. Belki beni özlüyorsun , belki seni özlüyorum. Belki arada aklına geliyorum ve gözlerin yaşarıyor , belki bende aynı anda seni düşünüp gözlerim yaşarmaya başlıyor.Bana bir şey söylemiştin hatırlıyor musun ateist ? Eğer bir insan ansızın aklına geliyorsa oda seni andığı içindir demiştin. Gerçekten doğru mu bu ? Umarım doğrudur yoksa nasıl birbirimizin aklına geleceğiz ki... Şu satırlardaki tek temennim görmen, görsen bile geri dönüş yapma bana. Bırak ben görmediğinle kalayım. Ama eğer bir gün kendini soyutlanmış ve yalnız hissedip bana ihtiyaç duyarsan ben burdayım ateist. İşte o zaman ulaşabilirsin.
Şu sigarayı bana ver Sanki senden son bir hediyeymiş gibi...













