kendinden eriyen sular sürüklüyor bu hasta buzulu uzak bir ufukta...
engin sulardı seni bana getiren, uzak buzul suları...
bir kutup düşünden çıkıp gelmiştin bana, meçhul bir bütünün diğer kutbuna.
şimdi birlikte sürüklenirken gerçek olma ihtimalinden durulanmış bir serap gibiyiz bu yoksulluğun ortasında.
buz yüzü gibi yapış yapış olmuş birbirine değen tenlerimiz.
sen başka bir şey olmanın düşünü kurduğunda kendimden sökülüyorum.
vuracağımız bir kıyı kalmadı artık. beraber sürükleneceğiz bu sularda ilelebet. hangi kıtaları sular altına gömdüğümüzü bilmeden...
bu metni buzulların eridiği ve karaların sular altında kaldığı bir yeryüzü düşüncesinden ilhamla yazdım.
görsel, kitabım içme suyu'nun geçtiği k'ûta gezegeninden bir manzara. bu dijital çalışmayı kendi çizimlerimi ve görsel materyallerimi kullanarak oluşturdum.