Once yuzum kizariyor sonra ellerim titriyor. Kalbimin carpintisi disaridan duyulacak saniyorum. Yasim aklimdan gecse de durduramiyorum ve gozlerim dolmaya basliyor. Yukaridaki tam bir caresizlik ani tanimim. Bu hali yillardir gormesemde tanirim. Olaylari animsaniyorum, nedenleri de. Tek animsadigim tum telasimin aksine karsimda gordugum hayran kalinasi sakinlik. Yillar yillar once ben sinirle soyleniyor, gurur yapip gostermemeye calisarak agliyorum. Dingiligiyle acim azaliyor, sinirim yatisiyor, gulmeye bile basliyorum. Hayatta insanlar birbirini teget gecerken, ben senin yaninda olma sansina erismisken.. diyorum. Kacirdigim bi sinav, arac, fani dunyanin herhangi bir uzvu olsun. Guluyoruz. Yillar yillar sonra, buyumekle bagdastirdigim ve degistigine inandigim o anda panik ve sinirli ruh halim tokat gibi vuruyor yuzume. Aradan gecen yillardaki ayni ifadem film seridi gibi gozumun onunde. Gozlerimden yaslar yine bosaliyor. Sinirliyim. Bu defa ruhumun yansimasi ve dengeleyicisi yok yanimda,toparlanmaya calisiyorum. Bir aci kapliyor icimi, ne yapacagimi bilmezlik. Telefona sariliyorum, bir ise yaramiyor. Ta ki ansizin yanima kosan bir dosta kadar. Zaman nasil gecti anlamadan dunyada tek bir tamamlayicimin oldugunu inkar etmek adina yanimda sanki. Gulup sakinlesebilecegime zerre inanmiyorum. Bi kahve ve gecen bir saat sonunda gitme vaktim geldiginde saskinim. Kelimeler nasil iyi geldigini anlatmakta kifayesiz kaliyor, anlayamiyorum. Ne yaptin ne konustun da sakinlestim diyesim var? Manevi bir aci hissi nasil bu denli hizli gecti? Sık dememekle birlikte "iyi ki" demekten kendimi alamiyorum. Bir tebessum oturuyor yol boyu yuzume, sonrasi biraz muzik bolca kitap.