Favori japonca kelimem
Kuchisabishiii :Aç değilsindir ama yemek yemek istersin,çünkü ağzın yalnız kalmıştır

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States

seen from Singapore

seen from Austria

seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from China

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Russia
seen from United States
seen from China

seen from Malaysia

seen from Russia
seen from United States
seen from United States
Favori japonca kelimem
Kuchisabishiii :Aç değilsindir ama yemek yemek istersin,çünkü ağzın yalnız kalmıştır

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
🌸Japón🌸
.
.
Uzun bir çabanın ardından bitti N5 alfabe kitabım.. Açıkçası bir parça sevinçliyim. Böyle okuduğum her şeyi anlayamıyorum, hâlâ bazen hiragana ve katakanada unuttuklarım oluyor hatta kanjide %20sini sürekli unutuyorum. Tekrar yapa yapa tek tek oturuyor gerçi.. Yine de mutluyum. Çünkü bu kitabı 2019da almıştım. İki kez başlayıp bırakmıştım. Bir şeyler ezberlemek, akılda tutmak, öğrenmek o kadar meşakkatli bir şey ki, hem zihnen yoruluyorsunuz hem de kendinize inancınızı yitirdiğiniz anlar yaşıyorsunuz.
Bu sebeple kendime bir "Yoku dekimashita!" -Emeğine sağlık gibi bir anlamı var, tam değil ama- demek istiyorum.
N4 kanjilerine geçmeden önce N5'leri tamamen oturtmaya kararlıyım. %99 otursun en azından değil mi? En basit şeyleri karıştırırken ileri seviyeleri yapmak iyice zorlaşır T-T
-N4 için ne yazık ki kaynağım yok internetten baka baka çalışacağım :') Gerçi bu kitabın çalışma şekli konusunda iyi bir fikir verdiğini söylemeden geçmeyeceğim. Bu kitaba çalışırken kazandığım alışkanlık kitap olsun olmasın bende kalacaktır-
Dil bilgisi konusunda şu anlık kitabımın yarısını baştan tekrar etmeye devam ediyorum.
Bugün uzun zamandır alamadığım doktor randevumu alabildim. Ciddi bir hastalığım yok ama göz muayenesi için randevu bulmak çok zordu T-T
Bu da güne bir artı oldu <3
Ayrıca hayatıma tatlı bir artı daha güzel annem ekledi, bana Lucy Maud Montgomery'nin Emily adlı üçlemesini aldı. Önceliğim Anne with an E idi ama gittiğimiz yerde bulamayınca değişiklik olsun dedik. Sonuçta bu seri de listemdeydi..
Bu arada üzerimde son okuduğum kitabın laneti kaldı sanki.. Kitap kesinlikle kötü bir kitap değil, "lanet" dediğime bakmayın sadece bazen böyle oluyor. Bir türlü bitiremiyorum. Bunu yaşayan tek kişi ben değilimdir değil mi? Yine de inadım inat, o kitap bitecek! Hehe~
Son zamanlarda olumlu bakış açım daralmış olsa da, elimden geldiğince bardağın dolu tarafını da görmeye çalışıyorum. Böyle olan herkese ganbatte!
(Ganbatte= Dayanın, bastırın, başarabilirsiniz, güçlü kalın, savaşın gibi düşünülebilir) ~Anka
Kanatlarımı çırparak, bomboş gökyüzünü kucaklıyorum.
Çünkü hayat Japonca'dan daha zor.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Neden yabancı dil öğrenemiyoruz?
Küçük yaşlarımızdan beri İngilizce öğrenmek için çabalıyoruz. Özellikle ülkemizde senelerce okullarda eğitim almamıza rağmen öğrenemeden mezun oluyoruz. Bir çok insan dil öğrenmenin önemini geç fark edip dil kurslarına gidiyor fakat bu bile yeterli olmuyor. Bunun nedenlerinden biri eğitim sisteminin dil bilgisi odaklı olması. İnsanlar zamanlarının çoğunu dil bilgisi öğrenmeye harcıyorlar. Diğer bir nedeni konuşmaktan korkmak. Hata yapmaktan, rezil olmaktan korktuğumuz için konuşmaktan kaçıyoruz. Fakat dil öğrenmenin en iyi yolu konuşmaktır. Yabancı dil de çoğu konuda olduğu gibi hata yapmadan öğrenilmez. Okulda ve kurslarda öğrendiğimiz dilin yeterli olmama nedenlerinden biri de sınava, test çözmeye yönelik öğrenmeye çalışmamız. Fakat gerçekten bir dili konuşmak istiyorsak sadece sınava yönelik çalışmak yeterli olmayacak.
Dil öğretirken bizi o kadar çok kuralların içine sokuyorlar ki karmaşanın içinden çıkamıyoruz. Bu da dil öğrenmekten korkmanıza sebep oluyor.
Yabancı dil öğrenirken yapılan hatalar
• Konuşmamak yapılan en büyük hatalardan biri. Ne kadar öğrenseniz de öğrendiklerinizi uygulamıyorsanız maalesef öğrendiğiniz dili ilerletemeyeceksiniz. Öğrendiğiniz dilin kullanıldığı ülkeye gidemiyorsanız bile sosyal medya her ülkeden insanla tanışmamıza olanak sağlıyor. Yabancı arkadaş edinmek o dilin gündelik konuşma şeklini, kelimelerin nasıl ve nerede kullanıldığını anlamamız için yardımcı olur. Konuşacak birini bulamazsanız gün içinde kendinizle konuşabilir ve günlük tutabilirsiniz.
• Ana dilinizle öğrendiğiniz dil arasında bağ kurmaya çalışıp öğrenmeyi zorlaştırmayın. Ana dilinizde kullanılmayan veya farklı şekilde kullanılan yapıları mantıksız bulup ana diliniz gibi düşünmeye çalışırsanız işler daha çok karışır ve öğrenmeniz zorlaşır.
• Gerçekten o dile ilgi duymuyorsanız öğrenmek işkence gibi gelmeye başlar. Öğrenmek istediğiniz dilin size eğlenceli gelmesini sağlayabilirsiniz. Filmleri, dizileri veya şarkıları ilginizi çekiyorsa öğrenmek için daha hevesli olabilirsiniz.
Maruz kalarak öğrenmek
Doğdumuzdan konuşmaya başladığımız zamana kadar etrafı gözlemleriz. İnsanların konuşmalarını dinleriz ve anlamaya başlarız. Konuşmaya başladığımız da ise kısa ve basit kelimeleri taklit ederiz. Zamanla bir çok kelimeye dilimiz dönmese de söylemeye çalışırız. Kelimeleri yanlış telaffuz ederiz, devrik cümleler kurarız. Ana dilimizi bile bu şekilde maruz kalarak, duyarak ve taklit ederek öğreniyoruz. Yabancı bir dil öğrenirken de aynı kurallar geçerli. O dile sürekli maruz kalmak kulağımızın alışmasını ve zaman geçtikçe anlamaya başlamamızı sağlar.
Geçmişe kıyasla yeni neslin yabancı dil bilgisinin daha iyi olduğunun farkındayız. Sosyal medyanın yaygınlaşması ile ingilizce başta olmak üzere bir çok dile maruz kalıyoruz. Bazı platformlar üzerinden tek tıkla altyazılı veya altyazısız bir çok filme, diziye ulaşabiliyoruz. Yabancı dizilerin ve filmlerin yaygınlaşması genç neslin farkında olmadan o dile kulağının aşina olmasına sebep oluyor.
Bilgisayar oyunları da özellikle ingilizceye maruz kaldığımız yerlerden biri. Oyunun dili ve oyunda kullanılan terimler buna örnek olarak gösterilebilir. Daha çok küçük yaştaki çocuklar bile bu oyunlar sayesinde yabancı dile aşina olmaya başlıyor.
Yabancı dil öğrenmek için en etkili yollar ve tavsiyeler
1- Hata yapmaktan korkmayın.
2- Her fırsatta konuşun. Pratik yapın.
3- Okuma, yazma, konuşma, dinleme alıştırmaları yapın.
4- Öğrenmek istediginiz kelimelerle ilgili cümleler kurun.
5- Hikaye, roman okuyun.
6- Yabancı arkadaş edinin.
7- Konuşmanızı kaydedip dinleyin. Başlarda kendi sesinizi dinlemekten rahatsız olsanız da bu kayıtlar sayesinde gelişiminizi izleyebilirsiniz.
8- Aksanınız yüzünden hayal kırıklığı yaşamayın. Kelimeleri doğru telaffuz edip anlaşıldığınız sürece aksanınız konuşmanıza engel değil.
9- Bir video veya film izlerken durdurup konuşmaları taklit edebilirsiniz.
10- Son olarak seviye atlamak için acele etmeyin. Sabırlı olun ve pes etmeyin.
*日本
Japonca öğrenmek kolay değil ama çok eğlenceli. Çin’den gelme ve çok çizgili kanji harfleri uğraştırıyor tabii. Ancak bu harfler yüzyıllar önce bir nesnenin resmiymiş , sonra kolay yazım için yalınlaştırılmış. Bazıları hâlâ ilk nesneyi andırıyor. Birkaç örnek vereyim eğlencelik.
木 <- Bu çam ağacı. Gözünüzde bir ağacı canlandırın bakalım.
本 <- Bu da defter demek. Şöyle ki ağaç kelimesinin altında ufak bir çizgi var görüyorsunuz, bu da saygıdeğer Japonların dilinde kesilen ağaçlar defter oluyor demek. O çizgi ağacı balta ile kesme işaretiymiş.
本本 <- iki tanesi yan yana geldiğinde koru anlamı kazanıyormuş.
森 <- Biri üstte ikisi altta olacak şekilde kaleme alındığında orman oluyor.
尺 <- Yukarıda bir baş, uzanmış bir kol ve salınan ip. Mezura, ölçü, ölçme anlamında.
魚 <- Oltayla tek tek avlanınca balık başı yukarıda kuyruğu aşağıda çıkıyor. Balık harfi de böyle resmedilmiş. Yukarıda baş, ortada gövde, altta kuyruk kısmı var.
田 <- Pirinç tarlası da yukarıdan bakar gibi düşünülmüş.
町 <- Tarlanın yanından yol gidiyorsa bu medeniyet var demek; yakınlarda yaşayanlar, gelen giden var. Kısacası bu şehir demek.
品 <- Depodaki mal, satılacak ürün anlamında. Eskiden malları saklamak için toprak küp falan kullanılmış olsa gerek. Bugün kullanılan koli kutuları harfin imajına daha yakın. Üst üste konmuş koliler bunlar.
火 <- Altta çatılmış odunlar üstte alev, bu ateş demek.
水 <- Su. Dökülen suyun sıçrama anı resmedilmiş.
山 <- Dağ. Bunu anlatmaya gerek yok herhalde :)
車 <- Araba harfi kağnıdan (öküz arabası) esinlenmiş. Üstte ineklerin boynuna geçen boyunduruk, ortada gövde, altta teker dingili var. Yukarıdan aşağıya tek çizgi de boyunduruğu gövdeye bağlayan şaft.
日本 Bakınız bu da Japonya demek. Soldaki harf güneş anlamına geliyor, o zamanlar kalem yerine fırça ile çizerlermiş güneşi. Haliyle evrile evrile bu hale gelmiş. Sağdaki harfi yukarıda verdim. Anladınız siz onu.