beni itilmiş bi' köpek gibi hissettiren şey, beni iyi etti. acılarla yüzleştikçe kendime vardım. kendime geldim. ne de olsa ben, acıdan başka bir şey değildim. birilerinden gittikçe yaklaştım benliğime. bir gün öyle kaçtım ki herkesten, benimle karşı karşıya ve kimsesiz kaldım. söz verdim, yalnızlıktan geberene kadar yalnız başıma yalnızlıktan kaçacaktım. geberemedim ama sözümü de tutamadım. savaş meydanında tarafsız ve silahsız kaldım. geceleri rüya görmeyeyim diye uyumadım. beni ayakta tutmaya çabalayan zihnimin nefretle küfürlerine şahitlik ettim. en başta kendimden, en sonda yaşamdan olmak üzere tiksindim. yetmedi. tiksindirdim. bana acıyarak bakan gözleri kanatmak, kan ağlatmak istedim. içimdeki boşluğu, hiçbir yere ve hiçkimseye âit olamamanın kırgınlığını anlattım sessiz kalarak. kendime defalarca bir hiçliğin içimde yaşadığını ve bir hiçliğin içinde yaşadığımı tekrarladım.















